BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 13 Mayıs, 2005 - TSİ 08:04
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
13 Mayıs 2005 Basın Özeti
Türkiye'nin 'Öcalan sınavı'; yeniden yargılama tek seçenek mi?; Ankara 'boyun eğmeye razı'; AB Anayasası: 'yanlış' bir adım; Almanlara neden yazık?; ve doğurgan Fransızların bebek patlaması...

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Strasbourg'daki yargıçların dün açıkladığı Öcalan kararı dış haber sayfalarının ortak konularından biri.

'Avrupa Mahkemesi Türkiye'ye, Kürt gerilla liderini yeniden yargıla dedi'.

Bu başlık altında Daily Telegraph, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik çabalarının şimdi karmaşık bir hal alabileceğini; çünkü Türkiye'deki milliyetçi kanadın karara öfkeyle tepki verdiğini söylüyor.

Ama Financial Times'a göre, Türkiye'de hükümetten gelen sinyaller, ihtiyatlı.

'Türkiye, Abdullah Öcalan'ı yeniden yargılamaya hazır olduğuna işaret etti' diye yazıyor Financial Times. Gazetenin ifadesiyle Strasbourg'daki yargıçlar, hem Türkiye'de yönetim ile Kürt azınlık arasındaki ilişkilere hem de Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerine geniş çapta etki bırakan bir karara vardı dün.

Financial Times, Türkiye'de Kürtlerin halihazırdaki durumunu nasıl değerlendiriyor?

'Cumhuriyet Türkiyesi bütün vatadaşlarının Türk olduğu ve etnik kimliğin ulusal kimlikten sonra geldiği konusunda ısrarlı' diyor Financial Times: 'Ve bunu kabul eden çok sayıda Kürt, Türk toplumuna entegre olmuş halde.'

Asıl sorun Güneydoğu'daki ekonomik sıkıntı

'Fakat' diye devam ediyor gazete; 'Ülkenin Kürtlerin öncülüğünde bölünmesi korkusu halen mevcut; son aylarda Güneydoğu'da artan şiddet olayları Türkiye'nin güçlü ordusu için hat safhada önemli bir kaygı konusu.'

Financial Times, Avrupa Birliği'nin cesaretlendirmesi ile Kürtlere kültürel haklar tanınmaya başlandığına dikkat çekiyor.

Financial Times'a göre Avrupa Birliği diplomatları açısından şu an daha öncelikli olan konu, gazetenin ifadesiyle 'Güneydoğu'daki Kürtlerin derin ekonomik sıkıntılarını Türkiye'de art arda gelen hükümetlerin görmezden gelişi'.

Guardian'a göre Türkiye, uluslararası baskılara boyun eğip Öcalan'ı yeniden yargılayacağının işaretini verdi. Nedeni mi?

Guardian'a göre, Türkiye'nin Ekim ayındaki pazarlıklarda Avrupa Birliği'nden bir katılım tarihi koparma çabaları sönük geçiyor.

'Çaresiz' Ankara

Guardian, rüzgarı kendi yönüne çevirmek isteyen Türkiye'nin Avrupa Birliği karşısında Öcalan'ı yeniden yargılamaktan başka pek bir seçeneği olmadığı inancında.

Guardian, dün Türkiye hükümetinin AİHM kararının kamuoyunda yarattığı tepkileri yatıştırmak için elinde geleni yaptığını yazıyor.

Gazeteye göre birçok yorumcu, 'Şayet Erdoğan hükümeti güçlü bir irade gösterirse bu badireyi de atlatır' diyor.

Örnek olarak, İnsan Hakları Mahkemesi'nin talebi üzerine Leyla Zana ve diğer üç eski DEP milletvekilinin yakın zaman önce yeniden yargılandığı hatırlatılıyor.

'Fakat' diye dikkat çekmiş Guardian, 'Şimdi Türkiye'nin karşısında o zaman varolmayan bir problem var.'

'Türkiye anayasası uluslararası hukukun üstünlüğünü kabul etse de, 2003 yılından beri yasalarında bilhassa Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanmasına engel olarak konmuş bir düzenleme var.'

Türklerin 'Öcalan sınavı'

Alman basınından Der Tagesspiegel, Türkiye'nin 'Öcalan sınavı' diyor:

'Türk devleti en büyük düşmanını nasıl yargılayacağını Avrupa'nın talimatına göre ayarlamak zorunda kalsa bile hala Avrupalı olmak istiyor mu?'

Der Tagesspiegel, 'Öcalan sınavını geçse dahi, Avrupa Birliği açısından Türkiye'nin daha halledilmemiş birçok üyelik sorunu olacak, ama' diyor:

'Ama en azından Türkiye yönetimi böyle hassas bir konuda Avrupa'nın kurallarına boyun eğmeye razı olduğunu göstermiş olacak.'

Fakat gene Alman basınından Berliner Zeitung'a göre, Türkiye'nin AİHM kararına uymasında bir zorluk yok. 'Çünkü' diyor gazete: 'Yeniden yargılama neticesinde de muhtemelen aynı hükme varılacak'.

Berliner Zeitung, 'tek gereken adil bir mahkeme' diyor: 'Öcalan'ın açıklamak zorunda olduğu suçları düşünecek olursak, gene en ağır cezaya çarptırılmaması büyük bir sürpriz olur.'

AB'yi oyalamayın...

Avusturya gazetesi Der Standard ise 'Türkiye, kendisini eleştiren cepheyi haksız çıkartmak istiyorsa, şimdi harekete geçmeli' diyor.

Der Standard, 'Vaatlerin ve diplomatik inceliklerin artık bir ehemniyeti kalmadı' diye yazıyor: 'Türkiye, geciktirme taktikleriyle oyalanmadan, sonuç almalı.'

İspanyol basınından El Pais, Türkiye'de ordunun ve milliyetçi grupların, Avrupa Birliği'ne üyelik için Brüksel'e verilen 'ödünlerden' giderek rahatsızlık duyduklarını yazıyor.

Gazete, son kamuoyu anketlerinde Avrupa Birliği'ne birgün üye olma konusunda Türklerin giderek daha şüpheci bir tavır sergilediğine de dikkat çekmiş.

Birliğe daha yeni üye olmuş bir ülkenin, Slovakya'nın Pravda gazetesine gelince:

'Avrupa Birliği Türkiye'yi bir kez daha en hassas yerinden vurdu' diyor Pravda: 'Kürt lideri ilk başta idam cezasından kurtaran da Avrupa'nın baskısıydı.'

Pravda, 'birçok Türk için Öcalan'ın idamdan kurtulması bile yenilmesi yutulması zor birşeydi; şimdi yeniden yargılanmasını kabul etmeleri, zor bir sınav' diyor.

Ama Slovak gazetesine göre Türkiye, Öcalan'ı yeniden yargılamazsa, Avrupa Birliği'yle bütünleşme çabalarına zincir vurmuş olacak.

AB Anayasası kime yarar?

Yeni Avrupa Anayasası'nı onaylayan son ülke, metni dün parlamentosunda oylayan Almanya oldu. Sueddeutsche Zeitung, 'En ideal anayasa değil ama onaylanması doğru bir adımdı' diyor.

Die Welt ise, çok daha şüpheci:

Anayasanın iktidarı ulus devletlerden Avrupa kurumlarına taşıdığını söyleyen Die Welt, 'ama', diye soruyor: 'Avrupa Birliği bugüne değin hangi geleneksel soruna -kamu borçlarına, işsizliğe veya bürokrasiye- bir çözüm üretebilmiş?'

Die Welt'e göre Avrupa'da henüz, egemen ulus devlet modelinden başka bir siyasi seçenek yok.

İsviçre gazetesi Le Temps, Almanya parlamentosundan çıkan güçlü onaya rağmen, sokakta halkın konu hakkında bilgisinin çok zayıf olduğunu yazıyor.

'Anayasayı ne gazetelerde ne de televizyonlarda ciddi bir şekilde tartıştılar' diyor Le Temps.

Belki bir halkoylaması yapılsa, durum farklı olabilirdi. Ama Almanya'da referandum yapılmasına İkinci Dünya Savaşı ertesinde konan yasağın hala geçerli olduğunu hatırlatıyor İsviçre gazetesi.

Anayasayı 29 Mayıs'ta halkoylamasına sunacak olan Fransa'da, konunun milletvekillerine bırakılmayacak kadar önemli olduğunu söyleyen Liberation'un ifadesiyle,

Bebek patlaması

Son olarak, dün Fransız basınında geniş yer bulan ve bugün de İngiliz gazetelerine yansıyan nüfus verileri:

'Bebek patlaması Fransa'yı, İngiltere ve Almanya'nın önüne geçirecek' diyor Independent.

Daily Telegraph, 'AB'nin en büyük nüfusu 2050'de Fransa'nın' diye duyuruyor haberi.

Fransa'da nüfus dairesinin açıkladığı tahminlere göre, doğum seviyesindeki artış eğilimi, Fransa'nın 50 yıl sonra 75 milyon nüfusa ulaşacağını gösteriyor. Oysa bu zaman zarfında İngiltere ve Almanya'nın nüfuslarının düşmesi beklenmekte.

'Ancak' diye ekliyor Telegraph, 'Avrupa Birliği'nin genişleme planları hesaba katılırsa, şu an 73 milyon olan Türkiye'nin 2050'de Fransa'dan çok daha kalabalık bir ülke olacağı unutulmamalı.'

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik