BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 15 Nisan, 2005 - TSİ 07:54
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
15 Nisan 2005 Basın Özeti
Financial Times, İşçi Partisi ve Muhafazakarlar'dan sonra kamuoyu yoklamalarında seçimlerden üçüncü parti olarak çıkması beklenen Liberal Demokratlar'ın de seçim bildirgesini açıkladığını yazıyor.

İngiltere'de yayimlanan gazeteler

Gazete, Parti Lideri Charles Kennedy'nin, çok kazananların daha çok vergi ödeyeceği, düşük gelirlilerin vergi yükünün azaltılacağı bir ekonomik düzen vadettiğini ve Irak'taki İngiliz askerlerini bu yıl içinde eve getirme sözü verdiğini belirtiyor.

Daily Telegraph gazetesi, son birkaç gün içinde iktidardaki İşçi Partisi'nin Muhafazakar Parti'yle arasındaki farkı yeniden beş puana çıkardığını aktarıyor.

İngiltere seçimlerine uluslararası gözlemci

Times ise, postayla kullanılan oylarda hile yapılacağı kaygısının arttığını kaydediyor.

Gazeteye göre özellikle iktidarla muhalefetin başabaş olduğu bölgelerde postayla oy kullanma talebinde bulunanların oranının beş kat artmasının dikkat çekici olduğunu ve Başbakan Tony Blair'in seçimlere hile gölgesi düşmemesi için ilk kez ülkeye uluslararası gözlemci davet ettiğini bildiriyor.

Times'a göre Merkezi Varşova'da bulunan Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları adlı kuruluş davete iki gün içinde yanıt verecek.

Çin'de köylüler polisle çatıştı

Guardian gazetesinin baş sayfasında, Çin'de yönetimin basına yasak getirmesi nedeniyle kimsenin duymadığı bir isyan haberi yer alıyor.

Yakılmış polis otomobilleri, devrilmiş otobüs fotoğraflarının eşlik ettiği haberde Zhejiang eyaletine bağlı Huankantou adlı minik bir köyde, yaşananlar anlatılıyor.

Habere göre, köylüler, isyanın yaşandığı pazar gününden beri diken üstünde. Çin güvenlik güçlerinin misillemesinden korkuyorlar.

Haftalardır, kimyasal atıkla, tarlalarını kurutan, ekinlerini sulamak için kullandıkları nehri kirleten bir fabrikanın önünde sessiz gösteri yapan köylülere Çin Hükümeti bin polisle müdahale etmiş. 10 bin köylü polisleri püskürtmüş. Köy savaş alanına dönmüş ve 30 polis hastaneye kaldırılmış.

40 milyar dolarlık israf

Independent gazetesinin manşetinde ise çöpe atılan yiyeceklerle ilgili bir haber yer alıyor.

Habere göre, İngilizler her yıl yaklaşık 40 milyar dolarlık yiyeceği çöpe atıyor. Bu rakam, İngiltere'nin yaptığı uluslararası yardımların tam beş katına tekabül ediyor.

Ayrıca, çöpe atılan bu yiyeceklere harcanan parayla dünyanın başka ülkelerinde 150 milyon yoksulun açlıktan kurtarılması mümkün.

Human Rights Watch'tan Batı'ya eleştiri

Independent'ta yer alan başka bir haberde, insan hakları izleme kuruluşu Human Rights Watch'ın İngiltere ve diğer Batılı ülkeleri insan hakları ihlallerine zemin hazırlamakla suçlayan raporundan alıntılara yer veriliyor.

Rapora göre, birçok Avrupa ülkesi, yakaladıkları terör zanlılarıyla uğraşmamak için bu kişileri, işkenceye uğramayacakları konusunda yeterli güvence almadan ülkelerine iade ediyor.

Zanlıların gönderildiği ülkeler arasında Suriye, Cezayir, Mısır, Özbekistan, Yemen, Fas, Tunus, Rusya ve Türkiye'nin de adı geçiyor.

Raporda söz konusu zanlıların ülkelerinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldıkları, bu kişilerle ilgili istihbaratların genellikle Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü CIA'den geldiği belirtiliyor.

Anayasa'ya 'Hayır' denirse

Avrupa gazetelerinde Fransa'da 29 Mayıs'ta yapılacak Avrupa Anayasası referandumuyla ilgili tartışma sürüyor.

Times gazetesi Dış Haberler Editörü Bronwen Maddox sandıktan çıkabilecek 'Hayır' oyunun olası sonuçlarını değerlendiriyor.

Yazar anayasanın reddedilmesinin Avrupa Birliği'ne darbe vuracağı yorumlarına katılmıyor ve "Aksine bu, Avrupa Birliği'nin yararına bile olabilir" diyor.

Yazara göre, bu egzersiz sonunda, küçük ülkelerin sesini daha fazla duyurabilmelerine imkan tanıyacak, işlerin görece küçük ittifaklarla yürümesini sağlayacak ve tüm üyeler tarafından kabul görebilecek yeni bir anayasa hazırlanmasının yolunu açabilir.

Fransa'da yayımlanan Le Parisien, yeni bir kamuoyu yoklamasına dayanarak 'hayır'cıların Anayasa'yı destekleyenlerle arayı iyice açmaya başladığını belirtiyor.

Le Figaro ise Cumhurbaşkanı Chirac'ın dün akşam bu farkın kapanmasını sağlamak için çıktığı televizyon programında halkı ikna etmeye çalıştığını belirtiyor.

Gazeteye göre Chirac'ın sarayına çağırdığı gençlere verdiği en ilginç mesaj şuydu:

"Avrupa Anayasası, aşırı serbest piyasacılara karşı, Avrupa sosyal modelini güvence altına alıyor."

İsviçre'de yayımlanan Tribune de Geneve gazetesi ise Chirac'ın müdahelesinin 'evet' kampanyasını yürütenlerin beklentilerine yanıt veremediği görüşünde. Gazetenin yorumu şöyle:

"Chirac'ın önünde zor bir görev vardı. Tehlikede olan sadece Avrupa'nın geleceği ve Fransa'nın Avrupa'daki konumu değil, aynı zamanda kendi geleceğiydi. Ama Chirac, karşısına aldığı lise çocuklarına bir büyükbaba edasıyla Avrupa Anayasası'nı anlattı."

Kuzey Kıbrıs seçimleri

Daily Telegraph gazetesi Kuzey Kıbrıs'ta pazar günü yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili haberinde Ada'da yeni bir dönemin başlayacağını yazıyor.

Gazetenin Lefkoşa mahreçli haberinde, seçimlere katılmayan Rauf Denktaş'ın uzlaşmazlığı nedeniyle geçmişte birçok çözüm fırsatının kaçırıldığı öne sürülüyor ve "Dünyanın en uzun süre iktidarda kalan liderlerinden biri olan Denktaş'ın emekliye ayrılmasıyla, Ada'nın yeniden birleştirilmesi umutları canlandı" deniyor.

Habere göre Denktaş, emekliliğinde "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını pazarlık konusu yapanlarla mücadelesine devam edeceğini" söylüyor.

Denktaş, "Rum toplumu bizi ezip geçemeyeceğini asla anlamayacak" diyor.

Daily Telegraph'ın haberinde Rumlar'ın hiçbir zaman sevmediği Denktaş'ın son yıllarda uzlaşmaz tutumu nedeniyle kendi halkının da şikayetlerine hedef olduğu öne sürülüyor.

Haber şöyle devam ediyor:

'Talat daha şanslı'

"Denktaş'ın yerine şimdi seçimlerde daha uzlaşmacı bir yaklaşımı olan Mehmet Ali Talat'ın seçilmesi bekleniyor.

Talat'ın son zamanlardaki başarıları, halkın Denktaş'ın kendilerini uluslararası yalnızlığa sürükleyen politikalarından uzaklaşma arzusunu ifade ediyor.

Ama Denktaş'ın onlarca yıl süren katı tutumundan sonra şimdi Ada'nın birleşmesini, Rumlar engelliyor. Rumlar, geçen yılki referandumda Kıbrıslı Türklerin, Denktaş'ın muhalefetine rağmen kabul ettiği Birleşmiş Milletler planını reddetmişti."

Guardian yazarı Simon Tisdall da Talat'ın şansının daha yüksek olduğunu öne sürüyor.

Tisdall, İngiltere Hükümeti'nin seçimlerden sonra görüşmelerin başlayabilmesi için Kıbrıslı Rumlar üzerindeki baskısını artırdığını belirtiyor. Tisdall'ın yazısı özetle şöyle:

"İngiltere, Kıbrıslı Türklerin tecritten kurtarılması için Rumları kızdırma pahasına Kuzey Kıbrıs'a doğrudan ticaret kapılarının açılması ve İngiltere ile Kuzey Kıbrıs arasında doğrudan uçak seferlerinin yapılması için çalışıyor.

İngiltere bu çizgiyi Rumların Annan planını reddetmesi sonrasında benimsedi. Temmuz'da Avrupa Birliği dönem başkanlığı sırasında bunların hayata geçirilmesi için çaba harcayacak. Kıbrıslı Rumlar ise bunu engellemek için Avrupa mahkemelerine başvuracaklarını söylüyor."

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik