BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 17 Temmuz, 2006 - TSİ 18:40
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
17 Temmuz 2006 Basın Özeti
Orta Doğu'da giderek tırmanan şiddet gazetelerin ilk sayfalarında...

İngiltere gazeteleri

Independent'ın geçen haftadan bu yana İsrail uçaklarının saldırılarına hedef olan Beyrut'un ve dün Hizbullah'ın vurduğu İsrail'in sahil kenti Hayfa'nın birer fotoğrafına yer verdiği haberdeki başlık: ''Savaşla ayrılan, korkuda birleşen iki ulus.''

Beyrut'tan izlenimlerini aktaran Robert Fisk, İsrail füzelerinin kentin üzerine çöken duman bulutu arasından yıldırım gibi fırlayarak bir binayı vurmasını görebilmenin mümkün olduğunu ve patlamanın gürültüsü nedeniyle kulak çınlamalarının saatlerce sürdüğünü aktararak şöyle devam ediyor:

''Çok sayıda Lübnanlı, 500 bin nüfuslu ama şimdi bir hayalet kente dönen Beyrut'u terketti. Sonunda ülkelerinin 15 yıl süren iç savaşın gölgesinden kurtulduğuna inanmışlardı.''

''Kalanlar ise evlerinde umutsuzluk içinde. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, sürprizler yolda demişti. Lübnanlılar, İsraillilerin de kendileri için sürpriz hazırladıklarından endişe ediyor.''

Fisk, Lübnan Başbakanı Fuad Siniora'nın televizyonlardan gözyaşları içinde Birleşmiş Milletler'in ateşkes sağlaması çağrısında bulunduğunu yazıyor ve bir kadının kendisine yönelttiği şu soruyu aktarıyor: ''Eğer başbakanımız ağlıyorsa, siviller ne yapsın?''

Independent Hizbullah'ın roket saldırısına hedef olan Hayfa'dan da izlenimlere yer veriyor. Eric Silver imzalı yazıdan aktaralım:

''Hayfa soğukkanlı bir Akdeniz limanı. 270 bin nüfuslu kentin, yüzde 90'ı Yahudi, yüzde 10'u Arap. Düne kadar Lübnan'ın 33 kilometre güneyinde güven içinde yaşıyorlardı. Katyuşa roketlerinin kente ulaşamayacağına inanıyorlardı, ama menzil içinde oldukları ortaya çıktı.''

''Demiryolu bakım merkezine isabet eden roket saldırısında 8 çalışma arkadaşını kaybeden, kendisi yaralı olarak kurtulan bir İsrailli, 'Yahudi, Arap.. Birarada çalışan arkadaşlarımı kaybettim' diyor.''

'Hizbullah hafife alınmamalı'

Guardian gazetesi de Hayfa saldırılarının stratejik anlamını irdelediği haberinde, uzmanların ''Hizbullah'ın hafife alınmaması gerektiği'' uyarısına yer veriyor.

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, savaşı yalnızca Hayfa'ya değil, İsrail'in daha da içlerine taşıyabilecekleri tehdidinde bulunmuştu.

Hizbullah lideri hakkında bir kitabın editörü olan Cambridge Üniversitesi'nden Nicholes Noe, ''Söylediklerinde ciddiler. Blöf yapmıyorlar'' görüşünde.

Beyrut merkezli bir düşünce kuruluşundan Mark Perry'ye göreyse, Hizbullah İsrail ve İran'ın ardından bölgenin en becerikli askeri gücü.

Guardian, Hizbullah'ın genelde yapmadığı biçimde eylemlerini önceden duyurduğuna dikkat çekiyor. ''Hizbullah, İsrail askerlerini kaçırmayı planladığını açıklamıştı'' diyor Guardian: ''ve dediğini de yaptı.''

'Şii hilali Arapları kaygılandırıyor'

Times gazetesinde Nicholas Blandford imzalı yorum ise, Hayfa'ya saldırarak Hizbullah'ın çatışmaları İsrail topraklarına taşıdığının altını çizerken, bu gelişmenin, İsrail'in düşmanlarını dışarıda yenilgiye uğratma esasına dayalı askeri doktrinini baltaladığına dikkat çekiyor.

Nicholas Blanford, süregiden çatışmanın Orta Doğu'da güç dengesini çok derin şekilde etkileyeceği görüşünde.

''İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışma, Lübnan'ın güneyinde 25 yıl savaşan iki düşmanın yerel bir kapışması değil, Orta Doğu'daki güç dengesini yeniden tanımlama girişimi. Bu gelişme yalnızca İsrail'i değil, Batı yanlısı Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün gibi ülkeleri de etkileyecektir.''

Bölgede, ciddi oranda Şii nüfusa sahip ülkeler; İran, Irak, Lübnan ve Suriye'yi kapsayan bir Şii hilali oluştuğuna dikkat çeken Times yazarı, özellikle Suriye ve İran'ın Washington yönetiminin hedefinde olduklarını anımsatıyor.

Ancak yazara göre, Tahran, Şam, Hamas ve Hizbullah'tan oluşan ittifak, Irak'ta çıkmaza giren ABD'nin kendilerine karşı kuvvet kullanmaya yanaşmayacağının hesabını yapıyor.

Bu durum ise, yazarın ifadesiyle, İsraille çatışma dahil sözkonusu ittifakın aldığı riskleri arttırıyor. Times'da yazarı, Sünni Arap rejimleri kaygılandıran durumu şöyle özetliyor:

''İsrail'in Lübnan'da yarattığı yıkımı seyreden Arapların; verdiği sözleri eyleme dönüştürmeye niyetli olduğunu gösterip kudretli İsrail ordusuna karşı savaşan ve çoğu kişiye göre güvenilir tek siyasi ve askeri güç Hizbullah'a yönelik sempatisi artacaktır.''

'Putin'den iğneler...'

Rusya'nın St. Petersburg kentinde yapılan zengin ülkeler topluluğu G-8 zirvesine, Orta Doğu'daki gelişmeler damgasını vurdu, ancak İngiltere basınına göre, zirvenin evsahibi Putin'in önceki gün özellikle ABD Başkanı George Bush ve İngiltere Başbakanı Tony Blair'i hedef alan iğneleyici sözleri de zirvenin akılda kalan anlarından. Times'ın haberi özetle şöyle:

''Ortak basın toplantısında Başkan Bush Putin'e, Amerikan halkının Rusya'nın Irak'takine benzer demokratik kurumları desteklemesi isteğini aktarınca, Putin'in sakin yanıtı Başkan Bush'un bile yüzünün kızarmasına neden oldu.''

''Rus liderin 'Doğrusunu söylemek gerekirse, biz kesinlikle Irak'takine benzer bir demokrasiyi istemeyiz' yanıtı gazetecilerin kahkahaları ve alkışlarıyla karşılandı.''

''Daha sonra bir basın toplantısında İngiltere'den bir gazetecinin ''Blair'in Rusya demokrasisine ilişkin kaygılarını'' nasıl değerlendirdiği sorusuna ise Vladimir Putin, liderlerin görüşlerini duyduğuna çok memnun olduğu yanıtını verdikten sonra durakladı, gülümsedi ve şöyle devam etti:

'Tabii ortada başka sorular da var. Sözgelimi yolsuzlukla mücadeleye ilişkin sorular... Lord Levy'ye nasıl uygulandığı da dahil olmak üzere deneyimlerinizi duymak isteriz.''

Lord Levy İşçi Partisi için bağış toplayan isim... Bağış ve para karşılığı unvan verildiği iddialarını soruşturan İngiliz polisi, İşçi Partisi'nin önde gelen isimlerinden Lord Levy'yi göz altına alarak sorguya çekmişti.

Times gazetesi, Rusya'yı enerji kaynaklarını şantaj malzemesi olarak kullanmakla suçlayan ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin açıklamalarını ise Putin'in geçen hafta ''başarısız bir avcı atışı'' olarak nitelediğini anımsatıyor.

Cheney, kış aylarında bıldırcın avı sırasında yanlışlıkla ''av arkadaşını'' yaralamıştı.

'Türkiye'deki kazançlar cazip'

Financial Times'ın haberine göre, Türkiye, Hindistan ve Rusya, üst düzey yöneticilerin gelirleri açısından çok cazip hale gelmiş. Yönetim Danışmanlık Kuruluşu Hay Group'un araştırmasının ayrıntıları şöyle:

''Türkiye'de üst düzey bir yönetici, araştırma yapılan 29 ülkeyle karşılaştırıldığında en yüksek kazanca sahip. Hesap yapılırken, ülkedeki vergi koşulları, satınalma gücü ve yaşam standardı dikkate alınıyor.''

''Bu hesaplamalara göre, Türkiye'de bir üst düzey yöneticinin geliri ortalama 79 bin euroya tekabül ediyor. Hindistan ve Rusya'da ise bu rakam 77 bin euro civarında. Sıralamada Japonya dokuzuncu, Amerika Birleşik Devletleri 13'üncü.''

''Yaşam koşulları daha pahalı ve vergi yükü daha fazla olan İskandinav ülkeleri ise, 29 ülkenin bulunduğu listenin dibinde yer alıyor.''

İlgili haberler
16 Temmuz 2006 Basın Özeti
16 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
14 Temmuz 2006 Basın Özeti
14 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
13 Temmuz 2006 Basın Özeti
13 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
12 Temmuz 2006 Basın Özeti
12 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
11 Temmuz 2006 Basın Özeti
11 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
10 Temmuz 2006 Basın Özeti
10 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
9 Temmuz 2006 Basın Özeti
09 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik