|
8 Eylül 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Financial Times'ın iç sayfalarındaki haberin başlığı, "Şiddetli çatışmalar, Türkiye'de siyasi gerilimi artırıyor".
Gazete, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin daimi temsilcilerinin Ankara'nın Kıbrıs Deklarasyonu'na verilecek yanıtı görüştükleri bir dönemde, Türkiye'de de, milliyetçiler ve Kürtler arasındaki çatışmaların artmasına dikkat çekmiş. Financial Times'a konuşan Ankara'daki bazı diplomatlara göre, çatışmalar, Avrupa Birliği'yle müzakerelere başlaması öncesi, Türk milliyetçilerinin, birlik yanlısı ve İslami kökenli hükümeti sıkıntıya sokma çabalarının bir belirtisi. Bu diplomatlardan biri, bazı Avrupa Birliği üyelerinin Ankara'ya yaptıkları 'Kıbrıs'ı tanı' baskısı hakkında da şu yorumu yapmış: "Şimdi, çatışmaların neden olduğu huzursuzluk yüzünden, bu hükümetin niçin Kıbrıs konusunda daha fazla taviz veremeyeceğini anlayabilirsiniz." 'Merkel Türkiye konusunda dar görüşlü' Yine Financial Times'a özel bir mülakat veren Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer de, Hristiyan Demokrat Parti'nin lideri Angela Merkel'in, Türkiye'ye yönelik tutumunu eleştiriyor. Hristiyan Demokratların, Irak'ın işgaline destek verdiklerini hatırlatan Fischer, eleştirilerini şöyle sürdürüyor: "Bayan Merkel ve çevresindekiler, Türkiye konusunda, Irak'takinden de büyük bir hata yapmak üzereler. Hristiyan Demokratların yaptığı gibi, 'Biz Avrupa'nın sınırlarını tartışmak istiyoruz. Türkiye Avrupa'ya ait değil' demek; kör, dar görüşlü ve tehlikeli bir yaklaşım." Sosyal Demokratlara destek artıyor Bu arada Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ve Angela Merkel'i karşı karşıya getiren televizyon tartışması sonrası yapılan kamuoyu araştırmalarının sonuçları da, Avrupa gazetelerinde geniş yer buluyor. Financial Times, Sosyal Demokratlara verilen destekte görülen artışın, ülkede 'Büyük koalisyon' olasılığını artırdığını belirtiyor. Kamoyu araştırmalarına göre tartışma sonrası Sosyal Demokratlara verilen destek yüzde 34'e çıktı. Hristiyan Demokratlarsa hala yüzde 42'yle önde. Ancak Almanya'da seçim kararı alınması ardından ilk kez araştırmalarda, Hristiyan Demokratlar ve ortakları Hür Demokratların, koalisyon için yeterli çoğunluğa sahip olmayacaklarının ortaya çıktığı belirtiliyor. Alman gazetelerinden Sueddeutshce Zeitung, her iki partiye verilen desteğin yüzde 49'a düştüğüne dikkat çekiyor. Berliner Zeitung ise Sosyal Demokratlarla Hristiyan Demokratlar arasında büyük koalisyon kurulmasının 'pek de cazip olmadığını' vurguluyor. Die Tageszeitung ise Sosyal Demokrat Parti'nin şimdi seçimi onurlu bir şekilde kaybetme yolunda umutlanabileceğini belirtiyor. Gazeteye göre, Merkel'in gölge ekonomi bakanı olarak, önerileri tartışma yaratan Paul Kirchnof'u ataması, başbakana verilen desteği artırdı, Kirchnof Sosyal Demokratların kurtarıcısı oldu. Frankfurter Allgemeine Zeitung da, Kirchnof'un atanmasının, Merkel için bir tuzağa dönüştüğünü kabul ediyor. Gazete, Hristiyan Demokratlara verilen mevcut desteğin nedeninin, partinin ekonomiden çok Türkiye politikası olduğu konusunda. Zira gazeteye göre Angela Merkel'in Türkiye'ye Avrupa Birliği üyeliği yerine imtiyazlı ortaklık önermesi, Alman halkının da geniş çapta desteğine sahip. 'Merkel, Thatcher olamaz' İngiliz Times gazetesinin yazarı Anatole Kaletsky ise Angela Merkel'i, eski İngiltere başbakanlarından Margaret Thatcher'a benzetenlerle aynı fikirde değil. Kaletsky, kendi deyimiyle, 'Bir bilim diploması ve taşıdığı el çantasının, Merkel'i yeni bir demir leydi yapmayacağı' inancında. Yazar, Merkel'in arz yanlısı ekonomi polilitikalarını 'mazoşist' buluyor, bunların Avrupa çapında piyasalara yönelik reformu, 10 yıl daha durduracağını söylüyor. Kofi Annan'a istifa çağrıları İngiliz gazetelerinin bugün sayfalarında geniş yer verdikleri olayların başında ise Birleşmiş Milletler'deki son gelişmeler geliyor. Örgütün Irak'a yönelik "Gıda Karşılığı Petrol" programıyla ilgili soruşturma raporunda, kötü idare edilen programda yolsuzluk yapıldığı belirtilmişti. Eleştiri oklarının yöneldiği kişiyse, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan. Daily Telegraph başyazısında "Eğer Birleşmiş Milletler başarılı olacaksa, Kofi Annan görevden ayrılmalı" diyor. Times'ın başyazısının başlığıysa, "Gıda Karşılığı Nakit Para". Gazete, Amerikan Merkez Bankası'nın eski başkanı Paul Volcker'ın raporuna atfen, 'Uluslararası bir örgütün, bu kadar açık ve yıkıcı şekilde nadiren kınandığını' söylüyor. Times, Kofi Annan'ın, örgütün programla ilgili fiyaskosunun sorumluluğunu alması gerektiği görüşünde. Yazıdaki mesaj ise açık: İstifa. "Sayın Annan, rüşvetle kandırılabilecek ya da yolsuzluk yapmış bir kişi değil. Ancak Sayın Volcker, Annan'ın hatalarının, bazı şeylerin dikkatinden kaçması ve ihmalkarlığı olduğunu söylüyor. Bu hatalarsa, tahrip edici nitelikte. Kofi Annan, eleştirileri önemsemeli, onlardan, tek mümkün ve onurlu sonucu çıkarmalı." Independent yazarı Adrian Hamilton da, "Birleşmiş Milletler'i sadece Annan'ın istifası kurtarabilir" diyor. Hamilton'a göre, Birleşmiş Milletler'in itibarını yeniden kazanması için bir kişinin kendini kurban etmesine ve istenmeyen kişilerden temizlenmesine ihtiyaç var. Independent yazarı, kendini kurban edecek kişinin de, genel sekreter olması gerektiğini vurguluyor: "Kişisel olarak adil, siyasi olarak da ahlaki olmasa da; Kofi Annan, örgütün ve üyelerinin iyiliği için istifa etmeli." Birleşmiş Milletler'in açıkladığı yıllık İnsani Kalkınma Raporu da, İngiliz gazetelerinin örgütle ilgili olarak yayımladıkları haberler arasında. Raporda; örgüt üyesi ülkelerin, beş yıl önce yoksullukla mücadele için belirledikleri hedeflerin çok gerisinde kaldıkları belirtilmişti. 'Fakir daha da fakirleşiyor' Raporu başyazısına taşıyan Guardian, "Fakir, daha da fakirleşiyor" diyor. Guardian'a göre, önümüzdeki hafta Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde buluşacak dünya liderleri, bazı gerçekleri yok saymamalı: "Dünyanın en zengin 500 kişisinin gelirleri, en fakir 416 milyon kişininkilerden fazla. Bugün Zambiya'da yaşayan bir kişinin 30 yaşını görme şansı, 1840'da İngiltere'de yaşayan bir kişiden az. Asya'daki tsunami felaketinin acı hatırlarının yerini, Katrina Kasırgası'ndan acı manzaralar aldı. Ancak her saat 1200 çocuk, medyanın dikkatinden uzak şekilde ölüyor. Dünyada yoksulluk tsunamisine son vermek için ilerleme sağlamada doğru yer, üyelerince desteklenen güvenilir bir Birleşmiş Milletler'dir." Mısır'ın kusurlu seçimi Mısır'ın tarihindeki ilk çok adaylı ilk cumhurbaşkanlığı seçimleri de, İngiliz gazetelerinin yer verdiği konular arasında. Financial Times başyazısında, "Mısır'ın kusurlu seçimi" diyor. Gazete ülkedeki örgütlü olması bakımından gerçek tek muhalif hareketi olan Müslüman Kardeşler'in faaliyetlerinin hala yasaklı olmasına dikkat çekiyor. Ancak Financial Times'a göre bu seçimle yine de, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in hükümdarlığı, biraz da olsa azalacak. Gerisiyse, Mısırlıların elinde... "Özgürlüklerini genişletmek için verilen her fırsatı değerlendirmek, Mısırlılara bağlı. Mısırlıların, yurt dışındakilerden, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri'nden, şunu bekleme hakkı var: Mevcut düzeni destekleyerek, özgürlüklerin genişletilmesine karşı çıkmayın." 'Futbol oyun kuralları kitabı da dünyayı değiştirdi' Daily Telegraph, ünlü İngiliz televizyon sunucusu Lord Bragg'in, yeni bir programa başlayacağını duyuruyor. Programın adı, "Dünyayı değiştiren 12 kitap". İlk sırada, Charles Darwin'in 1859'da yayımladığı eseri Türlerin Kökeni var. Onu izleyen eser ise ilginç: 1863'de yayımlanan ilk futbol oyun kuralları kitabı! |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||