|
27 Ocak 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Gazze'deki ablukadan bunalan yüzbinlerce Filistinli'nin, militanların yıktığı sınır bariyerlerini aşarak geçen hafta boyunca Mısır'a akın etmesi, İngiliz pazar gazetelerinde geniş yer buluyor.
Filistinlilerden çoğu sınırı gıda, ilaç, sigara ve benzin gibi temel gereksinimlerini karşılamak üzere geçmişti - ama Sunday Telegraph gazetesi bir başka amaçla geçen çiftlerin öyküsünü anlatıyor. Gazeteye göre 33 yaşındaki İmran Labbad, bundan iki yıl önce Kahire'de genç bir Filistinli mülteciye, Hiba'ya aşık olmuştu. Hiba'nın babasından evlenme izni alan İmran düğün hazırlıklarını yapmak üzere Gazze'ye döndü. Ancak Filistinli militanlar bir İsrail askerini kaçırınca, Refah sınır kapısı kapatıldı ve düğün planları da süresiz ertelendi. Ta ki geçen hafta sınır zorla açılıncaya dek... 25 yaşındaki Hiba soluğu Gazze'de aldı; çift iki haftaya kadar evleniyor. Sunday Telegraph gazetesi pekçok gencin daha benzer kavuşmalar yaşadığını, Cuma gecesi Gazze sokaklarının düğün kutlamalarından geçilmediğini yazıyor. Harita ebediyyen değişti Observer gazetesinde yer alan bir haberin başlığıysa "Gazze'de yıkılan duvar, Orta Doğu'nun haritasını ebediyyen değiştirdi." Gazetenin bölgedeki muhabiri yalnızca sınırdaki duvarların değil, kafalardaki duvarların da yıkıldığını, ilk birkaç günde olayı "tatil" gibi algılayan Gazzelilerin artık açık sınırı "hak" olarak görmeye başladığını yazıyor. Ancak Observer muhabiri, sınır açık kalsa bile bunun Gazze'nin yıllardır tırmanan ekonomik sorunlarına çare olmayacağını, hatta içerde harcanacak para dışarı gittiği için işsizliği daha da körükleyeceğini belirtiyor. Mısır'ın, İsrail'in kapılarını kapattığı gündelik işçilerin tümüne iş imkanı sağlamasının olanaksız olduğunu vurgulayan muhabire göre, Mısır'daki siyasi iradenin yardımıyla iş bulunsa da yevmiyeler İsrail'inkinden kat kat düşük olacaktır. 'İsrail'in planı' Aynı sayfadaki bir yorum yazısındaysa, yazar ve siyasi yorumcu Ahdaf Soueif olaylar başlamadan bir gün önce kendisine gelen bir mektuptan bahsediyor. Özetle aktaralım: "Yıllardır Gazze'deki Toplum Akıl Sağlığı Programı'nın yöneticisi olan doktor İyad Sarrac, geçen Salı günü gönderdiği bir mektupta İsrail politikasının amacının Mısır'ı Refah sınır kapısını açmaya zorlamak olduğu uyarısında bulunuyordu. "Doktora göre İsrail bundan böyle Gazze sınırını kapatacak, Gazze Şeridi'ni diğer Filistin toprağı Batı Şeria'dan ayıracak ve barış önerilerini yırtıp, büyük göçün başlamasını bekleyecekti. "Mısır hükümetiyse bir ikilemle karşı karşıya: Filistinlilerin sınırı diledikleri gibi gelip geçmesine izin verirse, İsrail ve ABD tarafından sınır anlaşmalarını ihlal etmekle suçlanacak. "İsrail aynı zamanda yıkılan duvardan faydalanarak Gazze'den tekyanlı çekilme siyasetinin son adımlarını atabilir; böylece bölgenin Batı Şeria'dan siyaseten ayrılmasının suçunu Mısır'a yükleyebilir. "Ama öte yandan da Mısır, Filistinlileri sınırın gerisine çekilmeye zorlar ve duvarı yeniden inşa ederse, bu da çok çirkin görünecektir. "Mübarek hükümeti ABD'yle özel ilişkisinin ve bu ilişkiyle gelen milyarlarca doların devamını istiyor. "Ama Suudi Arabistan'ın son zamanlarda yaptığı gibi devreye girerek sağladığı anlaşmalar, Mısır'ın "barışın baş ortağı" konumunu zedeliyor. Bu yüzden de Mısır yönetimi, ABD'yi memnun etme çabalarını ikiye katlamış durumda." Ahdaf Soueif yazısının sonunda Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in bölgeyi barışa doğru götürmesinin tek yolunun, Hamas'la görüşmek ve Mahmud Abbas liderliğindeki Filistin yönetimini de Gazze ve Batı Şeria'nın siyaseten yeniden birleşmesine ikna etmek olduğunu savunuyor. Sarkozy öfkeli İngiliz pazar gazetelerinin yoğun ilgi gösterdiği bir diğer konuysa Fransa'da milyarlarca dolarlık gizli işlem yaparak ülkenin ikinci büyük bankasını batırma aşamasına getiren bankacı. Sunday Telegraph'a göre Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy olayı dört gün geç öğrendiği için öfkeden küplere binmiş durumda. Societe Generale bankası olayın boyutlarını öğrenir öğrenmez Fransa Merkez Bankası Başkanı Christian Noyer'yi haberdar etmişti. Gazete Noyer'nin durumu derhal hükümete bildirmediği için bu hafta bir meclis komisyonunda sorguya çekileceğini ve belki de istifasının isteneceğini yazıyor. Gazeteye göre eğer Fransa hükümeti durumu öğrenseydi, ABD Merkez Bankası'na haber vermeyi düşünebilirdi. Bankanın üç gün boyunca habersiz alınmış hisseleri elinden çıkarmasının, zaten düşmekte olan Avrupa borsalarında daha da paniğe yol açtığı ve bunun sonucunda da Amerikan Merkez Bankası'nın son 20 yıldır görülmedik, 0,75 puanlık bir faiz indirimi yaptığı öne sürülüyor. Ancak Independent gazetesinin konuştuğu bazı iktisatçılara göre 31 yaşındaki bankacı Jerome Kerviel, böyle bir faiz indirimine yol açarak dünya ekonomisine en büyük iyiliği yapmış da olabilir. Deutsche Bank Menkul Kıymetler'in eski genel müdürü Ed Yardeni, paniğe kapılan Washington'un faiz hadlerini daha durgunluğun tam işaretleri görülmeden indirmekle, ekonomiye büyük moral verdiğini savunuyor. Kerviel'in sırrı Bankanın parlak isimlerinden biri olarak görülmeyen Kerviel'in, Societe Generale'in aktif değerini epeyce aşan 50 milyar euroluk işlemleri kimse farkına varmadan nasıl yaptığı ve bankayı 4,9 milyar euroya nasıl soktuğuna gelince... Independent'a göre Kerviel geçen yıl boyunca geceleri geç saatte gizlice riskli alımlar yapıyordu. Piyasaların düşeceği tahmininde bulunan Kerviel, tahmini doğru çıkınca patronlarına açıklayamayacağı miktarda kar etti. Bunun üzerine Independent'ın ifadesşyle "parayı çalıp kaçmayı düşüneceğine" bu kez zarar ederek, bu karı eritmeye çalıştı -- ama bu sırada piyasalar hızla düşünce 1,4 milyar euro zarar etti. Kalan zararsa bankanın durumu öğrenmesi ve Kerviel'in aldığı hisseleri üç gün içinde sessizce elden çıkarmaya çalışması sırasında meydana geldi. Bazı çevreler, Societe Generale'i konut piyasası krizinden kaynaklanan kendi zararlarını da bu büyük zarar bilançosuna sokmakla suçluyor. Societe Generale Genel Müdürü Daniel Bouton ise Avrupa'daki piyasalarda krize yol açtıkları iddialarını da, diğer zararları için Jerome Kerviel'i günah keçisi olarak kullandıkları suçlamasını da saçmalık diye niteliyor. Ve soruyor: "Böyle birşey yapmış olsak, mali denetçiler farkına varmaz mı sanıyorsunuz?" | İlgili haberler 25 Ocak 2008 Basın Özeti25 Ocak, 2008 | Basın Özeti 24 Ocak 2008 Basın Özeti24 Ocak, 2008 | Basın Özeti 23 Ocak 2008 Basın Özeti23 Ocak, 2008 | Basın Özeti 22 Ocak 2008 Basın Özeti22 Ocak, 2008 | Basın Özeti 21 Ocak 2008 Basın Özeti21 Ocak, 2008 | Basın Özeti 20 Ocak 2008 Basın Özeti20 Ocak, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||