BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 18 Nisan, 2005 - TSİ 08:14
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
18 Nisan 2005 Basın Özeti
İngiltere basınında bugün yeni Papa'nın kim olacağı tartışmasına geniş yer verilmiş.

İngiltere'de yayimlanan gazeteler

115 kardinalin oluşturduğu özel kurul, yeni papayı belirlemek üzere bugün geleneklere uygun biçimde Vatikan'daki Sistine Kilisesi'ne kapanarak çalışmaya başlıyor.

Guardian gazetesi, günler süren spekülasyonların ardından, dünyanın en gizli oylamasının başlamak üzere olduğunu duyurmuş okuyucularına.

Daily Telegraph gazetesi ise manşette ve iç sayfalarda işlediği haberde, Vatikan'da güvenliğin yeterince sağlam olmadığına dikkat çekiyor:

Gazeteye göre, Sistine Kilisesi'ni elektronik alıcılara karşı koruyan güvenlik sistemi, kuruldan bilgi sızmasını önlemeye yeterli değil.

Gazete, bu durumun kiliseyi ziyaret eden gazetecilerin, şans eseri cep telefonlarının çalıştığını farketmeleri üzerine ortaya çıktığını aktarıyor.

Daily Telegraph'ın dikkat çektiği diğer konu ise adaylar.

Gazete, Latin Amerikalıların Sao Paolo'lu kardinale tüm desteklerini verdiklerini, Afrikalı köylülerin de Kardinal Francis Arinze için dua ettiğini yazarken, liberallerin de, Papa seçiminin en güçlü adaylarından Kardinal Joseph Ratzinger'e verilen desteği engellemeye çalıştığını belirtiyor.

Kardinaller, seçecekleri Papa'yla Kilisenin geleceğini şekillendirmeye hazırlanırken, Kardinal Walter Caspal, kurulu, '2. Jean Paul'un klonunu seçmemesi' yönünde uyardı.

İlerici görüşleriyle bilinen kardinaller, Ratzinger'i, 2.Jean Paul ile benzer doktrine inandığı gerekçesiyle eleştiriyor ve kendisine destek veren muhafazakarlarla ters düşüyorlar.

Independent gazetesi de Papa seçiminde 78 yaşındaki Ratzinger'in isminin öne çıktığını belirtirken, başyazıda "Muhafazakar Papa'nın tehlikeleri" başlığı altında şu ifadelere yer veriyor:

Kardinallerin, "Tanrı'nın Rottweiler'i" diye anılan muhafazakar Ratzinger'in güç kazanmasına karşı koyup koymadıkları, önümüzdeki bir kaç gün içinde hayati önem taşıyacak.

Kardinallerin bir diğer tartışma konusu da Latin Amerika ya da Afrika'dan bir adayı seçip seçmemek olacak.

Seçilen kim olursa olsun, yeni papayı kendisine bir kaç beden büyük bir gömlek ve onarılması gereken belli başlı konular bekliyor olacak.

Evet mi Hayır mı?

Avrupa gazetelerinde Fransızların Avrupa Birliği anayasası konusundaki şüpheler öne çıkıyor.

Fransız Liberation gazetesi, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın Perşembe gecesi katıldığı televizyon programının, 29 Mayıs'ta Avrupa Birliği anayasasına ilişkin yapılacak referandum öncesinde Evet oylarını artırdığı yönünde kamuoyu yoklaması sonuçlarına yer veriyor.

Kamuoyu yoklamasına göre, anayasa hakkında çok az bilgi sahibi olduğunu söyleyenlerin yüzde 72'si hayır derken, yeterli bilgiye sahiplerin yüzde 60'ı anayasaya evet diyor.

Fransız Le Figaro gazetesi ise Brüksel'dekilerin şu sıralarda en çok aklından geçen sorunun "Fransızlar hayır derse ne yaparız?" olduğunu yazmış.

"Hem Paris hem de Avrupa Komisyonu, Fransızların reddetmesi durumuna karşı bir B planı hazırlanmadığını söylüyor" diyen gazete, henüz yazılı olmasa da Brüksel'de bazı çevrelerin çeşitli ihtimalleri değerlendirmekte olduklarını aktarıyor.

Le Figaro'ya göre, "Kaç Avrupa Birliği üyesinin anayasaya hayır dediğine bağlı olarak, hazırlanan anayasa, yapılacak müzakereler sonrası herkesin kabul edeceği maddelere indirgenebilir."

İsviçre'de Fransızca yayımlanan Le Temps gazetesi, yapılacak referandumun sonucunun belli olmayacağına dikkat çekerken şöyle devam ediyor:

"Referandum için kampanyası süresi altı hafta sonra doluyor. 1995'te de cumhurbaşkanlığı seçimlerine altı hafta kala, Chirac'ın kaybetmesi bekleniyordu ama nihayetinde kazanan Chirac oldu. "

Fransa'daki referandum İngiliz gazetelerine de yansımış, Guardian gazetesi, manşetten verdiği haberinde, Fransızlar 29 Mayıs'ta hayır derlerse İngiltere'de planlandığı gibi 2006 yılında bu konuda referandum yapılması ihtimali düşük görünüyor, diye yazmış.

Hükümet kaynaklarına dayandırılan haberde, İşçi Partisi'nin ilk kez referandumu rafa kaldırma ihtimalini değerlendirdiği belirtiliyor.

Daily Telegraph gazetesi yazarlarından Rachel Slyvester ise, 5 Mayıs'ta yapılacak seçim öncesi, Başbakan Tony Blair'in kaderinin Fransa'daki referandumda oy kullanacak seçmenlere bağlı olduğu yorumunu yapıyor.

"Fransızlar hayır derlerse, Blair'in üçüncü bir dönem daha başbakan olarak kalması kolaylaşacak zira kendisinin yönetimi sırasında referandum gibi bir sıkıntılı an yaşamayacak."

Çin- Japonya gerginliği

Avrupa gazetelerinde öne çıkan bir diğer konu ise Japonya'nın yeni ders kitapları konusunda Japonya ile Çin arasında çıkan tartışmalar.

Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi, Avrupa'nın Çin ile Japonya arasında çıkan tartışmaya müdahale etmesi gerektiğini öne sürmüş.

Gazete, Çinlilerin Japonya'nın tarih kitaplarında savaş dönemine ilişkin gerçekleri saptırdığı görüşünde haklı olduğunu belirtiyor ama bir yanda da Çin yönetiminin gövde gösterisi yapmaya meraklı olduğunu yazıyor.

"Çin'e büyük anlayış gösteren Berlin, Paris ve Londra'dakiler acaba eski müttefikleri Japonya karşısında bu ülkeyi güçlendirmek mi istiyor?" diyen gazetenin yorumu şöyle:

"Bu durumun olası sonuçlarını gözönünde bulundurmalılar. Zira Çin bugün Japonya'dan çok daha fazla saldırgan bir politika izlemeye meyilli. "

Alman Die Welt gazetesi ise ne Çin ne de Japonya'nın uzlaşmadan yana görünmediği görüşüne yer veriyor.

"Çin, Tokyo'nun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde kalıcı sandalye edinmesini engellemek için milliyetçilik kartını kullandı. Bu ülkelerin hükümetleri istemediği sürece uzlaşma umudu yok."

Çin ve Japonya'dan bakanların gerginliği azaltmakta başarısız olduğunu yazan Financial Times gazetesi ise göstericileri engellemeye çalışan Çinli polislerin fotoğrafıyla verdiği haberde şu ayrıntıya yer vermiş:

Çin'de bu tür gösterilerin düzenlenmesi alışıldık bir durum değil, zira Çin, ülke içindeki görüş ayrılıklarını sıkı biçimde kontrol altında tutuyor. Çinli yetkililer is gösterilere destek verdikleri ya da örgütleri iddialarını yalanladı.

'Cengiz Han iyi bir liderdi'

Daily Telegraph gazetesinde BBC'nin hazırladığı yeni bir belgeselde tarihin en gaddar liderlerinden biri olarak görülen Moğol padişahı Cengiz Han'ın iyi yönlerinin öne çıkarıldığı belirtiliyor.

Belgesele göre, Cengiz Han, sanılanın aksine ülkesine kültür, hukuk ve edebiyatı getirmeye çalıştı.

Ayrıca nispeten liberal görüşlüydü ve insanların dini inançlarına hoşgörülü yaklaşırdı.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik