BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 12 Mart, 2007 - TSİ 09:11
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
12 Mart 2007 Basın Özeti
Guardian gazetesi, geçen ay Irak'a ek 21 bin asker sevkeden Bush yönetiminin Kongre'den Irak ve Afganistan savaşları için ilave 8 bin asker talebinde bulunduğunu yazıyor.

İngiltere gazeteleri

Guardian, askerlerin yarıdan fazlasının Irak'a sevkedilmesinin öngörüldüğüne dikkat çekiyor ve bunun Kongre'de Bush'un Irak politikasına karşı zaten var olan muhalefeti şiddetlendireceğinin altını çiziyor:

''Kongre, bu hafta Başkan Bush'u Irak'tan Eylül 2008'e kadar bütün muharip askerleri çekmeyi öngören bir takvim için zorlayacak bir yasa teklifini oylayacak.''

''Eğer Bush takvim açıklamazsa Kongre'nin önündeki bir diğer seçenek ise savaş bütçesinde kesintiye gitmek. Bush ise böyle bir tasarıyı veto edeceği tehdidinde bulunuyor.''

NATO'da füze savunma ayrışması

Washington yönetimi, füze kalkanı projesi kapsamında doğu Avrupa'yı ''füze savunma sistemleri''yle donatmak istiyor.

Üsler için adları geçen ülkeler de, Polonya ve Çek Cumhuriyeti.

Ancak bu plan hem Rusya'nın hem de Fransa başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinin tepkisini çekti.

Financial Times'ın sorularını yanıtlayan NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, güneydoğusu hariç Avrupa'nın tamamını kapsayan füze kalkanı projesinin; ittifakı ''koruma kalkanı altındaki ülkeler ve korunmasız ülkeler olmak üzere ikiye bölme riski'' olduğu uyarısında bulunuyor.

''Füze savunma sistemleri konusunda birinci lig, ikinci lig ülkeleri olmamalı'' diyen NATO Genel Sekreteri, temel ilkenin ''güvenliğin bölünmezliği" olması gerektiği görüşünde.

'Asgeri'nin ailesi Tahran'da'

Financial Times, İstanbul'da geçtiğimiz aylarda ortadan kaybolan İranlı diplomatın akıbetine iişkin esrarın derinleştiğini duyuruyor.

Uluslararası basına yansıyan haberlerde eskİ Savunma Bakan Yardımcısı Ali Rıza Asgeri'nin kaybolmadan önce aile bireylerini İran dışına çıkardığı öne sürülmüş, böyle bir gelişme de eski generalin Batı'ya sığındığı yorumlarını güçlendiren bir gerekçe olarak yorumlanmıştı.

Ancak Financial Times'ın Tahran'daki muhabiri, Asgeri'nin arkadaşı, eski bir yetkiliye dayanarak eski savunma bakan yardımcısının aile bireylerinin hala Tahran'da olduğunu bildiriyor.

Chatham'dan İsrail uyarısı

Independent iç sayfalarında, İngiltere'nin saygın düşünce kuruluşlarından Chatham House tarafından hazırlanan bir rapora yer veriyor.

Yossi Mekelberg imzalı rapora göre, İran'ın nükleer programını hedef alacak bir askeri harekat; ters teperek İsrail aleyhinde sonuçlara yol açabilir.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in ''İran'ın nükleer programına karşı askeri bir harekatı hazırlığının sürmekte olduğu'' yönünde ''yaygın bir kanı'' olduğuna dikkat çekilen raporda, olası bir askeri operasyonun İran'ın nükleer programının ortadan kaldırılmasına yetmeyeceği, yalnızca ''bir süre geciktirebileceği'' görüşünün altı çiziliyor.

Hem Amerika Birleşik Devletleri hem de İsrail, İran konusunda diplomatik çözüm istediklerini söylüyor.

Ancak, yine rapora göre eğer diplomatik çabalar çözüm vermezse, her iki ülke, askeri harekatın meşru olduğunu düşünüp, birlikte ya da ayrı ayrı İran'a saldırı düzenleyebilir.

Independent'in haberine göre, Chatham House olası askeri harekatın İsrail açısından muhtemel sonuçlarını ise şöyle özetliyor:

''İran'ın olası karşılıklarından biri Tel Aviv ve Hayfa kentlerine yoğun füze saldırısı olacak; bu da çok sayıda can kaybına yol açacaktır.''

''İsrail'in ılımlı Arap ülkeleriyle ilişkilerini bozacak böyle bir operasyon, Müslüman dünyaya karşı bir saldırı olarak görülecek ve radikal İslamcıları güçlendirecektir. İran'a saldırısı İsrail'in uzun dönemli çıkarlarını zedeleyecek; güvenlik, siyasi ve ekonomik açıdan zararları da korkunç ve çok geniş kapsamlı olacaktır.''

Independent aynı haberinde İran lideri Mahmud Ahmedinecad'ın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni ülkenin nükleer planları konusunda bilgilendirmek istediği yönünde İran devlet televizyonunda dün yer alan açıklamayı da duyuruyor okurlarına.

Chirac'ın gidişine üzülenler

Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac dün akşam yaptığı açıklamayla, gelecek ay yapılacak seçimlerde aday olmayacağını duyurdu.

Habere geniş yer veren Financial Times, Chirac'ın gidişine, görev yaptığı dönemde büyük destek verdiği çiftçiler dışında, pek fazla kişinin üzülmeyeceği görüşünde:

''Bu üzüntü hissinin ne kadar yaygın şekilde paylaşıldığı tartışmaya açık bir soru. Fransa'daki siyasi düşmanları, Irak savaşına karşı muhalefeti nedeniyle hala acı çekmekte olan Washington ve Londra'nın yanı sıra Chirac'ın pek de güvenmediği iş çevreleri de kesinlikle rahat bir nefes almış olmalı.''

Financial Times, Chirac'ın seçimlerde kimi destekleyeceğine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadığına da dikkate çekiyor.

Siyasetin çevre yarışı

Independent "En yeşil kim'' diye soruyor ve yarın açıklanacak "iklim değişikliği yasa tasarısı" öncesi, İngiliz siyasetinin önde gelen üç partisi; İşçi Partisi, Muhafazakar Parti ve Liberal Demokrat Parti'nin ''çevre duyarlılığı konusunda seçmeni ikna yarışına giriştiklerini'' vurguluyor.

''Siyasette atmosfere sera etkisi yaratan karbon gazlarının salımının 2050 yılına kadar yüzde 60'a varan düzeyde azaltılmasını hedefleyen hamle arayışları dikkat çekiyor. Bu arayışlar da, siyasetçilerin seçim sandığında başarı ya da başarısızlığın kuşkucu seçmeni gündemin en önde gelen sorunuyla mücadelede ikna etmeye bağlı olduğuna inandıklarını ortaya koyuyor.''

Independent, başyazısında ise iklim değişikliğiyle mücadele konusunda Liberal Demokratlarla, son dönemde Muhafazakarların da öne çıkmasıyla muhalefetin daha dikkate değer stratejiler öne sürdüğünü kaydederek, hükümetin sorunu ciddiye aldığını göstermek için ciddi adımlar atması gerektiğini savunuyor.

Mourinho'nun başı diliyle dertte

Gazetelerin spor sayfaları; İngiltere Premier Ligi'nin önde gelen takımlarından Chelsea'nin teknik direktörünün ceza riskiyle karşı karşıya olduğunu aktarıyor.

Dün Tottenham'la kupa çeyrek final maçına çıkan Chelsea'nin teknik direktörü Jose Mourinho, devre arasında soyunma odasına giderken maçın hakeminin annesini hedef alan bir küfür sarfetmiş.

Eğer maçın hakemi Portekizce edilen bu küfrü raporuna yazarsa Mourinho, takımını bir süre tribünlerden yönetmek zorunda kalabilir.

Evindeki maçta ilk devreyi 3-1 geride kapatan Chelsea, ikinci devrede attığı 2 golle maçı 3-3 bitirebildi. Rövanş, Tottenham'ın stadyumu White Hart Line'de.

Times gazetesinin haberinde görüşlerine yer verilen Mourinho, küfürlü sözleri sarfederken amacının hakaret etmek olmadığını söylüyor:

''Bu tür sözcükleri her 15 kelimenin 10'unda kullanırım. Futbolcularıma karşı, hatta kendim için de kullanırım. Antrenmanda 50 kez, maçta 50 kez ağzımdan çıkar, top direkten döndüğünde de. Kimseye hakaret etmek, saldırmak niyetim yok. Heyecanlı olabilirim ama nazik bir insanım.''

İlgili haberler
11 Mart 2007 Basın Özeti
11 Mart, 2007 | Basın Özeti
9 Mart 2007 Basın Özeti
09 Mart, 2007 | Basın Özeti
8 Mart 2007 Basın Özeti
08 Mart, 2007 | Basın Özeti
7 Mart 2007 Basın Özeti
07 Mart, 2007 | Basın Özeti
6 Mart 2007 Basın Özeti
06 Mart, 2007 | Basın Özeti
5 Mart 2007 Basın Özeti
05 Mart, 2007 | Basın Özeti
4 Mart 2007 Basın Özeti
04 Mart, 2007 | Basın Özeti
2 Mart 2007 Basın Özeti
02 Mart, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik