|
23 Eylül 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Rita'dan çıkarılan çevre dersleri, İngiltere 'gettolaşmaya' ne zaman uyanacak?, fareler ve insanlar -ya da insan gibi fareler, Avrupa solu nereye gidiyor?, ve pişman manken Kate Moss...
Rita bir uyarı mı? Avrupa basınındaki turumuza İngiltere'den Independent'ın önsayfasıyla başlayalım. Rita kasırgasının Meksika Körfezi'nde ilerleyiş güzergahını gösteren bir harita, ve üzerinde iri puntolarla İngiltere'nin önde gelen çevre uzmanının uyarısı: ''Bu, küresel ısınmadır''. Sir John Lawton, İngiltere'de Kraliyet Çevre Kirliliği Komisyonu'nun başındaki iklim uzmanı. Meksika Körfezi'nde palazlanıp Amerika'nın güney eyaletlerini vuran son derece güçlü kasırgaların, büyük olasılıkla bir küresel ısınma alarmı olduğuna inanıyor. Independent'a göre, daha önce de benzer uyarılarda bulunan İngiliz uzmanın bu son sözlerini de küresel ısınma gerçeğini inkar eden Bush hükümetine yönelik açık bir eleştiri olarak algılamalı. Büyük kaçış Times'ın önsayfasında, Houston kentini terkeden otomobillerin yollarda oluşturduğu uzun kuyruğun fotoğrafı var. Times'a göre Teksas eyaletini vurması beklenen Rita kasırgasından kaçış, topluca arabasına atlayan nüfusun büyüklüğü açısından, tarihe geçecek nitelikte. Üç hafta önce Katrina kasırgasının yerle bir ettiği New Orleans'ta mahsur kalanların görüntüleri kimi çevrelerde Amerika'da ırka dayalı eşitsizliğin en açık kanıtı olarak yorumlanmıştı. Doğru ya da yanlış, bu eleştirileri Amerika'ya yöneltenler, biraz da durup İngiltere'nin etnik tablosuna baksa? İngiltere'nin Irk Eşitliği Komisyonu Başkanı Trevor Phillips dün verdiği bir konuşmada bunu yaptı; ve Times'ın bu sabahki başyazısında, ''tabuları yıktı'' deniyor. Gettolaşan İngiliz kentleri Trevor Phillips, Times'ın ifadesiyle, ''çokkültürlü bir toplum olmakla kıvanç duyan İngiltere'nin şişmiş egosunda delikler açtı''. Irk Eşitliği Komisyonu'nun başkanı, Amerika'dakine benzer bir gettolaşmanın -bilhassa Bengladeş ve Pakistan kökenli aileler açısından- İngiltere'de de oluştuğunu, ve beyaz-orta sınıf İngiltere'nin, bu toplumsal dönüşüme gözlerini kapadığını düşünüyor. Özellikle Leicester ve Bradford gibi Londra'nın kuzeyine düşen kentlerde güney Asya kökenlilerin tam anlamıyla getto diye tanımlabilecek mahallelerde yaşamaya başladığını söyleyen Trevor Phillips'ın konuşması, Times gazetesinde takdir görüyor. Fareler ve insanlar; ya da 'insan gibi fareler'... Guadian'ın manşetinde bilim dünyasından bir haber var. Konu, fareler ve insanlar. John Steinbeck'ten değil, Londra'da çalışan bir grup genetikbilimciden bahsediyoruz. Guardian, insan kromozomlarının farelere başarıyla nakledildiği deneyin öncelikle Down sendromu hastalarının tedavisinde yeni bir umut ışığı yaktığını bildiriyor. Beynin gelişiminde, kafatası ve kalbin oluşumunda anormalliklere yol alan Down sendromu, genetik bir hastalık. Biraz daha ayrıntıya girecek olursak, döllenme sırasında 21'inci kromozomun birden fazla kopyalanmasıyla ilgili. Guardian, çalışmalarını Science dergisinde yayımlayan bilimadamlarının sözkonusu kromozomu naklettikleri farelerde Down sendromu hastalığının ortaya çıktığını bildiriyor. Guardian'a mülakat veren araştırmacılardan biri ''daha önce hiç böyle birşey denenmemişti'' diyor. Etik bir çizgi aşıldı Ve de denenmesini istemeyenler var. İngiltere merkezli Genetik Alarm adlı örgütün başkanı, Guardian'a ''etik bir çizginin aşıldığını'' söylüyor: ''Başka bir canlı türünün -bu durumda bir insanın- kromozomunu alıp yeni bir canlı türüne aktarmak, genetik mühendisliğini istenmeyen mecralara taşıyor. Ortaya çıkardıkları yaratığa artık bir fare diyebilir miyiz? Yoksa fare ve insan arasında bir melez tür mü yaratılmış oldu?'' Pişman bir manken Günlerdir konuşulan ve bu sabah Guardian gibi gayet ciddi bir gazetenin ön sayfasına dek tırmanan Kate Moss tartışmasını da atlamayalım. Konu, dünyanın en gözde mankenlerinden biri, ve kokain. Bulvar gazetelerini günlerdir meşgul eden tartışma, İngiltere'nin dünya çapında meşhur mankeni Kate Moss'u anlaşıldığı kadarıyla kokain içerken gösteren gizlice çekilmiş fotoğrafların yayınlanmasıyla başladı. Fotoğrafları takiben Kate Moss'u markalarının yüzü olarak seçen dev giyim firmaları, milyonluk sözleşmeleri teker teker iptal etti. Sessizliğini bugün bozan mankenin sözleri, Mirror'da tam sayfa: ''Üzgünüm'' diyor Kate Moss: ''Yaptıklarımın sorumluluğunu üstleniyor, ve üzdüğüm herkesden özür diliyorum''. Gazetelere bakarsak, İngiltere Kate Moss hakkında ikiye bölünmüş durumda. Bir yanda, genç kızların özendiği meşhur bir mankenin uyuşturucu kullanmasını tüyler ürpertici bulan ve yüzünün magazin sayfalarından tamamen silinmesini isteyenler; diğer yanda ise kopan gürültüyü modern bir cadı avı diye eleştirenler var. Örneğin Independent'ın yorum köşesine göre, Londra'nın moda ve müzik dünyasında kokain içenler olduğu herkesin bildiği bir sır iken, toplumun tek bir mankeni hedef alışı çok iki yüzlüce. Avrupa solunun hali ne olacak? Almanya seçimlerinin muhasebesini sürdüren Le Monde'daki yorum yazısında, Avrupa genelinde sosyal demokrat partilerin zor bir dönemden geçtiği düşünülüyor. Fransız gazetesine göre, Almanya seçimleri Sosyal Demokrat ve Sol Parti olmak üzere, ortaya ikiye bölünmüş bir sol kanat çıkardıysa, Fransız solu için de durum pek farklı değil. Le Monde, ''bir yanda sosyalist bir çizgide radikal değişim isteyenler ile diğer yanda ekonomik reform programlarını destekleyenler arasındaki uçurum, Fransa ve Almanya dışında Avrupa'nın diğer ülkelerine de mi yayılacak, yoksa Avrupa genelinde solda birlik sağlanabilecek mi, zaman gösterecek'' diyor. Le Monde'a göre, Avrupa solunun gidişatı herşeyden önce Fransa'da Sosyalist Parti ile Almanya'da Sosyal Demokratların, tarihi kimliklerini inkar etmeden değişim ihtiyacına yanıt veren anlamlı bir proje oluşturup oluşturamayacaklarına bağlı. İtalya'da hükümeti sallandıran istifa Gazeteleri meşgul eden tek siyasi belirsizlik Almanya'yla sınırlı değil. İtalyan hükümetinin geleceği tartışması da Avrupa gazetelerini bu sabah hayli meşgul eden bir konu. İtalya'da istifasını veren Ekonomi Bakanı Domenico Siniscalco, İspanyol basınından ElPais'e göre, epey bir süredir sallantıda olan Berlusconi hükümetinin yediği son darbeydi. El Pais'e göre, her ne kadar Başbakan Berlusconi önümüzdeki Mayıs ayında yapılacak olan genel seçimlere kadar hükümetini götürmeye kararlı görünse de, ekonomi bakanını kaybetmesi siyasi istikrarsızlığı daha da kötüleştirdi. Bakan Siniscalco, görevinden ayrılmayı reddeden Merkez Bankası başkanını protesto ederek istifasını verdi. El Pais'e göre, İtalya, yurtdışında mali prestijinin epey zedelendiği günlerden geçiyor şu sıralarda. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||