|
6 Mayıs 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere, dün Avam Kamarası'nın yeni üyelerini belirlemek üzere sandık başındaydı.
İşçi Partisi'nin birinci çıktığı, ancak parlamentodaki çoğunluğunu büyük oranda kaybettiği seçimlerin sonuçları gece yarısı şekillenmeye başladı ve bu nedenle İngiliz gazetelerinin ilk baskılarına yetişmedi. Seçim sonuçları Guardian gazetesinin internet sayfalarındaki manşet: Simon Jeffrey imzalı haberde şu ifadeler kullanılıyor: "İşçi Partisi, hükümeti kurması için gerekli olan 324 sandalyeyi kazandı. Ancak tarihi üçüncü dönemine hayli azalmış bir çoğunlukla başlayacak gibi görünüyor. İşçi Partisi'nin Avam Kamarası'ndaki çoğunluğunun 60 ila 80 olması bekleniyor" Internet sayfasında Başbakan Tony Blair'in aday olduğu bölgeyi kazanmasının ardından yaptığı konuşmaya da yer veriliyor. Şöyle diyor Blair: "İşçi Partisi üçüncü bir döneme gidiyor. Ancak seçim sonuçlarından şu açıkça anlaşılıyor ki, İngiliz halkı İşçi Partisi hükümetinin daha az bir çoğunlukla geri gelmesini istedi" Independent gazetesinin internet sitesinde ise şu soru soruluyor: "Blair üçüncü dönemi garantiledi. Ama görevde ne kadar kalacak?" Sitede, Blair'in parlamentodaki çoğunluğunun Irak savaşı tartışmaları nedeniyle düştüğü yorumunda bulunuluyor. Independent'ta son duruma dair yer alan rakamlarsa şöyle: "BBC'nin saat dört itibarıyla yaptığı tahminlere göre, İşçi Partisi'nin çoğunluğu 2001 seçimlerindeki 167 çoğunluktan, 70'e inecek. Sky News ise, bu sayının 72 olacağı tahmininde bulunuyor." Kabine bugün açıklanacak Almanya'da yayımlanan Frankfurter Zeitung ise seçim öncesine dönüyor ve, "Blair, yeni kabinesini planlamaya başlamıştı bile" diyor. Gazete, Blair ile danışmanlarının dün kafa kafaya vererek yeni kabine hakkında görüştüğünü ve kabinenin bugün kamuoyuna açıklanmasının beklendiğini belirtiyor. Gazete, birkaç ay önce bir aşk ilişkisi nedeniyle patlak veren skandal üzerine görevinden istifa eden eski İçişleri Bakanı David Blunkett'ın kabineye geri döneceğini tahmininde de bulunuyor. Guardian gazetesi ise, yeni kabineyi atamanın yanısıra Blair'i bekleyen konuları şöyle sıralıyor: "Emekli maaşları, nükleer güç, belediye vergileri, savunma ve Avrupa... Blair, tüm bu konuları, medyada görevi ne zaman bırakacağına dair spekülasyonlar sürerken ele almak zorunda kalacak. Bir bakan, Blair'in görevde makul bir süre kalacağı, iki ila üç yıl içinde de görevi devredeceği tahmininde bulundu." 'Sabırla bekleyen başbakan adayı' Viyana'da yayımlanan Die Presse ise, Blair'in İşçi Partisi liderliğini ve başbakanlığı devretmesi beklenen isim, Gordon Brown hakkında satırlara yer veriyor. Gazete, 'sabırla bekleyen başbakan adayı' olarak tanımladığı Brown hakkında şöyle yazıyor: "Brown, öfkesi ile nam salmış, ölçülü ve çelik gibi biri olduğu söylense de, İngiltere'nin en popüler siyasetçisi. Cazibeli Tony Blair'in çocuksu gülüşüyle taban tabana zıt, ama, İngilizler Gordon Brown liderliğindeki bir İşçi Partisi hükümetine daha fazla güven duyacaklar." 'Seçim kampanyasında Avrupa konusu eksikti' Fransa'da yayımlanan Le Monde gazetesi ise, seçim kampanyalarında eksik bir konu olduğunu yazıyor: Avrupa. "İngiliz politikacılar arasında, Avrupa kavgasını doğru zaman gelinceye kadar başlatmamak yönünde sözsüz bir anlaşma var" diyen Le Monde, İngiltere'de Avrupa Anayasası referandumunun gelecek yıl yapılacağını hatırlatıyor ve şu ifadeleri kullanıyor: "Bu sözsüz anlaşma, herşeyin ötesinde tuhaf. Zira, Avrupa iki ana partinin farklı görüşlere sahip olduğu nadir konulardan biriydi. Tony Blair, kendisine destek veren ve Avrupa'ya kuşkuyla yaklaşan medya patronu Rupert Murdoch'ı rahatsız etmemek için özen gösteriyor. Muhafazakarlar ise kendi önerilerinin, Avrupa Birliği'nden çekilme konusunu gündeme getireceğini itiraf etmek istemiyor." Financial Times gazetesi ise, Blair'in Avrupa Anayasası hakkında çalışmalarda bulunmak üzere bir isim atayacağını öne sürüyor: "Başbakan, Fransız seçmenlerin ay sonunda yapılacak olan referandumda Avrupa Anayasası'na 'evet' demeleri halinde, agresif bir kampanya başlatmak için hazır olmak istiyor. Belki de kabine düzeyinde olacak bir referandum bakanı konunun sorumluluğunu üstlenecek. Bunun hakkındaki duyuru, bugün yeni kabine açıklanırken yapılabilir. Ya da Blair, 29 Mayıs'ta yapılacak olan Fransa referandumuna kadar bekleyebilir. 'Muhafazakarlar hatalarını düşünmeli' Daily Telegraph gazetesi ise başyazısında, seçimleri kaybeden Muhafazakar Parti'ye değiniyor bugün. Gazetenin görüşleri şöyle: "Ardarda üç genel seçimi kaybeden bir partinin, nerelerde yanlış yaptığını ciddi olarak düşünmesi gerekir. Muhafazakarların sorunu şuydu: Hiçbir seçim kampanyası seçim gününden dört hafta önce başlamaz. Aslında Muhafazakarlar, 2001 seçimlerinde düştükleri hatayı tekrarladılar. Seçmenlerin Tony Blair ve İşçi Partisi'nin hangi yanlarını sevmediğini ortaya koydular, ancak buna karşın çekici bir alternatif geliştiremediler. 63 yaşındaki Michael Howard emekliye ayrılması beklenecek bir yaşta olabilir. Ancak yeniden bir liderlik yarışına girmek Muhafazakarların çıkarına olmayacaktır" 'Seçimler bahisçilerin de ilgi odağı' İngiltere seçimleri sadece ülke siyasetiyle ilgilenenlerin odağında değildi dün. Seçimler, hangi partinin kazanacağı üzerine oynayan bahisçiler tarafından da dikkatle izlendi. Daily Telegraph'ın haberi şöyle: "Dün gece binlerce bahisçi sonuçlar hakkında bulundukları tahminleri nakde çevirmeye çalıştı. Sandıklarda oy verme işleminin başlamasının ardından, rekor sayıda bahis oynandı. Bahis şirketleri, dün yapılan bahislerin sayısının, siyasi bahislerin en yüksek gün olduğu Kasım ayında yapılan Amerikan seçimlerindeki sayıya yakın olduğunu belirtti. O gece, bahisçiler, kamuoyu yoklamalarının John Kerry'ye işaret etmesine karşın, George Bush'un zafer kazanacağı tahmininde bulunmuşlardı. Ve o günden bu yana, siyaset uzmanları bahisçileri yakın takibe almıştı." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||