|
29 Mayıs 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Anayasaya Fransız giyotini?; Türkiye'nin üyeliği pazarlık meselesi olabilir; Tarık Aziz'den mektup: 'bana yardım edin'; Kofi Annan'ın Darfur ziyareti; ve İskoçların BBC karşısındaki harita zaferi
Gözler Fransa'daki AB Anayasası referandumunda Sunday Times, 'Anayasaya Fransız giyotini inebilir' diyor. Ama gazeteye göre bu beklenti, 'İngiltere'de Başbakan Tony Blair'i bir anlamda kurtaracak.' Anayasanın yürürlüğe girebilmesi için, her üye ülkenin onayını alması gerek. Öyleyse Fransızların muhtemel reddi ardından, İngiltere'de planlanan halkoylamasına hala gerek var mı? Sunday Times, İngiliz dışişlerinden edindiği bilgilere göre, Fransa'da hayır oyları galip gelirse Başbakan Tony Blair'in İngiltere'de bir referandum planından vazgeçmeyi düşündüğünü yazıyor. Gazetenin deyimiyle Tony Blair, İngiliz kamuoyunu ikna görevinden böylelikle sıyrılmış olacak. Ancak Sunday Times, Avrupa Birliği'nin dönüşümlü başkanlığını yakında devralacak olan Tony Blair'i her halükarda zor bir dönemin beklediği inancında. Gazeteye göre Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, referandumda olası görülen mağlubiyeti ardından televizyonlardan yapacağı konuşmada, Avrupa Birliği'nin diğer hükümet liderlerine seslenerek, 'planladığınız halk oylamalarından vazgeçmeyin' mesajını verecek. Sunday Times, başka ülkelerde de anayasaya hayır denebileceği için, Jacques Chirac'ın 'anayasa hezimetinin sorumluluğunu kendi başına yüklenmek istemediğini; ama bu konuda Tony Blair'in, Fransız liderin yardımına koşmasının beklenmediğini yazıyor. Türkiye faktörü Hatta Observer'ın ön sayfasını açarsak, anayasaya hayır diyen bir Fransa, ileriki günlerde İngiltere ile Türkiye'nin üyeliği konusu dahil birçok alanda kapışmaya hazırlanıyor. Observer'a göre Fransa hükümeti, referandumdaki olası mağlubiyetin intikamını, İngiltere'nin bayraktarlığını yaptığı iki konunun önünü tıkayarak almaya çalışabilir. Bunlardan biri ekonominin liberalleşmesi ise, diğeri de İngiltere'nin büyük destek verdiği Türkiye ile üyelik müzakereleri. 'Çünkü' diyor Observer, 'Fransa'da hayır cephesinin başarılı bir kampanya yürütmesinde, Fransız kamuoyunun İngiliz usulü bir kapitalizmden ve Türkiye'nin üyelik olasılığından duyduğu korkular önemli rol oynadı.' Tarık Aziz'in mektupları 'Tarık Aziz'den çağrı' diye yazıyor Observer: 'Bana yardım edin' Gazete Saddam Hüseyin'in başbakan yardımcısı Tarık Aziz'den, 2003 yılının nisan ayında Amerikan kuvvetlerine teslim oluşundan beri tek bir haber bile alınmadığını yazıyor. Ta ki Observer'ın Tarık Aziz'in avukatları aracılığıyla ele geçirdiğini söylediği bir mektubun bugün gazetenin sayfalarında yayınlanışına kadar. Avukatlarının ajandalarından kopardığı sayfalara ikisi Arapça ve üç tane de İngilizce mektup yazan Tarık Aziz, 'dünya kamuoyuna sesleniyorum' diye başlıyor. Suçsuz olduğunu ve çok zor şartlar altında tutulduğunu yazan Tarık Aziz, ailesi ile temasa geçmesine izin verilmediğinden şikayetçi. Observer'a göre mektuplardan birinde, Tarık Aziz'e sorgusu sırasında, savaştan önceki ekonomik yaptırım yıllarında Irak'a uygulanan gıda karşılığı petrol programından hangi siyasetçilerin faydalandığı yönünde sorular sorulduğu anlaşılıyor. 'Chirac'a rüşvet verildi mi?' Observer, 'eski başbakan yardımcısı hakkında görüşler muhtelif' diyor. Taraftarlarına göre o, Saddam Hüseyin'in aşırılıklarını gemlemeye çalışan bir siyasetçiydi; ve şu anki tutukluluk hali adaletsizce. Muhalifleri ise, Saddam Hüseyin döneminde işlenen suçlarda Tarık Aziz'in de parmağı olduğunu ve yargılanması gerektiğini söylüyor. Avukatlarının dışarı sızdırdığı mektuplarda Tarık Aziz, 'kendisine yönelik resmen hiçbir suçlama getirilmediğini, bütün dünyadan kopuk halde Cenevre Sözleşmesi'nin kurallarına aykırı şartlar altında hapis tutulduğunu' söylüyor. Tarık Aziz, yakın zaman önce bazı Amerikalı siyasetçiler ve CIA tarafından sorgulanmıştı. Observer'ın aktardığına göre bir mektubunda bu sorgulama esnasında, Fransa ve Endonezya'nın cumhurbaşkanları Jacques Chirac ve Megavati Sukarnoputri'ye, ya da eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Butros Butros Gali'ye rüşvet verip vermediği sorusunun kendisine yöneltildiğini; ve kesin bir dilde 'hayır' cevabını verdiğini yazıyor. İngiliz askerlerin savaş suçu soruşturması Irak'la ilgili olarak gazetelerin dikkat çektiği tek yargı süreci bu değil. Hem Independent on Sunday'in hem de Sunday Telegraph'ın ön sayfalarından duyurduğu habere göre, 10 ila 11 arasında İngiliz askeri Irak'ta savaş suçu işledikleri iddiasıyla mahkemeye çıkabilir. Soruşturma altındaki askerler, Iraklı bir sivili öldürülmekle suçlanıyor. Sunday Telegraph'a göre, süregiden soruşturma Irak savaşında tutuklananlara yönelik işkence ve kötü muameleyle ilgili bugüne kadarki en kapsamlı dava ile sonuçlanabilir. Darfurlu mültecilerin Kofi Annan'la buluşması Observer'ın bugün ön sayfasına yerleştirdiği fotoğraf, yemek kuyruuğunda bekleyen yüzlerce Sudanlı aç mülteciyi gösteriyor. Sudan'ın Darfur bölgesindeki etnik kriz, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın bölgeye yaptığı ziyaretle yeniden gündemde. Independent on Sunday'de, bir grup mülteci ile yere bağdaş kurup oturmuş Kofi Annan'ın resmi var. Gazete, Sudan'ın batısında yer alan Darfur bölgesindeki evlerinden kaçmak zorunda kalan bu mültecilerin, Genel Sekreter Kofi Annan'a, hükümet yanlısı milis kuvvetlerin kendilerine nasıl saldırdığını; ve aralarından birçoğunu nasıl öldürdüğünü anlattıklarını yazıyor. Annan'a gezisinde eşlik eden Independent on Sunday muhabiri, Darfur'daki en büyük mülteci kampına giden Genel Sekreter'in, çamurlu sokaklara dizilmiş ve hep bir ağızdan 'yardım', 'adalet' diye bağıran onbinlerce mülteci tarafından karşılandığını bildiriyor. 500'ü aşkın kadına tecavüz Sudan hükümetinin destek verdiği Arap militanların zalimce üzerlerine saldırdığını söyleyen Darfurlu mülteciler, sığınmak için toplandıkları kampta dahi aralarından 50 kişinin ya Sudanlı askerlerce ya da Arap militanlarca öldürüldüğünü iddia ediyor. Birleşmiş Milletler rakamlarına göre, Sudan hükümetine sadık milis kuvvetlerin sorumlu tutulduğu şiddet olayları son üç yıl içerisinde Darfur'da onbinlerce kişinin ölümüne neden olurken, 2 milyonu aşkın kişiyi de evini yurdunu terketmeye zorladı. Bölgede yardım çalışmalarında yer alan Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün verdiği bilgileri aktaran Independent on Sunday, sadece geçen mart ayı içerisinde Sudanlı askerlerin ya da milis kuvvetlerin tecavüz ettiği Darfurlu kadınların sayısının 5 yüzü aşkın olduğunu yazıyor. İskoçların harita zaferi Son olarak, İngiltere'den bir tartışmayı, Observer'ın satırlarından aktaralım. BBC'nin televizyon kanallarının hava durumu tahminlerinde devreye soktuğu üç boyutlu yeni haritalar, teknolojik bir atılım olarak gururla lanse edilmişti. Fakat yeni harita, BBC'nin hava durumu dairesini, süpriz bir sağnak yağışa maruz bırakmışa benzer: İskoç halkının eleştiri yağmuruna. Öyle ki, İskoç Ulusal Partisi'nin parlamentodaki temsilcisi bir önerge sunarak yeni haritaların değiştirilmesini talep etmişti. Sorun, yeni geliştirilen bilgisayar haritalarında İskoçya'nın küçülmüş olması. Grafik tasarımcıları, İskoçları gücendirmek gibi bir niyetleri olmadığını; üç boyutlu bir haritada dünyanın yuvarlaklığı nedeniyle ülkenin kuzeyinin perspektif gereği daha küçükmüş gibi göründüğünü söylüyorlar. Ama Observer'ın da haber verdiği gibi, BBC'nin hava durumu dairesi, sonuçta yeni harita üzerinde rötuşlar yapmayı gerekli görmüş. Gazete, 'İskoçya', diyor; 'hak ettiği coğrafi imtiyazlarına yeniden kavuştu'. Eski haritamızı isteriz Yıllardır aynı haritaya alışkın olan Britanya halklarının tek derdi İskoçya'nın küçülmesi değildi. Observer, bir haftayı biraz aşkın bir süre içinde, BBC'nin televizyon seyircilerinden 4 binin üzerinde şikayet aldığını bildiriyor. Kimileri, eski yağmur işaretinin geri konmasını talep ediyor; kimisi ise kameranın üç boyutlu bir haritada dolaşmasından midesinin kalktığını söylüyor. Ancak Observer'a göre BBC'nin hava durumu prodüktörleri, 'İskoçya için gereken değişikliği yaptık; artık yeni haritaları daha fazla değiştiremeyiz' diyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||