BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 22 Eylül, 2005 - TSİ 07:55
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
22 Eylül 2005 Basın Özeti
3 Ekim tarihi önünde aşılan engeller, Almanya'da küçük partilere çağrı: ''inat etmeyin'', Avrupa'nın iki yeni hasta adamı kim?, sarmısak, sigara ve peynir: Fransa'ya neler oluyor?

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Müzakere yolunda ilerleme

Avrupa Birliği'nin karşı deklarasyon konusunda dün Brüksel'de vardığı anlaşma, FinancialTimes'ın satırlarında:

''Türkiye'yle müzakarelerin vaktinde başlaması bekleniyor''. Financial Times, haftalardır 3 Ekim tarihinin sallantıda olmasına karşın, dün Brüksel'de varılan uzlaşmayla tartışmanın netlik kazandığını yazıyor.

Gazete, Avusturya'nın Türkiye çekincelerini halen dile getirdiğini; fakat 25 üye arasında nispeten dışlanmış göründüğünü söylüyor.

Avrupa Birliği'nin dönem başkanı İngiltere Türkiye'yle müzakarelere başlanmasını Financial Times'ın deyişiyle ana hedeflerinden biri olarak belirlemişti.

Gazete, İngiliz bir diplomatın dün Brüksel'deki memnuniyetini aktarıyor: ''Önemli bir engeli nihayet aştık; artık 3 Ekim görüşmelerine iyice yaklaşmış bulunuyoruz''

Almanya'da iki liderin buluşması

Almanya'daki koalisyon pazarlıklarında Merkel ile Schröder'in bugün bir araya geleceklerini bildiren Guardian, ''iki lider yan yana gelecek ama, ortak bir paydada buluşmaları pek olası değil'' diyor.

Almanya basınından BerlinerZeitung'un umudu, meclise girmiş küçük partilerde. Gazetenin bir çağrısı var:

''Gönülsüz olduğunuz koalisyon olasılıkları üzerinde tekrar düşünün''.

Berliner Zeitung özellikle iki partiye sesleniyor:

Merkez sol ile koalisyonu reddettiğini açıklayan, sermaye çevrelerine yakın Hür Demokratlar; ve merkez sağ ile koalisyona hiç sıcak bakmayan, geçmiş hükümetin küçük ortağı Yeşiller.

Berliner Zeitung, ''belki onurlu, ama mantıklı bir tutum değil'' diyor: ''Demokrasilerde partilerin varoluş nedeni iktidara gelmek, ve fikirlerini bu sayede hayata geçirmeye çalışmaktır''.

Herkesin gözü Berlin'de

Romen gazetesi Cotidianul, ''nefes nefese izliyoruz'' diye yazıyor: ''Almanya seçimlerinin iktidara getireceği siyasi oluşum, bizim için Birleşmiş Milletler'in kaderinin ne olacağından daha önemli hale geldi.''

Romen gazetesi, ''herkes ne çıkacak diye endişeli bir bekleyiş içinde'' diyor: ''Avrupa Komisyonu huzursuz... Fransa'da Jacques Chirac ortağı Schröder'siz yalnız kalma riski altında... Öte yandan İngiltere'deyse Başbakan Tony Blair, Merkel'i gözüne bir siyasi ortak olarak kestirebilir...''

Avrupa'nın iki hasta adamı

Guardian'a dönecek olursak, yorum köşesinde Avrupa'nın -bir değil- iki ''hasta adamından'' bahsediliyor: Fransa ve Almanya.

Guardian yazarına göre, ekonomik durgunluk ve yüksek işsizlik gibi ciddi sorunları göğüslemeyen, küreselleşen dünyanın hızına ayak uydurmayı inatla reddeden her iki ülke de, 100 yıl önce Türkiye'ye atfedilen hasta adam tabirinin günümüz Avrupa'sındaki temsilcileri oldu.

Yorum köşesinde, Almanya seçimlerinden çıkan belirsizlik tablosu yalnız bu ülke açısından değil, bütün Avrupa Birliği için hiç hayırlı görülmüyor:

''Alman seçimlerini izleyen siyasi felç, Avrupa Birliği'nin dünyanın önde gelen ekonomileri arasında yer alma iddiasını komik duruma soktu''.

Cüceleşen devler...

Guardian yazarına göre, Amerika ve Japonya'nın yanında Çin ile Hindistan'ın da belirdiği yeni rekabet ortamında, ''büyük oyuncu'' olmak gerek: ''Devlerin arasında cücelerin pek parlak bir geleceği yok''.

