|
28 Haziran 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Gazetelere hafta boyunca olduğu gibi İngiltere mahreçli siyasi ve toplumsal haberler damgasını vuruyor bugün de.
En çok öne çıkan konu ise üçüncü dönem iktidarını sürdüren İşçi Partisi içindeki liderlik meselesi. Yakınlarda görevden alınan eski İçişleri Bakanı Charles Clarke'ın, Başbakan Tony Blair'in artık partiye liderlik yapamadığını söylemesiyle alevlenen tartışmaya en geniş yer veren ise muhafazakar eğilimli Daily Telegraph gazetesi. Gazete manşetinde siyaset kulislerinden aldığı son haberi şöyle yansıtıyor: "Blair gelecek bahara koltuğunu bırakmaya hazırlanıyor. Görevinin onuncu yılını tamamlayıp, yerini Maliye Bakanı Gordon Brown'a bırakacak." Aynı haber İşçi Partisi'ne daha yakın Guardian gazetesinde de manşette. Guardian, Başbakan Blair'in sonbahardaki parti kongresinden hemen önce, liderliğin devri konusunda Brown'la bir anlaşmaya varacağını yazıyor. Daily Telegraph Amerika Birleşik Devletleri'nde Başkan Bush ile New York Times gazetesini karşı karşıya getiren son tartışmanın, sıradan İngilizler ve dünyanın diğer yerlerinde yaşayan her türlü insan için ne anlama geldiğini irdeliyor: "Dikkat, CIA isterse banka hesaplarınıza girebilir. İnsan hakları grupları, Bush yönetiminin terörle mücadele programının bir parçası olarak, yasadışı bir şekilde, Amerikan istihbarat örgütlerine, İngiltere'de ve dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanın banka hesaplarına giriş izni verildiğini söylüyorlar. "CIA yetkilileri ve Amerikan Hazine yetkilileri, bu izlemeyi Brüksel merkezli bir kooperatif olup 200'ü aşkın ülkede 7 bin 800 mali kuruluşu birbirine bağlayan SWIFT üzerinden gerçekleştiriyor. "Amerikan yönetiminin gizlice banka hesaplarını izlediğinin New York Times tarafından yayınlanması ardından SWIFT de bir açıklama yaptı. Kuruluş, Amerikan yetkililerine belli koşullarda, sınırlı bir izin vermeyi kabul ettiğini, özel bilgilerin gizliliği ilkesine hala bağlı olduğunu söylüyor. "Özel hayatın mahremiyeti konusunda kampanya yürüten İnsan hakları grubu Privacy International, bu hakkı koruyan yasaların ihlal edildiğine ilişkin bir dizi başvuruda bulunarak, izlemenin boyutlarının açıklanmasını istedi." Irak'ta intihar eden İngiliz subayı Independent gazetesinde bir haber, Irak'ta intihar eden bir İngiliz subayıyla ilgili. 40 yaşındaki Yüzbaşı Ken Masters'ın geçen yıl 15 Ekim'de , görevli bulunduğu Basra'da intiharıyla ilgili soruşturmanın tamamlandığını aktarıyor gazete: "İngiliz askerlerinin Irak'ta sivillere yönelik taciz ve kötü muamele iddialarını araştırmakla görevli subay, üzerindeki ağır baskılara dayanamayarak intihar etti. Yürütülen soruşturmanın sonucu böyle açıklandı. "Yüzbaşı Masters, bir askeri kamptan hırsızlık yaparken yakalanan Nadim Abdullah adlı genç ve bir otelde resepsiyon memuru olarak çalışan Baha Musa'nın ölümleriyle ilgili soruşturmalar da dahil bir çok ciddi disiplin soruşturmasının sorumluluğunu taşıyordu. "Soruşturmada ifade veren bir başka subay Philip Floyd, intihar eden yüzbaşıyla yakın arkadaş olduklarını belirttikten sonra şunları anlattı: "Soruşturma yürüttüğümüz olaylarla ilgili süreçler, bizim dışımızdaki güçler tarafından engelleniyor ve elimizden hiç bir şey gelmiyordu. Masters'ın bu durumdan giderek daha çok etkilendiğini ve kaygılandığını hissediyordum." Ve ortadoğu'daki gelişmelerin yine gündemin başına oturduğu bir günde Times gazetesinin Gazze'deki muhabirinin Refah'dan yolladığı ilginç bir habere göz atalım. "Tünelciler, harıl harıl çalışıyor" Times muhabiri, Refah'ta, bu sabah İsrail ordusunun Gazze'de başlattığı harekata neden olan Filistin baskınında rol oynamış "tünel kazıcılar" ile görüşmüş: "Geçen Pazar günü, yeraltından çıkan militanlar tarafından saldırıya uğrayan İsrail askeri üssüne sadece üç kilometre mesafede, Refah'ın tünel kazıcıları, dün hala düşmana indirdikleri son darbeyi kutluyorlardı. "Refah, binalarında artık çimentodan çok mermi deliği bulunan yıkılmış bir şehir. Ama gizli bir mekanda konuştuğum Halk Direniş Komiteleri'nden bir tünel uzmanı, tünellerin İsrail'e karşı çok önemli bir silah olduğunu söylüyor. "Halk Direniş Komiteleri, Kerem Şalom üssüne yapılan saldırıyı üstlenen üç militan gruptan biri. Görüştüğüm cılız, koca sakallı militan, bu tür saldırıların İsrail'lilerin moralini derinden etkilediğini düşünüyor. Ve şunları söylüyor: 'Biz İsrail askerini ayakta tutanın gelişmiş silah ve donanımı olduğuna inanıyoruz, cesareti değil." "İçten içe korkudan titriyor ama çok daha iyi donanımlı. Daha önce de tünel saldırıları olmuştu. Ama Kerem Şalom tüneli bundan öncekilerin en az iki misli uzunlukta. İnşası bir ay almış. "Filistinlilerin kazdığı tünellerin çoğu Refah'ı Mısır'a bağlıyor ve İsrail tarafından dünyadan tecrit edilen Gazze şeridine, insan, silah ve her türlü malzeme giriş çıkışını sağlıyor. " Peki ya tünel kazma teknikleri? Times muhabiri bunları da sormuş tünel kazıcılara: "Görüştüğüm militan, tünellerin hala kol gücüyle kazıldığını anlatıyor. Ama süreci hızlandırmak için çıkarılan toprağı kepçelerle taşımaya başlamışlar. "Daha önceki bir ziyaretimde Refah'ta bir tüneli görmeme izin verilmişti. Girişi bir evde, duş kabininin altına gizlenmişti. "70 santim eninde ve 70 santim boyundaki bu tünelin içinde telefon bağlantısı, çıkan toprağı taşımaya yarıyan tahta parçaları, motorlu bir vinç, insan ya da malzeme taşımaya yarayan raylı bir taşıma sistemi vardı. "Tünellere her 200 metrede bir havalandırma çıkışları konması da gerekiyor. Tünelciler, sıkı çalıştıkları bir günde üç vardiya halinde 15 metre kadar kazabildiklerini söylüyorlar. "Yönlerini bulmak için pusula ve yüzeydeki gözlemcilerden yararlanıyorlar. Toprağın çeşidi de önemli tabii. Tünelci militan, 'Deniz tarafında çökme tehlikesi var, doğuda da çamurlu kaygan toprak. Çok tehlikeli bir iş. Her tünele giriş şehadete gidiş gibidir. Geri dönemiyeceğini bilirsin' diyor." Pazar günü yaşamını yitiren dünyaca ünlü müzik yapımcısı Arif Mardin için bugün de Daily Telegraph ve Guardian'da yazılar yayımlandığını hatırlatalım. Daily Telegraph Mardin'i pop müzik tarihinin en başarılı yapımcılarından biri diye tanımlıyor, Guardian ise, Mardin'in "tarihte eşi bulunmayan bir yapımcı" olduğunu yazmış. | İlgili haberler 27 Haziran 2006 Basın Özeti27 Haziran, 2006 | Basın Özeti 26 Haziran 2006 Basın Özeti26 Haziran, 2006 | Basın Özeti 25 Haziran 2006 Basın Özeti25 Haziran, 2006 | Basın Özeti 23 Haziran 2006 Basın Özeti23 Haziran, 2006 | Basın Özeti 22 Haziran 2006 Basın Özeti22 Haziran, 2006 | Basın Özeti 21 Haziran 2006 Basın Özeti21 Haziran, 2006 | Basın Özeti 20 Haziran 2006 Basın Özeti20 Haziran, 2006 | Basın Özeti 19 Haziran 2006 Basın Özeti19 Haziran, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||