BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 31 Mayıs, 2005 - TSİ 07:53
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
31 Mayıs 2005 Basın Özeti
Avrupa gazetelerinde, Fransa'da yapılan Avrupa Anayasa'na, seçmenlerin verdiği hayır oyunun ardından ortaya çıkan tablo geniş şekilde işleniyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

''Kördüğüm'' başlığını kullanan Le Monde, ''hayır'' oyu veren seçmenin, ''milliyetçilik, yabancı karşıtlığı, dogmacılık ve nostalji'' duygularından etkilendiğini, bir grup seçmenin hayır kararının arkasında ise, ''varolan Avrupa'yı reddederek, yeni bir Avrupa kurmanın mümkün olduğuna inanmalarının yattığını'' yazıyor.

Ancak, gazete, şu uyarıda da bulunuyor:

''Gerçek şu ki, kurulması mümkün olan tek Avrupa, Avrupalıların birlikte kurmaya hazır oldukları Avrupadır.''

Almanya'da yayımlanan Frankfurter Rundschau ise, ''Fransa'nın hayır yanıtı; Avrupa'nın krizi'' başlığıyla aktardığı haberinde; ''Krizin üstesinden gelmek Avrupa Birliği'nin önceliği olmalı. Çünkü, anayasanın içerdiği reformlar olmazsa, 'herşey', 'hiçbirşey'e dönüşecektir'' derken, bir başka Alman gazetesi, Die Welt, aynı fikirde değil.

Die Welt, Fransızların anayasayı reddetmesini, ''Avrupa için iyi bir gün'' olarak değerlendiriyor.

Gazete, anayasanın çok karmaşık, çok uzun, çelişkilerle dolu ve çok merkeziyetçi olduğunu öne sürüyor.

''Fransa tartışması, Avrupa halklarına ilişkin ulusötesi bir bakış açısının, ''gerçekçilikten uzak yetkililerin, bir ideali'' olduğunu gösterdi'' görüşünü savunan gazete, ulus devletlerin demokrasi için uygun bir çerçeve olarak kalmaya devam ettiğini vurguluyor.

Macaristan'da yayımlanan Nepszabadsag gazetesi ise, Fransızların hayır kararını, ''korkunun zaferi'' olarak niteliyor; korkuya neden olan konularıysa ''Küreselleşme, Amerikan egemenliği ve Doğu Avrupa'yla rekabet'' olarak sıralıyor.

Burada anayasanın yalnızca bir günah keçisi olduğunu belirten gazete, referandumun sonunda, Fransızların belki de, başbakan olarak Maliye Bakanı Nicolas Sarkozy'yi görebileceklerini, bununsa bir ironi oluşturduğunu yazıyor.

''Çünkü'' diyor gazete; ''Sarkozy, liberal, Anglo Sakson modelin Fransız temsilcisi, Blair'i izleyen, Avrupacı ve Thatcherizmi aynen, Brüksel'in de yardımıyla, Fransa'ya taşıyacak bir isim.''

İngiltere'de bu sabah yayımlanan gazetelerde de öne çıkan konu Fransız referandumu.

Independent gazetesi, Fransızların hayır kararının ardından, Avrupa Birliği'nin bir kavşakta bulunduğunu yazıyor.

Gazete, ''Avrupa hangi yöne gidecek'' başlığının altında, dört ayrı seçeneği sıralıyor:

''İspanya, İtalya ve Yunanistan'ın desteklediği Anayasal Avrupa; İngiltere, Polonya ve Estonya'nın desteklediği Serbest Ticaret Avrupası, Lüksemburg ve Belçika'nın savunduğu Avrupa Birleşik Devletleri ve Fransa ve Almanya'nın savundukları, çekirdek bir grup ülkenin daha hızlı entegrasyona gittikleri ve belli konularda, kendi aralarında daha yoğun işbirliği yapmalarını sağlayacak bir sistem.''

Blair ne yapacak?

Guardian gazetesi ise birinci sayfasındaki haberinde, Başbakan Tony Blair'n Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'tan, bir yanıt isteyeceğini yazıyor.

Gazeteye göre, Blair'in sorusu ise; ''Avrupa Anayasası 'öldü mü' mü, yoksa 'hala hayatta mı'' olacak.

Guardian, Blair'in Fransa Cumhurbaşkanı'na ayrıca, anayasayı ikinci kez halkın oyuna sunmayı planlayıp planlamadığını da soracağını aktarıyor.

Peki, Chirac, bu soruya ''olumsuz'' yanıt verirse ne olacak?

Guardian'a göre, ''Chirac'tan gelecek olumsuz yanıt, anayasayı halklarına kabul ettirmekte zorlanan İngiltere, Çek Cumhuriyeti ve Polonya'nın, ülkelerindeki referandumları iptal etmeleri için gerekli zemini hazırlayacak.''

Financial Times gazetesine bakılırsa, Blair, İngiltere'deki referandumu rafa kaldırmaya hazır.

Bunun için ise, gazeteye göre, ''İngiliz hükümeti,, Hollanda'dan çıkacak hayır kararını bekliyor.''

Times gazetesiyse, Fransa halkının kararını yorumlarken, ''hayır'' sonucunun Tony Blair için bir fırsat yarattığını ve İngiltere Başbakanı'nın bu fırsatı değerlendirmesi gerektiğini savunuyor: Başyazıda, özetle şu noktaların altı çiziliyor:

''Blair, işe Fransızların reddettiği belgeyi çöpe atmakla başlayabilir. Geniş ve muğlak bir Avrupa anayasası kavramı yanlıştı. İlkeleri içeren, kısa ve kolayca sindirilebilecek, bütün Avrupa halklarının kabul edebileceği bir belge olmalıydı. 25 üyeli, Bulgaristan ve Romanya'nın da katılmasının ardından 27 üyeye çıkacak bir Avrupa Birliği, işleyecekse, basit ve açık olmalı. Yeni üyeler de, eskileri gibi, kurallar ve ilkelerin oluşturulmasına eşit şekilde katkıda bulunabilmeli. Ayrıca, doğu Avrupalıları, İkinci sınıf vatandaş, ucuz sömürülebilir emek olarak gören bir Avrupa Birliği'nin, ancak adı, birlik olur. Türkiye'ye de, kapı sonuna kadar açık tutulmalı.''

Times, ''Türkiye'ye kapı sonuna kadar açık tutulmalı'' diyor, ancak Financial Times gazetesinin Brüksel'den yazan muhabiriyse, siyasi gözlemcilere atfen, ''Fransızların hayır kararından en büyük zararı görebilecek süreçlerden birinin de, birliğin, Türkiye, Balkan ülkeleri ve Ukrayna'yı içerecek şekilde genişlemesi olduğunu'' aktarıyor.

'Basra kontrol dışında'

Guardian gazetesi, Basra'nın polis şefine atfen, kentteki durumu ''Basra kontrol dışında'' başlığıyla duyuruyor okurlarına.

General Hassan el Sade, Guardian'a yaptığı açıklamada; emrindeki polis gücünün yüzde 25'inden fazlasına güvenmediğini söylüyor.

Polis şefi, değişik mezheplerden militanların polis gücüne sızdıklarını, ve makamlarını, muhaliflerini öldürmek için kullandıklarını kaydediyor.

Yetkiliye göre, sayıları 13 bin olan güvenlik görevlilerinin yarısı, gizlice siyasi partiler için çalışıyor, bazı görevliler de, pusu eylemlerine katılmış.

General Hasan el Sade, ''Basra'da gerçek güç militanların elinde, onlar da, suçlulardan ve kötü insanlardan oluşuyor'' görüşünü dile getiriyor.

Sibirya ormanları tehlikede

Independent gazetesinin iç sayfalarında yer alan bir haberse, Rusya'nın Sibirya ormanlarının yangın felaketleriyle karşı karşıya kaldığını yazıyor.

Gazete, ''kuzey yarımkürenin akciğeri'' olarak nitelediği Sibirya ormanlarının, daha önce benzeri görülmemiş sıklıkta ve ölçekte yangınlara hedef olduğunu aktarıyor.

Gazeteye açıklama yapan yetkililere göre, yangınların nedenleri, küresel ısınmadan kaynaklanan kuraklık, hükümetin yeterli kaynak ayırmaması ve kundaklama olayları.

Geldoff'un Live Aid hedefi

Daily Telegraph'ın birinci sayfasında yer alan bir haber, yoksulluğa karşı yürüttüğü mücadeleyle öne çıkan şarkıcı Bob Geldoff'ın temmuz ayında, zengin ülkeler grubu G-8 liderlerinin İskoçya'da yapacağı zirve sırasında gerçekleştirmeyi planladığı etkinliğini duyuruyor.

Gazeteye göre Geldoff'un hedefi; ''G-8 zirvesine, bir milyon kişiyle yürümek.''

Geldoff'un bugün açıklaması beklenen planına göre, 2 Temmuz'da Londra'da Hyde Park'ta gerçekleştirilecek ''Live Aid'' konserinin ardından, katılımcılar, G-8 zirvesinin yapılacağı İskoçya'ya doğru yürüyüşe geçecek.

Yüzbinlerce kişinin canlı, bir milyardan fazla kişinin de televizyonları başında izlemesi beklenen Londra'daki konserde sahne alması beklenen şarkıcılar ve müzik grupları arasında ise, Rolling Stones, U2, Oasis, Madonna, Robbie Williams ve Sting sıralanıyor.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik