|
1 Mart 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz Guardian gazetesinin bugünkü manşeti, yine Irak ile ilgili.
"Amerikalı komutanlar itiraf ediyor: Vietnam tarzı bir çöküşle karşı karşıyayız". Özel haberde sözü edilen komutanlar, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'un yeni Irak stratejisini uygulamakla görevli askeri yetkililer. Irak'taki Amerikan birliklerinin komutanı General David Petraeus'a danışmanlık da yapan yetkililer, savaşı kazanmak için önlerinde sadece altı ay olduğunu söylüyor. Askeri yetkililer aksi takdirde, Vietnam'dakine benzer bir şekilde, süratle geri çekilecekleri sonucuna varmışlar. Onların çalışmalarından haberdar olan Amerikan yönetiminin eski üst düzey yetkililerinden biri Guardian'a şu açıklamayı yapmış: "Bu kişiler zamana karşı çalıştıklarının farkındalar. Sonbahara kadar Washington'da, çekilme anlamına gelen B Planı'ndan çok daha fazla söz edileceğini biliyorlar. Altı aylık bir sürenin önlerindeki tek şans olduğunu da biliyor ama işlerin her gün daha da güçleştiğini söylüyorlar." 'ABD çıkışa yöneliyor' Haberi başyazısına da taşıyan Guardian "Çıkışa yönelmek" demiş. Gazete Bush'un yeni stratejisini hazırlayanların, iki konuda iddialı varsayımlarda bulunduklarını belirtiyor. Bunlar; beş tugay takviye askerin Bağdat ile Anbar eyaletinde şiddeti azaltacağı ve Sünni aşiret liderleriyle El Kaide savaşçıları arasında zamanla görüş ayrılıkları yaşanacağı tahminleri. Guardian, eleştiri oklarını George Bush'a yöneltmiş: "General Petraeus, yeni strateji başarılı olmazsa, bunun nedenini Kongre'ye açıklama sözü verdi. Irak'ta gerçeğin ne olduğunu söylemek General için bir sigorta poliçesi anlamına gelebilir. Ancak bu durumda gözler, gerçekte sorumluluk sahibi kişiye, başkana çevrilecektir." 'Irak Konferansı muhtemelen İstanbul'da' Amerika Birleşik Devletleri, Irak'ta güvenliğin sağlanması amacıyla yapılması düşünülen bölgesel konferansa katılacağını açıklamıştı. Konferansa İran ve Suriye de davet ediliyor. Gelişmeyi başyazısına taşıyan Financial Times, Amerika'nın İran'la sadece Irak'taki gelişmeler hakkında görüşmemesi gerektiğini vurgulayıp ekliyor: "Afganistan konusunda da Tahran'ın yardımını istemek George Bush için iyi olacaktır." Independent ise Amerika'nın, Suriye ve İran'la görüşme planları yapmasının, "şer eksenine" karşı yumuşama anlamına geldiği kanısında. Gazetenin bölgesel konferans süreciyle ilgili olarak bir de tahmini var: "Büyükelçiler nezdindeki ilk toplantının 10 gün içinde yapılması bekleniyor. Eğer işler yolunda giderse bakanlar düzeyindeki konferans ise Nisan ayında, muhtemelen İstanbul'da yapılacak." 'Bush Yönetimi kumar oynuyor' Daily Telegraph yazarı Con Coughlin ise Bush Yönetimi'nin, konferansa katılma kararıyla adeta kumar oynayacağı kanısında. Coughlin Suriye'nin, intihar saldırıları düzenleyecek binlerce kişinin Irak'a gidişini önlemek için hemen hemen hiçbir şey yapmadığını söylüyor. Yazara göre ne Suriye'nin ne de İran'ın, Irak'ta acı verici bir süreç eşliğinde de olsa kök salan demokratik yönetime dil uzatmaktan başka yapacak birşeyleri yok. Con Caughlin, her koşulda Irak'ın geleceği için fazla umutlu değil: "Bush Yönetimi, ya terörü destekleyen ülkelerle müzakere yapmama prensibine bağlı kalacak ya da gururunu bir kenara bırakıp, Irak'ı istikrara kavuşturma yolunda bir anlaşmaya varmak için Suriyeliler ve İranlılarla müzakere masasına oturacak. Başkan Bush hangi seçeneği tercih ederse etsin, başarı şansı çok az." 'Başkan adayları 1 milyar dolar toplayabilir' Amerika'da Cumhuriyetçi senatör John McCain resmen başkanlığa aday olduğunu açıkladı. Financial Times, McCain'in, kampanyaları için 2001-2006 yılları arasında sadece 4 milyon 700 bin dolar bağış topladığını belirtmiş. Demokrat başkan adaylarından Hillary Clinton içinse bu rakam yaklaşık 21 milyon 600 bin dolar. Financial Times, Amerikan Federal Seçim Komisyonu'nun da bugün başkan adaylarının kampanyalarını sadece özel sektörden toplayacakları bağışlarla finanse edip edemeyeceklerine yönelik bir karar alacağını duyuruyor. Ülkede 1972'den bu yana ilk kez hem Cumhuriyetçi, hem de Demokrat başkan adayı kampanyasını tamamen bu şekilde finanse edebilir. 2008 seçimindeyse adayların toplayacakları bağış miktarı 1 milyar doları bulabilir. Prodi, eşcinsel evliliğine 'dur' mu diyor? İtalya Başbakanı Romano Prodi sadece beş oy farkla Senato'dan güvenoyu aldı. Guardian İtalyan senatörlerin, Prodi hükümetine bir şans daha verdikleri görüşünde. Independent ise Senato'da daha önce yapılan ve Prodi'nin istifasıyla sonuçlanan oylamanın sonucunda, eski Hıristiyan Demokrat başbakan Giulio Andreotti'nin önemli rol oynadığını hatırlatıp, bir farkı aktarıyor: "Birçok kişi Andreotti'nin hükümete muhalefetinin, eşcinsellerin evliliklerinin yasallaşmasına yönelik planlardan kaynaklandığına inanıyor. Prodi ise Senato'daki konuşması öncesi öneriyi, Senato'ya sunduğu 12 maddelik programdan çıkarmıştı." 'New Yorkluların kararı sembolik' New York Belediye Meclisi, 'zenci' anlamına gelen ancak aşağılayıcı çağrışımları olan 'nigger' kelimesinin kullanımını yasaklayan bir karar aldı. Guardian bu girişimin sembolik olduğunu ve herhangi bir yaptırım getirmediğini vurguluyor. Gazetedeki yazıda, söz konusu kelimenin tarihçesine de yer verilmiş: "Kelimenin kullanılışının tarihi 1786'ya dek gidiyor. O tarihte, sahipleri, Afrikalı kölelerini tanımlamak için bu kelimeyi kullanmışlardı. Kölelikle bağlantısı nedeniyle de bu kelime birçok kişi tarafından İngilizce'deki en ırkçı ve küçük düşürücü kelime olarak görülüyor." Emre Belözoğlu'nun yeni ırkçılık dosyası Times'ın spor sayfalarındaki ana haberin başlığı, "İkinci ırkçılık suçlaması sonrası, Emre belirsiz bir gelecekle yüzleşiyor". Times, Newcastle United'ın ve Türkiye milli futbol takımının oyuncularından Emre Belözoğlu'na yönelik ırkçılık suçlamalarıyla ilgili olarak ikinci bir dosyanın da, İngiltere Futbol Federasyonu'na iletildiğini bildiriyor. Gazete, Emre için işlerin güçleştiği kanısında: "Watford takmının Sierre Leone'li oyuncusu El Bangura, suçlamalarla ilgili olarak kanıt sundu. Bu, Emre'nin İngiltere'deki kariyerini etkileyebilir." Emre Belözoğlu ilk olarak takımı Newcastle'ın Aralık ayında Everton'la oynadığı maç sonrası resmen ırkçılıkla suçlanmıştı. Everton'ın iki oyuncusu, Emre'nin, takımlarından Joseph Yobo'ya "pis zenci" dediğini söylemişlerdi. Times, Yobo'nun ise Emre'yi suçlamadığını belirtip eklemiş: "Ancak Watford'un futbolcusu El Bangura da İngiltere Futbol Federasyonu'na, Emre'nin, yine Aralık ayında Newcastle'la oynadıkları ve 2-1 yenildikleri maç sırasında, kendisine benzer şeyler söylediğini bildirdi. "İngiltere Futbol Federasyonu'nun disiplin komitesi, mümkün olan en kısa sürede toplanması için baskı altında. Ancak bunun için Emre'ye suçlamalar yönelten Everton oyuncularının görgü tanığı olarak komitenin toplantısına katılması gerekiyor. Eğer süreç uzar ve beklendiği gibi Newcastle United bu yaz Emre'yi satarsa, ona verilecek herhangi bir cezanın etkisi de önemli oranda azalacaktır." Gazetenin haberine göre Emre Belözoğlu, Türkiye'de siyahlar için 'zenci' sözcüğünün kullanılmasının normal olduğunu söyleyerek kendisini savunuyor. Emre yanlış anlaşıldığını, bir Müslüman olarak, ırkçı olamayacağını söylüyor. | İlgili haberler 28 Şubat 2007 Basın Özeti28 Şubat, 2007 | Basın Özeti 27 Şubat 2007 Basın Özeti27 Şubat, 2007 | Basın Özeti 26 Şubat 2007 Basın Özeti26 Şubat, 2007 | Basın Özeti 25 Şubat 2007 Basın Özeti25 Şubat, 2007 | Basın Özeti 23 Şubat 2007 Basın Özeti23 Şubat, 2007 | Basın Özeti 22 Şubat 2007 Basın Özeti22 Şubat, 2007 | Basın Özeti 21 Şubat 2007 Basın Özeti21 Şubat, 2007 | Basın Özeti 20 Şubat 2007 Basın Özeti20 Şubat, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||