BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 18 Mayıs, 2005 - TSİ 07:50
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
18 Mayıs 2005 Basın Özeti
İngiliz gazetelerinde öne çıkan iki ortak konu var bugün.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

İşçi Partisi hükümetinin dün Kraliçe tarafından ilan edilen yasama programı ve savaş karşıtı bağımsız İngiliz milletvekili George Galloway'in, Amerikan Senatosu komisyonundaki ifadesi.

Gazeteler hükümet programındaki 45 yasa maddesini ayrıntılarıyla açıklıyorlar ve Tony Blair'in bunlardan bazılarını meclisden geçirirken, parti içi muhalefetin ciddi direnişiyle karşılaşabileceğinde birleşiyorlar.

Guardian gazetesi, İşçi Partisi muhalefetinin en çok karşı çıkabileceği düzenlemeleri şöyle sıralıyor.

"Terör suçları kapsamını genişleten terörle mücadele yasası, sakatlık ya da hastalık nedeniyle sosyal yardım alan ikibuçuk milyon insanı yeniden çalışma hayatına sokmayı hedefleyen sosyal yardım reformu, tüm vatandaşların zorunlu kimlik kartı taşımasına yönelik tasarı, sağlık sisteminde değişiklik önerileri."

Bağımsız, savaş karşıtı İngiliz milletvekili George Galloway'in dün, kendisini savaştan önce Irak petrolünün yasadışı ticaretine karışarak kar sağlamakla suçlayan Amerikan senatosunda verdiği ifade bütün gazetelerin birinci sayfalarında.

Ama en geniş yeri, birinci, ikinci, üçüncü sayfalarını tamamen bu habere ayıran Daily Telegraph vermiş.

Kendisi de George Galloway hakkında benzer iddialar ortaya attıktan sonra, Galloway tarafından mahkemeye verilen ve tazminat ödemeye mahkum edilen gazete, haberi, "Galloway'in Senato saldırısı" başlığıyla sunuyor.

Gazete, Galloway'in makinalı tüfek ateşine benzettiği konuşmasıyla Amerikan yönetimini yerden yere vurduğunu ama beğenmediği sorulara açık yanıtlar vermekten de kaçındığını yazıyor.

Konuyu manşete çıkaran gazetelerden Times, "Amerikan kamuoyu televizyonlarından, Amerikan politikalarına pek alışık olmadığı bir saldırı izledi" diye yorumluyor Galloway'in konuşmasını.

Independent gazetesi, ise bambaşka bir manşet atmış bugün:

"Perakende satışlar düşüyor, imalat düşüyor, ev fiyatları durgun, borçlanma düzeyi artıyor. Ekonomik bir krize doğru mu gidiyoruz?"

Gazete, bütün ekonomik verilerin, ülkede sekiz yıldır yaşanan ekonomik istikrarın artık sonunun göründüğüne işaret ettiği görüşünde.

Dış haberlere gelince, Daily Telegraph'ın Bağdat'taki muhabiri, "Doktor muayenehanesinde silahlar konuşacak" başlıklı haberinde şunları yazıyor.

"Irak'ta dirlik ve düzen kalmadığının son kanıtı.. Doktorlar artık sadece steteskop ve derece değil makineli tüfek de taşıyacak. Yeni bir hükümet kararına göre, doktorlardan, bundan böyle hasta kılığına giren saldırganları durdurmak için tıbbi malzemenin yanısıra yanlarında silah da taşımaları istenecek."

Financial Times gazetesi, Çin ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki döviz kuru gerginliğini işlediği haberinde, Çin ile ticaretinde büyük açık veren Washington'un Çin parası Yuan'ın değerindeki düşüklükten şikayetçi olduğu hatırlatarak, şimdi Hazine Bakanlığı'nın Pekin'e parasının değerini artırması için altı ay süre verdiği kaydediyor.

Amerikan Hazinesi'nin altı aylık raporunda Çin'i açıkça suçlamaktan kaçınmasının Kongre'de eleştirileceği de kaydedilmiş.

Guardian'ın birinci sayfasındaki habere bakılırsa, bugün hayatınızı değiştirecek kararları vermek için en uygun gün.

Üstelik bu, İngiliz psikolog Cliff Arnall tarafından, fırsat, tatillere yakınlık, gün ışığı gibi bütün bileşenlerin yeraldığı bir matematik formülle kanıtlanıyormuş..

İspanya ve Fransa

İspanya'da parlamentonun, Bask bölgesinde, ETA örgütünün de silahlarını bıraktığı takdirde katılabileceği bir barış süreci başlatma planına verdiği onayın yankılarını İspanyol basınından ve Fransa'da Avrupa anayasası referandumuna doğru son yorumları da Fransız basınından aktaralım.

Katalan gazetesi El Periodico, plana karşı oy kullanan muhalefetteki muhafazakar Halk Partisi'nin bunu siyasi prensipleri nedeniyle değil oy kaygısıyla yaptığını yazmış.

Bir başka Katalan gazetesi La Vanguardia ise parlamentoda oluşan uzlaşmayı memnuniyetle karşılıyor:

"Bu gerçi öze değil biçime ilişkin bir ilerleme ama yine de sonunda şiddete son verme ihtimali olan bir yola doğru atılan ilk adım."

Madrid'de yayımlanan ABC gazetesinin ise bazı kuşkuları var. Gazete yorumunda şu görüşlere yer vermiş.

"Parlamentonun onayıyla, ETA'nın ortadan kaldırılması artık tek başına devletin kararlılığına bağlı değil. Süreç artık karmaşık bir siyasi çıkarlar dengesine bağlı bundan böyle. Ve bu dengenin içinde bencil, kendi merkezli azınlıkların siyasi çıkarları da var."

İspanya'nın önde gelen gazetelerinden El Mundo, Sosyalist Parti hükümetinin, sırf muhalefetteki Halk Partisinin ne kadar yalnız olduğunu gösterebilmek için, azınlık partileriyle işbirliği yaptığını ve iki büyük parti arasında şimdiye kadar terörle mücadele konusunda var olan ittifakı açıkça çiğnediğini yazıyor.

Hükümete daha yakın El Pais gazetesi ise, parlamentodan barış sürecine verilen onayın ETA'yı silahlı mücadeleyi bırakmaya teşvik edebileceği görüşünde. Ama şu uyarıyı da yapıyor:

"Sürecin başarılı olabilmesi için, muhalefetteki Halk Partisinin de er ya da geç destek vermesi gerekecek. "

Muhafazakar eğilimli La Razon ise hükümetin planlarına karşı oy kullanan muhalefet Halk Partisinin duruşunu alkışlıyor yorumunda. Ve sosyalist başbakanın sonu belirsiz bir yola girdiğini yazıyor.

Fransız basınında ise, konu tahmin edilebileceği gibi 11 gün sonra yapılacak Avrupa Anayasası referandumu.

La Nouvel Observateur, evet ve hayır kampanyasının başabaş geçen mücadelesini bisiklet yarışına benzetmiş. Bu hafta en az altı kamuoyu yoklamasının hayır oylarını yeniden önde göstermesi üzerine gazete şu yorumu yapıyor.

"Fransa siyasetinde oyların bu kadar kaygan olduğu hiç görülmedi. Seçmenin çoğu anketlere göre, 'hayır' oyu vereceğini söylüyor ama beklentileri sorulduğunda, 'evet' kazanacak diyorlar. Bu, insanların hala ne kadar kararsız olduğunun ve son anda oyların yönünün değişebileceğinin işareti."

Referandum sonucu bu kadar belirsiz görünürken, Le Monde "Cumhurbaşkanı Chirac referandum yoluna gitmekle gereksiz bir risk aldı" diyor. Ve ekliyor:

"Fransızların gözünde Avrupa'nın prestijinin başaşağı düşüşünden bizzat, hükümetlerin başarısızlıklarının suçunu Avrupa'ya yıkan cumhurbaşkanı sorumludur"

Liberation ise referandumun Fransızların siyasete yeniden ilgi duymasını sağlamış olmasından memnuniyetini şu satırlarla ifade ediyor.

"Fransızlar tam siyasetten, tepelerinde hep aynı siyasetçilerin oturmasından, hep aynı isimlerin skandallara karışmasından bıkıp usanmıştı ki referandum geldi, siyaset yeniden canlandı."

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik