BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 09 Kasım, 2005 - TSİ 04:52
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
9 Kasım 2005 Basın Özeti
Guardian gazetesinin iç sayfalarındaki haberin başlığı, "Biz Fransa'dan nefret ediyoruz, Fransa da bizden".

İngiltere gazeteleri

Gazetenin muhabiri Jon Henley, Fransa'da şiddet olaylarının patlak verdiği yerlerden Paris'in yaklaşık 21 kilometre kuzeyindeki Sevran'a gitmiş.

Henley'nin görüştüğü yaşları 15 ila 21 arasında değişen göstericiler Fransız hükümetine öfkeli.

Adını Rachid olarak açıklayan bir gösterici Henley'e şiddet olaylarının nedenlerini şöyle açıklamış:

"Çünkü nefret ediyoruz, çıldırmış durumdayız. Artık yeter. Şuraya bakın. Berbat bir yer burası, bir çöplük. Biz burada hiçbirşeyiz. Burada bize sunulan birşey yok."

18 yaşındaki Sylla ise eleştiri oklarını Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'ye yöneltmiş.

"Karşımızda Sarkozy'nin polisleri var. Sarkozy gitmeli. Çenesini kapayıp özür dilemeli ya da defolmalı. Çünkü onun bize saygısı yok. Bizi 'hayvan' olarak nitelendiriyor, sokakları temizleyeceğini söylüyor. Esasında durumu daha da kötüleştiriyor. Yanan her araç Sarkozy için bir mesajdır."

17 yaşındaki Kerim ise güvenlik güçlerinin uygulamalarından şikayetçi:

"Her zaman tacizde bulunuyorlar, zorluk çıkarıyorlar, hakaret ediyorlar. Geçen gün trende sigara içerken yakalandım. Evet bunu yapmamalıyız ama istasyona geldiğimizde altı polis bizi bekliyordu. Biri bana 'Evine dön Arap' dedi. Irkıma hakaret etti."

'Başarısız olan Fransa'nın seçkinleri'

Fransız Liberation gazetesinden Agnes Poirier'in Guardian'daki yazısının başlığı, "Daha fazla özgürlük ve eşitlik".

Poirier yazısında "Başarısız olan bizim cumhuriyetçi modelimiz değil" diyor ve ekliyor: "Başarısız olan Fransa'nın ortasınıfı ve önyargılı siyasi seçkinleri."

Yine Guardian yazarı Jonathan Freedland'e göre, Fransa'nın bazı vatandaşlarının etnik olarak farklı olduğunu görmemekte direnmesi de facto ırkçılığa dönüşüyor. Freedland yazısında önemli bulduğu bir araştırmanın sonuçlarını aktarmış:

"Fransa'da geçen yıl yapılan bir araştırmaya göre, klasik bir Fransız ismiyle iş başvurusu yapan her 100 kişiden 75'i görüşmeye çağrılmış. Aynı niteliklere sahip Cezayir ismi taşıyan 100 kişidense 14'ünün görüşmeye çağrılacağı ortaya çıkmış. Fransa'da sorun hukuka göre bunun sadece bir tesadüf olması. Zira hem François, hem de Abdül Fransız vatandaşları."

'Fransa'daki sorunun çözümü çalışma yasalarında'

Times ise iç sayfalarındaki haberinde, Fransa'da isyanların yol açtığı olağanüstü durumun ülkeyi sömürge döneminin sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili yasalarına geri götürdüğünü belirtiyor.

Gazetenin başyazısının başlığı ise "Ateşin üzerine su sökmek".

Times Fransa'nın varoşlarına barışı sadece çalışma yasalarında yapılacak değişikliklerin getireceği görüşünde.

Gazete, Fransa'nın çalışma yasalarının, genç ve daha az tecrübeli kesimi çalışma hayatından uzaklaştırdığını, geçici işler verilmesini de önlediğini ve kurumlaşmış seçkinleri koruduğunu belirtiyor.

'Liberal İslam çözüm olamaz'

New School Üniversitesi'nde tarih profesörü olan Faisal Devji'nin Financial Times'taki yazısının başlığı ise "Liberal İslam niçin çözüm değil".

Yazar, Avrupa'da çok sayıda liderin Müslümanların yabancılaşması ve aşırı İslami görüşlerle mücadelenin, ılımlı İslamı cesaretlendirmekten geçtiğini düşündüklerini söylüyor.

Ancak Faisal Devji'ye göre bu anlayış, başarısızlığa mahkum:

"Ilımlı Müslümanlar hiçbir zaman toplumlarında entellektüel hakimiyet kazanamadılar. Bu kesimler sadece arada sırada güçlü askeri liderlerle ittifak yaparak güç kazandılar. Türkiye'de Mustafa Kemal Paşa'yla, İran'da Rıza Şah'la, Pakistan'da Eyüb Han'la olduğu gibi. İslami liberalizm bugün, 19. yüzyıldan bu yana en düşük düzeyindendir."

Milletvekillerine '90 günü reddedin' çağrısı

Independent, İngiltere'de bugün milletvekillerinin Mayıs ayındaki genel seçimden bu yana en önemli testten geçecekleri görüşünde.

Meclisteki oylama, yeni Terörle Mücadele Yasa Tasarısı'yla ilgili.

Tasarının en çok tartışılan yönü terör zanlılarının resmen suçlanmaksızın gözaltında tutulabilecekleri sürenin iki haftadan 90 güne çıkarılması.

Independent, manşetinde "90 Gün Mücadelesi" deyip, hükümetin önerisini yargı, sivil toplum ve istihbarat kesimlerini temsil eden üç kişiye yorumlatmış.

Yorumlar büyük çoğunlukla, hükümetin yanlış yaptığı görüşünde.

Independent başyazısında ise "Tehlikeli, acımasız, liberal değil ve gereksiz" yorumunu yapmış yeni yasa tasarısı için. İktidardaki İşçi Partisi milletvekillerineyse çağrısı açık:

"Partinizden önce ülkenizi düşünün ve tasarıyı reddedin".

Guardian da başyazısında aynı görüşe yer vermiş. Gazete bugün parlamentoda milletvekillerinden, son yıllarda bireysel hak ve özgürlüklere yönelik en büyük saldırıyı onaylamalarının isteneceğini belirtiyor.

"Tasarı gözaltına alınan her vatandaşın resmen suçlanması ya da serbest bırakılması gerektiğine yönelik 300 yıllık prensibin geniş şekilde ihlalidir. Demokrasilerin, kişilerin yargılanmadan hapse atılmasına izin vermedikleri düşünülür."

Jintao'yla görüşmesi öncesi Blair'e çağrılar

Guardian ve Independent başyazılarında ayrıca Çin lideri Hu Jintao'nun İngiltere gezisi nedeniyle İngiltere-Çin ilişkilerine de değinmiş.

Jintao'nun ziyareti sırasında dün Londra'da bazı protesto gösterileri düzenlenmişti. Guardian, "Çin iki şeyin farkına varmalı" diyor ve ekliyor:

"Çin'in, cezalandırılmayacağından emin olarak vatandaşlarını öldürme ya da onları bezdirme hürriyeti yoktur. Tıpkı Tayvan Körfezi'nde sabırları taşırma hürriyeti olmadığı gibi. Başbakan Tony Blair, bugün Hu Jintao'yla Avrupa adına görüşmelidir. Kırmızı halı sermek güzeldir ama ejderhayı kucaklamak asla kolay olmayacaktır."

Independent ise Hu Jintao'nun Avrupa Birliği'nin kendilerine yönelik silah ambargosunun kaldırılması için İngiltere'nin desteğini arayacağını hatırlatıyor. Gazete Blair'e bu konuda taviz vermeme çağrısı yapıyor ve ekliyor:

"Siyasi kaslarımız hala Çinlileri bükebilir."

Financial Times'ın Türkiye'ye stopaj uyarısı

Financial Times gazetesiyse Türkiye'de, menkul kıymet gelirlerinin 1 Ocak'tan itibaren vergilendirilecek olmasına değinmiş.

Gazetedeki haberin başlığı, "Verginin yatırımcıları caydırması pek mümkün değil".

Ancak Financial Times yatırımcıların ve uzmanların bir konudaki uyarısına da dikkat çekmiş.

Yüzde 15 olarak belirlenen stopajın bürokratik bir kabus olabileceği ve piyasadaki işlemleri teknik olarak daha da zorlaştırabileceği hatırlatılmış.

İlgili haberler
8 Kasım 2005 Basın Özeti
08 Kasım, 2005 | Basın Özeti
7 Kasım 2005 Basın Özeti
07 Kasım, 2005 | Basın Özeti
6 Kasım 2005 Basın Özeti
06 Kasım, 2005 | Basın Özeti
3 Kasım 2005 Basın Özeti
03 Kasım, 2005 | Basın Özeti
2 Kasım 2005 Basın Özeti
02 Kasım, 2005 | Basın Özeti
1 Kasım 2005 Basın Özeti
01 Kasım, 2005 | Basın Özeti
31 Ekim 2005 Basın Özeti
31 Ekim, 2005 | Basın Özeti
30 Ekim 2005 Basın Özeti
30 Ekim, 2005 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik