BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 30 Haziran, 2006 - TSİ 08:33
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
30 Haziran 2006 Basın Özeti
Times ve Guardian gazeteleri manşetlerinde, İşçi Partisi hükümetinin Ulusal sağlık hizmetlerini özelleştirmeye yönelik gizli planlarını açıklıyorlar.

İngiltere gazeteleri

Guardian planın kazara ortaya çıkarıldığına dikkat çekerek şöyle devam ediyor:

''Ulusal sağlık hizmetlerinin önemli bir kısmını özelleştirmeye yönelik gizli planların aslında gelecek ay açıklanması düşünülmüştü. Ama Sağlık Bakanlığı, 64 milyar sterlin bütçeli sağlık hizmetlerinin yönetimi için özel şirketleri ihaleye çağıran ilanı, dün yanlışlıkla Avrupa Birliği resmi gazetesinde yayınlayınca iş anlaşıldı.''

''İlanda, özel şirketlere, ulusal sağlık hizmetlerinin yönetimi ve planlanması işi teklif ediliyor. Hükümet planlanan adımın sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi anlamına gelmediğini, yalnızca hizmetlerin daha etkin ve iyi yönetiminin amaçlandığını söylüyor.''

''Ancak sağlık çalışanları bu görüşte değil. Sağlık çalışanları sendikası haber üzerine hükümetin 'karşılıklı güven' prensibini çiğnediğini ve sağlık hizmetleri konusundaki politikasında temel bir değişiklik yaptığını söyleyerek İngiltere Sendikalar Konfederasyonu'nu olağanüstü toplantıya çağırdı.''

Times gazetesi de Guardian gibi yorumlamış bu haberi. Ve "El altından özelleştirme" başlıklı haberinde, kamuoyunda hiç tartışılmadan, ulusal sağlık politikasında bu kadar büyük bir değişikliğin nasıl yapılabileceğini sorgulamış.

Muhafazakar Daily Telegraph gazetesi birinci sayfasında, kendi yaptırdığı bir kamuoyu yoklamasının sonuçlarını öne çıkarmayı tercih etmiş.

Yoklama, ana muhalefetteki Muhafazakar Parti'nin yeni lideri David Cameron'un, İşçi Partili Başbakan Tony Blair'in popülerlikte geçen ilk muhafazakar lider olmayı başardığını gösteriyor, gazetenin haberine göre. İki puan farkla da olsa.

Guantanamo kararı

İngiltere'de Yüksek Mahkeme'nin terörle mücadele yasasının önemli bir uygulamasını yasadışı ilan etmesi ardından Amerika Birleşik Devletlerinde Yüksek Mahkeme'nin Guantanamo tutsakları için oluşturulan mahkemeleri yasadışı ilan etmesi bir çok gazetede birbirine bağlanarak değerlendiriliyor.

Guardian "Doğru kararlar" başlıklı başyazısında şu görüşlere yer veriyor.

''Bugünlerde yargı ile politikacılar arasındaki çatışma öyle sıklaştı ki adeta ilan edilmemiş bir savaş yaşanıyor. Ama bunu bir savaş olarak görmemek de mümkün. Bunlar adalet sistemi içinde güç konularda denge arama süreçleri olarak görülebilir.''

''Gerek İngiltere'de gerekse Amerika'daki kararlar az sayıda insanı etkiliyor gibi görünse de, ilerde daha otoriter yöntemler kullanmak isteyecek yönetimler için emsal olmak bakımından büyük önem taşıyorlar.''

''Her iki ülkede de politikacılar, farklı uygulamalarıyla, terör tehlikesinin, normal hukuki süreçlerden sapmayı meşru kıldığı kanısında olduklarını gösterdiler. Yargıçlar, onları tekrar düşünmeye zorladığı için şükretmeliyiz.''

'Tanrı yargıçlardan razı olsun'

Independent gazetesinde aynı konuyla ilgili bir yorumun başlığı da böyle.

Yazar ''polis devleti değiliz hala ama, on yıl öncesine göre polis devletine çok daha yakınız'' diyor ve yanlış yasalar ve teknoloji sayesinde otoriter bir rejim olmamanın bütün güvencelerinin birer birer yok edildiğini yazıyor.

Independent'da yazan Matthew Norman yazısını şöyle noktalamış:

''Terör tehlikesinin ne kadar büyük olduğunun bu tartışmada hiç bir önemi yok. Adaletin bazı prensipleri, medeni olma iddiasındaki bir toplum için öylesine temel önem taşırlar ki, hiç bir tehdit bunların kenara itilmesini ya da sınırlandırılmasını haklı gösteremez.''

''Bu tehlikeyi gören bir kısım medya, bazı bağımsız düşünceli milletvekilleri ve Yüksek Mahkeme yargıcı Sullivan gibileri Başbakan Blair ve onu izleyecek politikacıların İngiltere'yi çirkin, baskıcı bir küçük ülkeye dönüştürmesinin önündeki üç engeli oluşturuyorlar. Allah razı olsun.''

Hedef Hamas mı?

Financial Times, Ortadoğu'daki kriz konusundaki haberine, dün her türlü siyasi görüşten Filistinli tarafından dile getirilen bir suçlamayı başlık yapmış. ''İsrail, Hamas hükümetini düşürmeye çalışıyor.'' Ayrıntılar şöyle:

''İsrail hükümeti bu suçlamaları yalanlıyor ve Hamas'lı bakanlar ve milletvekillerinin, hareket son haftalarda teröre geri dönüş gösterdiği için tutulduğunu söylüyor. Fakat, basında yer alan bazı haberlerde üst düzey Hamas yetkilileri ve bakanların gözaltına alınmasının aslında bir süredir planlandığına ilişkin ayrıntılar var.''

''Ayrıca İsrail Dışişleri Bakanlığının dün yaptığı açıklamada kullanılan ifadeler fiilen Hamas yönetimine son verme niyetini ifade ediyor. İsrailli yetkililer Gazze'deki Hamas liderlerinin, hatta Başbakan İsmail Hanya'nın da gözaltına alınabileceğini söylüyorlar. Bazı yetkililer, kaçırılan asker serbest bırakılmadığı takdirde bazı Filistinli liderlerin suikaste kurban gidebileceğini bile ima etti.''

Amerikan yönetiminin dış politikasını ve Irak savaşını eleştiren yönetmen Michael Moore'un ünlü filmi Fahrenheit 9-11'de, bir alışveriş yerinin park yerinde, gençleri askere yazılmaya ikna ederken görülen, 30 yaşındaki Çavuş Raymond Plouhar, dün Irak'ın Anbar bölgesinde patlayan bir bomba sonucu öldü diyor Times.

Kupa heyecanına dönüş

Almanya'da bugün çeyrek final karşılaşmalarıyla heyecanın yeniden tırmanacağı dünya kupası haberleri de gazetelerde geniş yer bulmaya devam ediyor.

FIFA başkanı Sepp Blatter'in İngiltere milli takımı için "çok sıkıcı oynuyorlar" diyerek, defansif taktiklerini eleştirmesi, İngiliz kampında öfkeye sebep olmuş Guardian'a göre.

Kaptan David Beckham'ın "kazanıyoruz ya, önemli olan o" dediği aktarılıyor.

Brezilyalı büyük futbol yıldızı Pele, Daily Telegraph'daki yazısında "hakemleri boşverin, iyi takımlar kazandı" diyor ve şöyle devam ediyor.

''Mutluyum. Çünkü Dünya Kupası şu ana kadar hayal kırıklığına uğratmadı beni. En iyi takımlar hakettikleri yere geldiler. Çeyrek finale gelince, Almanya Arjantin maçı final maçı kalitesinde olacak ve Almanya bu maçı kazanabilir bence. Dört maçta dört kazanmanın ve ev sahibi takım olmanın verdiği moral önemli.''

''İtalya Ukrayna maçını kimin kazanacağını söyleyemiyorum. Penaltılara kalabilir. İngiltere Portekiz maçının galibi İngiltere olabilir. Hele Portekiz'in en iyi oyuncularından ikisi, Deco ve Costinha'nın oynayamıyacağı düşünülürse.''

''İngiltere bence çok kötü oynamadı. Herkes Brezilya ile karşılaştırıp çok şey bekliyor takımlardan. Brezilya'nın karşısında Fransa güçlü bir rakip. 1998'de bizi yenmişlerdi, bu yenilginin rövanşını alırsak, yarı finalde İngiltere ile oynayabiliriz.''

İlgili haberler
30 Haziran 2006 Basın Özeti
30 Haziran, 2006 | Basın Özeti
28 Haziran 2006 Basın Özeti
28 Haziran, 2006 | Basın Özeti
27 Haziran 2006 Basın Özeti
27 Haziran, 2006 | Basın Özeti
26 Haziran 2006 Basın Özeti
26 Haziran, 2006 | Basın Özeti
25 Haziran 2006 Basın Özeti
25 Haziran, 2006 | Basın Özeti
23 Haziran 2006 Basın Özeti
23 Haziran, 2006 | Basın Özeti
22 Haziran 2006 Basın Özeti
22 Haziran, 2006 | Basın Özeti
21 Haziran 2006 Basın Özeti
21 Haziran, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik