BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 01 Kasım, 2005 - TSİ 05:54
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
1 Kasım 2005 Basın Özeti
Gazetelerin hepsindeki ortak konulardan birisi, bugünden itibaren yürürlüğe giren, 'vatandaşlık sınavı'.

İngiltere gazeteleri

Independent gazetesi, yapılacak sınavla ilgili olarak, "Sadece yabancıların bu sınavı geçmesi gerekiyor. 'Yerliler' cehaletin tadını çıkarabilir" yorumunu yapıyor.

Gazete sınavın kapsamını şöyle özetliyor.

"Bugünden itibaren İngiliz vatandaşı olmak isteyen herkes, bu sınava girmek zorunda. Sınavda, farklı aksanlardan çalışanların haklarına, alkol ürünleri satın almak için gereken yaştan Parlamento’nun nasıl ziyaret edileceğine kadar pek çok soru yer alıyor. Ancak İngiltere'nin tarihi ve kültürü, 45 dakikalık çoktan seçmeli sınava dahil edilmemiş. Bilgisayar ortamında 24 soruyu yanıtlamak zorunda olan vatandaş adaylarının soruların yüzde 75'ine doğru yanıt vermesi gerekli. Başarısız olanlar ise bu sınava sınırsız sayıda yeniden girme hakkına sahip."

Independent gazetesi haberinde, Irk Eşitliği Komisyonu Başkanı Trevor Phillips'in bir uyarısına da yer veriyor.

Phillips, vatandaşlık sınavının ayrımcılık olarak algılanabileceği uyarısında bulunuyor ve "Neden vatandaşlar iki sınıfa bölünüyor? Neden bu ülkede doğmuş olan vatandaşların ülke tarihini bilmesi gerekmezken, başka bir ülkede doğmuş olan ve İngiliz vatandaşlığına girmek isteyen insanlar tarihi bilmek zorunda" diye soruyor.

'Çok kültürlü İngiltere' farklı olmalı

Aynı konu, Times gazetesinin yorum yazılarından birisine de "Bu adanın değerleri nasıl tanımlanmalı?" başlığıyla yansıyor.

"İngilizler hep pragmatik yaklaşımları ve sağduyularıyla gurur duyarlardı. Bu ülkede hiçbir zaman yazılı bir anayasaya ihtiyaç duyulmadı. Değişen şartlara göre gelişen yasalar paylaşılan ortak değerler, hoşgörü, haklar ve sorumluluk anlayışına dayandı" diye yazan Times, son 30 yılda ise bu düzenin temellerinin sarsıldığını belirtiyor. Gazetenin yorumu şöyle:

"Çok kültürlü bir İngiltere, artık ortak geçmişin getirdiği uyuma sırtını dayayamaz. Gerileme, bölgesel milliyetçilik, etnik bölünmeler ve dinsel aşırılıklar, farklı kesimler arasındaki uçurumu öylesine büyüttü ki eskiden olduğu gibi ortak değerler üzerine birşey inşa etmek mümkün değil.

İngiliz olmak ne demek? Bu, daha beş yıl önce akademik bir soruydu. Şimdi ise keskin ve hassas bir konu. Göç, bu ülkeye kültürel ve ekonomik katkı sağladı ancak ortak değerleri de geri plana itti. İngiliz vatandaşı olmak isteyenler, bu ülkenin değerlerini de anlamalı. Kraliyet, Parlamento, Kilise, hukukun ve yasaların üstünlüğü, ifade özgürlüğü bir Kürt mülteci için yabancı kavramlar olabilir ama İngiliz vatandaşlığını olabildiğince yaşamak istiyorsa bunlar önemli kavram ve kurumlar.

"İngiliz olmak ne demek?" sorusunu yanıtlamak için geç kaldık. Bu hem göçmenler hem de bu ülkenin vatandaşları için böyle."

Blair'e protesto hazırlığı

Yaşanan tartışmalarla gazetelere yansıyan bir diğer ortak konu ise, 7 Temmuz'da Londra'da düzenlenen saldırılarda yaşamını yitirenler için düzenlenecek olan tören.

Saldırılarda yaşamını yitiren 52 kişi için bugün St Paul Katedrali'nde bir tören düzenlenecek.

Guardian gazetesi, tüm dinî inanışların temsil edileceği törene, yakınlarını kaybeden bazı ailelerin, ya saldırılardan sonra gördükleri muamele yüzünden ya da Irak'ın işgalinin bu saldırılara neden olduğuna inanarak Başbakan Tony Blair'i protesto etmek amacıyla katılmayacaklarını yazıyor.

İngiltere'de çevre zirvesi

Independent gazetesi, bugün kapak sayfasını, Londra'da yapılacak 'çevre zirvesine' ayırmış.

İngiltere Başbakanı Tony Blair'in ev sahipliğinde dünyanın dört bir yanından gelecek enerji bakanları küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda alınacak önlemleri tartışacaklar.

Independent'ın değerlendirmeleriyle bazı sorulara verilen yanıtları aktaralım.

Bu zirvenin asıl amacı ne?

"Asıl amaç, Çin'i, bu mücadeleye dahil edebilmek. Küresel ısınmayla mücadele amaçlı Kyoto Protokolü, Çin ve Hindistan gibi gelişen ekonomilerin çevreye verdiği zarar konusunda herhangi bir önlem içermiyor. Çin, atmosfere sera etkisi yapan gazlar salan ülkeler sıralamasında 2025 yılına kadar Amerika Birleşik Devletleri'ni geride bırakacak."

Peki Çin ve gelişen diğer ekonomiler bu mücadeleye nasıl ikna edilecek?

"Yöntem, Çin'i ve diğer ekonomileri çevreye duyarlı şekilde büyümeye teşvik etmek. Bu, daha açık ifadeyle, Çin'in 2030 yılına kadar kurmayı planladığı 500 kömür santralının, gereken temizleme sistemleriyle donatılması anlamına geliyor. Bugünkü toplantıda, bunun nasıl sağlanacağı, maddî yükün nasıl paylaşılacağı tartışılacak."

Bu görüşmeler sonucunda, hedef süresi olan 2012'den sonra Kyoto Protokolü'nün geliştirilmesi, Çin ve Hindistan gibi ülkeleri de içermesi planlanıyor mu?

"Bu konudaki ilk görüşmeler, Aralık ayında Kanada'nın Montreal kentinde yapılacak. Kyoto Protokolü'ne imza koyan ülkeler, 2012'den sonra ne olacağı konusunda çalışmalar yapmakla yükümlüler."

'Kürtlerin rüya kenti Erbil'

Times gazetesi "Kürtler'in Rüya Kenti" başlıklı haberinde, Kuzey Irak'ın Erbil kentinde başlayan bir projeyi aktarıyor.

Gazete, "Bu rüya kent, dışarıdan bakıldığında, çevresi duvarlarla örülmüş pek çok yıkık dökük askerî binadan farklı değil" diye başladığı yazısını şöyle sürdürüyor.

"Ancak bu proje için hazırlanan tanıtım filmini izlediğinizde durum çok farklı. Burada bin iki yüz konut, büyük bir alışveriş merkezi, parklar ve okullar inşa edilecek. Kısaca Batı'nın gelişmişliği bu Irak kentine taşınıyor. 300 milyon dolarlık projenin fikri, sürgündeki Iraklı bir işadamına ait. Bölgede başka çalışmalar da var. Örneğin Süleymaniye'de 48 Türk, 30 İran şirketi çalışıyor. Akan nakit para, harabe halindeki bölgeyi 21'inci yüzyıla taşıyor."

Türkiye'ye görev listesi

Financial Times "Brüksel'den Türkiye'ye işkence takvimi" başlıklı haberinde, Avrupa Komisyonu'nun, Türkiye'den, iki yıl içinde işkenceyi ortadan kaldırmasını, dinî özgürlükleri geliştirmesini ve ordunun siyasete etkisini azaltmasını isteyeceğini yazıyor.

"Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılmak için ne kadar değişmesi gerektiğinin bir göstergesi olarak Komisyon, Ankara hükümetine kısa dönemde yerine getirilmesi gereken 150 kalemlik bir görev listesi verecek.

Financial Times tarafından görülen taslak belgeye göre Türkiye'den, işkenceye karşı sıfır hoşgörü uygulaması, Müslüman olmayan toplumların karşı karşıya oldukları tüm sorunlara yanıt veren yeni bir yasayı onaylaması isteniyor."

İlgili haberler
31 Ekim 2005 Basın Özeti
31 Ekim, 2005 | Basın Özeti
30 Ekim 2005 Basın Özeti
30 Ekim, 2005 | Basın Özeti
27 Ekim 2005 Basın Özeti
27 Ekim, 2005 | Basın Özeti
26 Ekim 2005 Basın Özeti
26 Ekim, 2005 | Basın Özeti
25 Ekim 2005 Basın Özeti
25 Ekim, 2005 | Basın Özeti
24 Ekim 2005 Basın Özeti
24 Ekim, 2005 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik