|
2 Mart 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bugünkü Independent gazetesinin ilk sayfasında, dünyanın dört bir yanından, borsalardaki hayal kırıklığını yansıtan fotoğraflar var.
Independent'ın manşeti, "Üç gündür süren karışıklık sonrası dünya ekonomisi çöküşe mü sürükleniyor?" Amerikan Merkez Bankası'nın eski başkanı Alan Greenspan dün Tokyo'da bir konferansta, ülkesinin ekonomisinin yıl sonuna kadar durgunluğa girmesinin mümkün olduğunu söylemişti. Clinton: Ekonomik egemenliğimizi yitiriyoruz Independent, bu sözlerin ve diğer durgunluk uyarılarının, yine piyasaları karıştırdığını belirtiyor. Gazete, Amerika Birleşik Devletleri'nde başkan adaylarından Senatör Hillary Clinton'ın yaşananlarla ilgili yorumunu da sayfasına taşımış: "Hillary Clinton son günlerde yaşananların ülkesi için ciddi bir uyarı olduğunu söyledi. Clinton, Çin'in de dahil olduğu, ekonomilerin küreselleşmesi süreci yüzünden ülkesinin giderek ekonomik egemenliğini kaybettiğini belirtti." Bazı uzmanların "Şanghay Hapşırığı" olarak tanımladıkları son ekonomik gelişmeleri, Çin'de Şanghay Borsası'nın yüzde 9 oranında değer yitirmesi tetiklemişti. 'Dünya ekonomisinin yavaşlaması kaçınılmaz' Independent yazarı Hamish McRae dünya ekonomisi için, "Yavaşlama kaçınılmaz. Yanıtı belirsiz tek soru, bunun ne zaman gerçekleşeceği" demiş bugünkü yazısında. McRae, son gelişmeleri ise "çöküşten ziyade, piyasaların kendi dengesini bulma süreci" olarak yorumluyor. Yazar, herşeye karşın olumlu bulduğu dünya ekonomisinin gidişatını, üç gelişmenin değiştirebileceği görüşünde: "Bunlardan birincisi, Amerikan ekonomisinin, muhtemelen emlak piyasasındaki bir çöküş sonucu durgunluğa girmesi. İkincisi, Amerika'da emlak piyasasındaki çöküşün küresel düzeyde diğer ülkelere de sıçraması. Üçüncüsü de enerji fiyatlarındaki muhtemel bir artış." 'Yen olumsuz, Amerikan imalat sanayi olumlu faktördü' Financial Times'ın bugünkü manşetiyse, "Satış furyası dünya çapında piyasalarda can yakıyor." Gazete piyasaları dün bir olumlu, bir de olumsuz haberin etkilediği kanısında: "Japonya'nın para birimi Yen'in değerindeki artış dünya piyasalarında satış trendini hızlandırdı. Piyasaları biraz da olsa yatıştıransa, Amerika Birleşik Devletleri'nde imalat sanayinden gelen beklentilerin üzerinde olumlu rakamlar oldu." 'McCain dünün adayı' Amerika Birleşik Devletleri'nde Cumhuriyetçi Senatör John McCain partisinin başkan adayı olmak üzere yarışa gireceğini açıklamıştı. Daily Telegraph'ın Amerika editörü Toby Harnden, senatörün başkan olma şansının giderek azaldığını söylüyor. "McCain giderek düne ait bir adam oluyor" demiş Harnden yazısının başlığında. Argümanını ise şöyle açıklamış: "McCain, 2000 yılında başkan adayı olduğunda Vietnam bağlantısı onun için avantajdı. Ancak Vietnam şimdi Amerika'nın yenilgisini akıllara getiriyor, özellikle de Irak'ta yeni bir yenilgi ufuktayken... "Rakiplerinden Rudolph Giuilani ise Amerikalıların belleklerine kazınan 11 Eylül saldırılarıyla hatırlanıyor. Zira Giuilani saldırılar sırasında büyük bir cesaret ve dirayet örneği sergilemişti. Partisinin McCain'i başta büyük ölçüde kucaklamasının nedeni, onun seçilme şansı en yüksek aday olarak görülmesiydi. McCain'in stratejisi de, kendisini erkenden Cumhuriyetçi Parti'nin kaçınılmaz başkan adayı olarak yansıtmaktı. Ancak kamuoyu araştırmaları bunun doğru olmadığını, McCain'in Beyaz Saray'dan daha da uzaklaştığını gösteriyor." Guardian ise "Doğru tercih yapmak" başlıklı başyazısında Cumhuriyetçilerin kendilerini zor durumda bulduklarından bahsetmiş. Gazeteye göre 11 Eylül saldırılarının üzerinden beş yıl geçtikten sonra önde gelen bazı Cumhuriyetçilerin yaklaşımı şuydu: "George Bush'un savaşçı muhafazakar imajı, önce partiye, 2008'de de ülkeye damgasını vuracak." "Ancak bu plan suya düştü" diyor Guardian ve ekliyor: "Cumhuriyetçilerin şimdi, çekirdek seçmenlerini ayaklandırmadan merkezdeki savaş karşıtı seçmene cazip gelebilecek bir adaya ihtiyaçları var. Bu da, onların standartlarına göre liberal olan en popüler iki aday John McCain ve Rudolph Guilani'nin lehine bir gelişme. "Cumhuriyetçi Parti içindeki gerginlik apaçık ortada. Cumhuriyetçiler, prensiplerinin mi yoksa Bayaz Saray'ın mı kendileri için daha önemli olduğu yolunda bir karar vermek zorunda kalacaklar. Görünen o ki en azından bu kez, hem prensiplerini koruyup hem de Beyaz Saray'da kalamazlar." 'Zapatero ayrılıkçılara teslim oldu' İspanya hükümeti, dün 114 gündür açlık grevi yapan ETA üyesi Inaki de Juana Chaos'u cezaevinden çıkarıp ev hapsine almıştı. Chaos'un bir yıl daha hapis yatması gerekiyordu. Guardian, İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero'nun ayrılıkçılara teslim olmakla suçlandığını aktarıyor. Times da başyazısında kararı eleştirmiş. Gazeteye göre Zapatero aldığı kararla, acımasız bir düşmanla boy ölçüşemeyeceğini kanıtladı. "İspanya hükümeti dört aydır, bir katilden kahraman yaratma riskini, adaletin en temel kuralını yerine getirerek dengelemeye çalıştı. Bu kural da katillerin cezalarını çekmeleri, ceza süreleri boyunca hapis yatmalarıdır. Dün alınan kararlaysa bu denge, suçlunun lehine bozuldu." Independent ise başyazısında farklı bir görüşü dile getirmiş. Gazete şu ana kadar yapılan tüm kamuoyu yoklamalarının, İspanyolların genelde barış istediklerini gösterdiğini belirtip ekliyor: "Bunun maliyeti, barış sürecine teröristleri katmak da olsa..." 'Emre'ye yönelik ikinci suçlamada kanıt yok' Dünkü basın özetimizde Times gazetesinin, Newcastle United'ın ve Türkiye milli futbol takımının oyuncularından Emre Belözoğlu'na yönelik yeni bir ırkçılık suçlamasını sayfalarına taşıdığını aktarmıştık. Times, Watford takımının Sierre Leone'li oyuncusu El Bangura'nın, suçlamalarla ilgili olarak kanıt sunduğunu bildirmişti. Guardian ise bunun doğru olmadığını belirtiyor: "El Bangura İngiltere Futbol Federasyonu'na gönderdiği yazılı açıklamasında, Emre'nin kendisine karşı ırkçı bir dille hitap ettiğini söyledi. Federasyon iddiayı soruşturuyor. Ancak Emre'nin bu iddiayla ilgili olarak resmen suçlanması için ortada kanıt yok gibi görünüyor." 'Emre'ye destek görülmemiş düzeyde' Newcastle United kulübünden dün yapılan, Emre'nin savunulduğu açıklama, bugün tüm İngiliz gazetelerinin spor sayfalarında yer alıyor. Times, Newcastle United yetkililerinin, medyanın yönlendirmesiyle Emre için adeta bir cadı avının başlatıldığını söylediklerini aktarmış. Gazete kulübün Emre'yi savunmak için mücadele ettiğini belirtiyor. Daily Telegraph'a göre Newcastle United Emre'ye görülmemiş düzeyde destek veriyor. Guardian ise haberinde, İngiltere Futbol Federasyonu'nun, Emre'ye önyargılı davranıldığı yönündeki suçlamaları reddettiğini aktarıyor. Gazetenin haberine bakılırsa federasyon, Disiplin Komitesi'nin Emre'nin de ifade vereceği toplantısının tarihini belirledi: "Futbol Federasyonu Disiplin Komitesi 19 Mart Pazartesi günü toplanacak. Komitenin Emre'nin, takımı Newcastle United'ın Aralık ayında Goodison Park Stadyumu'nda Everton'la oynadığı maçta rakip takımın siyah futbolcularından Joseph Yobo'ya ırkçı sözlerle hakaret edip etmediğini konusunda karar alması gerekiyor. "Newcastle United kulübü ise olayın 'adil olmayan ve yanlış bir şekilde' aktarılması yüzünden disiplin sürecinde haksız hüküm verilmesinden endişeli." | İlgili haberler 1 Mart 2007 Basın Özeti01 Mart, 2007 | Basın Özeti 28 Şubat 2007 Basın Özeti28 Şubat, 2007 | Basın Özeti 27 Şubat 2007 Basın Özeti27 Şubat, 2007 | Basın Özeti 26 Şubat 2007 Basın Özeti26 Şubat, 2007 | Basın Özeti 25 Şubat 2007 Basın Özeti25 Şubat, 2007 | Basın Özeti 23 Şubat 2007 Basın Özeti23 Şubat, 2007 | Basın Özeti 22 Şubat 2007 Basın Özeti22 Şubat, 2007 | Basın Özeti 21 Şubat 2007 Basın Özeti21 Şubat, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||