|
6 Nisan 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de siyasetin gündemi bugün bir kez daha Kuzey İrlanda barış sürecine çevriliyor.
Başbakan Tony Blair ve İrlanda Başbakanı Berti Ahern'ün, Kuzey İrlanda'da 2002 yılında lağvedilen güç paylaşımına dayanan yönetimi yeniden işler hale getirmek için bugün Meclis'in yeniden açılacağını duyurmaları bekleniyor. Böylece, Kuzey İrlanda'da siyasetçilerin yeni yönetimi oluşturmak için görüşmelere başlamasının da önü açılacak. Ancak bu süreç, İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu IRA'nın siyasi kanadı olarak görülen Sinn Fein'in eski üyelerinden Denis Donaldson'ın Salı günü ölü bulunmasının gölgesinde başlıyor. Donaldson, geçtiğimiz Aralık ayında 20 yıl boyunca İngiltere adına casusluk yaptığını açıklamıştı. Guardian gazetesi, konuyla ilgili yorum yazısında, barış sürecinin bir darbe aldığını belirtiyor ve IRA'nın bu cinayetle bir ilgisi olup olmadığının en önemli siyasî soru olduğunu belirtiyor. "Bu sorunun yanıtı, Kuzey İrlanda'nın geleceğinin ne olacağı sorusunun da yanıtı olacak. Eğer Donaldson cinayetiyle IRA'nın bir ilişkisi varsa, barış süreciyle ilgili umutlar da uzun süre rafa kalkacak. Bu şartlar altında Tony Blair ve Bertie Ahern'ün görüşmeleri sürdürmesi mümkün olmayacak." "Donaldson'ın öldürüldüğünün duyulmasından bir saat sonra IRA ve Sinn Fein liderleri yayınladıkları açıklamalarla bu cinayetle hiçbir ilgileri olmadığını kesin bir dille ifade ettiler. Tony Blair bu açıklamaları tatmin edici buldu ve planlarda bir değişiklik olmayacağını açıkladı." "Ancak bu tür cinayetler, İngiltere'ye bağlılıktan yana Protestan toplumunun en katı tutumlu oluşumu Demokratik Birlik Partisi lideri Ian Paisley'nin görüşmeleri geciktirmesi için uygun zemini hazırlıyor. Donaldson cinayetiyle ilgili soruşturma, IRA'nın ellerinin temiz olduğunu doğrulayana kadar şüpheler sürecek." Daily Telegraph ise Kuzey İrlanda Meclisi için hiçbir umut olmadığını ve Başbakan Tony Blair'in de artık bunu kabul etmesi gerektiğini savunuyor. Hükümetin IRA'ya gereğinden fazla taviz verdiğini yazan Daily Telegraph yazısını şöyle sürdürüyor: "Siyasî girişimlere ara vermek gerekiyor. Sinn Fein ve IRA bir kez daha sorumlu, yasalara bağlı bir hükümet kurmaya uygun olmadıklarını gösterdiler. Bundan böyle, Tony Blair için tek mantıklı politika, Kuzey İrlanda'da Meclis'in yakın gelecekte işler hale gelmesinin mümkün olmadığını kabul etmek ve utanç dolu bir taviz döneminin sonuna gelindiğinin işaretini vermek olacaktır." Independent gazetesinin bugünkü başyazısında konu Fransa'daki yeni çalışma yasası. Gazete, yeni yasanın iki temel noktada başarısız olduğunu belirtiyor. Bunlardan ilki, yasanın, protesto gösterileri düzenleyenler tarafından yeni küresel ekonominin sembolü olarak görülmesi. İkincisi ise, ekonomik reform ihtiyacının daha geniş kapsamlı olmasına rağmen, yeni yasanın toplumun sadece bir kesimini hedef alması. Independent'ın dikkat çektiği bu noktaların ayrıntıları özetle şöyle: "Yasa, Fransa'da gençler arasında yaygınlaşan sol siyasetle çatışma içinde. Bu modern sol görüş, daha içe dönük. Devletin 'yaşam boyu iş' sistemini korumasından yana. Küresel ekonomiye hizmet ettiğini düşündükleri bu yasayı istemiyor, 'İşsizliğe bir Fransız çözümü' talep ediyorlar. Eğer devletin verebildiği tek yanıt bu yasa ise, ortada ciddi bir sorun var demektir." "İkincisi temel sorun ise, Başbakan Dominique de Villepin'in bu yasayla toplumun genç kesimini hedef aldığının düşünülmesi. Değişim daha geniş çerçeveli olmalı. İşsizlik sorununun çözümü için sendikalardan, bankacılık sistemine, barınmadan, istihdama kadar her kademede düzenlemelere gidilmeli." Guardian gazetesi, İngiltere'nin silah satışı yaptığı ülkelerle ilgili hazırladığı haberde, hükümetin baskıcı rejimleri silahlandırmakla suçlandığını belirtiyor. Dışişleri Bakanlığı'nın silah ticaretiyle ilgili yayınladığı son verileri aktaran gazete, Silah Ticaretine Karşı Kampanya adlı kuruluşun kendileriyle temasa geçerek konuya dikkat çektiğini vurguluyor. Haberin ayrıntıları şöyle: "Resmî verilere göre Suudi Arabistan'a yapılan silah satışı geçen yıl yüzde 25 artarak, 25 milyon sterline ulaştı. Aynı dönemde İsrail'e yapılan silah satışı da bir önceki yıla oranla iki katına çıktı. Satılan silah ve malzemeler arasında zırhlı araçlar ve füze parçaları da bulunuyor." "İsrail'e yapılan satış 1999 yılından bu yana en yüksek seviyede. İngiltere ve İsrail arasındaki anlaşma uyarınca bu silahların sivillere karşı ya da işgal altındaki topraklarda kullanımı yasak. Ancak bu anlaşmanın ihlâl edildiğinin belirlenmesi ardından İsrail'e yapılan silah satışına 2002 yılından itibaren daha sıkı kontrol getirilmişti." "İngiltere, geçen yıl, büyük silahlı çatışmaların yaşandığı 17 ülkeden 14'üne silah satışı için ruhsat verdi. Silah Ticaretine Karşı Kampanya adlı kuruluşun yetkilileri, 'hükümet dünyanın baskıcı rejimlerini, insan hakları ihlalcilerini silahlandırmaktan vazgeçmeli" diyor." Times gazetesi, hafta sonunda İtalya'da yapılacak seçimleri değerlendirdiği haberinde, "Kır Saçlı Sıkıcı Adam" diye tanımladığı Romano Prodi'nin, "Makyajcı" diye tanımlanan Silvio Berlusconi'den Başbakanlığı alacağını yazıyor. Prodi için "Herhangi bir karizmaya sahip değil. Ama bu sıkıcılığı elindeki en önemli güç olabilir" yorumunu yapan Times yazısını şöyle sürdürüyor: "Prodi, canlı, ateşli, kanı kaynayan Berlusconi'nin 'anti-tezi' olarak giriyor seçimlere. Bu taktik şimdilik işe yaramış görünüyor. Kamuoyu yoklamalarına göre Prodi beş puan önde. Herşeye rağmen, İtalya'da iktidarı yeniden solculara vermesi beklenen neden, Prodi'ye olan ilgi ve eğilimden çok, halkın Berlusconi'nin siyasetine karşı gözünün açılmış olması." Daily Telegraph gazetesi, Rusya’da kısa süre içinde uygulamaya girmesi beklenen yeni bir havaalanı güvenlik sistemini duyuruyor okurlarına. Gazeteye göre ilk olarak Moskova'nın Domodedovo Havaalanı'nda kullanılacak olan sistem bir tür 'yalan makinası'. Gazete yeni sistemi şöyle anlatıyor: "Bu yalan makinası casus filmlerinde gördüklerinize benzemiyor elbette. Elektronik sistem, yolcuların seslerini analiz ederek, yalan söyleyip söylemediklerini belirliyor. Bir İsrail şirketi tarafından geliştirilen sistem, sorulan sorulara verilen yanıtların hafızanın mı yoksa hayal gücünün mü ürünü olduğunu da belirleyebiliyor." "Yalan makinası yolcuya dört soru yöneltiyor. İlk soru, tam kimliği, ikincisi Sovyet türü bir açıklıkla, daha önce yetkililere yalan söyleyip söylemediği. Ardından da silah ya da uyuşturucu taşıyıp taşımadığı soruluyor. Yüzde 98'e ulaşan doğruluk payı olan makinanın sınavından geçemeyen yolcuları ise, Rusya istihbarat görevlileri ve onların soruları bekliyor." Guardian gazetesinin internet sitesi 'Dünya Edebiyatı Turu' köşesi için bu ay Türkiye'yi seçtiğini duyuruyor okurlarına Gazetenin internet sitesinde her ay, okurlar tarafından belirlenen bir ülke ve o ülkenin edebiyatı, yazarları, kitapları ele alınıyor. Guardian okurları arasında yapılan oylama ardından bugün duyurulan sonuçlara göre, 'Dünya Edebiyat Turu' adlı köşenin Nisan ayı galibi Türkiye oldu. Gazete, Türkiye'deki yargı süreci nedeniyle adı gündeme gelen Orhan Pamuk'un pekçok kişi tarafından tanındığını hatırlatıyor ve okurlarına soruyor: "Peki başka hangi Türk yazarları okumalıyız?" Haber gazetenin internet sitesinde bugün yayınlandı ama daha şimdiden pekçok mesaj ve Nazım Hikmet'ten, Aziz Nesin'e, Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Elif Şafak'a, Latife Tekin'den Feridun Zaimoğlu'na kadar pekçok yazarın ismi okuyucular tarafından tavsiye edilmiş durumda. | İlgili haberler 5 Nisan 2006 Basın Özeti05 Nisan, 2006 | Basın Özeti 4 Nisan 2006 Basın Özeti04 Nisan, 2006 | Basın Özeti 3 Nisan 2006 Basın Özeti03 Nisan, 2006 | Basın Özeti 2 Nisan 2006 Basın Özeti02 Nisan, 2006 | Basın Özeti 31 Mart 2006 Basın Özeti31 Mart, 2006 | Basın Özeti 30 Mart 2006 Basın Özeti30 Mart, 2006 | Basın Özeti 29 Mart 2006 Basın Özeti29 Mart, 2006 | Basın Özeti 28 Mart 2006 Basın Özeti28 Mart, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||