BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 16 Mayıs, 2005 - TSİ 07:49
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
16 Mayıs 2005 Basın Özeti
İngiliz gazetelerinde, yarın Kraliçe tarafından okunacak olan hükümet programıyla ilgili haberler öne çıkıyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Guardian, manşetinde, İşçi Partisi hükümetinin, parti içinden büyük muhalefet gören kimlik kartı yasasını hızla geçirmeyi planladığını yazıyor. Financial Times da, bazı bakanların muhalif milletvekillerini yumuşatmak için harekete geçtiklerini belirtiyor:

''Seçimde uğradığı kayıplardan sonra, hükümetin sunduğu yasaların parlamentoda reddedilmesi için 34 İşçi Partili milletvekilinin karşı oy kullanması yeterli.

"Geçen parlamento döneminde yaklaşık 10 ayrı konuda yapılan oylamalarda, 60 civarında İşçi Partili milletvekili kendi hükümetlerine karşı oy kullanmıştı.''

Times gazetesi ise, parlamentoda kendi muhalefetinden korkan hükümetin, terör davalarının jürisiz mahkemelerde görülmesi yolundaki tartışmalı planlarını rafa kaldırdığını manşete çıkarmış.

Nükleer enerji baskısı

Hükümetin epey tartışma yaratacak bir diğer planı da Financial Times'ta.

"Hükümet nükleer enerji konusunda bir an önce karar vermesi için, iş çevrelerinin baskısı altında. Fakat, başbakan bu kararı vermeye istekli olduğu izlenimini değiştirmek istiyor.

Bu nedenle nükleer enerji seçeneğini değerlendirecek bağımsız bir komisyon oluşturmayı düşünüyor. Fakat, destekleyenler olsun, karşı çıkanlar olsun, başbakanın nükleer santrallerden yana kararını çoktan verdiğini, şimdi kamuoyunu hazırlamaya çalıştığını düşünüyorlar."

Financial Times, başyazısında da aynı konuya değinmiş ve artık bazı önde gelen çevrecilerin bile nükleer enerjiyi küresel ısınma karşısında ehven-i şer görmeye başladığını yazmış.

"Nükleer enerji, küresel ısınma konusunda kötünün iyisi olsa bile, yine de zehirli atıklarının nereye gömüleceğini bulmak lazım. Hükümet, nükleer enerji yönüne gidecekse, herşeyden önce, kamuoyunu nükleer çözümün küresel ısınmadan daha kötü olmadığına ikna etmek zorunda."

Özbek görgü tanığı

Gazeteler Özbekistan'daki olaylara geniş yer ayırıyorlar. Guardian gazetesinde, Andican'dan, Özgürlük adlı insan hakları grubundan Rüstem İshakov'un anlattıkları var.

İshakov, Andican cezaevine on metre mesafedeki evinden, geçen Perşembe günkü baskını seyretmiş.

"Baskını Kırgızistan yönünden 15 araçlık bir konvoyla gelen bir grup gerçekleştirdi. Elliyi aşkın muhafızı öldürüp 2000 civarında mahkumu serbest bıraktılar. Sonra da kentteki askeri üssü basıp silahlara el koydular.

"Ama ondan sonra kent meydanına toplanan ve Kerimov'u görüşmeye çağıran 800 kadar kişilik topluluk, ailelerle, olup biteni merak edip görmeye gelenlerden oluşuyordu.

"O sırada askerler geldi. Kamyonlarını meydana sürüp kalabalığın üzerine ateş açtılar. İnsanlar ateş etmeyin diye bağırıyordu ama durmadılar.

"Meydanın yakınındaki okulun orda çoğu çocuk 350 kadar kişi toplanmıştı. Özel kuvvetler zırhlı araçlardan onların üzerine de ateş açtı.

Militanları yakalamak için emir almışlardı belki. Ama niçin halkın üzerine ateş açtılar anlayamıyorum. En korkuncu da, yolda yaralı yatanlara yaklaşıp başlarından vuruyorlardı. Bugün şehirde çok cenaze kaldırıldı. Ben dört tanesine gittim. Bazı bölgelerden hala silah sesleri geliyor."

Independent gazetesi de Özbekistan'daki olayları manşete çekmiş. Habere, Andican'da dün çekilmiş bir fotoğraf eşlik ediyor. Çarşaflara sarılıp sıra sıra kaldırıma dizilmiş cesetler arasında yakınlarını bulmaya çalışan Özbekler görülüyor fotoğrafta.

Independent, aynı konudaki başyazısında olaylara uluslararası tepkinin bu kadar az olmasını eleştiriyor.

"Özbek askerlerinin ülkenin doğusunda yüzlerce göstericiyi öldürmesi dünyanın dört bir yanında derhal sert bir şekilde kınanmalıydı.

"İngiltere hükümeti, 'Yönetim değişikliği Özbek halkının karar vereceği bir şeydir' gibi açıklamaların arkasına saklanmayı bırakıp, katliamın kabul edilemiyeceğini, Kerimov'un gitmesi gerektiğini söylemeli.

"Bu hükümet, Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinin ne kadar hayırlı ve doğru bir iş olduğunu anlatıp durdu. Kerimov hükümeti gibilerini müttefik diye bağrına basarsa bunları boşa söylemiş olacak. "

Daily Telegraph da başyazısında benzer bir çizgi sergiliyor. Ama eleştiri oklarını Washington'a yöneltmiş. Başlık, "Amerika Taşkent'teki zorbayı kollamayı bırakmalı"

"Amerikalılar Gürcistan ve Ukrayna'daki muhalefet hareketlerini desteklediler. Kongre daha yakında Belarus'taki demokrasi yanlılarına 40 milyon dolar verilmesini kabul etti.

"Fakat, konu Özbekistan olunca Washington utanç verici bir şekilde 'tarafları itidale çağırıyor'.

"Batı olarak bu hataları daha önce Mısır'da, İran'da da yaptık. Suudi Arabistan'da hala yapıyoruz. Hatalarımızdan ders almıyacak mıyız?"

Özbekistan'daki olaylar Moskova'da da yakından izleniyor. Rus gazetesi Nezavisimaya Gazeta, Vladimir Putin'i eleştiriyor.

"Rusya zaten şu ana kadar Gürcistan'ı, Ukrayna'yı, Kırgızistan'ı kaybetti. Üstelik Amerikalılar Belarus'ta rejimi değiştirmeyi hedeflediklerini açıkça ilan ettiler. Moskova'nın bunu engellemesi çok zor.

Rusya'nın nispeten liberal rejimi, sadece, hükümetleri tarafından terörize edilen orta asya cumhuriyetleri vatandaşlarına cazip görünüyor. Bu yüzden Putin'in Özbek göstericilerin arabuluculuk çağrılarını reddetmesi büyük bir hataydı. "

Fransa'da tatil tartışması

Fransa basını ülkede resmi tatil olan bugünün hükümet tarafından çalışma günü ilan edilmesi üzerine, milyonlarca kamu ve özel sektör çalışanının, sendikaların çağrısına uyarak işe gitmeyeceği haberine odaklanmış. Le Figaro şöyle diyor.

"Avrupa Anayasası referandumuna yalnızca 13 gün kala, bugünkü tatil anlaşmazlığı, hükümet açısından sosyal ve siyasi bir sınav olacak. "

Fransa hükümeti, 2003 yılı yazında meydana gelen sıcaklarda 15 bin yaşlının ölümü ardından, bu resmi tatili, bakıma muhtaç yaşlılara yardım fonu oluşturmak için kaldırdığını açıklamıştı.

Le Monde bu kararı şöyle yorumluyor.

"Ücretliler, hükümetin yaşlılar için söz verdiği fonun kaynağının kendileri olduğunu öğrenince kulaklarına inanamadılar. Halk kendisine danışılmadığı için tepki gösteriyor."

İspanya Başbakanı Rodriguez Zapatero'nun dün Bask ayrılıkçı örgütü ETA ile, silahlı mücadeleden vazgeçerse, görüşme masasına oturabileceğini açıklamasından kısa süre sonra Bask bölgesinde dört küçük patlama meydana geldi.

El Mundo gazetesi saldırıların ETA'ya haraç vermeyen işyerlerine yöneldiğini ama aslında başka amaçları da olduğunu yazıyor.

"Başbakan Zapatero, eğer bu saldırıların, dün yaptığı teklifle alakası olmadığını düşünüyorsa yanılıyor. Bombaların amacının, başbakanın görüşme masasına oturma arzusunun ne kadar güçlü olduğunu sınamak olduğu çok açık."

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik