|
18 Ocak 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de Blair hükümetinde bir dönem Dışişleri Bakan Yardımcılığı da yapmış olan İşçi Partili milletvekili Dennis McShane, Independent'te, nükleer programı nedeniyle İran'la yaşanan uluslararası krizin çözümü için kökten bir çözüm öneriyor:
''Çok geç olmadan Amerika İran'la görüşmeleri başlamalı.'' ''Diplomatik tanıma, uluslararası sorunların çözümünde eski moda bir adım olarak görülebilir'' diyen McShane, ama George Bush ve Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın ''Tahran'la yeniden diplomatik ilişki kurma yönündeki ciddi bir öneride bulunmalarının Orta Doğu'da dönüştürücü bir etki yapacağı inancında.'' ''Amerika 1979'da Şah'ın devrilmesi ve büyükelçiliği personelinin rehin alınması olaylarının ardından Tahran'la ilişkilerini kesti. Şimdi, İran'a bir büyükelçi göndermenin -ki bu kişi de, ilk bir yıl için neden Bill Clinton olmasın- ayrıca ticaret, turizm ve Batı'yla İran halkı arasında kitlesel temas başlatmanın zamanı geldi.'' İran'ın terörizmi desteklediğini, ancak mesela Türkiye'yle de, 500 yıldır barışçı ilişkiler içinde olduğunu vurgulayan McShane, hem Batı'yı hem de İran'ı eleştiriyor: ''Eğer önce İngiltere ardından da Amerika'nın petrole ulaşmak için bitmeyen müdahaleleri olmasaydı, İran şimdi Türkiye ve Malezya gibi normal bir müslüman ülke olma yolunda ilerleyebilirdi.'' ''Bu yalnızca Batı'nın yanlışı değil. İran da, bölgede kendini diplomatik parya konumuna düşürdü. Tahran Mısır'ı tanımıyor, tabii ki, İsrail'de diplomatik ilişki kurmayı reddediyor.'' ''Arap ve Müslüman devletlerin İsrail'le diplomatik ilişki kurmamaları; diplomasiyi devletlerarası ilişkilerle sorunları çözmek yerine ilerlemenin düşmanı haline getirmenin bir diğer örneği.'' 'Batı'nın Hamas açmazı' Seçimlerin yapılmasına kısa bir süre kala Guardian muhabiri Chris McGreal, Hamas'ın seçim kampanyasına ilişkin izlenimlerini aktarıyor. Adaylarının yüzde 25'inin cezaevine konulmasının Hamas'ın oy oranının yüzde 40'lara çıkmasına neden olduğunu kaydeden Guardian muhabiri şöyle devam ediyor: ''Seçimlerin ardından Hamas'ın parlamentodaki en büyük ikinci grup olması hemen hemen kesin gibi. Bu, terörist olarak niteledikleri, ancak seçmen desteğine sahip olan bir örgüte nasıl davranacakları konusunda Washington ve Avrupa için bir ikilem oluşturuyor.'' Ama, aynı sorunun; İsrail'le görüşmelere dayalı bir barış anlaşmasını esas alan bir sistemde nasıl yer alacağını şekillendirmesi gereken Hamas için de geçerli olduğunu vurgulayan Guardian muhabiri McGreal, örgütün Gazze'deki önde gelen liderlerinden Mahmud el Zahar'ın şu görüşlerini aktarıyor: ''Hükümete katılma kararımızı programına bakarak vereceğiz. Amacımız İsrail'le ekonomik siyasi, sosyal ya da güvenlik işbirliği kurmamak. Onlar bizim düşmanımız. Filistinlilerin acılarının sorumluları. Nasıl işbirliği yapabiliriz?'' Zahar, önceliklerinin yolsuzluktan kurtulmak olduğunu vurguluyor ve ''her metrekarede varolan bir bağımsız devlet istediklerini, ama bir metrekareyi bile vermeyeceklerini'' söylüyor. Guardian muhabiri McGreal haberinde, Washington'un Hamas'ın silahsızlanmadan hükümete katılması durumunda Filistin yönetimine mali yardımda bulunmayacağını, Avrupa Birliği'nin de, ''eğer Hamas'ın; İsrail'in varolma hakkını tanımadan hükümete katılması durumunda mali yardımı keseceği uyarılarını da anımsatıyor. Habere göre, Hamas silahsızlanma sorununun militanların Filistin güvenlik güçlerine katılmasıyla çözülebileceği görüşünde, ancak İsrail'in varolma hakkı karmaşık bir konu. Hamas lideri Zahar, İsrail'in yasal bir devlet olarak kabul edilemeyeceğinde ısrarlı. ''Burası bizim toprağımız. Çocuklarımız ya da torunlarımızdan hiçkimse İsrail'i bir yasal devlet olarak tanıyamaz. Tarihsel olarak, İngilizler gibi, onlar da topraklarımızı işgal etti. Yabancı bir güç. ne bu kuşak ne de gelecek kuşağımız İsrail'i burada kabul edecektir.'' 36 yıl sonra yakalanan kaçak asker Times gazetesi, 1969 yılında Vietnam'da savaşmamak için ordudan kaçan bir kişinin 36 yıl sonra yakalandığını duyuruyor okurlarına. Amerikan askerlerinin Vietnam savaşı sırasında My Lai'de düzenlediği katliamı öğrendikten sonra, Vietnam'a gitmekten vazgeçip Teksas'taki birliğinden kaçan 55 yaşındaki Ernest Johnson, bir yerel gazeteye yaptığı açıklamada, ''İlk günden Vietnam Savaşı'nın yanlış olduğunu biliyordum, kimseyi öldürmenin bir parçası olmak istemedim'' diyor. Ernest Johnson firardeyken, 2 kez evlenmiş, 28 ve 22 yaşlarında iki çocuğu var. Prostat kanseri hastası olan Johnson, kaçmaktan bıktığını belirterek, ''birkaç kez bana çok yaklaştıklarını biliyordum'' diyor. Eğer suçlu bulunursa, üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir. Ancak hapis cezası ihtimali muhtemel görülmüyor. Amerika'da 1200 asker kaçağından 70'i Vietnam döneminden kalma. Amerikalı savaş karşıtı gruplar, savunma bakanlığının, Irak'taki askerlere, ''eğer kaçarsanız mezara kadar peşinizdeyiz'' mesajı vermek için, asker kaçaklarının yakalamaya çalıştıkları görüşünde. Gazprom'un gözü İngiltere pazarında Guardian'ın birinci sayfasından duyurduğu habere göre, Rus enerji devi Gazprom, gözünü İngiltere pazarına dikti. Guardian'ın sorularını yanıtlayan şirketin başkan yardımcısı Alexander Medyedev, İngiltere'de, özellikle sanayi sektörüne ve enerji tesislerinden oluşan müşterilerine büyük miktarlarda satışlar yaptığını söylüyor. Hedeflerinin, piyasa paylarını 2015 yılına kadar yüzde 20 düzeyine çıkarmak olarak açıklayan Gazprom yetkilisi, evlere perakende satışlarla da ilgilendiklerinii bu amaçla enerji dağıtım şirketlerinden birini satın alabileceklerini aktarıyor. Gazprom, Ukrayna'yla yaşadıkları doğalgaz krizinin imajına zarar verdiğini kabul ediyor, ancak şirkete göre bunun sorumlusu, sorunu ''soğuk savaş'' söylemine dönüştüren Batılı politikacılar. Zorunlu Çince ders İngiltere'de önde gelen okullardan Brighton College, öğrencilerine Çince eğitimi zorunlu ders haline getirdi. Kararı başyazısında alkışlayan Daily Telegraph, bilgece olarak nitelediği bu tercihle, öğrencilerin dünyanın en kalabalık ve ekonomik açıdan dinamik ulusunun dilini öğrenmeye çalışacaklarını anımsatıyor: ''İngilizce'nin amansız ilerleyişi tek dil öğrenmekle yetinmemizin nedeni olarak gösteriliyor. Ticari dezavantajları bir yana bu durum kültürel yoksulluk da yaratıyor. Bu nedenle Brighton öğrencilerine Çince harfler ve seslerle boğuşmalarında iyi şanslar.'' Plüton'a yolculuk Independent, insanlığın güneş sisteminin bilinen en uçtaki gezegeni Plüto'yu keşif çabalarına iki tam sayfa ayırmış bu sabah. Independent, ''Plüton hakkında bildiklerimiz ancak bir pulun arkasını dolduracak kadar az'' diyen bir NASA yetkilisinin, ''Bu görev tamamlandıktan sonra ders kitapları yeniden yazılacak'' görüşünü aktarıyor. Peki bilinenler neler? Independent'in haberinden kısaca aktaralım: ''1930 yılında keşfedilen gezegene, belki de sürekli karanlık olduğu için Romalıların yer altı dünyasını simgeleyen tanrılarından Pluto'nun adı verilmiş.'' ''Güneş ışınları gezegene dört saatten fazla sürede ulaşıyor, ama o kadar zayıf ki, gezegende yaz döneminde bile, hava sıcaklığı eksi 230 dereceden daha sıcak olmuyor. Dünyaya uzaklığı ise 4.5 milyar kilometrenin üzerinde.'' ''Plüton, güneşin etrafında diğer gezegenlerin tersi yönde turunu, 248 dünya yılında tamamlıyor. Yerçekimi de dünyanın 15'te biri oranında. Plüton'da bir gün ise, 6.5 dünya gününe eşit.'' | İlgili haberler | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||