BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 19 Eylül, 2005 - TSİ 06:11
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
19 Eylül 2005 Basın Özeti
Almanya seçimleri ardından ülkeyi bekleyen belirsizlik, Angela Merkel'in siyasi kariyeri sona mı erdi?, Afganistan'da demokrasi önündeki okuma-yazma engeli, ve Irak'ın savunma bütçesinden kaybolan 1 milyar dolar iddiası.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Karamsar tablo

Hristiyan Demokrat lider Angela Merkel'in bir çoğunluk hükümeti oluşturacak oy desteğinden mahrum kalması, Almanya'da iş çevrelerinin finans gazetesi Handelsblatt'a göre, ortaya karamsar bir tablo çıkardı.

Gazeteye göre savaş sonrası Almanya'da daha önce hiçbir seçimde ekonomik reforma karşı olanlar ile reform taraftarları arasında kartlar bu kadar belirgin biçimde masaya sürülmemişti.

Handelsblatt, seçim ardından Almanya'da bir reform senaryosunu tahayyül etmenin artık çok zor göründüğünü yazıyor.

Die Welt, Alman halkının ülke sorunlarının gerçekten farkında olup olmadığını sorguluyor.

''İşsizlik, yüksek borçlanma, yetersiz eğitim ve sosyal güvence çıkmazı'' diye sıralıyor Die Welt: ''Alman halkı ülkenin içinde bulunduğu yapısal krizin bilincinde mi, yoksa bütün bunları düşünmemeyi mi yeğliyor?''

Merkel için bir felaket

Almanya basınında seçim sonucunu Angela Merkel adına bir yenilgi olarak algılayan bir değil, birkaç gazete var.

Örneğin Berliner Zeitung'a göre, ''iki-üç hafta önce Merkel'in seçim zaferi çantada keklik görülüyordu; ama Hristiyan Demokrat lider, eline geçen fırsatı tepti; başaramadı.''

Berliner Zeitung, ''Angela Merkel'in korktuğu başına geldi'' diyor: ''Sosyal Demokratlar ile koalisyona girmesi için üzerinde büyük bir baskı olacak''.

Bir başka gazeteye, Sueddeutsche Zeitung'a göre, Hristiyan Demokrat parti ve lideri Angela Merkel'in sandıklarda karşılaştığı sonucu ''bir felaket'' diye tanımlamak yerinde olur.

Gazete, Merkel'in siyasi kariyerinin sona erdiğini düşünüyor: ''Galip geleceğine kesin gözüyle bakılan bir liderin sandıklarda bu kadar yüz kızartıcı şekilde gerilemesine neredeyse hiç rastlanmamıştır.''

Küçük partilerin hükümranlığı

Avusturya basınından Die Presse'ye göre Almanya seçimlerini, kafası karışık bir halkın -ekonomik reform arzusu ile değişim korkusu arasında ikiye bölünmüş bir toplumun- dışavurumu olarak yorumlamak gerek.

Fransa basınından La Liberation ise, Almanya'nın her iki ana siyasi partisinin de çıkmaz bir sokağa girdiğini düşünüyor.

Liberation'a göre Almanya siyaseti, büyük partilerin küçük protestocu grupların nazına göre hareket etmek zorunda kaldığı ve uzun vadeli politikaların bu nedenle felce uğradığı bir döneme giriyor.

Gazete, bunun başka bir dizi ülkenin de sorunu olduğunu yazıyor. Almanya'daki seçimlerde bu duruma örnek oluşturan ise, Liberation'a göre, Sol Parti'nin Gerhard Schröder'den çaldığı oylar ve bu nedenle Sosyal Demokratlara iktidar yolunu tıkamış olması.

Kaos, kargaşa, çıkmaz...

İngiltere'ye geçecek olursak; Almanya'daki seçimler hemen hemen bütün gazetelerin manşetinde, ve ortak bir görüş hakim:

Guardian, ''Karmaşa'' diyor: ''Hem Merkel hem de Schröder başbakanlık iddiasında''.

Financial Times, durumu ''Çıkmaz'' diye tanımlamış. Gazete uyarıyor: ''Seçim sonuçları euro'yu düşürdü''.

Daily Telegraph'ın manşeti ise, ''Seçim kaosu: Rakipler sandıktan başa baş çıktı'' şeklinde.

Times, Angela Merkel'in kıl payı farkla birinci geldiğini duyuruyor ama yargısı pek farklı değil: ''Almanya'nın Thatcher'ından içi boş bir galibiyet''. Times, bütün Avrupa adına durumu kaos diye tanımlıyor.

Afganistan'da demokrasi önündeki engeller

Dün seçim heyecanını yaşayan bir diğer ülke ise Afganistan'dı. İngiltere'de gazeteler, Almanya seçimi kadar kapsamlı olmasa da, Afganistan seçimlerini de değerlendiriyor.

''Afgan halkı'' diyor Guardian, ''Taleban'ın tehditlerine aldırmadı ve oyunu kullandı''

Guardian'a göre, tek tük şiddet olayları yaşanmadı değil; ama dünkü seçimlerde Afgan demokrasisi önünde duran başka bir engel bütün çıplaklığıyla ortayadaydı.

Okuma yazma bilmeyelerin sandıklarda oy vermek istedikleri adayın ismini bulmakta zorlandıklarını yazan Guardian muhabiri, 400 adayın isminin sıralandığı 7 sayfalık oy pusulasının birçok Afgan için güç bir demokrasi sınavı olduğunu yazıyor.

Irak'taki ''büyük soygun''

Independent'ın manşetinde ne Almanya, ne de Afganistan var. Independent, Irak'ta devasa boyutlardaki bir yolsuzluk iddiasını 'özel haber' olarak ön sayfasına taşıyor: ''Irak'ın kayıp 1 milyar dolarına ne oldu?''

Independent'a göre, Irak'ta kurulan geçici hükümetin savunma bakanlığı kasalarından 1 milyar dolar civarında para -gazetenin tabiriyle- ''yağmalandı''.

''Tarihin en büyük hırsızlıklarından biri'' diye yazıyor Independent; ki bu sözler, gazeteye konuşan Irak Maliye Bakanı Ali Allavi'den başkasının değil.

Independent'a konuşan Iraklı yetkiliye göre, çoğunlukla Polonya ve Pakistan'la imzalanan ve toplam 1 milyar dolara yakın bir meblağ tutan savunma ihaleleriyle yeni Irak ordusuna alınan silah ve cephanelik işin aslında beş para etmez durumda.

Independent, direnişe karşı savaşan Iraklı askerlerin eline ''müzelik silahların'' verildiğini yazıyor.

ABD'li yetkililer haberdar değil miydi?

Maliye Bakanı Ali Allavi'ye göre, Polonya'dan satın alınan 28 yıllık Sovyet malı helikopterler ihale vurgununa güzel bir örnek. İmalatçıları, bu helikopterlerin en fazla 25 yıl sonra çöpe ayrılmasını salık veriyor.

Yeni Irak ordusu için satın alınan bazı zırhlı araçlar da iddialara göre öylesine çürük çıkmış ki, ucuz bir silahla delik deşik olmaları işten bile değil. Diğerleri, benzin sızdırdığı için hiç kullanılamamış.

Bir başka ihalede, tanesine 3 bin 500 dolar ödenerek satın alınan Amerikan malı MP-5 makineli tüfeklerin, aslında tanesi ancak 200 dolar eden Mısır yapımı taklitleri olduğu ortaya çıkmış.

Irak hükümetinin tanesine 16 sent ödediği tüfek mermilerinin ise gerçek piyasa değerinin 4 ila 6 sent arasında olduğu söyleniyor.

Diğer bakanlıklarda da yolsuzluk iddiaları var

Independent'ın ifadesiyle, ''böylesine büyük bir soygundan Irak'ta yönetimi Haziran 2004'te geçici hükümete devreden Amerikalı yetkililerin hiç haberdar olmadığını farzetmek zor.''

Gazeteye göre, sadece savunma bütçesine değil Irak'taki geçici hükümetin bütün bakanlıklarına bakacak olursak, yok olan ve muhtemelen yurtdışı hesaplarda saklandığı düşünülen paranın miktarı 2 milyar dolara yaklaşıyor.

Independent, yolsuzluklara Iraklı yetkililerin yanısıra Amerikan ordu ve istihbaratındaki kişilerin de karışmış olduğu görüşünün iddia edildiğini yazıyor.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik