|
19 Haziran 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere gazetelerinin hemen hepsinde, İspanya'nın Katalonya bölgesinde özerkliğin artırılması için yapılan referandum haberine yer verilmiş.
Referanduma katılım düşük oldu ama, seçmenlerin yüzde 75'i planı destekledi. Katalonya, bu değişiklik sonucunda, en fazla yetkilere sahip özerk bölgelerinden biri haline gelecek. Bazı gazeteler, bundan sonra İspanya'nın diğer 17 özerk yönetiminin takınabileceği tavrı sorguluyor. Guardian gazetesine göre, İspanya'nın sosyalist Başbakanı Jose Luiz Rodriguez Zapatero'nun zaferi olarak görülen bu referandum, kendisine Bask meselesini çözme yolunu da açmış görünüyor. İspanya'da yayımlanan pekçok gazete, ismi açıklanmayan yetkililere atfen, Zapatero'nun, ayrılıkçı Bask örgütü ETA'yla doğrudan görüşmelere başlamaya hazırlandığını duyurdu. Bu karar, ETA'nın üç ay önce ilan ettiği "kalıcı ateşkesi" izliyor. Zapatero'nun da, Katalonya'daki sonucun konumunu güçlendireceğini düşündüğü belirtiliyor. El Pais gazetesi, Zapatero'nun, önümüzdeki iki hafta içinde ETA'yla görüşme masasına oturacaklarını ilan edeceğini yazdı. Bu durum, ETA'nın siyasi kanadı olarak görülen yasaklı Batasuna partisinin, muhtemelen farklı isimle yeniden siyaset sahnesine dönmesi anlamına gelebilir. Bunun yanında, referandum sonrası, Bask bölgesi ve Katalonya'nın ardından bağımsızlığına önem veren üçüncü en büyük bölge olan Galiçya'da da, yeni statünün temelleri üzerinde anlaşmaya varıldığı haberi geldi. 'İran hazırlık içinde' Financial Times, dış haber sayfalarında İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlamaya hazırlandığını duyuruyor. Gazetenin, rejime yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, İran böyle bir adıma hazırlanmasına karşın müzakerelere başlamak için uranyum zenginleştirmeyi askıya almayı kabul etmeyecek. Tahran, Birleşmiş Milletler'in daimi beş üyesiyle Almanya'nın bu ay başlarında sundukları öneri paketine iki hafta içinde bir karşı öneri sunmaya hazırlanıyor. Söz konusu paket, İran'a nükleer faaliyetlerine son vermesi karşılığında bazı "teşvikler" verilmesini içeriyor. Gazeteye bilgi veren bu kişilere bakılırsa, Tahran, iç siyasi kaygılar nedeniyle, uranyum zenginleştirmeye son vermeyecek. İran, böyle bir adım için üzerinde yeterli uluslararası baskı da hissetmiyor. Ancak söz konusu kaynaklar, Tahran'ın önkoşulsuz müzakere önereceğini; bu noktada Rusya ve Çin'in desteğini umduğunu belirtiyor. Yine aynı kaynakların iddiasına göre, gerginliğin azlamasında Washington'la Suudi Arabistan üzerinden dolaylı yoldan kurulan temas da etkili oldu. Chomsky: Çözüm mümkün Guardian gazetesinin yorum sayfalarında önde gelen Amerikalı muhalif düşünürlerden Noam Chomsky, İran'la yaşanan nükleer krizin müzakere yoluyla çözülmesinin mümkün olduğunu savunuyor: "Bu anlaşmazlığı çözebilmek için Amerika Birleşik Devletleri'nin üç temel adım atması gerek: İlk olarak ABD ve İsrail tehditlerine son vermeli. "İkinci adım, dünyanın geri kalanını, nükleer silahlarda kullanılabilecek madde üretimine yasak getiren bir öneriyi kabul etme fikrinde birleştirmek olmalı. "Üçüncü adım ise, Nükleer Silahların yayılmasını Önleme Anlaşması'nın, nükleer silaha sahip devletleri, nükleer silahları yok etmek için,"iyi niyetle" çaba sarf etmeye mecbur eden; bağlayıcı hukuki yükümlülüğü bulunan, altıncı maddesine hayat vermek. Şu ana dek nükleer silaha sahip devletlerin hiçbiri, bu yükümlülüğü yerine getirmedi, hatta Amerika Birleşik Devletleri, bu maddeyi ihlâl edenlerin başında geliyor. Dahası bu yolda atılacak adımlar bile, İran'la yaklaşan krizi hafifletebilir. "Hepsinden de önemlisi, Muhammed el Baradey'in sözlerine kulak vermeli: Bu sorunun askeri bir çözümü yoktur. Bunun tasavvuru dahi mümkün değildir. Bu soruna tek kalıcı çözüm, müzakereden geçiyor." Yeni bir başlangıç mı? Birleşmiş Milletler'in yeni İnsan Hakları Konseyi bugün Cenevre'de ilk toplantısını yapmaya hazırlanırken, İsviçre'de yayımlanan Le Temps gazetesi, "Bunu, yepyeni bir başlangıcın sembolü gibi değerlendirmek hata olur" diyor. Gazeteye göre bu yeni organ, pek takdir edilmemiş olan selefiyle aynı kaderi paylaşacak; yani üyesi olan devletlerin çıkarlarının baskısı altında çalışmak durumunda kalacak. Diğer bir İsviçre gazetesi, Tribune de Geneve de bu görüşe katılıyor. Gazeteye göre birçok ülke konseyin gücünü mümkün olduğunca azaltmak için çaba harcayacak. Gazete, "Konseyin üstlendiği görevi yerine getirmesi imkânsız değil. Ancak konseyin hareket alanı epeyce kısıtlı olacak" diyor. 'Fransızlara düşen görev' Fransız Le Monde gazetesi geçen haftaki Brüksel zirvesinin sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde geçen yıl Fransa ve Hollanda'da reddedilen Avrupa anayasasının bir gün canlanabileceği yolunda umut ışığı doğduğunu yazıyor. Ancak gazete, varılan anlaşmada bazı belirsizlikler bulunduğuna dikkat çekiyor: "Mantığa aykırı gibi dursa da, yeni bir çözüm bulmak, yenilginin başlıca sorumlusu olan Fransızların elinde olacak. Avrupa Birliği, şu anki Fransa Cumhurbaşkanı'nın sorunu çözeceğine inanmıyor. Almanya Başbakanı daha güçlü bir konumda.” "Elde edilecek sonuç, Angela Merkel'in vasıflarına olduğu kadar Jacques Chirac'ın halefinin taahhütlerine de bağlı olacaktır. " Kalaşnikof, gurur mu hüzün kaynağı mı? Times gazetesi, saldırı ve savunma koşullarında kullanılabilme özelliğiyle, dünyanın en bilinen silahı olan AK-47, yani Kalaşnikof'un mucidi Mihail Kalaşnikof'un, 86 yaşında duyduğu üzüntüyü şöyle aktarıyor: "Mihail Kalaşnikof'un, televizyonu açıp da ölümcül buluşuyla, dünyanın bir yerinde sağa sola ateş açıldığını görmediğini gün yok neredeyse. "AK-47 adıyla bilinen Kalaşnikof'ların, profesyonel askerler ya da ulusal özgürlük hareketlerinin üyelerince kullanılıyor olması, ona hala gurur veriyor. "Ama teröristler, suçlular ve çocuk askerlerin elinde görmek, 86 yaşındaki silah mucidini hüzne boğuyor." Birleşmiş Milletler'in düzenlediği hafif silah ticareti konferansına bir hafta kala, kendi ürettiği silahın satışına yasak getirilmesi yolundaki çağrılara, Mihail Kalaşnikof da katıldı. Kalaşnikof "Artık silah ticaretine dur demenin zamanı geldi" diye konuştu. 11 ülkede üretilen Kalaşnikof, 55 orduda kullanılıyor. Mozambik ve Hizbullah bayraklarında kalaşnikof figürü yer alıyor. Kalaşnikof, dakikada 600 mermi atabiliyor. Dünyada hafif silahlarla her gün 1300 kişi hayatını kaybediyor. | İlgili haberler 13 Haziran 2006 Basın Özeti13 Haziran, 2006 | Basın Özeti 12 Haziran 2006 Basın Özeti12 Haziran, 2006 | Basın Özeti 11 Haziran 2006 Basın Özeti11 Haziran, 2006 | Basın Özeti 9 Haziran 2006 Basın Özeti09 Haziran, 2006 | Basın Özeti 8 Haziran 2006 Basın Özeti08 Haziran, 2006 | Basın Özeti 7 Haziran 2006 Basın Özeti07 Haziran, 2006 | Basın Özeti 6 Haziran 2006 Basın Özeti06 Haziran, 2006 | Basın Özeti 5 Haziran 2006 Basın Özeti05 Haziran, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||