|
28 Eylül 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Gazetelerin birinci sayfaları ve başyazılarına hala, devam eden İngiliz İşçi Partisi kongresi egemen.
Times, Tony Blair'in dün kongreye hitaben yaptığı konuşmada dolu dolu bir dört yıllık program sunduğunu, parti liderliği ve başbakanlığı yakında bırakacak gibi hiç görünmediğini yazmış. "Burdayım ve kalıyorum" Independent da bu başlıkla aynı görüşü yansıtıyor ve Blair'in bu durumda liderliği devralmaya hazır Maliye Bakanı Gordon Brown ile çatışmayı göze almış göründüğünü belirtiyor. Guardian ise Başbakan'ın eşi Cherie Blair'in, BBC televizyonundaki canlı yayında, "eşiniz liderliği bıraktığında ne yapıcaksınız?" şeklindeki bir soruya "daha o kadar çok zaman var ki düşünmedim bile hayatım" diye yanıt verdiğini öne çıkarıyor. Irak'la ilgili gelişmeler birçok gazetede ele alınıyor. Daily Telegraph'ın İngiliz güçlerinin son zamanlarda giderek daha çok saldırıya uğradığı ve geçen hafta tebdil gezerken, Irak polisiyle çatışmaya girerek gözaltına alınan askerler yüzünden yerel yetkililerle kriz yaşadıkları Basra'daki muhabirinin gönderdiği haber, "kendi yetiştirdikleri polise güvenmeyen askerler" başlığıyla sunulmuş. "İngiliz subaylar, Basra'da 15 bine yakın polise iyi eğitim verdiklerini söylüyorlar. Ama bu resmi açıklama. Fakat, ismini vermeden konuşan tek tek subaylar, farklı şeyler söylüyor. "Bunlardan biri "Öğrettiğimiz herşeyi ertesi gün unutuyorlar" diye şikayet ediyor. Bir başkanı eğitilen Irak polislerinin silah kullanma ve nişan almada çok kötü olduklarını söylerken, bir yandan da bunun pek de kötü bir şey olmadığını ekliyor: "En azından bize ateş ettiklerinde ıskalarlar, fena mı?.. "Basra'daki bir İngiliz komutan, en büyük sorunlardan birinin de polis içinde Şii milis örgütlerine sempati duyulması olduğunu kabul ediyor. Ve bunun diğer yerel kurumlara da hızla yaygınlaştığına dikkat çekiyor. " Guardian, El Kaide'nin, önceki gün ilk kez internetten videolu haber yayını yaptığını duyuruyor. "El Kaide tarafından hazırlandığı söylenen Halifenin Sesi adlı programı yüzü kayak maskesiyle gizlenmiş, fişeklikli ve sağ elinde Kuran tutan bir spiker sundu. "Gazze Şeridi, ve Irak'la ilgili haberler okuyan ve Amerika Birleşik Devletleri'ni vuran kasırgalardan duyduğu mutluluğu ifade eden spiker, Halifenin Sesi internet haber yayınlarının haftada bir yineleneceğini de duyurdu. " Türkiye -AB Daily Telegraph, 3 Ekim'e yalnızca birkaç gün kala, Türkiye ile müzakerelere başlama koşulları konusundaki anlaşmazlık yüzünden, İngiltere'nin, Avrupa Birliği dönem başkanlığının en büyük kriziyle karşı karşıya kalabileceğini yazıyor. "İngiltere hükümeti, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliğini hayati bir stratejik hedef olarak görüyor. Ancak iki aydır devam eden pazarlıklar tıkanmış gibi. Avusturya, Türkiye ile müzakerelerin üyelik dışında bir formülle de sonuçlanabileceğinin, birlik tarafından kayda geçirilmesinde ısrar ediyor. " Daily Telegraph yine de Avusturya'nın son anda geri adım atması ihtimalini dışlamıyor. Ve Brüksel kulislerinden şu ayrıntıları aktarıyor. "Avusturya'nın, Hırvatistan ile askıya alınan müzakerelerin derhal başlamasını istediği biliniyor. Bir diplomat, 'Avusturya, Türkiye konusunda tamamen yalnız olduğunun farkında' diye konuştu ve devam etti: 'Ama Hırvatistan ile müzakerelerin Ekim'de başlıyacağı konusunda garanti alırlarsa geri adım atabilirler'. Hırvatistan konusundaki karar ise büyük ölçüde bu hafta sonunda Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi başsavcısı Carla del Ponte'nin yapacağı son değerlendirmeye bağlı olacak." Financial Times ise Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerine tam bir sayfasını ayırmış bugün. "Konuşma vakti geldi. Fakat, Avrupalı seçmen Türkiye'nin üyeliği konusunda rahatsız" Gazetenin Türkiye sayfasında, bu başlık altında yapılan Daniel Dombey imzalı değerlendirmede, müzakerelerin Avusturya'nın muhalefetine karşın başlayacağı tahmin ediliyor, ama daha uzun vadede gündeme gelecek bir soruna dikkat çekiliyor. "Türkiye'nin üyeliği Avrupa Birliği kamu oyunda istek ve heyecan yaratmıyor. Tam aksine önemli muhalefetle karşı karşıya. Bu ay yapılan bir kamuoyu yoklaması Türkiye'nin üyeliğine destek verenlerin oranının Fransa'da yüzde 11, Almanya'da yüzde 15 ve İngiltere'de yüzde 32 olduğunu gösterdi. "Her üç ülkede de yüzde kırk oranında kararsız var. Birliğin göçmen işçi akını korkusu ve şu andaki içe kapalı zihniyeti nedeniyle Türkiye ile müzakereler yarı yolda kalabilir ya da daha tehlikelisi sonunda Avrupalı seçmen tarafından veto edilebilir. "Bu tablo içinde herşey gelip Avrupa Birliğinin Ankara'nın katılımı konusunda ne kadar ciddi olduğuna dayanıyor." Financial Times'ın aynı sayfadaki bir diğer değerlendirmesinde ise geçen hafta sonu İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde yapılan Osmanlı Ermenileri konulu tarihi konferansa tepkiler ele alınarak, görüşmelerin eşiğinde, Türkiye'de ilerici ve gerici güçler arasındaki mücadelenin hala devam ettiği kaydediliyor. Ve son olarak Guardian'dan "İşkence iddiaları, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği çabasını baltalıyor" başlıklı bir haber aktaralım. Haberde, Amerika Birleşik Devletleri merkezli iki ayrı kuruluşun Türkiye hakkındaki açıklamaları ele alınıyor. "Zihinsel Özürlülerin Hakları adlı Washington merkezli grup, iki yıllık bir araştırmadan sonra Türkiye'de, zihinsel hastalıklarla ilgilenen devlete ait kurumlarda bütün Avrupa standartlarının ihlal edildiğini bildirdi. Örgüt zihinsel özürlüler ve psikiyatri sorunları yaşayan insanların işkence sayılabilecek tedavi yöntemlerine tabi tutulduğunu kaydetti. Türkiye ile ilgili bir açıklama da yine Washington merkezli uluslararası insan hakları örgütü Human Rights Watch'dan geldi. Örgüt, eşcinsellerin oluşturduğu KAOS GL adındaki grubu, ahlaki gerekçeler öne sürerek yasaklamaya çalışan Ankara Vali Yardımcısını protesto etti." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||