|
9 Temmuz 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Sunday Telegraph geçen ay Irak'ta kaçırılıp, başları kesilen iki Amerikan askerinin öldürülme nedeninin intikam olabileceğini yazıyor.
Habere göre, önce iki askerin öldürülme nedeninin Ebu Musab ez Zerkavi'nin öldürülmesine misilleme olduğu düşünülüyordu ancak yerel halk bu iki askerin, Amerikalı askerlerin tecavüzüne uğrayan bir genç kızın intikamı için öldürüldüğünü ve sekiz Amerikan askerinin daha öldürüleceğini söylüyor. Orduyla ilişkisi kesilen Amerikalı bir askerin söz konusu 15 yaşındaki Iraklı kıza tecavüz suçlamasıyla yargılandığını belirten gazete başka askerler hakkında da soruşturma yürütüldüğünü belirtiyor. Gazete tecavüze uğrayan kızın, anne-babası ve kızkardeşiyle birlikte öldürüldüğünü de kaydediyor. Habere göre, kızın akrabaları konuyu çevreye duyurmamak için Irak veya Amerikan güvenlik güçlerine şikayette bulunmayıp, 'mücahitler' olarak andıkları yerel direniş hareketine durumu anlatmışlar. Onlar da aileye intikam sözü vermiş ve geçen ay bir kontrol noktasında kaçırıldıktan sonra başları kesilen iki Amerikan askerinin ölüm nedeni de buymuş. Sunday Telegraph mahallelilerin sekiz askerin daha kaçırılıp, öldürülerek bire onluk bir oranın sağlanmasını beklediklerini kaydediyor. Afganistan'da Taliban direnişi Independent on Sunday özel haberine 'Büyük Afgan Fiyaskosu' başlığını atıyor. Afganistan'da Taliban saldırıları artarken, İngiltere'nin bölgeye daha fazla asker göndermeyi planladığını yazan gazete, askerlerinin acımasız bir düşman, düşmanca bir ulus ve 50 dereceye varan sıcaklarla karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Gazeteye göre, İngiltere Afganistan'a acilen savaşçı birimler ve lojistik destek birimlerinden oluşan bin askerlik ek güç gönderecek. Gazete, geçtiğimiz ocak ayında İngiltere hükümeti Afganistan'daki asker sayısını artırma kararını ilan ederken, bu askerlerin daha ziyade ülkedeki yeniden imar çalışmalarına destek vereceğinin söylendiğini hatırlatıyor. Bu açıklamanın zamanında da inandırıcı bulunmadığını belirten gazete, şu anda manzaranın iyice netleştiğini ve Afganistan'ın acil bir asayiş sorunuyla karşı karşıya olduğunu yazıyor. Independent on Sunday Taliban'ın ülkenin güney kesiminde bir çok bölgenin tamamen ellerinde olduğunu ileri sürdüğünü belirtiyor. Gazete Taliban sözcüsünün dün yaptığı açıklamadan şunları aktarıyor: 'İngilizler Afganistan'da her zaman yenilmiştir; hayatta kalabilen de pek az olmuştur'... Observer ise koalisyon güçlerinin 'Taliban üçlüsünün' peşinde olduğunu bildiriyor. Gazetenin bölge uzmanı Jason Burke tarafından yazılan değerlendirmede, Taliban'ın kaydettiği yükselişin ardında 'Cunta' olarak anılan bir üçlünün olduğu belirtiliyor. Burke'e göre bu üçlü Celaleddin Hakkani, Molla Ömer ve Molla Dadullah. Yazıda Hakkani uzun yıllar gerilla mücadelesi vermiş bir aşiret reisi, Molla Ömer Taliban'ı iktidara taşıyan lider, Molla Dadullah ise şiddet eğilimi yüksek ve medya dostu bir komutan olarak tanımlanıyor. Observer yazarı geçtiğimiz hafta İngiliz, Amerikalı ve Fransız istihbarat yetkililerinin bir araya gelerek bu üçlüyü yakalamanın yolları üzerinde acil bir toplantı yaptıklarını belirtiyor. Kabil'deki bir Amerikalı yetkilinin kişiler üzerinde odaklanmayıp, 'karmaşık ve dinamik bir isyanın köklerine' inmeye çalıştıklarını söylediğini belirten Burke, buna rağmen söz konusu üçlünün öldürülmesi veya yakalanması halinde isyanın ciddi güç kaybedeceğine pek kimsenin şüphesinin olmadığını kaydediyor. Kuzey Kore ve nükleer silah Sunday Times iki tam sayfa ayırdığı haberinde 'Batının gizli savaşı Kuzey Kore'yi nükleer seçeneğe biraz daha yaklaştırıyor' diyor. Habere göre en oz 13 ülkenin istihbarat servisleri, donanmaları ve hava kuvvetleri Kuzey Kore ve İran'a karşı işbirliği yapıyor. Gazete bu ülkelerin Kuzey Kore ile İran'ın nükleer silah ve gelişmiş füze arayışını takibe aldıklarını ve geçtiğimiz haftaki füze denemesi ardından bu çabaların daha da güçleneceğini belirtiyor. Haberde, Kuzey Korelilerin Irak'ta yaşananlardan ders aldıklarını söylediği ve ellerinde caydırıcı unsur olmasa ABD'nin kendilerine de saldıracağını düşündükleri aktarılıyor. | İlgili haberler 30 Haziran 2006 Basın Özeti30 Haziran, 2006 | Basın Özeti 28 Haziran 2006 Basın Özeti28 Haziran, 2006 | Basın Özeti 27 Haziran 2006 Basın Özeti27 Haziran, 2006 | Basın Özeti 26 Haziran 2006 Basın Özeti26 Haziran, 2006 | Basın Özeti 25 Haziran 2006 Basın Özeti25 Haziran, 2006 | Basın Özeti 23 Haziran 2006 Basın Özeti23 Haziran, 2006 | Basın Özeti 22 Haziran 2006 Basın Özeti22 Haziran, 2006 | Basın Özeti 21 Haziran 2006 Basın Özeti21 Haziran, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||