BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 03 Mayıs, 2005 - TSİ 05:20
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
3 Mayıs 2005 Basın Özeti
İngiltere'de yayımlanan gazetelerde bugün de manşetlere taşınan başlıca konu seçimler.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Ülkenin yeni hükümetinin belirlenmesine 48 saat kala, gazetelerde son yapılan kamuoyu yoklamalarının sonuçları yer alıyor.

Guardian gazetesi için yapılan anket sonuçları hakkında gazetede yer alan satırlar şöyle:

"Kamuoyu yoklamasından elde edilen verilere göre, İşçi Partisi'nin Muhafazakarların güçlü muhalefetiyle karşı karşıya olduğu 108 seçim bölgesindeki oy oranları 2001 seçimlerinde yüzde 47 iken, şimdi yüzde 41'e gerilemiş durumda.

Muhafazakarlar ise oy oranlarını yüzde 36'larda koruyor.

Kamuoyu yoklaması; Tony Blair, Gordon Brown ve John Prescott'un çekişmeli seçim bölgelerini dolaştıkları ve seçmenlere 'Muhafazakar bir milletvekili seçmenin üç yolu var: Birincisi, bir muhafazakar adaya oy vermek; ikincisi evden dışarı çıkmamak; üçüncüsü ise Liberal Demokratlara oy atmak' şeklinde uyarılarda bulundukları sırada yapıldı."

İşçi Partisi'nin, 'her 10 seçmenlerinden biri kendilerine oy vermezse, Muhafazakar Parti'nin seçimi kazanacağı' yönündeki söylemleri abartılı bulunmuş; uzmanlar her dört seçmenden birinin oy atmaması durumunda dahi sadece parlamento aritmetiğinde denge sağlanacağını belirtmişti.

Ancak Guardian gazetesine göre, yapılan son kamuoyu yoklaması, İşçi Partisi'nin ağır bir darbe alacağına işaret ediyor.

"Kamuoyu yoklamasına göre, İşçi Partisi'nin ulusal anketlerde yüzde altı önde gidiyor görünmesine karşın, Avam Kamarası'ndaki 160 sandalyelik çoğunluğu 80'lerin altına düşebilir. Bu, 1983 genel seçimlerinden bu yana İşçi Partisi'nin en çok sandalye kaybettiği seçim olabilir."

Financial Times gazetesinde de bir diğer kamuoyu yoklamasına yer verilmiş bugün. Ayrıntılar şöyle:

"Kamuoyu yoklaması, İşçi Partisi'nin Muhafazakarlarla arasındaki farkı açtığı tahmininde bulunurken, aynı zamanda seçmenlerin yüzde 36'sının kime oy verecekleri konusundaki kararlarını değiştirebileceklerine işaret ediyor.

Kararlarını kesin olarak vermiş olan seçmenler arasında İşçi Partisi yüzde 39 oranıyla birinci sırada. Muhafazakarlar yüzde 29 ile ikinci, Liberal Demokratlar ise yüzde 22 ile üçüncü...

Eğer seçim gününde de bu oranlar söz konusu olursa, İşçi Partisi 146 sandalyelik bir çoğunluğa sahip olabilir."

Gazetelerin tercihleri

Seçimlere 48 saat kala, İngiliz gazeteleri renklerini de belli etmeye başladı.

Guardian'ın başyazısında, seçmenlere yapılan çağrı şöyle:

"2005, Tony Blair'in Irak seçimi olarak hatırlanacak olsa da; 5 Mayıs seçimleri sadece bu konu ya da bu kararı veren kişi hakkında yapılan bir referandum olmayacak.

Yaklaşık 100 yıl önce bu gazetenin editörü olan CP Scott, yaklaşan seçimler hakkında köşesinde şunları yazmıştı: 'Liberaller ve İşçi Partililerin birbirlerine hırladıkları sırada, Muhafazakar köpeğin kemiği kaparak koşması gayet muhtemel. Bu içler acısı bir durum olur.'

Bu, 21'inci yüzyılda da içler acısı olacaktır.

Biz, yeniden bir İşçi Partisi hükümetinin seçildiğini ve parlamentoda daha fazla Liberal Demokratın yer aldığını görmek istiyoruz.

Görmek istemediğimiz şey ise daha fazla Muhafazakar milletvekili..."

Times ise tercihini şu sözlerle aktarıyor:

"Bizim tercihimiz, bir İşçi Partisi hükümeti. Ancak 2009-2010 seçimlerinde daha fazla seçenek istiyoruz.

Bizce İngiltere için en iyi seçim, daha düşük ancak yine de geçerli bir İşçi partisi çoğunluğu ile daha geniş ve yenilenmiş bir Muhafazakar muhalefet olacaktır."

'Seçim, savaş ya da benim hakkımda olmaktan öte'

Independent gazetesinin manşetinde de seçimler var. Ancak bu kez Irak ekseninde atılmış manşet.

"48 saat kala değişmek bilmeyen konu" diyor Independent manşetinde, Irak'ta son günlerde yaşananları anımsatarak.

Independent, seçimlerde tavrını açıkça belli etmiş ve Irak savaşı nedeniyle Tony Blair'e muhalefet bayrağı açmıştı.

Gazetenin iç sayfalarında, bugün Blair'in Independent okurlarına İşçi Partisi aleyhinde kullanılacak protesto oylarına karşı seslendiği bir yazı yer alıyor.

Blair, "Bu seçim, savaş ya da benim hakkımda olmaktan öte" başlığıyla yayımlanan yazısında şu ifadeleri kullanıyor:

"Birçok insanın askeri harekatın yanlış olduğunu düşündüğünün farkındayım. Ancak yaptıklarım için özür dilemeyeceğim, çünkü aldığım kararın ülkemizin, bölgenin ve tüm dünyanın çıkarına olduğu kanaatindeyim.

Bu seçimler, Charles Kennedy'nin söylediği gibi sadece Irak ya da benimle ilgili değil. Bu ülkenin geleceğine nasıl yön verileceği ve hangi partinin hükümeti kuracağıyla ilgili.

Independent okurlarının benden ve bu hükümetten ne kadar bıkmış olsalar da, Michael Howard liderliğindeki bir yönetim görmek istediklerini sanmıyorum.

İktidara ya İşçi Partisi ya da Muhafazakarlar gelecek. Bu nedenle oylarınızı kullanırken, özellikle de İşçi Partisi ile Muhafazakarların çekiştiği bölgelerde oy atarken, bu gerçeği aklınızda tutacağınızı umuyorum."

Alman aydınlardan Fransızlara mektup

Fransa'da Avrupa Anayasası hakkında ay sonunda yapılacak referandum hakkındaki tartışmalar sürüyor.

Le Monde gazetesinde, bugün aralarında Nobel ödüllü edebiyatçı Günter Grass'ın da olduğu bir grup Alman aydının Fransız halkına hitaben yazdığı bir mektuba yer veriliyor:

"Fransız halkının çoğunluğu gerçekten de gerek sağcı gerekse solcu milliyetçilerin yanına mı sığınmak istiyor? Bu, mantığın teslimiyeti anlamına gelir ve Fransızlar bundan dolayı asla kendilerini affedemezler.

Fransız dostlarımız... Hükümetinizden duyduğunuz memnuniyetsizliğin acısını Avrupa Anayasası'ndan çıkarmanız delilik olacaktır.

Avrupa bizden cesaretli olmamızı istiyor. Bunu, anlamsız savaşların ve cani diktatörlüklerin milyonlarca kurbanına borçluyuz" ifadeleri kullanılıyor mektupta.

'Nükleer güçler çifte standart uyguluyor'

New York'ta yapılan Nükleer Silahların Sınırlandırılması Anlaşması üzerine yapılan konferansla ilgili olarak, Almanya'da yayımlanan Der Tagesspiegel, dünyadaki nükleer güçleri çifte standart uygulamakla suçluyor.

"Anlaşma, tüm üye ülkelerin nükleer silah geliştirmemeleri halinde, nükleer güce sahip olmalarına izin veriyor. Ancak, sadece İran değil, nükleer endüstriye sahip tüm ülkeler aynı zamanda nükleer silah sahibi olmaya da namzet.

Beş eski nükleer güç, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin İngiltere ve Fransa nükleer silahsızlanmaya ilişkin zorunluluklarını yerine getirmekte başarısız oluyorlar. Dolayısıyla, nükleer silahları sınırlandırma politikasının tümü de çifte standartlarla örülü durumda ve başarısızlığa mahkum."

Die Welt gazetesiyse, İran'ın anlaşma için önemli bir sınav olacağı görüşünde.

"Nükleer Silahları Sınırlandırma Anlaşması ortadan kalkarsa, bunu nükleer anarşi izler. Çünkü teknolojik olarak birçok ülke uzun zamandır nükleer bomba inşa etme imkanına sahip" diyor Die Welt.

Danimarka'da yayımlanan Information gazetesiyse, eski nükleer güçlerin taviz vermemeleri halinde, Kuzey Kore ya da İran'a baskı uygulamanması için kendilerine destek verilmesini beklememeleri gerekiyor.

Gazete ayrıca şu soruyu da soruyor:

"Nükleer silah sahibi olma şeklindeki askeri üstünlük neden sadece birkaç ülkeye tanınıyor? Özellikle de bu ülkeler Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne de üyeyken..."

Bugün Uluslararası Basın Özgürlüğü Günü

Norveç'te yayımlanan Aftenposten gazetesi, son 10 yıl içinde 500 gazetecinin öldürüldüğünü yazıyor bugün.

"Ortak kaderleri basit bir hikayeyi anlatıyor. Batı toplumunda çok önem verdiğimiz basın özgürlüğü, diğer bölgelerde dikkate alınmıyor."

Fransız Liberation gazetesiyse, haber verme özgürlüğü olmaksızın hiçbir özgürlüğün yeşeremeyeceğini belirtiyor.

"Çatışma bölgelerinde sessizlerin sesini duyurmak ve propaganda ve savaşın yarattığı sis arasından gerçeklere ulaşmaya çalışan muhabirlere piyon gibi davranılıyor" diyen Liberation, gazetecileri Birinci Dünya Savaşı sırasında siperlerde tutulan kanaryalara benzetiyor:

"Onlar şarkı söylemeyi kestiklerinde; bu, özgürlüğün boğularak öldürüldüğüne işarettir."

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik