|
5 Şubat 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İşçi Partili bir milletvekilinin cezaevinde bulunan bir seçmeniyle yaptığı görüşmenin polis tarafından dinlenip kaydedilmesiyle başlayan skandal genişliyor.
Times gazetesinin manşetinden duyurduğu habere göre, bir başka cezaevinde bu kez bir avukatın müvekilliyle yaptığı görüşme yine polis tarafından kayda alınmış. Times'ın görüştüğü avukatlar ve güvenlik uzmanları, son olayın tutuklu ve hükümlülerin görüşmelerinin kaydedilmesinin yaygın bir uygulama olduğu şüphesini doğruladığı görüşünde. Habere göre, avukatın müvekiliyle görüşmesinin dinlenip kaydedilmesi, savunma hakkının ihlal edilmesi anlamına geliyor ve bazı hukukçulara göre açılan davaların düşmesine de yol açabilir. İşçi Partili milletvekili Sadık Han'ın, seçim bölgesinden bir tutuklu olan Babar Ahmed'le yaptığı görüşmenin dinlenmesine ilişkin iddialar hakkında hükümet soruşturma başlattı. Guardian gazetesinde yer alan haber ise, görüşmelerin Londra Emniyet Müdürlüğü terörle mücadele şubesinin istemi üzerine dinlendiğine işaret ediyor. Görüşmenin içeriği de haberdeki ayrıntılar arasında. ''Babar Ahmed'in avukatı, görüşmede müvekkilinin gözaltına alındığı sırada kendisine kötü muamelede bulundukları gerekçesiyle polis hakkında dava açma planının tartışıldığını aktardı.'' ''2003 yılının Aralık ayında gözaltına alınan Babar Ahmed, altı gün sonra serbest bırakılmış, ancak kendisine kötü davranıldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştu.'' ''Polisin kendisini tekmelediğini ve yumrukladığını öne süren Ahmed, bir polisin kendisine 'Tanrın nerede şimdi' diye sorduğunu da aktarıyor.'' ''Babar Ahmed, Çeçenistan ve Afganistan'daki, gazetenin ifadesiyle teröristler için internet siteleri hazırladığı gerekçesiyle 2004 yılında bu kez Amerika Birleşik Devletleri'nin iade istemi üzerine ikinci kez tutuklanmıştı, halen cezaevinde.'' 'Dünyanın çöplüğü' Independent gazetesinin manşetindeki haberde ise, bir çevre felaketi uyarısı var. Haberin başlığı ''dünyanın çöplüğü''. ''Büyük Okyanus, dökülen çöplerle plastik bir çorbaya dönmüş durumda. Amerikalı okyanus bilimcisi Charles Moore'a göre, Kaliforniya kıyılarından Japonya'ya uzanan okyanus alanında yaklaşık 100 milyon ton civarında atık var.'' ''Çöplerin okyanusta kapladığı alan ise, Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzölçümünün yaklaşık iki katı. Bilimadamlarına göre, eğer önlem alınmazsa, gelecek 10 yıl içinde okyanusta çöple kaplı alan 2 katına çıkabilir.'' ABD'de kıran kırana yarış ABD'de bugün 24 eyalette yapılacak ön seçimlere ilişkin ayrıntılar da gazetelerde geniş yer bulan konulardan. Guardian, aktör Robert de Niro'nun demokrat partinin aday adayı Barak Obama'yla kürsüde yan yana fotoğrafı eşliğinde, demokrat cephede Hillary Clinton'la Obama arasındaki yarışın kıran kırana geçmekte olduğunu aktarıyor. Guardian'a göre, cumhuriyetçiler cephesinde ise, Arizona Senatörü John McCain, bugün yapılacak ön seçim sonunda adaylığını kesinleştirme arayışında. Times gazetesi ise birinci sayfasından Hillary Clinton'un dün de seçmenlerine seslenirken, bir kaç damla gözyaşı dökmesini son saatlerine girilen yarışın üzerinde yarattığı baskıya bağlıyor. Times'ın iç sayfalarındaki bir başka haberde de, Amerika'daki siyahların, kendilerinden biri olarak gördükleri eski başkan Bill Clinton ve eşi Hillary Clinton'la, Amerika'nın ilk siyah başkanı olmak isteyen Barack Obama arasında bölündükleri; New York'un siyahların yaşadığı Harlem bölgesinden ayrıntılarla aktarıyor. 'Ne kadar acı da olsa bağımsızlığı kabul etmeli' Bu sabah gazetelerde, Sırbistan'da dün yapılan seçimleri Batı yanlısı olarak bilinen cumhurbaşkanı Boris Tadiç'in kazanmış olmasına ilişkin yorumlar, ağırlıklı olarak, Kosova'nın olası bağımsızlığı üzerine odaklanmış durumda. Daily Telegraph başyazılarından birini ayırdığı Kosova konusunda, çözüm önerilerini şöyle yorumluyor: ''Her iki aday da, Kosova'nın bağımsızlığına karşı çıkacaklarını söylüyordu seçim kampanyası boyunca. Gerçekte ikisi de, bunu durdurabilmek için yapabilecekleri bir şey olmadığının farkında. Mesele, nasıl tepki gösterecekleri.'' ''Burada sorunu karmaşıklaştıran başbakan Vojislav Koştunitsa'nın Kosova'nın bağımsızlığını destekleyen Avrupa Birliği'yle işbirliği anlaşması imzalamaya karşı çıkması.'' ''Ancak Tadiç'in zaferi Koştunitsa'nın elini zayıflattı, Koştunitsa'nın inatçı milliyetçiliği de başbakanlığı kaybetmesine neden olabilir. Ancak, Orta Avrupa'nın diğer ülkeleri gibi yüzünü Batı'ya dönmek; ne kadar acı olursa olsun, Orta Çağ döneminde ülkenin can damarı olan toprakları kaybetmeyi kabul etmek, Sırplar için ileriye doğru gitmenin bir yolu olabilir.'' Aynı konuyu başyazısında işleyen Financial Times da, seçim sonucunu; ''Sırpların büyük bölümünün Kosova'nın bağımsızlığına karşı olmalarına karşın; tercihlerini Avrupa'dan yana koymaları'' olarak yorumluyor. Avrupa Birliği'nin Belgrad'la bu hafta bazı siyasi işbirliği anlaşmalarını imzalayacağını hatırlatan Financial Times şöyle devam ediyor: ''Brüksel'in istediği Tadiç'in zaferiydi, bu oldu. Avrupa Birliği, Belgrad'ın ne kadar uzun bir mesafe katettiğini takdir etmeli. Hollanda'nın savaş suçu zanlısı Ratko Mladiç'in yakalanmamış olması nedeniyle engellediği istikrar ve işbirliği paktı derhal imzalanmalı.'' ''Mladiç, Sırbistan Avrupa Birliği'ne üye olmayı umut etmeye başlamadan yakalanmalı. Kosova'nın bağımsızlığının da tanınması gerekecek. Ama bunların hepsi zaman alacak. Brüksel de zaman kazanma konusunda yardımcı olmalı.'' Hamilton'a ırkçı saldırı Formula 1'in genç yıldızlarından, İngiliz sürücü Lewis Hamilton'ın Barcelona'da Catalunya pistindeki deneme sürüşü sırasında hedef olduğu ırkçı eylem bu sabah İngiltere gazetelerinde yer alan ortak konulardan. Independent'in haberine göre, McLaren Mercedes sürücüsü, deneme sürüşü için piste çıktığı sırada, koyu renk, kıvırcık saç izlenimi veren peruk takan, yüzlerini siyaha boyamış olan bir grup; üzerlerine ''Hamilton ailesi'' yazdıkları t-shirtleri giyip, izleyici koltuklarında ırkçı sloganlar atmış. Formula 1 yönetimi olayla ilgili soruşturma başlatırken, Independent gazetesi İngiliz hükümetinin de devreye girmesiyle eylemin diplomatik bir soruna dönüştüğüne dikkat çekiyor. İspanya'da spor karşılaşmalarına ırkçılığın ciddi bir sorun halini aldığını aktaran Independent gazetesinin spor yazarı James Lawton da, sert yaptırım çağrısında bulunuyor: ''Motor yarışları, mali avantajlarını doğru adım atma güdüsünün üstünde tutar. Bu olay, çirkin bir sorunu nasıl ele aldıkları konusunda önemli bir sınav olacaktır. Irkçılardan hesap sormak ve hastalıklı eylemlerini yeniden gerçekleştirmeyi engellemek için gereken neyse yapılmalıdır.'' | İlgili haberler 4 Şubat 2008 Basın Özeti04 Şubat, 2008 | Basın Özeti 3 Şubat 2008 Basın Özeti03 Şubat, 2008 | Basın Özeti 31 Ocak 2008 Basın Özeti31 Ocak, 2008 | Basın Özeti 30 Ocak 2008 Basın Özeti30 Ocak, 2008 | Basın Özeti 29 Ocak 2008 Basın Özeti29 Ocak, 2008 | Basın Özeti 28 Ocak 2008 Basın Özeti28 Ocak, 2008 | Basın Özeti 27 Ocak 2008 Basın Özeti27 Ocak, 2008 | Basın Özeti 25 Ocak 2008 Basın Özeti25 Ocak, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||