|
11 Temmuz 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz basınında, Çeçen isyancıların lideri Şamil Basayev'in ölümü, tüm gazetelerin öne çıkardığı başlıca konu...
Financial Times, 2004 yılındaki Beslan katliamını üstlenen Basayev'in ölümünün Çeçenistan'daki operasyonları "küresel terörle savaş" çerçevesinde sunan Rusya lideri Vladimir Putin'in elini güçlendireceğini savunuyor. "Bu haber, Putin'e bu hafta sonu St Petersburg'da yapılacak G-8 zirvesinde 'terörle savaşta önemli bir zafer' kazanıldığını iddia etme fırsatı veriyor. Basayev'in ölümü 1996 yılında, Çeçenistan'ın ilk kez bağımsızlığını ilan eden Cahar Dudayev'in güdümlü bir füzeyle öldürülmesinden bu yana Rus özel timleri için en büyük başarı." Gazete, Çeçenistan'daki isyan hareketinin en etkili ve acımasız lideri diye tarif ettiği Basayev'in ölümünün Çeçenistan'daki isyan hareketini etkisizleştireceğini savunuyor. Guardian ise Rusya'nın bir numaralı terörist olarak gördüğü Basayev'in hastaneleri, tiyatroları ve özellikle de Beslan'daki okul çocuklarını hedef alan saldırılar ardından aslında cazibesini yitirdiğini ve fazla ileri gittiği düşüncesiyle son zamanlarda tepki çekmeye başlamış olduğunu yazıyor. "Basayev'e nazaran daha ılımlı görüşteki ayrılıkçı lider Aslan Mashadov, geçen yıl mart ayında öldürüldü. Yerini alan Abdul Sadullayev'in hükmü kısa sürdü ve o da geçen ay bir diğer baskında öldü. Ama Sadullayev öldüğünde tahta geçen Basayev değil, Doka Umarov oldu. Yani Basayev daha öldürülmeden, 14 yıllık terör iktidarında son başlamıştı." Rusya yanlısı Çeçen lider Ali Alkanov Basayev'in ölümünün "yasadışı birimler karşısındaki mücadelenin mantıken sonu" olduğunu söylüyor. Ancak Guardian'a göre Basayev'in ölümünden uzun yıllar sonra bile şiddet ve kanunsuzluk Çeçenistan'daki yaşamın öne çıkan unsurları olmaya devam edecek. Independent'ta yazan Anne Penketh, İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Çeçenistan'daki hükümetin işkence uygulamalarıyla ilgili uyarılarına yer veriyor: "Şimdi, Rus yetkililerin Çeçen savaşının bittiğini ilan ettiği bir ortamda, Başbakan Kadirov'a bağlı birimlerin bu yöntemleri kullanarak daha fazla kan dökülmesine yol açmasından korkuluyor. Putin, stratejisini savunmak için fevkalade bir fırsata kavuştu. Çeçenistan'da himayesi altındaki yöneticilerin eylemlerini denetlemesi konusunda Blair ve Bush'tan telkinlerle karşılaşması da olası görünmüyor." Afganistan için karamsar yorumlar İngiltere'nin Afganistan'a 900 takviye asker gönderme kararı bütün gazetelerde yer bulan haberler arasında. Independent Afganistan'da Taleban şiddetinin sadece çarpışmalarla sınırlı olmadığını, Hamid Karzai'nin 'iyimser' tahminlerine göre 100 bin çocuğun sindirme ve baskı kampanyası sonucu artık okula gidemediğini belirtiyor. Gazetenin Zabul'dan verdiği bir örneğe göre 47 okuldan sadece üçü açık. Öğrenci ve öğretmenler saldırılara uğruyor, dövülüyor. Independent başyazısında da Afganistan'da durumun Irak'tan daha kötü olduğunu belirtiyor: "Afganistan İngiliz askerlerinin görev yaptığı en tehlikeli ortam olarak Irak'ı geride bıraktı. Geçen ay Helmand'da altı asker öldü. Her gün en az 10 sıcak temastan söz ediliyor. Bölgedeki hemen hemen tüm üsler sürekli saldırıya uğruyor. Bu nedenle komutanların daha fazla asker ve hava koruması istemesi şaşırtıcı değil." "Ancak pek sık adını duyduğumuz gönülleri ve akılları fethetme savaşı şimdiden kaybedilmiş görünüyor. Bu operasyonun Afganistan'da daha önceki askeri girişimler gibi sonuçlanması ciddi bir tehlike: Yani büyük kayıplar, stratejik başarısızlıklar ve sonunda küçük düşürücü bir geri çekiliş..." Financial Times'ta yazan Quentin Peel de benzer görüşleri dile getiriyor. "Afganistan'a barış ve istikrar getirmeye yönelik girişim korkunç biçimde başarısızlığa uğrama tehlikesiyle karşı karşıya... Amerikan kuvvetleri de, ABD'nin NATO'daki müttefikleri de, isyancılarla çarpışmaya odaklanırken yerel halkı kendilerinden gitgide yabancılaştırdıkları bir döngüye saplanıyorlar." "Senlis Konseyi adlı düşünce kuruluş ardından İnsan Hakları İzleme Örgütü de Afganistan'ın başarısızlığa mahkum olmanın eşiğine geldiği uyarısında bulunuyor. Örgütün uzmanlarından Ziya Zarifi'ye göre, askerlerin varlıklarını halka daha iyi anlatması gerekiyor. Görevin amacı da 'Taleban'ı yok etmek' değil, 'Afgan halkını korumak' olmalı..." Zidane'a ne söylendi? Dünya Kupası final maçında kırmızı kart gören Fransa futbol milli takımı kaptanı Zinedine Zidane'ın fotoğrafları bugün yine pek çok gazetenin ilk sayfalarında. Times, Cumhurbaşkanı Chirac ile dün görüşen Zidane'ın mahcup göründüğünü, ancak Chirac tarafından yine de büyük övgülerle karşılandığını belirtiyor. Gazeteler Zidane'ın İtalyan oyuncunun hangi sözüne sinirlendiği konusunda spekülasyonlara geniş yer ayırıyor. Marco Materazzi'nin Zidane'a "pis terörist" dediği iddialarını yalanladığını aktaran Daily Telegraph, İtalyan oyuncunun ırkçılık suçlamaları karşısında savunmaya geçtiğini yazıyor. "Zidane utanç verici şekilde sahadan ayrılmasına rağmen, dün hala Paris sokaklarında kahraman olarak görülüyordu, Dikkatler ise İtalyanların davranışına ve Materazzi'nin ne demiş olabileceğine odaklanıyor. Menajeri Alain Migliaccio, 'Zizou'yu çok iyi tanırım ama ne olduğunu bana da söylemedi, ama bir kaç gün içinde ne olduğunu açıklayacak' diyor." İddialar arasında İtalyan oyuncunun Zidane'ın annesi, kız kardeşi veya eşi hakkında bir hakarette bulunması ihtimali sayılıyor. Bulvar gazetelerinden Daily Express Materazzi'nin menajerinin şu açıklamayı getirdiğini yazıyor: "Marco, Zidane'a çimdik attığını itiraf ediyor. Bundan sonra, Zidane gülümseyerek yürümeye başlamış ve 'herhalde formamı istiyorsun. Merak etme maç sonunda veririm' demiş. Marco ise 'eşinin üstündekini almayı tercih ederim" diye yanıt vermiş." İtalya'da karar bekleniyor Financial Times İtalya'nın ülkesine muzaffer dönen milli takımının gözünün kulağının, futbolda şike skandalı iddialarıyla ilgili davada olduğuna dikkat çekiyor. "Soruşturmayı yürütenlerin AC Milan, Juventus, Fiorentina ve Lazio'nun küme düşürülmesi isteminde bulunduğu davada karar bu akşam ya da yarın çıkabilir. Bazı iyimserler dünya kupası zaferinden sonra taraftar ve oyuncuların cezalandırılmaması ve af çıkarılması çağrısı yaparken, milli takımdaki oyuncuların pek çoğu ile siyasetçilerin büyük bölümü af ihtimalini reddediyor. "Çıkacak kararın temyize götürüleceği kesin. Ancak sürecin, Avrupa şampiyonalarına hangi takımların katılacağının bildirileceği ay sonuna dek tamamlanması gerekiyor." AB'nin vergi deliği Guardian, ilk sayfasından verdiği özel haberde, vergilerde sahteciliğin Avrupa'ya yılda 50 milyar euro'ya mal olduğunu duyuruyor. "Avrupalı yetkililer sorunun hızla yayıldığını belirtiyorlar. Tahminler doğruysa birliğin her yıl zararı 50 milyar euro tutarında. Bu da, ortak tarım politikasının tamamına ödenen tutara denk. İstihdam ve sosyal güvenlik harcamalarının ise beş katı..." "Dönme dolap hilesi olarak adlandırılan yöntem, bilgisayar çipleri gibi ufak ama kıymetli malların dışarıdan bir AB ülkesine vergiden muaf olarak ihraç edilmesiyle başlıyor. Vergi satış sırasında mala ekleniyor ama satışın yapıldığı ülkeye ödenmemiş oluyor." "Zarar, malın dönme dolap olarak adlandırılan bir zincir halinde tekrar tekrar satılmasıyla ve başta vergi ödenmemiş olmasına rağmen katma değer vergisinden iade talep edilmesiyle katlanıyor. Çünkü bir mal bir Avrupa ülkesinden diğerine girerken iki kez vergilendirme olmaması için vergi iade ediliyor." Gazete bu duruma örnek olarak, Avrupa’dan malların Dubai'ye sevki ve bir başka Avrupa ülkesine tekrar tekrar satılmasını gösteriyor. Hatta Guardian bazı organize suç örgütlerinin artık malın nakline bile gerek duymadan sadece bilgisayar üzerinden hayali ihracat yaparak vergi iadesi aldığını belirtiyor. Gazeteye göre bu durumdan en zararlı çıkanlar Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya... USSM'de dava Eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Milan Milutinoviç ve beş üst düzey yetkilinin dün Lahey'de başlayan davaları için Independent "Miloşeviç döneminin siyasi ve askeri seçkinlerinin büyük bölümü sanık sandalyesinde" yorumunu yapıyor. "Yetkililer Kosova'da 800 bin kişinin evlerinden sürülmesi ve toplu katliam ile suçlanıyor. Duruşma Miloşeviç'in ölümüyle hayalkırıklığına kapılan Arnavut kökenliler için Sırp rejiminin Kosova'daki rolünün ve sorumluluğunun ortaya konması açısından önem taşıyor. Duruşmanın uzun sürmesi bekleniyor. Savcılık kanıtlarını sunmak için bir yıl gerekeceğini belirtirken savunmanın da bir o kadar süreceği tahmin ediliyor." İngiltere'de iç gündem İngiltere nükleer enerjinin geleceğini tartışıyor... Times, hükümetin bugün açıklanan enerji değerlendirme raporunda, nükleer güce daha fazla vurgu yapacağını ve bu durumun 2003'teki siyasi hedefler belgesine göre bir u-dönüşü olduğunu belirtiyor. Raporda İngiltere'de kaç yeni nükleer santral yapılacağı konusunda sayı verilmiyor. Buna karşılık rüzgar, dalga ve güneş enerjisinin 2020'de enerjinin yüzde 20'sini sağlaması hedefi konuyor. Guardian'da yazan George Monbiot ise, karbon emisyonları açısından çok daha temiz bir enerji kaynağı gibi görünse de nükleer santrallerin bir de ahlaki boyutu olduğuna dikkat çekiyor: "Nükleer güçten kurtulmazsak nükleer silahlardan kurtulamayacağımız da ortaya çıktı. Son 30 yılda nükleer silah programı geliştirmeye girişien her ülke, bunu nükleer enerji programlarını manipüle ederek yaptı. Eğer kendimiz nükleer enerjiden feragat etmiyorsak başka ülkeleri de atom enerjisini kullanma hakkından mahrum bırakamayız..." İngiltere'de en çok tartışılan iç gündem maddelerinden birisi de 'Natwest üçlüsü' diye anılan üç bankacının durumu. Natwest bankasının yetkilileri, Amerikan enerji devri Enron'un batışıyla sonuçlanan süreçte çıkar edinmek suçlamasıyla yargılanmak üzere ABD'ye iade ediliyorlar. Ancak bu karar, iki ülke arasındaki iade mekanizmalarının sorgulanmasına yol açıyor. Financial Times, "Natwest üçlüsünü yargılayın ama bu karmaşayı da temizleyin" diye sesleniyor başyazısında... Zira iki ülkenin iade için talep ettiği koşullar arasında bir dengesizlik olduğu, bunun da Amerikan Senatosu'nun 2003'te yapılmış bir iade anlaşmasını onaylamamasından kaynaklandığı kanısı hakim. FT ve Guardian gibi Independent da bu konuyu görüşecek olan Lordlar Kamarası'na Washington onay vermedikçe anlaşmayı askıya alma çağrısı yapıyor ve ekliyor: "iki ülke arasındaki özel hukuki ilişki, varlığını sürdürecekse eşit şartlarda olmalı." Müslümanlara kaynak İngiliz hükümeti 7 Temmuz saldırıları sonrasında Müslümanlarla diyalog için oluşturulan çalışma gruplarının tavsiyelerini hayata geçirmeye başlıyor. Times'ta yer alan habere göre, yoksul kesimlerde yaşayan Müslümanlara yönelik kaynak aktarımı düşünülüyor. Bu alanda sorumluluğun İçişleri Bakanlığı'ndan yerel yönetimlerden sorumlu bakana aktarıldığını belirten gazete, planlarda bazı değişiklikler de olduğunu belirtiyor: "Tony Blair'in terörle mücadele için açıkladığı 12 maddelik plandan sınırdışı edilecek kişiler için bir süre belirlenmesi hedefinin çıkarıldığı anlaşılıyor. Blair daha önce de polise aşırı eğilimlerle bağlantılı olduğundan şüphelenilen camileri kapatma yetkisi verilmesini önermiş, ama bu öneri de geri çekilmişti. Blair'in geçen Ağustos'ta Hizb-u Tahrir örgütünü yasaklama sözüne rağmen bu alanda da adım atılmadı." Yapay sperm erkekler için umut mu, tehdit mi? Independent ilk sayfasını, kök hücreden sperm yaratan bir araştırmanın sonuçlarına ayırıyor ve "erkeklerde kısırlığın sonu geldi mi?" diye soruyor. Gazete fareler üzerinde yapılan araştırmada yapay sperm geliştirilmesinin bir yandan milyonlarca erkeğe umut yarattığını savunurken, çalışmaların ilk bulgular doğrultusunda ilerlemesi halinde, uzak bir gelecekte soyun devamı için erkeklere gerek kalmaması ihtimaline dikkat çekiyor. "Bu keşif uzak bir gelecekte erkeklerin kısırlığına tedavi umudu yaratıyor ama bir diğer ihtimal de bir bebeğin babasız olarak dünyaya getirilmesi ihtimali... Çünkü laboratuvar koşullarında kök hücrelerden sperm yaratmak mümkünse, erkekler zamanını doldurmuş, gerek kalmayan bir tür haline gelebilir." Gazete "böyle bir uygulama teknik olarak mümkün hale gelse, de yasadışı" olacak diye eklemeyi de ihmal etmiyor. | İlgili haberler 10 Temmuz 2006 Basın Özeti10 Temmuz, 2006 | Basın Özeti 9 Temmuz 2006 Basın Özeti09 Temmuz, 2006 | Basın Özeti 7 Temmuz 2006 Basın Özeti07 Temmuz, 2006 | Basın Özeti 6 Temmuz 2006 Basın Özeti06 Temmuz, 2006 | Basın Özeti 5 Temmuz 2006 Basın Özeti05 Temmuz, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||