|
22 Mart 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de yayınlanan tüm gazetelerin manşetlerinde aynı konu var bu sabah: Ülkenin, Maliye Bakanı Gordon Brown tarafından açıklanan yeni bütçesi.
Aslında bu, Brown'un 11'inci bütçesi. Ancak Brown Başbakan Tony Blair'in doğal varisi olarak görüldüğünden, Blair de yakında görevi bırakmaya hazırlandığından, bütçenin siyasi vitrini daha bir önem kazanıyor. Guardian'a göre Gordon Brown, tam da kendisinden bekleneni yaptı ve bütçeyi siyasi bir manivela olarak kullandı. "Brown, Muhafazakarları hedef alan bütçesiyle sahnede" manşetinin altında şu tespit yer alıyor: "Maliye Bakanı, gelir vergisini iki puan düşürerek, son 75 yılın en düşük seviyesine çekti. Böylece bütçeyi kullanarak, gelecek seçimde Muhafazar Parti ile siyasi mücadelesini başlatmış oldu". Guardian'a göre Gordon Brown, sadece gelir vergisini değil, kurumlar vergisini de düşürerek, ayrıca vergi sistemini basitleştirerek, Muhafazakarları hazırlıksız yakaladı, üstelik rollerini çaldı. Amaç, kendisini müstakbel başbakan olarak Muhafazakarların bir hayli gerisinde gösteren anketleri tersine çevirmekti. Gazete, bunun ülke ekonomisi açısından olası etkilerine ise şu satırlarla değiniyor: "Bu bütçe sadece, Brown'un eski kariyeri ile umutla beklediği yenisi arasında bir dönüm noktası değil. İşçi Partisi iktidarında 2000 yılından bu yana devam eden, kamu hizmeti harcamalarında artış dönemi ile daha tutumlu bir dönem arasında da bir dönüm noktası." "Dün açıklanan bütçe açıkça ortaya koydu ki, Gordon Brown umduğu gibi başbakan olursa, 2008'den itibaren kamu hizmetlerine ayrılan pay yavaş yavaş azalmaya başlayacak." Türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçimi Guardian yazarlarından Simon Tisdall, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerini ele almış. Henüz ortada resmi bir aday olmamasına rağmen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın olası adaylığı nedeniyle büyük bir gerilim yaşandığını aktaran Tisdall, aşırı milliyetçi güçlerin de Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına karşı çıktığını hatırlatıyor ve sözü şöyle bağlıyor: "Türkiye dışarıdan pek de yardım almadan, iyi planlanmamış bir modernleşme sürecinden geçti. Bunun yarattığı sosyal sorunlar, aşırı milliyetçi tepkinin yükselmesinde, Avrupa Birliği tarafından terslenme ya da batının politikalarının Türkiye karşıtı olduğu inancından daha etkili oldu." "Şu anda Türkiye'nin önündeki en önemli sınav, raydan çıkmamak. Eğer Erdoğan, bunu başbakanlıkta kalarak daha rahat sağlayacağına karar verirse, cumhurbaşkanlığı mücadelesi başlamadan bitebilir." Kerkük kaynayan kazan Independent gazetesinde, "Petrol zengini Kerkük, gruplar arası çatışma nedeniyle kaynama noktasında" başlıklı bir haber dikkat çekiyor. Gazetenin Irak muhabiri Patrick Cockburn bu başlıkla, hafta başında kentin Arap ve Türkmen mahallelerinde toplam 12 kişinin ölümüne neden olan 7 ayrı patlamayı hatırlatıyor. Kerkük'ün statüsünün belirlenmesi için sene sonunda yapılması planlanan referandumun kentte yarattığı gerilimi aktaran Cockburn şöyle devam ediyor: "Referandum ertelenmek zorunda kalacak gibi görünüyor. Konuştuğum hiçbir Kürt lider, referandumun zamanında yapılabileceğine inanmıyor. Bundan önce tamamlanması gereken normalizasyon sürecinin, Bağdat'taki hükümetin ayak sürümesi nedeniyle gerçekleşemediğini söylüyorlar." "Şii partiler, hükümet içinde Kürtler ile ittifak kurmuş olabilir. Ancak Kerkük'ü Kürtlere vermenin, tabanlarında tepki göreceğinden korkuyorlar." "Kürtler referandumu erteleyebilir, ancak sonsuza kadar değil. Kerkük, milli taleplerinin merkezinde yer alıyor. Bazı bölgelerden vazgeçmek zorunda kalsalar bile, askeri olarak Araplara direnecek güçleri mevcut. Ancak sonuç ne olursa olsun, referandum yaklaştıkça şiddet de artıyor." AB 50 yaşında Avrupa Birliği, bu Pazar 50'inci doğum gününü kutlayacak. Bu nedenle hafta başından bu yana, 50 yılın muhasebesi ve geleceğe ilişkin tahminler, geniş yer tutuyor İngiltere basınında. Konuyu Guardian'daki köşesinde ele alan Timothy Garton Ash, "Avrupa cesur bir hikaye ve bunu anlatacak yeni bir yol bulmak zorunda" diyor ve ekliyor: "Eğer vatandaşları bugün Avrupa Birliği'nden memnun değilse, bunun haklı gerekçeleri var. Eğer vatandaşlar bugün Avrupa Birliği'ni bürokrasiyle özdeşleştiriyorsa, bunun nedeni birliğin aşırı bürokratik olmasıdır." "Eğer Avrupa Birliği daha fazla istihdam yaratabilir, eşitsizliği azaltabilir, araştırma ve kalkınmaya yatırım yapabilir, iklim değişikliği ile mücadele ederse, Avrupalılar birlikten daha fazla memnun olacaktır." "İhtiyaç duyulan, söz değil eylemdir. Dolayısıyla Avrupa Birliği'nin 50'inci yaşında, anlatacak daha iyi bir hikayeye ihtiyacı var. Ancak bu hikayeyi nasıl daha iyi anlatabileceğini de düşünmek zorunda." Avrupa Birliği'nden şikayet eden bir başka isim de, Daily Telegraph'a bir mülakat veren Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso. Ancak onun şikayeti farklı. "Politik doğruculuk özgürlüklerimizi öldürüyor" diyor Komisyon Başkanı ve özellikle Müslümanların hislerine saygı duyma konusunda aşırılığın, ifade özgürlüğünü tehlikeye attığını savunuyor. "Ben bu konularda radikalim. Eğer bir konuda aşırı özgürlük söz konusuysa, 'Özgürlüğün aşırı olması, az olmasından daha iyi' diye düşünürüm. Elbette tüm topluluklara saygı göstermeliyiz. Ancak temel bir hak olan bireysel ifade özgürlüğü, toplumsal hakların hepsinden üstündür." "Mesela bir topluluğun, bir kız çocuğunu belirli birşeyi yapmaya zorlama hakkını mı savunmalıyız, yoksa o çocuğun seçimini kendi yapma hakkına mı öncelik vermeliyiz? Benim hiç tereddütüm yok. Benim istediğim Avrupa'da, seçim yapma hakkı öncelikli olmalıdır." | İlgili haberler 21 Mart 2007 Basın Özeti21 Mart, 2007 | Basın Özeti 20 Mart 2007 Basın Özeti20 Mart, 2007 | Basın Özeti 19 Mart 2007 Basın Özeti19 Mart, 2007 | Basın Özeti 16 Mart 2007 Basın Özeti16 Mart, 2007 | Basın Özeti 15 Mart 2007 Basın Özeti15 Mart, 2007 | Basın Özeti 14 Mart 2007 Basın Özeti14 Mart, 2007 | Basın Özeti 13 Mart 2007 Basın Özeti13 Mart, 2007 | Basın Özeti 12 Mart 2007 Basın Özeti12 Mart, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||