|
19 Mayıs 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de gazetelerin hepsi farklı konuları öne çıkarmış bugün.
Independent, bu hafta ikinci kez, adaletsiz bulduğu İngiltere seçim sisteminde reform talebini manşete çıkarıyor, ve okurlarını, başlattığı Demokrasi Kampanyası'na katılmaya çağırıyor. Amaç, İşçi Partisi hükümeti ve Başbakan Blair'e dar bölge-çoğunluk seçim sistemini değiştirerek, nispi temsili getirmesi için baskı yapmak. Okurların, Başbakan'a postalaması istenen kuponlarda Blair'e şu mesaj var. "Sayın Blair, bu ay yapılan genel seçimlerde partiniz, toplam seçmenin yüzde 22 sinin, sandık başına gidenlerin de yüzde 36 sının oylarını aldığı halde mecliste çok daha büyük oranda temsil ediliyor. Bu demokrasinin ruhuna aykırı. "İngiltere halkının, oylarının boşa gitmediğini ve seçimlerin kendi iradelerini yansıttığını hissedebilmesi için, seçim sistemini değiştirmenizi rica ediyorum." Irak'taki İngiliz askerlerinin gözaltına aldıkları kişilere işkence ve kötü muamele yaptığına dair yeni iddiaları Times şu satırlarla duyuruyor: "Basra'da bir İngiliz askeri üssünden hırsızlık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınanlara işkence ve kötü muameleyi yansıtan fotoğrafların basına sızmasından sonra, bazı askerler, Şubat ayında askeri mahkemede yargılanmışlardı. "Ne var ki, işkence gördüğü söylenen kimsenin ifadesi alınmamıştı. O tarihten sonra, dokuz Iraklı şok edici işkence iddialarıyla ortaya çıkarak İngiliz askerleri suçladılar. "Iraklıları temsil eden avukat Phil Shiner, askeri mahkemede görülen davayı göstermelik diye niteliyor. Shiner yeni tanıklıkları bağımsız soruşturma talebiyle hükümete sunacak, eğer bir sonuç alamazsa, adli kovuşturma açılması için uğraşacak." Guardian da Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'un küresel silahlanma yarışını yeniden başlatabilecek bir adım atmaya hazırlandığını belirtiyor: "Başkan Bush'un önümüzdeki bir kaç hafta içinde, Amerikan hava kuvvetlerine, uzay silahları geliştirilmesi için yeşil ışık yakan bir kararname yayımlaması bekleniyor. "Avcı-vurucu işlevli uydulardan, dünya yörüngesine oturtulup, istenen hedefe, lazer, radyo dalgaları hatta ağır metal tüpler fırlatacak silahlara kadar çeşitli silahlar üzerinde duruluyor. Amerikan Hava kuvvetleri geçen yıldan beri bu kararname için baskı yapıyordu. "Dün New York Times'a konuşan üst düzey bir yetkili, kararın bir kaç hafta içinde açıklanacağını söyledi. Yeni kararname, 1996 Başkan Clinton tarafından çıkarılan ve uzayın barışçıl amaçlı kullanımını vurgulayan eskisinin yerini alacak. " Financial Times ise bu habere Rusya'dan gelen tepkiyi aktarıyor. "Rusya, Amerika Birleşik Devletlerini uzay silahlanma yarışına girmemeye çağırıyor. Üst düzey bir Rus yetkili, Amerika uzaya saldırı silahları koymakta ısrar ederse, Rusya'nın buna gerekirse zor kullanarak yanıt vereceğini söyledi. "Washington'daki Rusya büyükelçiliğinde görevli üst düzey danışman Vladimir Yermakov, Amerikalıları kararlarından caydırmak için her türlü diplomatik çabayı gösterdiklerini de kaydetti." İngiltere'de AB Anayasası tartışmaları Fransa'daki Avrupa Anayasası referandumuna on gün kala, konuyla ilgili tartışmalar İngiltere'de de hararetlenmeye başladı. Muhafazakar ve Avrupa Anayasası karşıtı cepheden Daily Telegraph, manşetinde, "Fransa hayır derse, Tony Blair İngiltere'de referandumdan vazgeçecek" diyor. Gazete başyazısında da "Avrupa Anayasası'na Hayır" kampanyasını şu satırlarla desteklemiş. "Anayasaya 'hayır' oyu, öyle basit bir şey değil. Mevcut durumun aynen devam etmesi anlamına gelmeyecek. 'Hayır' oyu, iktidarın, topyekun Brüksel'den alınıp vatana iade edilmesi, parlamentonun egemenliğinin yeniden inşası anlamına gelecek. Blair bunu kabullenemiyorsa, o zaman yerini, bunu kabul edebilecek birine bırakmak zorunda. " Independent ise 'Evet' cephesinde. O da Başbakan'ı, tam aksi yönden, Avrupa Birliği'nden yana net bir tavır koyamadığı gerekçesiyle eleştiriyor başyazısında: "Tony Blair'in artık tereddüt etmekten, etrafı kollamaktan vazgeçip bundan sekiz yıl önce gayet net bir şekilde verdiği mesajı tekrarlamasının zamanı geldi: Çıkarlarımız ve istikbalimiz Avrupa'dadır." Avrupa Anayasası konusunda İngiltere'de şu anda bir referandum yapılsa ne olur? Bu sorunun yanıtı da Times gazetesinde: "Kafa karışıklığı.. İşte referandumun sonucu." Times, bu yorumunu, dün yayımlanan konuyla ilgili son kamuoyu yoklamasına dayandırıyor. 'Hayır kampanyasının yaptırdığı yoklama 'hayır' oylarının ocak ayından bu yana 'evet' cephesiyle arayı iyice açtığını gösteriyor. Le Nouvel Observateur "Fransızlar niçin herşeye hayır demeye daha yatkın?" sorusunun yanıtını arıyor bugün. İşte bulduğu yanıtlar: "Fransızlar çok farklı görüşlere sahip olabilir. Ama reddetme, muhalefet kısacası 'hayır' deme konusunda hep anlaşırlar. Kendilerini hep isyanla özdeşleştirmişlerdir. Ama, neye isyan diyeceksiniz. Düzeni, sistemi, kurumları ve iktidarı temsil eden herşeye . 1968 de sol öğrenci hareketinin özgürlükçü düşleriyle beslendiler. Şimdi aynı düşler kılıp değiştirip siyasetin reddiyesine dönüştü. " Liberation da "Komünistler evet diyor, liberaller hayır" diye yazıyor. Ve Avrupa'nın diğer ülkelerinde genellikle solcular Avrupa Birliğinden yana muhafazakarlar karşı iken Fransa'da solun niye hayır dediğini irdeliyor. Bunun yanıtını 1995'ten bu yana büyüyen intikam kültüründe bulmak mümkün. O zamandan bu yana Fransa'da birbirini izleyen birçok protesto hareketi bir yandan çok etkili oldu, ama bir yandan da amacına ulaşamadı. Le Figaro, "referandumda 'hayır' çıkarsa ekonomi krize girebilir" diyen Başbakan Jean Pierre Raffarin'i, felaket tabloları çizerek durumu abartmakla suçluyor. Le Monde'un hedefi de Başbakan Raffarin. "29 Mayıs referandumu tarihi bir olaydır ve benimle özel bir ilgisi yoktur" diyen Başbakan'ın halk desteğinin de son yoklamalara göre dibe vurduğunu yazıyor Le Monde. Daily Telegraph'a göre Nature dergisinde yayımlanan bir araştırmada sportif karşılaşmalarda kırmızı giymenin kazanma şansını artırdığı belirtildi, Haberde şöyle deniyor: "Kırmızı, hayvanlar aleminde bir çok türde, yüksek erkeklik hormonu, güç, ve saldırganlık çağrıştırıyor. Durham Üniversitesinde yapılan bir araştırma şimdi, aynı şekilde insanlar aleminde de kırmızının, rakibin moralini bozucu etki yapabildiğini ve iki eşit takım ya da yarışmacı söz konusuysa kırmızı giyenin avantajlı duruma geçtiğini gösteriyor." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||