BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 20 Mayıs, 2005 - TSİ 04:33
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
20 Mayıs 2005 Basın Özeti
Financial Times gazetesi başyazısında, "Kerimov, Andican'ın bedelini ödemeli" demiş.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Gazete, Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un, Andican kentindeki şiddet olayları sonrası, zalimliğiyle kazançlı çıkmasına izin verilmemesi gerektiğini söylüyor.

"Eğer Bay Kerimov, mevcut krizi, otoriter rejimini bozmadan atlatırsa, demokratik olmayan liderler bundan, zalimliğin sonuç verdiği anlamını çıkaracaktır. Kerimov'un, eski Soyvetler Birliği ülkelerinde, demokratik değişimi durdurmasına izin verilmemelidir.

Diğer otoriter liderler, özellikle de Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin, Özbekistan'daki gelişmeleri yakından izliyor. Bölgede hiç kimse Kerimov'u bir model olarak görmüyor. Ancak bölge liderlerinin, onun korkunç örneğini izlemeye teşvik edilmeleri, trajik bir durum olur."

İngiltere, Hamas ve Hizbullah'la teması değerlendiriyor

Guardian'da yayımlanan bir haberdeyse, İngiltere hükümetinin, Hamas ve Hizbullah örgütleriyle teması değerlendirdiği belirtilmiş.

Gazeteye göre iki örgütün; Batı Şeria, Gazze ve Lübnan'daki seçim başarıları, İngiltere'yi politikasını gözden geçirmeye zorladı. Guardian'daki yazının dikkat çekici satırları şöyle:

"Halen konuyla ilgili olarak, İngiltere Dışişleri Bakanlığı bünyesinde bir çalışma yapılıyor. Çalışmanın sonuçları, önümüzdeki birkaç hafta içinde Dışişleri Bakanı Jack Straw'a sunulacak. Bakanlıksa, sevmediği gruplarla çalışma anlamına gelse de, demokrasiyi teşvik edip, sonuçlarını reddetmeyi iki yüzlü buluyor."

Daily Telegraph ise "Hamas, sandıkla mermi arasında bir tercih yapmalı" demiş.

Gazete Hamas'ın kendisini, İslamcı bir anlayışla sosyal yardım faaliyetlerine katılan ve yolsuzluğa karışmamış bir örgüt olarak lanse ettiğini vurguluyor. Ancak, Gazze'de Yahudi yerleşim birimlerine attığı havan toplarıyla, hesaba katılması gereken bir güç olduğunu da hatırlattığı kanısında.

Daily Telegraph, bu aşamada, Hamas'ın yeniden şiddete yönelmesinin yanlış olduğu görüşünde.

"İsrail, dün bir kez daha terör tehdidi altında, Gazze'den çekilmeyeceği yolunda uyarında bulundu. Hamas, Siyonist düşmana karşı silahların gücüyle elde ettiği zaferi kutlamak isteyecek. Tıpkı, İsrail 2000'de Güney Lübnan'dan çekildiğinde, Hizbullah'ın yaptığı gibi.

Bu zaferin ertelenmesine yol açmak, Hamas'ın çıkarına değildir. Sandıklarda elde ettiği başarının Hamas'ı, giderek artan oranda silah bırakan Hizbullah'a imrenmeye ikna etmesi umulmalıdır."

'Avrupa'ya B, C ve D planları da lazım'

Times'ın başyazılarından birinin başlığı, "Evet, hayır ya da belki". Yazı, Fransa ve Hollanda'daki, Avrupa Anayasası referandumlarına yönelik. Times'a göre, yapılan açıklamalar ne olursa olsun, İngiltere'de anayasanın referanduma sunulması, bu iki ülkedeki sonuçlara bağlı.

Gazete, anayasanın reddedilmesi karşısında, bir B planı olmadığını söyleyen tüm siyasetçileriyse eleştirmiş:

"Gerçekte, bu durum için en azından B, C ve D planları olmalı. Avrupalı liderler, anayasanın Fransa'da, Hollanda'da ya da iki ülkede de reddedilmesi ihtimaline karşı bu planları hazırlamalı.

Geçmişte, Danimarka ve İrlanda'da referandumlardaki 'hayır' oyları, bu ülkelere verilen bazı tavizlerle tersine döndü. Fransızlar da şunu iyi bilmeli: Avrupa Birliği'nin, en büyük ve köklü üyelerinden biri olarak, pratikte mutlaka, ülkelerinin müzakere gücü olacaktır."

'Chirac'ın Avrupa vizyonu yok'

İngiltere'nin eski dışişleri bakan yardımcısı Denis MacShane ise Independent'taki yazısında, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ı sert bir dille eleştirmiş. MacShane Chirac'ı, 'ulusunu hayalkırıklığına uğratan bir lider' olarak nitelendirmiş.

Eski İngiliz bakan, önceki dört cumhurbaşkanının Fransa'yı dönüştürdüğünü, Chirac'ınsa görevdeki 10 yılında fazla birşey başaramadığını söylüyor.

MacShane'e göre, Avrupa Anayasası referandumu öncesi, Fransa'da 'evet' kampanyasının silik görüntüsünün nedenlerinden biri de Chirac.

"Kendisinden önceki cumhurbaşkanlarının aksine, Chirac'ın hiçbir zaman açık bir Avrupa vizyonu olmadı. Tıpkı çoğu İngiliz muhafazakar gibi, Chirac için Avrupa, bir çözümden çok sorundu. Bir ulusun yaptığına yeni bir değer ekleme yolu değildi. Ulusal egemenlik ve geleneğe tehditti."

'Umudun cesur ve yeni dünyası'

Independent başyazısında ise Koreli bilimadamlarının, hasta ya da yaralı kişiler üzerinde kullanılabilecek, insan embriyosundan ilk kök hücreleri ürettiklerini açıklamasına değinmiş.

Gazete, "Umudun cesur ve yeni dünyasında, endişelenmek için neden yok" demiş.

Independent, bu görüşünün nedenlerini şöyle açıklamış:

"Embriyolar üzerinde araştırma yapma ve onları klonlamanın, ahlaki kaygıları gündeme getirmediğini iddia etmek, saçmalık olur. Embriyoların ilk günden itibaren potansiyel açıdan insan olduklarına ve onları yok etmeye yönelik bir sürecin, cinayete yakın bir iş olduğuna inananlar var.

Bu kişiler embriyolardan üretilmiş kök hücrelerin kullanılmasını etik olarak asla doğru bulmayacaklardır. Ancak çok farklı bir ahlaki tez daha var burada: Binlerce insanın hayatını kurtarabilecek, acılarını hafifletebilecek tıbbi bir tekniğin geliştirilmesini yasaklamak, ne kadar ahlakidir?

Cinsel ilişkisiz evlilikler Japonya'da sorun

Daily Telegraph gazetiyse yazılarından birinde, Japonya'daki 'cinsel ilişkisiz evlilikleri' sayfalarına taşımış. Bu durumla, ülkede artan boşanma aranı arasında bağlantı kurmuş.

Japonya Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı bir araştırmaya göre, ülkede evliliklerin yaklaşık üçte biri cinsel iliki olmadan sürüyor. Hükümet, sorundan o kadar kaygılı ki, bu durumun, Japonya'da nüfusun azalmasını daha hızlandırmasından korkuyor. Japon bir kadının şu sözleri, sorunun ciddiyetini yansıtır nitelikte:

"Bir yıldır evliyim. Ama kocamla sadece birkaç kez cinsel ilişkiye girdik. Kocamın işte stresli olduğunu biliyorum. Onun canını sıkmak istemiyorum. Fakat bazen beni sevdiğinden şüpheleniyorum."

Haberde, Japonya'da cinsel ilişki eksikliği için en çok dile getirilen gerekçenin, 'işten yorgun dönmek' olduğu belirtiliyor.

Japonların genelde uzun süre çalıştıklarına ve evlerine uzun yolculuklar sonrası vardıklarına dikkat çekiliyor.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik