|
27 Haziran 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz gazetelerinin birinci sayfalarında bugün iç siyasete dair haberler ağırlıkta. Guardian'ın birinci sayfasından, gazetenin yaptırdığı bir kamuoyu araştırmasıyla başlayalım.
"Londra'da yakınlarda bir evin gece yarısı basılması ve masum bir gencin vurulmasından sonra, İngiliz Müslümanlar'ın çoğu Londra Emniyet Müdürü Sir Ian Blair'e artık güvenmediklerini söylüyor. "Ankete katılan Müslümanlar'ın yüzde 54'ü Emniyet Müdürü'nün bu olaydan sonra istifa etmesi gerektiğini düşünüyor. Halbuki aynı soru genel İngiltere kamuoyuna yöneltildiğinde bambaşka bir sonuç çıkıyor. "Ülke nüfus yapısını oransal olarak yansıtan bir örneklemeye aynı soru yöneltildiğinde yüzde 74, son olayda polisin, görevinin gereğini yaptığı görüşünü dile getirdi." Gazeteye göre bu İngiltere'de genel kamuoyuyla Müslüman toplum arasındaki hissiyat farkını yansıtan bir sonuç. Ve başka sorulara verilen yanıtlar da bu yargıyı destekliyor. 'Tehlikeli ayrım' Guardian bu araştırmanın sonuçlarını başyazısında da "Tehlikeli Ayrım Çizgileri" başlığıyla değerlendirmiş. "Gazetemizin bugün yayımladığı araştırma Müslümanlarla toplumun diğer kesimleri arasında, terör konusuna bakışta önemli farklar olduğunu ortaya koyuyor. "Örneğin genel kamuoyunda her on kişiden dokuzu, hala İngiltere'de geçen yazkilere benzer bombalı saldırıların olabileceği görüşündeyken, Müslüman nüfusun büyük bir çoğunluğu yeni bir saldırı olmayacağı inancında. "Bu farklılıklar, hangi koşullarda oluştuğu gözönüne alınarak anlaşılmalı ve gereği yapılmalı. Kuşkusuz Irak savaşının, ya da Londra'da bir Müslüman ailenin evine yapılan polis baskınının yarattığı öfke Müslümanlar'ın görüşlerini etkiliyor. "Ama ülkemizde bugün Müslümanlar'ın, günlük yaşamlarında karşı karşıya oldukları zorluklar da, yabancılaşmayı yaratan zeminin oluşmasında önemli rol oynuyor. İstatistikler bu konuda gayet karanlık bir tablo çiziyor. "Müslümanlar bugün İngiltere'de diğer bütün inanç gruplarından daha kötü konutlarda yaşıyor. Eğitim ve öğrenim oranları daha düşük ve sağlık durumları kendi yaş gruplarındaki diğer topluluklarla kıyaslandığında daha kötü. "İngiltere'deki en kalabalık Müslüman toplumları olan Pakistan ve Bangladeşliler arasında işsizlik çok yüksek. Yoksulluk sınırının altında olanların oranının en yüksek olduğu toplumlar yine bunlar." Guardian, başyazısında, benzer bir durumun, küresel düzeyde de, Müslümanlarla, Müslüman olmayanlar arasında dünyaya ve olaylara bakıştaki uçurumları anlamakta önemli olduğuna dikkat çekerek, şöyle devam ediyor: "El Kaide ideolojisinin beşiği olarak görülen Suudi Arabistan'da 20'nci yüzyılın son 20 yılında kişi başına milli gelir yarıya indi. Aynı dönem içinde Orta Doğu'nun dünya ticareti içindeki payı eridi gitti, buna karşılık bölgede nüfus patlaması yaşandı. "İslamizmin generalleri eğitimli ve ayrıcalıklı ailelere mensup kişiler olabilir ama bu koşullar, onların, çevrelerine mürit toplamasını iyice kolaylaştırdı. Dünyada ve İngiltere'de bir çok Müslüman'ın yaşamlarını etkileyen yoksulluk sorununu görmek ve gereğini yapmak, İslamcılık konusunda izlenecek stratejinin önemli bir parçası olmak zorunda." AB'den boru hattına onay Financial Times Avrupa Birliğinin Hazar bölgesinden Avrupa'ya doğal gaz taşıyacak 3300 kilometre uzunluğundaki boru hattına siyasi onay verdiğini ve böylelikle yaklaşık altı milyar dolar değerindeki projenin gerçekleşme şansının arttığını duyuruyor. Gazete aslında yıllardır tartışılan bu projenin, yakınlarda dünya çapında petrol ve doğal gaz fiyatlarında görülen büyük artışlar ardından önem kazandığına dikkat çekiyor. Haberde Türkiye'yi de yakından ilgilendiren projeyle ilgili şu ayrıntılar verilmiş: "Avrupa Birliği Komisyonu'nun enerjiden sorumlu yetkilisi Andris Piebalgs, boru hattının geçeceği beş ülke; Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya'dan bakanlarla beraber, projenin başarıyla tamamlanması için gerekli adımların atılacağını vadeden bildiriye imzasını koydu. "Avrupa Birliği yetkilisi, birliğin projeye sadece siyasi değil, fizibilite çalışmalarına katkıda bulunmak suretiyle maddi destek de vereceğini söyledi. "Dün imzalanan bildiri aslında Moskova'ya da açıkça, Avrupa Birliği'nin, enerji kaynakları bakımından Rusya'ya bağımlılığını azaltma niyetini ilan etmesi anlamına geliyor. "Proje, yılda 25 ila 31 milyar metreküp doğal gaz taşıma kapasitesi olan bir boru hattının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasını öngörüyor. Taşınacak doğal gazın, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Rusya ve Irak'tan hatta siyasi sorunlar aşılırsa İran'dan alınması ihtimali bile var. "Projeyi, Avusturya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan'dan doğal gaz şirketleriyle Türkiye'den BOTAŞ destekliyor. Bu şirketler bazı ön çalışmalar yaptılar ama projenin maliyetini kimin karşılayacağı henüz belli değil. "Bu şirketlerin oluşturduğu konsorsiyumun önündeki hedef, Avrupa Birliği'nden serbest rekabet konusunda bazı istisnalar için izin koparabilmek. "Bu yaz başvurularını yapacaklar. Fakat, bu tür ayrıcalıklar alabilseler bile projenin geleceği garanti değil. Çünkü projeye karşı çıkan Rusya, alternatif boru hattı önerileri getiriyor." Financial Times, Türkiye piyasalarında yaşanan sıkıntıları da bir başka haberinde ele alıyor. 'Türk parasının değer kaybı' Türkiye'de hisse senetleri fiyatlarının son sekiz ayın en düşük düzeyine indiğini, faizlerin yükseltildiğini ve Merkez Bankası'nın müdahelesiyle liranın düşüşünün durdurulduğunu aktaran haberde bazı uluslararası piyasa uzmanlarının değerlendirmelerine de yer verilmiş:. "Türkiye'de hisse senetleri Mayıs ayından bu yana dolar karşılığı değerleri itibarıyla yüzde 43 değer yitirdi. Aslında Mayıs'tan bu yana dünya genelinde genç piyasalar benzer bir eğilim gösteriyor ama Türkiye, mevcut bütçe açığı, yüksek enflasyon düzeyi ve siyasi belirsizlikler yüzünden daha fazla etkilendi. "Insinger de Beaufort'dan piyasa uzmanı Stephen Lewis, 'Türk Lirası şu düzeyinde istikrar kazansa bile, şu anda Nisan'a göre yüzde 20 değer yitirmiş olduğunu unutmayalım. Bu kadar büyük bir düşüş ister istemez enflasyon rakamlarını önemli ölçüde etkileyecektir' diye konuştu. "İnternetin en çok okunan ekonomi sitelerinden Bloomberg'deki bir yazıda ise, dış borç faizi geri ödemelerini durdurmaya en yakın ülkeler sıralamasında Türkiye'nin Arjantin'e yaklaştığı, Mayıs ayından bu yana Türkiye hükümetinin dolar cinsinden dış borç faiz ödeme yükünün fazlasıyla ikiye katlandığı kaydediliyor. " Arif Mardin'in ardından Independent gazetesi ise, önceki gün New York'ta yaşamını yitiren İstanbul doğumlu dünyaca ünlü müzik yapımcısı ve aranjör Arif Mardin'in ardından, yaşamını ve müzik dünyasına katkılarını değerlendiren bir yazıya yer vermiş. Independent yazarı Pierre Perrone, yazıda, "Arif Mardin kırk yılı aşkın meslek yaşamı boyunca soul, pop, caz ve rock dünyasının en seçkin sanatçılarıyla çalıştı. Bir mükemmeliyetçiydi " diyor ve yine Türk asıllı bir başka dünyaca ünlü müzik yapımcısı Ahmet Ertegün'ün onun hakkındaki şu sözlerini aktarıyor: "Modanın ve rüzgarların belirlediği bir dünyada Arif, inanılmaz bir müzik dehası ve gerçek bir sanatçı olarak kalmayı başardı." | İlgili haberler 26 Haziran 2006 Basın Özeti26 Haziran, 2006 | Basın Özeti 25 Haziran 2006 Basın Özeti25 Haziran, 2006 | Basın Özeti 23 Haziran 2006 Basın Özeti23 Haziran, 2006 | Basın Özeti 22 Haziran 2006 Basın Özeti22 Haziran, 2006 | Basın Özeti 21 Haziran 2006 Basın Özeti21 Haziran, 2006 | Basın Özeti 20 Haziran 2006 Basın Özeti20 Haziran, 2006 | Basın Özeti 19 Haziran 2006 Basın Özeti19 Haziran, 2006 | Basın Özeti 18 Haziran 2006 Basın Özeti18 Haziran, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||