|
22 Nisan 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de genel seçime sadece iki hafta kala, gazeteler seçime ilişkin sayfalarca haber ve yorum veriyor.
Ama her biri farklı bir açıyı öne çıkarmış. Örneğin merkez sol eğilimli Guardian, "Savaş karşıtları nasıl oy verecek?" sorusuna yanıt arıyor özel ilavesinde. İki yıl önce savaşa karşı yüz binlerce kişinin yürüdüğü büyük mitinge katılan bir çok kişiye, oylarının yönünü soruyor. Tony Compton, 64 yaşında, emekli. "Eğer İşçi Partisi Irak'la savaşa gitmeseydi, oyumu gönül rahatlığıyla onlara verirdim" diyor. Gene verecek, ama bu kez muhafazakarlar işbaşına gelmesin diye. Rosalind Hibbins, 59 yaşında, emekli memur. O da Irak yüzünden İşçi Partisi'ne oy vermek istemiyor ama "Benim durumum zor" diyor. Çünkü bölgesindeki İşçi Partisi milletvekili savaşa karşı oy kullanmış parlamentoda. "İyice ölçüp tartmam lazım" diyor. "Kafam çok karışık, kime oy vereceğime karar veremiyorum" diyen Phoebe Moore, 30 yaşında, doktora öğrencisi. İşçi Partisi'nin savaş dışındaki konularda başarılı olduğunu düşünüyor. "İşçi Partisi'ne evet, Blair'e hayır demek mümkün olsaydı keşke" diyen 38 yaşındaki Paul Sussman yazar. Mecburen savaşa karşı çıkan Liberal Demokratlara oy verecek. Ruth Powell 23 yaşında, dansçı. Muhafazakarların kazanmasından çok korktuğu için kızgın olduğu halde İşçi Partisi'ne oy verecek. Sol liberal Independent gazetesi ise manşetinde ve başyazısında, göçmenlik ve iltica karşıtı söylemi öne çıkaran muhalefetteki muhafazakar partiye yabancı düşmanlığı ve ırk kozunu oynamayı bırakması çağrısı yapıyor. Gazete bir başka haberinde de, aşırı sağcı İngiltere Milli Partisi'nin geçen seçime göre dört misli bölgeden aday çıkardığını, ülke çapında 22 belediye meclisi üyeliği olan partinin bu kez ilk defa bir milletvekili seçtirmeyi hedeflediğini de yazıyor. 'Hayır' korkusu Avrupa kendisini Fransa'nın gelecek ay yapılacak referandumda Avrupa Anayasası'na "hayır" demesine hazırlarken, Fransız gazeteleri bugün artık yeni papa haber ve yorumlarını bir kenara bırakıp asıl konuya dönmüşler. Le Monde, dün Liberation gazetesinin yaptığı yorumu paylaşıyor bugün: "Referandumda Avrupa Anayasasına 'hayır' çıkarsa, bu bir siyasi deprem olur." Sağda, Le Figaro ise, depremin Chirac cephesinden çok sosyalist muhalefeti yıkacağı inancında. Şöyle yazıyor. "Avrupa, Jean Jaures'in partisini parçalıyor. Yarın 100'üncü kuruluş yıldönümünü kutlamaya hazırlanan Sosyalist Parti, Avrupa Anayasası referandumu yaklaşırken ortasından ikiye ayrılmış durumda. Kamuoyu yoklamaları 'evet' kampanyasını destekleme kararı alan Sosyalist Parti'nin seçmenlerinin yüzde 57sinin 'hayır' diyeceğini gösteriyor." Ama anayasaya evet kampanyasını destekleyen Le Nouvel Observateur "Umutsuzluğa kapılmak için çok erken" diyor bugünkü yorumunda. Ve son kamuoyu yoklamasında evetlerin oranının yükselmesinin 'evet' cephesinin moralini yükselteceğini vurguluyor. Gazete şöyle devam ediyor. "Avrupa anayasası metinleri posta kutularına dağıtılmaya başlandı ve gerçek kampanya asıl şimdi başlıyor. Seçmen okuyacak. Ve 'hayır' kampanyasının bazı tezlerinin, konuyu nasıl çarpıttığını anlayacak." Fransa'daki Avrupa anayasası referandumunun kaderiyle yakından ilgili Almanya'da Die Welt gazetesi, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'a, muhtemelen pek hoşlanmayacağı bir öneride bulunmuş. "Chirac, kararsız seçmeni 'evet' demeye ikna etmek istiyorsa, koltuğunu riske atmalı ve hayır çıkarsa istifa edeceğini ilan etmeli. Fransa'da Avrupa anayasasının onaylanması için tek şans bu." Ve İngiltere'de Financial Times gazetesi Avrupa'nın Fransa'dan anayasaya 'hayır' çıkması halinde ne yapılması gerektiği konusunda anlaşamadığını, üstelik bunun ucunun Türkiye'nin üyelik müzakerelerine kadar gidebileceğini yazıyor. Kısaca aktaralım. "Avrupa Birliği dönem başkanı Lüksemburg, Fransa'nın 29 Mayıs’ta anayasaya 'hayır' demesi halinde, diğer üyelerin, normal takvimleri içinde anayasayı onaya sunmaya devam etmesini isteyen bir açıklama yapmaya hazırlanıyor. Oysa, 1 Temmuz'da dönem başkanlığını devralacak İngiltere ile Fransa yetkilileri, gayri resmi sohbetlerinde, kurucu üyelerden birinin 'hayır' demesinin anlaşmanın sonu anlamına geleceğini söylüyorlar. Avrupalı diplomatlar, konuyla ilgili anlaşmazlığın birliği felce uğratmasından ve muhtemelen, Türkiye ile 3 Ekim'de başlaması planlanan üyelik müzakerelerini geciktirmesinden kaygılanıyorlar." Soykırım tartışması 1915 yılında Anadolu'da yaşananların 90'ıncı yıldönümü Times gazetesinin bir sayfasını kaplayan bir yazıyla anılıyor. Yazının başlığı; "Anneler çocuklarını, Türklerin eline geçmesin diye Van gölüne atıyordu." Yazıda kırım ve sürgün olaylarını yaşayan bir dizi görgü tanığının öyküleri var. İki yıl içinde bir buçuk milyon Ermeni'nin ya öldürüldüğü ya da sürgün edilme sürecinde öldüğünü yazan Times olayın doksan yıl sonra hala siyasi anlaşmazlık konusu olduğunu kaydediyor. Gazete, dünyada bu katliamı soykırım olarak tanımlayan 14 ülkeye bu hafta Polonya'nın da katıldığını, ancak İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bu terimi kabul etmemiş olduğunu hatırlatıyor. Times buna karşılık, Amerikan Başkanı Bush'un güçlü Ermeni diasporasının ağır baskısıyla karşı karşıya olduğunu da yazmış. Konuyla ilgili yorumsuz bir haber de Financial Times'ın Ankara muhabiri tarafından yazılmış. "Türkiye parlamentosu, İngiltere parlamentosunun iki kanadından, soykırım tezlerine kaynak gösterilen, İngiliz tarihçi Arnold Toynbee'nin kaleme alıp İngiliz parlamentosunun yayımlamış olduğu Mavi Kitap adlı belgenin gerçeklere dayanmadığını kabul etmesini isteyen bir mektubu Londra'ya göndermeye hazırlanıyor." Ve tıp tarihinde dönüm noktası olabilecek bir bilimsel gelişme Guardian'da. Bir hastanın derin uykuya yatırılıp, tıp hastalığının çaresini bulduğunda uyandırılması insanlığın uzun zamandır düşlediği ama yalnızca bilim kurgu filmlerinde gerçekleşen bir şeydi. Ama Guardian'ın haberine göre, bilim adamları sonunda "uyuyan güzel"in sırrını çözdü. Ve fareler üzerinde yaptıkları deneylerde basit bir gaz kullanarak, onları istedikleri zaman, kış uykusu gibi derin bir uykuya yatırmayı başardılar. Bu insanlara uygulanabilirse bir çok insanın kaza ya da hastalık sebebiyle ölümü engellenebilecek Guardian'ın haberine göre. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||