|
4 Şubat 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Guardian'ın, manşetinden duyurduğu habere göre, hükümet, gazetenin ifadesiyle ''terörden söz ederken, müslümanları rahatsız etmekten kaçınmak için kullanılacak ifadelere'' ilişkin bir kılavuz hazırladı.
Hükümetin sözde ''terörle savaş'' gibi saldırgan söylemlerin terkedilmesi kararının bir yansıması olan bu adımla, kamu çalışanlarına İslamcı aşırılık ya da cihad, köktendincilik gibi ifadeleri kullanmamaları uyarısında bulunuldu. İslamla terörizm arasında açık bir bağlantı bulunduğu imasından kaçınmak için, şiddet içeren aşırılık ve cani suçlular ya da haydutlar gibi ifadeler kullanılacak. Guardian'a göre, İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan kılavuz, terörle mücadele faaliyetleri yürüten birimleri, değerler mücadelesi ya da fikirler savaşı gibi söylemlerin, genelde uygarlıklar ya da kültürler arası savaş gibi algılandığı konusunda da uyarıyor. Bunun yerine ortak değerler fikrinden söz etmenin daha etkin olduğunun altını çiziyor. Milletvekilinin görüşmesi dinlendi mi? Guardian'ın yine birinci sayfasındaki haber, bir milletvekilinin cezaevinde bulunan seçim bölgesinden terör zanlısı bir kişiyle görüşmesinin polis tarafından dinlendiği iddialarının hükümeti sıkıntıya soktuğuna işaret ediyor. İşçi Partisi'nin müslüman milletvekillerinden Sadık Han, arkadaşı, aynı zamanda da seçim bölgesinden Babar Ahmet'i cezaevinde iki kez ziyaret etmiş. İddialara göre, bu görüşmeler de, masa altına yerleştirilen bir dinleme cihazıyla kayda alınmış. Amerika Birleşik Devletleri, Babar Ahmet'in İngiltere tarafından kendisine gönderilmesini istiyor. İngiliz hükümeti, iddialarla ilgili soruşturma başlattı. 1966 yılında, dönemin başbakanı Harold Wilson, kendi adıyla anılan doktrin çerçevesinde, iç istihbarat servisi MI5'in milletvekillerini dinlemeyeceği güvencesi vermişti. Ardından gelen başbakanlar da, son dönemde fikir değiştirmeleri baskısı altında olsalar da, bu doktrine bağlılıklarını yinelemişlerdi. İşçi Partisi milletvekilinin yakın çevresi, polisin Babar Ahmet'in görüşmelerini dinlemeye izin veren bir yetki çerçevesinde milletvekilinin de, istemeden de olsa dinlendiği savının geçerli olmadığı inancında. Değişim mi devamlılık mı? Times'ın yorum sayfalarında Amerikan başkanlık seçimlerine ilişkin bir değerlendirme dikkat çekiyor. Aslında dünyanın en güçlü insanlarından biri olması gereken George Bush'un bu yıl ortalıklarda görünmediğine dikkat çeken Tim Hames, uzun süredir ilk kez seçim kampanyasının görevdeki başkanın gölgesi olmadan sürmekte olduğunu aktarıyor. ''Demokratlar, yaptığı her şeyi reddedip, Bush'un oval ofisten ayrılmasından sonra toptan bir değişim vaadinde bulunuyor. Cumhuriyetçiler ise, kendisini ya da yönetimi savunmak için zahmet etmiyor.'' ''Ama sonuçta bu seçimlere ilişkin söylem, değişim üzerine odaklanırken Başkan Bush, seçimden devamlılığın çıkacağına inanmak için her türlü gerekçeye sahip.'' Bush'un en önemli ekonomi politikasının büyük vergi kesintileri olduğunu vurgulayan Tim Hames, aday adaylarının 2010 yılında süresi dolacak bu kesintilerin farklı biçimlerde de olsa devam edeceği vaadinde bulunduklarını belirtiyor ve şöyle devam ediyor: ''Ulusal güvenlik harcamaları sürecek. Dış politikada ise, ne Hillary Clinton ne de Barack Obama, Irak'ı terkedecektir. Terörle savaşa da yeni bir biçim vereceklerdir ama vazgeçmeye cüret edemeyeceklerdir.'' 'Namus suçları utancı' ''Namus gerekçesiyle işlenen suçlar, utançtan başka bir şey getirmiyor'' diyor Daily Telegraph başyazısında. Alanında yetkin bir düşünce kuruluşu olan Sosyal Uyum Merkezi'nin hazırladığı rapor, İngiltere'de her ay bir kadının namus cinayeti kurbanı olduğunu ortaya koyuyor. ''Ancak namus cinayetleri yalnızca müslüman topluluklarında işlenmiyor. Hindu ve Sih toplumlarında da, namus adına işlenen cinayetler, zorla evlendirme ve dini gerekçelerle dayak olayları yaşanıyor.'' ''Ancak İslami gelenekçiler, bu konuda baş suçlu. İngiltere Şeriat Konseyi, zorla evlendirmeyi basının abartması olarak niteliyor.'' Raporun ''evlerinde yaşadıkları şiddetten kaçan kadınlar; yine göçmen olan polis, belediye yetkilileri ya da kamu görevlileri tarafından evlerine geri götürülmektedir'' saptamasını aktaran Daily Telegraph, şöyle devam ediyor: ''Kapalı toplumlarda namus gerekçesiyle işlenen suçlar, güvenlik güçleri için yılgınlık derecesinde bir sorun oluşturmaktadır, ama mücadele edilmelidir.'' ''Çalışma, politikacıların da, bu kadınlar yabancı bir kültürden geldikleri gerekçesiyle namus gerekçesiyle işlenen suçlara göz yumduklarını ortaya koyuyor. Böyle bir tavır ise ırkçılıktır.'' Sarkozy'den beklenti Times'ın manşetinde haftasonu gizli bir nikah töreniyle evlenen Fransa Cumhurbaşkanı Nikolas Sarkozy'yle yeni eşi Carla Bruni'nin bir kafede fotoğrafları var. Romantik serüvenin ardından yeniden evlilik hayatına döndüğü belirtilen Sarkozy'den, kamuoyunun beklentisinin seçmenlerin gönlünü yeniden çelmesi olduğuna dikkat çekiliyor haberde. Rüzgar enerjisi tehlikede Times'ta Sarkozy çiftine ilişkin fotoğraflı haberin altında yer alan bir başka haber ise, İngiltere'de yenilenebilir enerjiyi yaygınlaştırma planlarına savunma bakanlığından muhalefet geldiğine dikkat çekiyor. ''İngiltere'nin enerji gereksiniminin üçte birini rüzgar enerjisinden elde etmeyi hedefleyen iddialı planları tehlikeye girdi. Çünkü, askeri yetkililer, kıyılara yerleştirilmesi planlanan rüzgar tirbünlerinin radarların faaliyetlerini engellediği görüşünde.'' ''Savunma bakanlığı, özellikle ülkenin doğu kıyısında kurulacak dört rüzgar tirbünü tesisinin inşaasına, uçakların saptanmasını engelleyeceği gerekçesiyle son dakikada karşı çıktı.'' | İlgili haberler 3 Şubat 2008 Basın Özeti03 Şubat, 2008 | Basın Özeti 31 Ocak 2008 Basın Özeti31 Ocak, 2008 | Basın Özeti 30 Ocak 2008 Basın Özeti30 Ocak, 2008 | Basın Özeti 29 Ocak 2008 Basın Özeti29 Ocak, 2008 | Basın Özeti 28 Ocak 2008 Basın Özeti28 Ocak, 2008 | Basın Özeti 27 Ocak 2008 Basın Özeti27 Ocak, 2008 | Basın Özeti 25 Ocak 2008 Basın Özeti25 Ocak, 2008 | Basın Özeti 24 Ocak 2008 Basın Özeti24 Ocak, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||