Ve Guardian'daki yoruma göre Avrupa'nın güç bela ilerleyen büyüme hızı, Fransa ve Almanya gibi devlerin giderek ''cüceleştiğinin'' bir göstergesi. Yazar, ''bu ülkelerin ekonomik yapılanması İngiltere dahil bütün Avrupa'yı ilgilendiriyor'' diyor:

Yorum köşesine göre Avrupa ülkelerinin sadece Birlik olarak yeni rekabet koşullarında tutunma şansı var; o yüzden en kısa sürede şifaya kavuşmaları sadece Fransa ve Almanya için değil, bütün Avrupa için hayati önemde''.

Sarmısak, sigara, peynir.. Fransa'ya ne oluyor?

Küreselleşme Fransa'da kendini nasıl mı gösteriyor? Sarmısak, sigara ve peynir dünyasında kısa bir gezintiyle, Indepedent'tan aktaralım:

''Adieu, la France'' diyor Independent: Elveda Fransa. İngiltere'den bakan birinin anında Fransızlarla özdeşleştirdiği bir dizi simge, mercek altında. Örneğin, buram buram kokan sarmısak gibi.

Independent'a göre, geçen hafta Fransız sarmısak yetiştiricilerinin verdiği alarm, herşeyi anlatıyor:

Tüketim, on yıl öncesine göre biraz daha düşmüş ama kaygı uyandıran nokta bu değil. Alarm zilleri, artan sayıda Fransız Çin'den gelen sarmısaklara yöneldiği için çalınıyor.

Peki kendi sarmısağına sırt çeviren bir halk, sigarasından da vazgeçebilir mi? Gazetete göre ağzıdan Gauloises ya da Gitanes düşürmeyen nesiller, belli ki mazide kaldı.

Bu sigaraları üreten son fabrikanın da Fransa dışına taşındığını yazan Independent, ''genç Fransızların artık Amerikan tipi tütün içtiğini; Gauloise'ın koyu dumanın ise, ihtiyarlarla birlikte tüte tüte söndüğünü söylüyor.

Keza halis Fransız peynirinin kaderi de pek parlak olmayabilir. Gerçi, Independent'a göre, en az 700 tür farklı peyniriyle övünen Fransa halen bu konuda eline su döktürmüyor ama, Fransız peynirciler damak zenginliğinin yavanlaştığından endişeli.

Çünkü son 30 yıl içerisinde 50'ye yakın peynir çeşidi, yok olmuş.

Anne adaylarına bebek maaşı

Yalnız Fransa'nın değil diğer birçok Avrupa ülkesinin de karşı karşıya olduğu bir dert, nüfuslarındaki düşüş. Başbakan Dominique de Villepin'in bugün açıklaması beklenen plan, İngiltere'de birkaç gazetede birden yer alıyor.

Guardian'ın başlığından aktaracak olursak, ''annelere daha çok bebek için para önerisi''.

Guardian'a göre Fransa'da nüfusun büyüme oranı şu an birçok Avrupa ülkesinden çok daha iyi konumda. Ama buna rağmen, çocuk yapma yaşını giden erteleyen Fransız kadınlar, gelecek için nüfus garantisi vermiyor.

Paris hükümeti, çalışan orta sınıf kadınları daha çok çocuk yapmaya teşvik etmek niyetinde.

Çalışan kadınların nüfusa oranı açısından Fransa, Avrupa'nın önde gelen ülkelerinden biri. Fakat Guardian'a göre hükümet, bir yandan gurur duyduğu bu istatistiğin, nüfus eğrisini aşağı çektiğinden endişeli.

İşte bu nedenle, üçüncü çocuğunu yapan annelere, bir yıl boyunca ayda 1000 euro'ya varan maaş bağlanması planlanıyor. Guardian, bu paranın Fransa'daki asgari ücretin biraz daha altında altında olduğunu bildiriyor.

Eşcinsel evlilik anayasa mahkemesinde

İspanyol gazetelerinde bugün geniş yer tutan gene ''aile'' konusuyla ilgili bir tartışma var: ''Eşcinsel evlilik, anayasaya aykırı mı?''

İspanya'da Sosyalist hükümet, beraber yaşayan eşcinsellere evli çiftlerin her türlü hakkını tanıyan yasa tasarısını parlamentodan geçirdi. Ama muhalefetteki sağ kanat Halk Partisi, yasanın bozulması için anayasa mahkemesine gideceğini söylüyor.

ElPeriodico, bu kararın muhalefet partisi içinde ciddi bölünmelere yol açtığını yazıyor.

Barselona merkezli gazeteye göre, Halk Partisi'nden olan Madrid ve çevresinin bölgesel yöneticisi, ''eşcinsellere karşı saldırıya geçtiğimiz şeklinde anlaşılacak'' diyerek, parti liderliğine karşı çıkmış.

Muhalefetin önde gelen isimlerinden Madrid belediye başkanı da ''ben eşcinsel çiftleri evlendirmeye hazırım'' diyerek yasanın anayasa mahkemesine sevkedilmesini yanlış bulduğunu söylüyor.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik