|
8 Mart 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Dün akşam İngiltere'de Avam Kamarası'nda yapılan ve 14'üncü yüzyıldan bugüne ulaşan bir kurum olan Lordlar Kamarası'nın yapısını değiştiren oylama öne çıkan başlıca konu.
Milletvekilleri, Lordlar Kamarası üyelerinin tamamının, atama yerine seçimle göreve gelmesine onay verdi. Times gazetesi, "Elveda Lordlar" manşetiyle çıkıyor bu sabah... "Milletvekilleri büyük bir çoğunlukla, 700 yıllık bir parlamento geleneğine son verdi. Karar, İngiltere tarihinin en radikal anayasal değişikliğinin de önünü açıyor. Bu değişim çerçevesinde çok büyük olasılıkla Lordlar Kamarası'nın adı da değişecek." Times, değişim sürecinde bundan böyle izlenecek yolu da şöyle aktarıyor: "13 Mart'ta Lordlar Kamarası, dün kendileri hakkında alınan kararı oylayacak. Bunun ardından hükümet, Parlamento'nun her iki kanadında alınan sonuçları değerlendirecek ve bundan sonra atılacak adımları tartışmak üzere partiler arası bir grup toplanacak. Mayıs ya da Haziran'da hükümet Lordlar Kamarası'nın geleceğiyle ilgili son planlarını açıklayacak. Yaz aylarının sonunda ya da sonbaharda Lordlar Kamarası'nın yapısı, rolü ve yetkileri konusunda bir taslak yasa hazırlanacak. Bunun ardından reform sürecini başlatacak atamalar ve değişikliklerle ilgili bir yasa hazırlanacak. 2008 yılının kış ya da bahar aylarında ayrıntılı bir yasa taslağı Parlamento'ya sunulacak." Guardian gazetesi, manşetine, "Milletvekillerinin kararı Lordlar Kamarası'nda 96 yıldır en büyük değişimle sonuçlanabilir" ifadesini taşıyor. Gazete başyazısında da bir milletvekili tarafından 'anayasal sudoku' diye tanımlanan oylamayla ilgili şu görüşe yer veriyor: "Parlamento'nun üst kanadına bundan sonra gelecek ilk kişi halk tarafından seçilmiş olmalı. Milletvekilleri dünkü oylamada doğru olanı yaptılar. Şimdi bu kararı uygulamaya sokmaları gerekiyor." Daily Telegraph gazetesiyse, sonucu, "Lordlar'ın seçimle göreve gelmesine destek verilmesi Blair için bir yenilgi" başlığıyla duyuruyor: "Oylama bir gösterge niteliği taşıyıp otomatik olarak yasaya dönüşmüyor olsa da Lordlar Kamarası'nın yüzde 50 seçilmiş yüzde 50 atanmış üyelerden oluşmasını isteyen Tony Blair için bir başarısızlık olarak kabul edilebilir." Daily Telegraph bu oylamanın Başbakan Tony Blair'in kendinden sonraki lidere bırakacağı bir dert olduğu görüşünde: "Geride bırakacağı siyasî miras konusunda saplantılı bir başbakan için dün akşamki oylama neredeyse bir felaket. Bu yasanın onaylanması için uzun bir süreç olsa da Blair, görevini, en az tercih ettiği sisteme onay verilmiş şekilde terkedecek. Bu da Blair'in koltuğunun olası yeni sahibi Gordon Brown için büyük bir anayasal başağrısı olacak." Guardian "İltica mı, adam kaçırma mı? Türkiye'de ortadan kaybolan general konusunda spekülasyon artıyor" başlıklı haberinde, kimi kaynakların İran'ın eski Savunma Bakanı Yardımcısı General Ali Rıza Asgeri'nin Batı'ya iltica ettiğini bildirdiklerini ancak Tahran'ın bu iddiaları reddederek Asgeri'nin kaçırıldığını savunduğunu yazıyor. Ayrıntılar şöyle: "İran polisi, Ali Rıza Asgeri'nin 'Batılı istihbarat örgütleri' tarafından İstanbul'daki otelinden kaçırıldığını açıkladı. Ancak Asgeri'nin Türkiye'de ne yaptığının ayrıntıları belirtilmedi. Tek söylenen, Asgeri'nin Türkiye'ye, Suriye'ye yaptığı sebebi belirtilmeyen bir ziyaretin ardından gittiği. Türk basını, Asgeri'nin İstanbul'a gidişi öncesinde bazı yabancıların oteline giderek oda rezervasyonu yaptırdığını ve ücreti nakit olarak ödediklerini iddia etti. Londra merkezli Eş-Şark el-Avsat gazetesiyse, İranlı generalin dün Kuzey Avrupa'da bir ülkede Batılı istihbarat ajanlarınca 'bilgilendirildiğini' yazdı." Guardian'a göre, İsrail'de eski bir Mossad ajanı, Asgeri'nin 1980 ve 1990'lı yıllarda Lübnan'da Hizbullah'ın kuruluşu sırasında İran Devrim Muhafızları içinde önemli bir rol oynadığını savundu. Eski Mossad ajanı, Asgeri'nin Batı'ya sadece, Lübnan'daki Hizbullah'ın örgütlenmesi hakkında faydalı bilgi verebileceğini söyledi. Guardian'ın haberi şöyle sona eriyor: "Virginia'daki Strayer Üniversitesi'nden İranlı siyaset uzmanı Rasul Nafisi ise Asgeri'nin kaybolmasının ardında başlıca İranlı muhalif örgüt Halkın Mücahitleri'nin Independent gazetesi "Guantanamo şüphelilerinin yargılanması avukat ve basın olmadan başlıyor" başlığı altında, insan hakları savunucularının Bush yönetimi tarafından oluşturulan askerî mahkemelerini kınadığını belirtiyor: "Guantanamo'da tutulan 14 'önemli' şüphelinin yargılanmasına kapalı kapılar ardında yarın başlanacak. Tutsakların yasal statüsünü belirlemek üzere yapılan önceki oturumlar basına açıktı. Ancak yeni duruşmalarda şüphelilerin avukat bulundurmalarına bile izin verilmiyor." "Pentagon, Savaşçıların Statüsünü Değerlendirme Mahkemeleri olarak adlandırılan duruşmaların ulusal güvenliğe tehdit oluşturabilecek bilgilerin sızmasını önlemek amacıyla kamuoyuna kapalı yapıldığını savunuyor. Ancak hukuk savunucuları bunun, Bush yönetiminin yüzünü kızartacak ayrıntıların ortaya çıkmasını engellemeyi amaçladığını ve davaların sonucunun önceden belirlendiğini iddia ediyorlar. Pentagon ise duruşma tutanaklarının, hassas istihbarat bilgileri çıkarıldıktan sonra, açıklanacağını duyurdu." 2000 yılının Ekim ayında kapanan, yeniden inşası bir yılan hikayesine dönen İngiltere'nin ünlü Wembley Stadı'nın sonunda tamamlanmak üzere olduğu bildiriliyor. Times gazetesi, "Wembley için bekleyiş sona eriyor" başlığıyla şu değerlendirmeyi yapıyor: "Wembley Stadı'yla iligili iyi haberler oldukça nadirdir. Ancak, altı buçuk yıllık ve 757 milyon sterlinlik yeniden inşa macerası mutlu sona ulaşmak üzere. Futbol Federasyonu'na yakın kaynaklar, Wembley'de son kontrollerin yapıldığını, anahtar tesliminin birkaç gün içinde olabileceğini, stadın açılışının 19 Mayıs'taki Federasyon Kupası finaliyle yapılacağını belirtiyorlar." Times ayrıca, İngiltere Premier Ligi takımlarından Newcastle United'ın, adı ırkçılık tartışmalarına karışan futbolcusu Emre Belözoğlu'nun sakatlığının geçtiğini ve uzun bir aradan sonra bu akşamki UEFA Kupası maçının kadrosuna alındığını yazıyor: "Emre, Glenn Roeder'in takımı için son olarak yılbaşı günü forma giymişti. Emre'nin takımda yer almaması genel olarak formsuzluğundan kaynaklansa da Roeder, futbolcusunun, ırkçılık suçlamalarından da çok etkilendiğini söyledi. 19 Mart'ta bu konuda ifade verecek olan Emre'yi ilk on birde mi yoksa yedek kulübesinde mi tutacağı henüz belli olmayan Roeder, 'İddialar bir şok etkisi yarattı ama Emre şu anda iyi. Kendisiyle daha barışık ve futbol oynamak istiyor. Son bir ayda büyük bir irade gücü ve kararlılık sergiledi. Galatasaray için oynamış bir futbolcudan da bunu beklerdim' dedi." | İlgili haberler 7 Mart 2007 Basın Özeti07 Mart, 2007 | Basın Özeti 6 Mart 2007 Basın Özeti06 Mart, 2007 | Basın Özeti 5 Mart 2007 Basın Özeti05 Mart, 2007 | Basın Özeti 4 Mart 2007 Basın Özeti04 Mart, 2007 | Basın Özeti 2 Mart 2007 Basın Özeti02 Mart, 2007 | Basın Özeti 1 Mart 2007 Basın Özeti01 Mart, 2007 | Basın Özeti 28 Şubat 2007 Basın Özeti28 Şubat, 2007 | Basın Özeti 27 Şubat 2007 Basın Özeti27 Şubat, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||