BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 18 Eylül, 2005 - TSİ 19:02
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
18 Eylül 2005 Basın Özeti
Independent on Sunday gazetesine göre, İngiltere Başbakanı Tony Blair medya patronu Rupert Murdoch'la yaptığı bir sohbet sırasında BBC'yi ABD'ye karşı düşmanca duygular içinde olmakla suçladı.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Gazeteye göre, Murdoch, ABD'de dünya basınından önemli isimlerin bulunduğu bir konferansta, Tony Blair'le perşembe günü New York'ta arasında geçtiğini söylediği diyaloğu aktardı.

Gazeteye göre Murdoch, toplantıda şunları söyledi:

"Başbakan bana, Yeni Delhi'de tatildeyken Katrina kasırgasına ilişkin son gelişmelerden haberdar olmak için BBC'yi açtığını ve kanalın Amerika'ya karşı nefret dolu olduğunu ve kasırgayla ilgili haberleri 'şeytanca bir zevk duyarak' verdiğini anlattı..."

Independent on Sunday, Murdoch'un açıklamalarının Başbakan'ı zor durumda bırakacağını, BBC'yle ilişkilerini daha da kötüleştireceğini öne sürdü.

BBC yetkilileri, Murdoch'un sözleri konusunda henüz açıklama yapmazken kurumun eski Genel Müdürü Greg Dyke, "Eğer doğruysa, bu anlatılanlar, Blair'in Murdoch'la yakın ilişkisini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor" dedi.

Dyke, "Başbakan'ın Murdoch'u memnun etmeye çalışması sürpriz değil, ancak bu kadar ileri gitmesi şaşırtıcı" diye devam etti.

Ana muhalefetteki Muhafazakar partinin sözcülerinden Theresa May de Başbakan'ın BBC'yle ilgili şikayetlerini rakip kuruluşun başındaki kişiye değil, doğrudan kurum yöneticilerine yapması gerektiğini söyledi.

Independent on Sunday, konuyla ilgili başka bir haberinde Murdoch'la Blair arasındaki ilişkileri irdeliyor.

Gazete, Blair'in bazı eski danışmanların Murdoch'un sahibi olduğu yayın kuruluşlarında çalıştığını, bu kişilerin Başbakan'ın özellikle Avrupa Birliği ile ilgili politikalarını yönlendirdiği yönünde iddialar bulunduğunu aktarıyor.

Bu arada, 1998-2001 yılları arasında Blair'in eski basın danışmanlarından Alastair Campbell'in yardımcısı olarak çalışan Lance Price, yeni kitabında Başbakan'a yönelik ağır suçlamalarda bulunuyor.

Price, Blair'in Murdoch'a Avrupa Birliği politikalarında yapacağı değişiklikleri önceden bildirme sözü verdiğini, kendisine oy vermeyen Gallerli seçmenlere küfrettiğini öne sürüyor.

Gazete, hükümetin Price'ı, yayınlanmadan önce bazı bölümleri kitaptan çıkarmaya mecbur ettiğini yazıyor.

'Irak'tan asker çekme planları rafa kaldırıldı'

Sunday Telegraph
gazetesi, İngiltere Hükümeti tarafından gizlice yürütülen, Irak'tan asker çekme planlarının rafa kaldırıldığını öne sürüyor.

Gazetenin özel haberine göre, İngiltere Savunma Bakanlığı, önümüzdeki aya kadar Irak'tan sekiz bin asker çekme planı yapıyordu.

Irak'taki diğer İngiliz askerlerinin de önümüzdeki yılın ortalarına kadar geri getirilmesi öngörülüyordu.

Gazete, Savunma Bakanlığı'nın Irak'taki çatışma bölgelerine "çöl faresi" olarak bilinen 6 bin 500 kişilik bir birlik konuşlandıracağını kaydediyor.

Sunday Telegraph bu gelişmenin bölgede görev yapan askerler ve komutanlar arasında kaygıya neden olduğunu belirtiyor, iç savaşın eşiğindeki Irak'ın İngiltere'nin Vietnamı'ı olabileceği yolunda endişeler bulunduğunu aktarıyor.

Gazete, Irak operasyonlarının İngiltere'ye yaklaşık 10 milyar dolara mal olduğunu ve ülkenin işgalinden sonra burada 95 İngiliz askerinin öldüğünü yazıyor.

El Kaide'nin Irak'taki hedefi

Observer gazetesi de Irak'la ilgili bir haber-yorumda, "El Kaide'nin Irak'taki saldırılarının tek amacı var: İç savaş" diyor.

Gazete, adli tıp yetkililerine dayanarak, intihar saldırılarını gerçekleştirenlerin bir yıl önceki gibi ülkeye Suriye sınırından giren yabancı savaşçılar değil, bizzat Iraklılar olduğunu aktarıyor.

Observer'a göre, El Kaide'nin Irak'taki saldırılarına bu kadar çok sayıda Iraklı Sünni'nin katılması hem Iraklı hem de Amerikalı yetkilileri endişelendiriyor.

El Kaide'nin Irak'taki lideri olduğu öne sürülen Ebu Mussab ez Zerkavi'nin geçtiğimiz hafta Şiilere karşı topyekun savaş ilan ettiğini hatırlatan gazeteye göre, El Kaide, gücünü Irak için seferber etmeye başladı.

Observer, Irak'ta El Kaide'nin hedeflerini şöyle özetliyor: Amerikan ve İngiliz birliklerine zarar vermek, demokrasiyi baltalamak ve Amerikalılarla işbirliği yapmakla suçladığı Şiileri cezalandırmak.

'Şii- Sünni evlilikleri azaldı'

Sunday Telegraph gazetesi de Amerikalı yetkililere dayanarak Irak'taki direnişçilerin yüzde 80'inin Iraklı olduğunu yazıyor.

Gazete, ülkede Sünnilerle evlenen Şiilerin sayısının giderek arttığına da dikkat çekiyor.

Gazeteye göre geçen yıla kadar ülkedeki 50 evlilikten en az 20'sinde eşlerden biri Sünni diğeri Şii'ydi.

Şimdi ise bu sayı sadece bire düştü.

Sunday Telegraph, şimdiye kadar içiçe yaşayan Şiiler ve Sünnilerin son saldırılardan sonra ayrı bölgelerde yaşamaya başladığını da vurguluyor.

'Schröder özel sektöre mi gidecek?'

Almanya'da bugün yapılan seçimler de pazar gazetelerinde öne çıkan başlıca konular arsında yer alıyor.

Gazeteler olası hükümet senaryolarını değerlendirdikleri haberlerinde hiçbir partinin Meclis'te çoğunluğu sağlayamaması durumunda Angela Merkel'in Gerhard Schröder'in partisiyle koalisyona gitmek zorunda kalabileceğini belirtiyor.

Sunday Times gazetesi bu durumda Şröder'in, Merkel'in başbakan yardımcılığını reddederek siyasi yaşamını noktalayacağını ve kariyerini özel sektörde sürdürebileceğini öne sürüyor.

Sunday Times'a göre, böyle bir koalisyon oluşması durumunda, Kuzey Ren Westfalya eyaletinin Sosyal Demokrat Partili eski Başbakanı Peer Steinbrück'ün Merkel'in yardımcısı olması büyük olasılık.

Zira, Steinbrück, seçim kampanyası sırasında Merkel'le çalışacabileceğini söyleyerek parti yetkililerini şaşırtmıştı.

Gazeteye göre, Schröder'in sözcüsü, Amerikan Merrill Lynch bankasının Alman Başbakan'a iş teklifinde bulunduğunu yalanladı.

Geçtiğimiz haftalarda Schröder'in Rus enerji devi Gazprom ya da Alman otomotiv şirketi Volkswagen'de çalışabileceği iddiaları da ortaya atılmıştı.

Observer gazetesi ise başyazısında Almanya'nın ihtiyacı olan köklü yapısal reformları Angele Merkel'in gerçekleştirmesi olasılığının daha yüksek olduğunu öne sürüyor.

Gazete, seçilmesi halinde Almanya'nın Amerika Birleşik Devletleri'yle savaş sonrası ittifakını canlandıracağını ve İngiltere'yle daha yakın ilişkiler kuracağını belirtiyor.

Gazete, Merkel'in Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğiyle ilgili yaklaşımını ise "çirkin" olarak niteliyor.

Observer başyazısını şöyle noktalıyor:

"Bugün sandıktan çıkacak sonuç ne olursa olsun Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya canlanmalı ve Avrupa'nın kaderinde yeniden söz sahibi olacak güce erişmeli"

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik