BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 20 Eylül, 2005 - TSİ 07:46
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
20 Eylül 2005 Basın Özeti
Tony Blair'in önüne dikilen yeni bir Irak krizi, Almanya'da büyük koalisyon mu, büyük çarpışma mı?, Merkel'in tökezleyişine Türkler sevindi -ya başka kimler?

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Basra krizi

Independent'ın ön sayfasını kaplayan fotoğrafta yanan bir tank ve üstü alev almış bir İngiliz askeri var. Manşet: ''Ateş altında''.

Arap kıyafetleri giymiş iki İngiliz askeri tutuklayan Irak polisi ile İngiliz güçler arasında patlak veren ihtilaf ve kentte birden parlayan İngiltere karşıtı öfkeli ayaklanma, Independent'a göre Irak'ın nispeten sakin olan Şii güneyinde de durumun karıştığının en açık göstergesiydi.

Tutuklanan iki İngiliz askerin daha sonra serbest bırakılışı gazetelerin sabah baskılarına yetişmemiş. Times, ''Tony Blair'in önüne dikilen yeni bir Irak krizi'' diyor.

Times'a göre İngiliz askerlerin Basra ve çevresinde giderek daha sık saldırılara hedef oluşunun arkasında İran parmağı var mı sorusu soruluyor.

Gazete, Tahran hükümetinin Şii milisleri silahlandırdığından şüphe edildiğini yazıyor.

Geri mi çekilmeli yoksa daha uzun mu kalmalı?

DailyTelegraph'ın ön sayfasına göre, ''şiddet olayları İngiltere'nin geri çekilişini geciktirebilir.''

Ancak Independent'ın konuyla ilgili sorularını yanıtlayan ve Irak savaşına muhalefeti nedeniyle kabineden istifa eden eski bakan Claire Short, bunun tam aksi görüşte.

Short, ''Irak'taki en ciddi sorun işgalin kendisi'' diyor: ''Geri çekiliş için Iraklılarla görüşmelere başlanmalı.''

Amerikan askerlerinin daha kuzeydeki Sünni bölgelerde karşılaştığı direnişe nazaran, Irak'ın güneyinde konuşlanan İngiliz birlikleri görece rahat durumdaydı.

Ama Basra'dan bildiren Independent muhabirine göre, Sünni-Şii farkının yanısıra, benzerliklerini de hesaba katmalı.

Arap milliyetçiliğini yabana atmayın

Independent'a göre, Saddam Hüseyin'in devrilmesinden memnun olan Şiilere ve milis güçlere Basra ve çevresinde geniş yetkiler tanıyan İngiliz ordusu, şimdi bu politikasının bedelini ödüyor olabilir.

Gazete, ''ayrıca'' diye devam ediyor: ''Sünni olsun, Şii olsun, Arap Iraklıların genelde işgale duyduğu içgüdüsel tepki küçümsenmemeli.''

Independent'a göre, seçimlerle iktidara gelmek isteyen Şiiler, işgalden sonra Sünniler gibi bir direniş hareketi oluşturmadı ama, onlar da en az Sünniler kadar Arap milliyetçisi.

Independent, ''Irak'ta işgal güçlerinin varlığına gönülden sıcak bakan tek bir toplum var; onlar da Kürtler'' diye yazıyor.

Almanya'ya kim sevindi, kim üzüldü?

FinancialTimes gazetesinin bu sabahki manşetindeyse, Almanya var:

''Bölünen Almanya euro'yu düşürdü''

Almanya'daki belirsizlik Financial Times'a göre Avrupa'da ekonomik reform isteyen cepheye ciddi bir darbe indirdi.

Ama Guardian, kimilerinin ise sonuçtan çok memnun olduğunu yazıyor. Kastedilen ülke, Türkiye.

Guardian'ın ifadesiyle, ''düşmanı Merkel'in başarısızlığını sevinç çığlıklarıyla karşılayan bir Ankara'' var karşımızda.

Gazete, Almanya'daki seçim sonucunun Türkiye'nin üyelik perspektifini destekleyen İngiltere'nin elini de güçlendirdiğini bildiriyor. Guardian'ın deyimiyle, Türkiye'nin Avrupa Birliği içindeki en güçlü destekçisi, İngiltere.

Guardian'a göre, Türkiye'ye üyelik yerine imtiyazlı ortaklık önerilmesini isteyen Avusturya hükümetinin bu konuda Angela Merkel'in seçim zaferine bağladığı umutları artık sönmüşe benziyor.

Ruslar da memnun

DailyTelegraph gazetesi de Almanya'daki seçim sonuçlarının kimi çevrelerde hüsran, kimilerinde ise sevinçle karşılandığını yazarak, ikinci haneye girenler arasında hemen Türkiye'nin adını anmış.

Gazete, hüsran cephesine ise Orta ve Doğu Avrupa ülkelerini koyuyor. Daily Telegraph'a göre Polonya ve Baltık devletleri, umutlarını Merkel'in kazanmasına bağlamıştı.

Daily Telegrapha'a göre bunun başlıca nedeni ise, ''Gerhard Schröder'in Rus lider Vladimir Putin'le arasında geliştirdiği yakın ittifak''.

Gazete, Schröder'in Moskova'ya yakınlığının eski Demir Perde ülkelerini kaygılandırıdığını; ve Alman liderin Amerika karşıtı söyleminin de doğrusu bu kaygıları yatıştırmaya pek yardımcı olmadığını yazıyor.

Rus gazetesi KomsomolskayaPravda açıkça, ''Rusya için hayırlı olan Schröder iktidarıdır'' diyor.

Rus gazetesinin deyişiyle, ''Kremlin'in dostu Gerhard'ın iktidarda kalışı şüpheye yer vermeyecek biçimde Rusya'nın işine gelir''.

''Çünkü'' diyor gazete, ''eski Doğu Alman muhalif Merkel, başbakan koltuğuna geçerse Moskova-Berlin hattındaki özel dostluk da kenara itilecektir''.

Büyük koalisyon, ya da büyük çarpışma

Almanya basınında, ülkenin seçim sonrası içine düştüğü siyasi belirsizlikten çıkabilmesi için iki farklı senaryo ağırlıklı biçimde işleniyor.

Bunlardan biri, yeniden seçimlere gidilmesi. Diğeri ise, büyük koalisyon; yani Schröder ve Merkel'in bir ulusal birlik hükümeti kurması.

SueddeutscheZeitung'a göre, Sosyal Demokrat lider Gerhard Schröder'in bu iki farklı yoldan hangisine gireceğini, kafasına koyduğu 'tek hedef' belirleyecek.

''Schröder'in tek amacı'' diye yazıyor gazete, ''Hristiyan Demokrat lider Angela Merkel'i başbakanlık koltuğuna yaklaştırmamak.''

Sueddeutsche Zeitung'a göre Schröder, büyük koalisyonun başına kendisinin ya da Merkel'in değil, üzerinde anlaşacakları iki yeni siyasetçinin geçmesi gerektiğini söyleyerek, bu pazarlıklar süresince de başbakan olarak kalmaya kararlı görünüyor.

DerTagesspiegel'e göre bunun tercümesi: ''şimdilik Gerhard Schröder'in kafasını meşgul eden büyük koalisyondan ziyade, Hristiyan Demokratla giriştiği büyük çarpışma.''

Reformcular cezalandırıldı

DieWelt, pazar günkü seçimlerden geleceğe ilişkin belirgin bir tablo çıkmasa da, bir noktanın kesinlikle anlaşıldığı kanısında: ''Seçmen, ekonomik reform hareketini sandıkta cezalandırdı.''

DieTageszeitung'un yorumu ise biraz daha farklı:

''Seçmen, Anglosakson modeline hayır dedi''. ''Büyük bir çoğunlukla'' diye yazıyor Die Tageszeitung, ''neoliberal ekonomi politikalarının Almanya'da istenmediği ortaya çıktı.''

''Reformcuların elinden bu kadar geldi'' diye düşünüyor Frankfurter Allgemeine Zeitung:

''Hem Schröder hem de Merkel kendilerini ekonomik reformlarla özdeşleştirdi, ve her ikisi de sandıkta hayalkırıklığına uğradı.''

FrankfurterAllgemeine, ''Demek ki Almanya'da hayat o kadar da kötü değil ki'' diye yazıyor, ''Alman halkı yaşam standartlarım iyileşsin diye tümden bir yeniden yapılanmayı gerekli görmedi.''

Zafer Sol Parti'nin

Fransa basınından LeMonde'a göre, Almanya'daki seçimlerin bir galibi varsa, o da soldaki yeni ittifak olmalı.

Le Monde, Sol Parti'nin Almanya parlamentosunda Yeşillerin önünde dördüncü büyük grup olarak belirdiğine dikkat çekiyor.

Gazete, on yıllardır Alman siyasetine hakim olan partilerin -yani Hristiyan Demokratların, Sosyal Demokratların, Hür Demokratların, ve bu gruba daha geç katılan Yeşillerin- yanıbaşında artık beşinci bir gücün de dikildiğini yazıyor.

Le Monde'a göre bu gelişme, artık Almanya'da çoğunluk hükümeti kurmanın giderek zorlaşacağına işaret ediyor.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik