BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 12 Mayıs, 2005 - TSİ 07:49
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
12 Mayıs 2005 Basın Özeti
ABD'nin kaybettiği mücadele; Tayyip Erdoğan için hassas günler; Avrupa Parlamentosu'ndan Tony Blair'e darbe; BBC grevi kupa finalini mi vuracak?; ve Allende'nin 'faşist' yüzü...

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

ABD'nin kaybettiği mücadele

Bu sabah Guardian'ın manşet konusu: Irak.

'Bir ayın bilançosu' diyor Guardian: '67 intihar bombacısı'

Guardian'a göre Amerikan ordusu, davaları uğruna ölmeye hazır militanların sınırlardan sızışını engellemekte başarısız.

Gazetenin aktardığı istihbarat kaynaklarına göre, intihar saldırganlarının çoğunluğunun Irak dışından gelen yabancı savaşçılar olduğu düşünülüyor; ama yerel destek aldıkları da aşikar.

Birgün gideceğim

Gene Guardian'ın ön sayfasından bir haber; bu sefer iç siyasetle ilgili. İşçi Partisi, geçen haftaki seçimler ardından üçüncü kez hükümet kurmanın kıvancını yaşıyor ama parti saflarında hatırı sayılır oranda milletvekili, bundan böyle yola Tony Blair'siz devam etmekten yana.

Guardian, dün parti grubuna seslenen Başbakan'ın tepkisini iri puntolarla veriyor:

'Gideceğim' diyor Tony Blair; 'ama kendim uygun gördüğüm zaman'. Guardian'a göre Blair, İşçi Partisi'nin asilerine resmen bir taahhütte bulunmadı ama, liderlik bayrağını devredeceğini söyleyerek, bu sürecin istikrarı için kendisine manevra sahası tanımalarını istedi.

Öcalan krizi kapıda

Independent'ın dış haber sayfalarında, Abdullah Öcalan'ın yakalandığı zaman çekilmiş bir fotoğrafı, yanında şu başlıkla yer alıyor:

'Öcalan'ın yeniden yargılanması konusunda Türkiye'nin Avrupa Birliği korkusu'.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bugün açıklaması beklenen kararının Türkiye'de siyasi bir krizi tetikleyebileceğini söylüyor Independent.

'Yeniden yargılama kararı, Türk kamuoyunda ciddi bir tepki yaratacaktır. Ama öte yandan, şayet Türkiye Strasbourg'daki mahkemenin kararına uymazsa, Avrupa Birliği'ne üyelik girişimleri üzerinde büyük bir soru işareti belirecek'.

Independent'ın satırlarına göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile gazetenin siyasi rakibi diye tanımladığı Dışişleri Bakanı Abdullah Gül arasında görüş ayrılıkları var. Gazete Abdullah Gül'ü, 'Avrupa Birliği'nin siyasi değerlerine daha yakın duran bir ılımlı' diye tanıtıyor.

Erdoğan için zor günler

Independent'a göre, farklı dengeleri göz önünde tutmak zorunda olan Başbakan Erdoğan için şu sıralar hassas bir dönem. Gazete, Adalet ve Kalkınma Partisi içinde bir grup milletvekilinin, müzakere süreci için önderlik ettikleri reformlar yüzünden kamuoyu ile aralarının açıldığı iddiasıyla Tayyip Erdoğan'ı eleştirdiklerini ve partiden ayrıldıklarını yazıyor.

'Ancak' diye ekliyor Independent: 'AKP anketlerde hala diğer partilerin büyük farkla önünde gözüküyor; ve her halükarda Erdoğan'ı 2007 yılına kadar genel seçim beklemiyor.'

Avrupa Parlamentosu'ndan Blair'e darbe

'Avrupa Birliği'ne ödün mü vereceğiz' sorusu, İngiliz işverenlerin de kafasını meşgul eden bir soru bu sabah. Konu, çalışma saatlerine ilişkin. Dün Avrupa Parlamentosu'nda yapılan oylamada, mesai saatlerinin Birlik çapında haftada 48 saat ile sınırlanmasını öngören bir tavsiye kararı onaylandı.

Bu gelişme, sendikaların şikayetlerinin Strasbourg'da destek gördüğünü ortaya koyuyor. Fakat esnek çalışma saatlerini savunan İngiltere hükümeti, böyle bir uygulamanın dışında kalma hakkını korumak istiyor. İşte Daily Telegraph'ın bu sabahki önsayfası:

'Avrupa Parlamentosu milletvekillerinden, İngilizlerin fazla mesaisini durdurmaya onay'. Gazete, Strasbourg'da İngiliz İşçi Partisini temsil eden bir grup milletvekilinin, Başbakan Tony Blair'in politik çizgisine meydan okuyarak, Avrupalı sosyalistlerle birlikte öneriye onay verdiklerine de dikkat çekiyor.

Pazarlık eli zayıfladı

Daily Telegraph'a göre, bu tavsiyenin hükümetler düzeyinde tartışılacağı ay sonundaki toplantıda, esnek iş kanunlarını savunan Blair hükümeti, İngiltere'nin muaf tutulmasını sağlayacağından emin konuşuyor.

'Ama' diyor gazete, 'Avrupa Parlamentosu'nda dünkü oylamadan çıkan sonuç, gene de yüz kızartıcı bir gelişme'. Financial Times'ın manşetindeki tasvire göre ise, 'Tony Blair'e vurulan bir darbe'.

Financial Times, hükümetler arası toplantıda İngiltere'nin pazarlık gücünün azalmış olduğunu düşünüyor. Gazeteye göre 48 saat sınırı İngiltere'ye de uygulanırsa, bu ülkedeki iş yerlerinin yaklaşık yüzde 40'ı durumdan etkilenecek.

Gazete, karşılıklı suçlamaları aktarmış. İngiliz işverenler, İşçi Partili Avrupa milletvekillerini 'kendilerini satmakla' itham ediyor. İngiliz sendikaları ise, 'çalışma saatlerinin suistimaline karşı ne yaptınız ki' diye soruyor.

Kupa finali greve mi kurban?

Sendikalardan devam edelim. Hemen hemen bütün gazetelerin bu sabah yer verdiği bir haber, BBC çalışanlarının grev kararı ile ilgili. Sendikaların çalışanlar arasında yaptırdığı oylamada, ezici bir çoğunluğun grev önerisini desteklediğini yazan Times, BBC'de planlanan 4 bine yakın işten çıkarmanın protesto edileceğini bildiriyor. Gazeteler, 'grev neyi vuracak' merakı içinde.

Times, İngiltere futbol sezonunu noktalayan kupa finalinin grevin olası hedefleri olduğunu haberin başına çıkarmış. Gazeteye konuşan sendika lideri, 'en çok seyirci toplayan programlar nelerse onları hedeflemeyi düşünüyoruz' diyor: 'Canlı yayını kesmek daha çok ses getireceği için, büyük spor ve haber programları grev planının odağında'.

Allende'nin 'faşist' yüzü

Ve son olarak, Daily Telegraph'ın ön sayfadan duyurduğu bir haber: Şili'nin eski Cumhurbaşkanı Salvador Allende, Yahudi düşmanı faşist görüşlere mi sahipti? Gazete, Allende hakkında ortaya atılan yeni iddiaların, Şili'yi tam anlamıyla ikiye böldüğünü yazıyor.

Daily Telegraph'a göre, 1973 yılında CIA destekli bir darbeyle görevden indirilip öldürülen Sosyalist Cumhurbaşkanı Salvador Allende'nin, 1933 yılında yazdığı ve bugüne değin gün ışığına çıkmayan doktora tezi, bu son iddiaların kaynağı.

Şilili araştırmacı Victor Farias, 'Sosyalizmin insani yüzü' olarak hatırlanan Allende'nin, 1930'larda yazdıklarına bakılırsa, Yahudilere ve eşcinsellere nefret dolu görüşler beslediğini ortaya çıkardığını söylüyor.

Daily Telegraph, Allende'nin destekçilerinin, 1930'larda bu tip görüşlerin çok yaygın olduğunu söyleyerek, eski liderin gençlik yıllarında yazdıklarıyla değil, görevde bulunduğu yılların siyasi siciliyle hatırlanması gerektiğini savunduklarını yazıyor.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik