|
30 Ocak 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
IMF'nin 2008 için büyüme tahminlerini aşağı çektiği, İngiltere'de Avrupa'nın en büyük ekonomilerinin liderlerinin buluştuğu bir günün ardından, ekonominin seyri tüm gazetelerde çeşitli yönleriyle tartışılıyor.
Konut sektöründeki sorunların İngiltere'ye de sıçraması kaygıları bunların başında geliyor. Guardian, İngiltere'de Mali Hizmetler İdaresi'nin ekonomide yavaşlama durumunda 1 milyon kişinin evlerinin ipoteklerini ödeyemeyeceği uyarısını manşetine taşımış: "2005 ila 2007 arasında alınan altı milyon konut kredisinin üçte birinden fazlası risklere açık bulunuyor. Bunların bir milyonu aşkın kısmı ise özelikle kaygı verici görülüyor. Mali Hizmetler İdaresi'nin uyarısı, emlak eksperlerinin bu yıl her gün 123 eve el konacağı uyarısını takip ediyor." Financial Times, perakende satışların da 2006 Kasım'ından bu yana en fazla gerilemeyi kaydettiğini, bankacılık sektörünü ise 1990'ların başından beri en zor dönemin beklediğini söylüyor. İngiltere hükümetinin bir olumsuzluğa karşı bankaların mudileri için tazminat fonları oluşturması önerisini sektörle değerlendireceğini de ekliyor. Peki, sorunlar karşısında başka neler yapılmalı? IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn gazetedeki makalesinde, 'belli noktalara hedeflenmiş mali destekler'den söz ediyor. "İlk savunma hattını yine para politikası oluşturuyor. Büyüme yavaşlar ve enflasyon kontrol altında kalırsa faizleri düşürme imkânı da var demektir. Ama para politikaları yetmeyebilir. "Neden mi? İki temel nedenden... İlk olarak para politikalarının etki yansıtma mekanizmaları zarar gördü. Faizler azaltılsa da bu yatırım ve tüketimi eskiden olduğu kadar hızla canlandırmayabilir. İkincisi de bir yavaşlama gerçekten hâkim olursa, bunu silkeleyip atmak kolay olmayabilir. "Zamanında ve hedefe yönelik mali teşvikler kritik bir aşamada talepleri artırmayı sağlayabilir. Tabii bu geçici bir dönem için olacaktır... Orta vadeli mali siyasetlerin amacı bir anlamda yağmurlu günler için tasarruf etmek idiyse; işte şimdi yağmur yağıyor..." IMF başkanı; "Bütçeleri veya enflasyonları itibariyle hareket imkânı yaratabilecek durumdaki ülkeler şimdi, çabucak uygulanabilecek mali teşvik paketleri hazırlamalı." diye ifade ediyor görüşlerini... Financial Times, Fransız Bankası Societe Generale'in de tarihin en büyük iç dolandırıcılık olayı olarak nitelenen skandalı araştırmak üzere bağımsız denetçileri davet edeceğini de manşetinden duyurmuş bugün. Bush'un konuşması ABD Başkanı George Bush'un dünkü Ulusa Sesleniş konuşması geçmiş yıllara göre çok daha az ilgi görmüş. Financial Times, “uzun bir başkanlığın sonunda ortada gösterecek pek fazla bir şey yok; Bush'un son konuşması itibarını kurtarmak için bir mucize gerekeceğinin kabulüydü. Son bir yılı bir şey yapmadan geçirmekse buna yetmeyecektir” diye yazmış. Independent da "bu konuşmada şan şeref değil, sadece sonun başlangıcı vardı" demiş. Dikkatin Bush'tan çok, bir sonraki başkanı seçeceklerine inana Demokratların adaylarına odaklandığını kaydetmiş. Daily Telegraph'ın yaklaşımı biraz daha olumlu: "Bir yıl evvel Bush'un dış politikasının en önemli alanı olan Irak'ta başarısız olup, ekonomide olumlu bir tabloyla görevden ayrılacağı düşünülüyordu. Ancak durum tam aksi oldu. Bush yönetiminin Kongre tatile girmeden altı ay vakti var. Son günlerinde yapılanlar ise arkadan gelecekler için hala önemli sonuçlar yaratabilir." Florida'daki ön seçim de gazetelerde dikkatle izleniyor. Daily Telegraph erken baskısında, şimdiye kadar hemen tüm enerjisini bu eyalete odaklayan eski New York belediye başkanı Rudolph Giuliani'nin burada başarılı olamazsa havlu atabileceğine dikkat çekiyor. "Kampanyası ivme kaybeden Giuliani, Florida’yı alamazsa yarışa veda edebileceğinin işaretini verdi. 'Florida'yı kazanan adaylığı da kazanır' dedi. 'Çarşamba sabahı bir karara varacağım' diye ekledi. " Yarışın kızışması McCain ve Mitt Romney kampları arasında da şiddeti gitgide artan atışmalar yaşanmasına yol açtı. Kampanya merkezleri telefonlara sarılır, negatif radyo reklâmlarına başvururken; adaylar birbirlerini muhafazakâr Cumhuriyetçiler için küfür niteliğindeki 'liberal' sıfatıyla andılar." Florida’da dün Demokratlar da oy kullandı ancak Florida merkezin itirazlarına rağmen seçim tarihini öne çektiği için kullanılan oylar ulusal kurultaya yansımayacak. Guardian, Clinton kampının oyların kabul edilmemesi kararını geri aldırmaya çalışacağını kaydediyor. Gazete "toplam 4 bin 49 delegenin katılacağı ulusal kurultayda Florida ve benzer durumdaki Michigan'ın 313 oyu hayati olacaktır" diyor. Toplumsal devrim mi? Türkiye'de başörtüsü ile üniversitelere girilebilmesine yönelik anayasa değişikliği teklifi konusunda gazeteler genellikle temel unsurları içeren ajans haberleri ile yetinmiş. Financial Times muhabiri Vincent Boland ise başörtüsünün sokaklarda gitgide daha sık görüldüğü gözlemine yer verdiği yazısında gelişmeleri şöyle ifade ediyor: "Değişiklikler Türkiye’nin devlet üniversitelerinde bir toplumsal devrimin habercisi olabilir. Başörtüsü ve diğer İslami kılıklar 1980 darbesinden bu yana yasak. Hükümet, yasağın din temelli ayrımcılık yaptığını öne sürüyor ve uzun zamandır bunu 'hak ve özgürlükler' adı altında değiştirmek istiyordu. Ancak din ve devlet ayrımı ve ibadet ve tezahürlerinin sıkıca denetlenmesini öngören ideolojiyle beslenmiş Türkiye’nin cumhuriyetçi yerleşik yapıları bu adıma şiddetle karşı çıkıyor." Boland, günler sürmesi beklenen tartışmalar ardından değişikliklerin onaylanacağını da ekliyor. Kenya için liderlere çağrı Kenya'da süregiden şiddet karşısında liderlere görev düştüğü çağrıları yapılıyor. Guardian golf sopaları, taşlar ve palalarla Kenya'da komşu komşuya saldırıyor diyor manşetinde... Financial Times'a göre şiddetin iyice tırmanmasını önlemek için fazla vakit kalmadı. "Halkın etnik ve kültürel farklılıklarını yansıtan ordunun parçalanması halinde iç savaşla karşı karşıya kalınacak. Cumhurbaşkanı Kibaki ve muhalefet lideri Odinga'nın tek şansı iktidarı paylaşacakları bir hükümet kurmak." Times ise "Dünya Kenya'yı felaketten korumak için şimdi harekete geçmeli" diye yazmış: "Eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan, şimdiye kadar çağrılarında nadiren bu kadar açık, samimi ve ızdırap içindeydi. Şiddetin sona ermesi için Kenya liderlerinin liderlik etmesi, hemen harekete geçmesi gerek dedi. "Annan'ın uyarıları Kenyalı liderlere olduğu kadar dış dünyaya da yönelikti. Şimdiye dek kararsızlık ve çıkar çatışmaları nedeniyle, Batılı liderler itidal çağrıları dışında pek bir şey yapmadı. George Bush, Gordon Brown ve Avrupalı liderlerin taleplerini çok daha açık dile getirmesinin vakti geldi. "Tartışmalı seçimin tekrarı gerekebilir. Ancak şu ortamda bunu yapmak mümkün değil. Önce siyasetçiler şiddeti bir ulusal birlik hükümeti kurarak durdurmalı. Sonra da yaratılan ateşkesleri içeriden ve dışarıdan sağlanacak güçlerle denetlemeli. Parlamento neyse ki hala biraz itibar sahibi olduğundan, üyelerinin farklılıklarını bir kenara bırakıp tarafları birbirinden ayırmasının vakti geldi." Iraklı milli futbolcuya vize engeli Times Irak futbol milli takımının oyuncularından birisinin İngiltere'de oynama hayallerinin içişleri bakanlığı kuralları nedeniyle suya düştüğünü belirtiyor; bunu "kendi kalesine gol atmak" olarak niteliyor. "Irak'ı Asya Kupası'nda beklenmedik zafere taşıyan oydu; ancak İngiliz İçişleri Bakanlığı bürokratları Neşet Ekrem'in ülkede oynayabilecek kadar iyi olmadığını bildirdiler. Çünkü, tüm antrenmanlarını ve maçlarını ülke dışında yapan Irak takımı dünya sıralamasında 72'inci. Çalışma vizesi ancak ilk 70'teki ülkelerin oyuncularına veriliyor. "Ekrem Times'a açıklamasında 'bu adeta ülkeme karşı verilmiş bir hüküm' dedi. Manchester City yerine 'kendisine kucak açacak başka bir ülkede, başka bir kulüp bulmaya çalışacağını' söyledi." Gazete savunma bakanlığının Irak'ın güneyinde İngilizler için çalışan 400 Iraklının İngiltere'de oturma izni alma başvurularını da reddetmiş olduğunu belirtiyor. Milletvekilinin ofisindeki aile kadrosu Pek çok gazetenin sayfalarında ise beş kişilik mutlu bir ailenin fotoğrafı dikkat çekiyor. Ana muhalefet Muhafazakârların parti içi disiplin sorumlusu Derek Conway ve ailesinin fotoğrafı bu... Conway; eşi ve tam zamanlı olarak üniversitede okuyan iki oğlunun parlamentoda kendisi için çalışıyor olduğunu beyan ederek, onlara 260 bin sterlini (625 bin YTL) bulan ödemeler yaptığı ortaya çıkınca dün görevinden alındı. Times, modacılık okuyan oğluna araştırma görevi veren Conway'in, uygulamasında yalnız olmadığını; ilk bakışta üç büyük partiden en az 40 milletvekilinin ofis kadrolarında aile fertlerine yer verdiğini belirtiyor. Daily Telegraph, üst üste benzer durumlar ortaya çıkmasının sistemde değişiklik gerektirdiğini ifade etmiş başyazısında... "Conway, milletvekillerinin istisnasız kendilerini denetleyebilecek onurlu insanlar olduğu varsayımına dayanan bir sistemi "sağmak"ta yalnız değil. Buna karşı dışarıdan denetleme de çözüm değil. Bu parlamentonun egemenliğinden taviz olur. Ancak üst düzey parlamenterler bir araya toplanıp halkın güvenini yeniden tesis edecek şekilde, milletvekillerinin kullandıkları ödeneklerde şeffaflık yaratmasının yollarını araştırmalı." Bellek kaybını tersine çevirmek mümkün olabilir mi? Independent'ın manşetinde ise bellek kaybını tersine çevrilebileceği öne sürülen bir mekanizmanın haberi var. "Kanada'da, 50 yaşındaki bir obezite hastasının beyninde iştahını kesmek amacıyla deneysel bir operasyon yapan doktorlar, beynin bir bölümünü elektrik akımlarıyla uyardıklarında, hastanın geçmiş olayları çok net bir şekilde anımsadığını belirlediler. Sürdürülen testler, akım verildiğinde ve beyin uyarıldığında hastanın öğrenme becerisinin de önemli ölçüde arttığını gösterdi. "Bilim adamları şimdi bu yöntemi, beyin fonksiyonları kısıtlanan Alzheimer hastalarında denemeye başlıyor. Başarılı olunursa, beyin için kalp pilini andırır bir uyarıcı geliştirilmesi söz konusu olabilir. "Özellikle nüfusu hızla yaşlanan Avrupa için bu, geleceğin çok daha umut verici görünmesini sağlayabilir." | İlgili haberler 29 Ocak 2008 Basın Özeti29 Ocak, 2008 | Basın Özeti 28 Ocak 2008 Basın Özeti28 Ocak, 2008 | Basın Özeti 27 Ocak 2008 Basın Özeti27 Ocak, 2008 | Basın Özeti 25 Ocak 2008 Basın Özeti25 Ocak, 2008 | Basın Özeti 24 Ocak 2008 Basın Özeti24 Ocak, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||