BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 13 Nisan, 2005 - TSİ 07:17
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
13 Nisan 2005 Basın Özeti
Times, 1997'de, İşçi Partisi'ni iktidara taşımak için kampanya yapan doktorların ulusal sağlık sisteminde yaşanan sorunlar yüzünden partiden desteklerini çektiklerini yazıyor.

İngiltere'de yayimlanan gazeteler

Guardian gazetesi ise günlerdir tartışılan postayla oy kullanma sistemine ilişkin kaygıların arttığını belirtiyor.

Gazeteye göre, seçim komisyonu yetkilileri, geçtiğimiz yılki yerel seçimlerde postayla kullanılan oylarda hile yapıldığının tespit edilmesinden sonra halkın sisteme güvenini iyice kaybettiğini belirtiyor.

Yetkililer, İşçi Partisi, Muhafazakarlar ve Liberal Demokratlar'dan, oyunu postayla kullanacaklara müdahale etmemesini istiyor.

Financial Times gazetesi, Avrupa Konseyi'nin insan haklarından sorumlu yetkilisi Alvaro Gil Robles'un, İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın ricası üzerine, İngiltere'yi terörle mücadele yöntemleri nedeniyle eleştirdiği iddia edilen raporunu yayınlamayı seçimler sonrasına bıraktığını belirtiyor.

Financial Times'a göre, Liberal Demokratlar, Robles'dan normalde 20 Nisan'da yayımlanması gereken raporunu İngiliz seçmenlerden saklamamasını istiyor.

Times gazetesi ise, Liberal Demokratlar'ın lideri Charles Kennedy'nin eşinin dün doğum yapması nedeniyle, seçim kampanyasında, oğluyla seçmenleri arasında kaldığını yazıyor.

Charles Kennedy, eşinin sancılanması üzerine seçim bildirgesini açıklamayı erteleyerek hastaneye koşmuştu.

Independent gazetesine göre Başbakan Tony Blair bugün, Avrupa Anayasası için 2006'da yapılacak referandumda hükümetinin "Evet" kampanyası yürüteceği taahhüdünde bulunacak.

Gazete, Tony Blair'in bu kararını büyük bir kumar olarak niteliyor ve eski bir İşçi Partili milletvekilinin "Referandumdan hayır çıkarsa Blair istifa etmek zorunda kalacak" dediğini aktarıyor.

'Chirac 'Evet' için devrede'

Times gazetesi, Fransa'da 29 Mayıs'ta yapılacak Avrupa Anayasası referandumunda Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın yarın akşam televizyonda canlı yayına çıkarak 'Hayır'cıları ikna etmeye çalışacağını belirtiyor.

Fransa'da yayımlanan Le Monde gazetesine göre ülkede yapılan 12 ayrı anket de halkın referandumda Avrupa Anayası'na hayır diyeceğini gösteriyor. Le Monde Chirac'ın işinin zor olduğunu belirterek şöyle diyor:

"Chirac, Avrupa Anayasası konusunda kendisinden çok uzak duran halkı etkilemek için, doğru sözcükler seçmek zorunda. Evet kampanyasını yürütenler, Avrupa fikrini kolektif bir proje olarak yansıtmak yerine Fransa'nın büyüklüğünün bir uzantası olarak sundular.

Fransızlar, Avrupa Anayasası'nın, Avrupa Birliği'nin daha iyi işlemesini sağlayacağına kanat getirseler evet diyebilirler. Avrupa Anayasası, halkın sadece fikirlerini özgürce ifade edebileceği değil aynı zamanda seslerini duyurabileceği bir Avrupa demokrasisinin temelini atan bir belge olarak algılansaydı cazibesi artacaktı."

Yine Fransa'da yayımlanan Le Nouvel Observateur ise halkın Avrupa Anayasası'nın yeniden müzakere edilme şansını artıracağına inandığı için "Hayır" deme eğiliminde olduğunu kaydediyor.

Gazete yorumunu şöyle sürdürüyor:

"Böyle birşeye inanmak, Avrupa'nın sadece Fransa'dan ibaret olmadığını unutmak demektir. Üstelik İngiltere, Polonya ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler, Avrupa Birliği'nin Nice Anlaşması'ndaki haliyle kalmasını istiyorlar."

'Ankara-Berlin hattında çifte vatandaşlık gerginliği'

Almanya'da yayımlanan Die Tageszeitung, Berlin-Ankara hattında yaşanan çifte vatandaşlık gerginliğini değerlendiriyor.

Gazetenin yorumu özetle şöyle:

"İçişleri Bakanı Otto Schilly, Almanya'daki konsolosluklardan Türkiye Cumhuriyeti pasaportu alan 50 bin Türk'ün listesinin açıklanmasını istedi. Türkiye bu listeyi vermeye yanaşmıyor. Alman yasaları çifte vatandaşlığa izin vermiyor. Krizde Türkiye'nin de payı var.

Almanya'daki konsolosluklar her isteyene pasaport vermekle kalmadı, bunu açıkça teşvik etti. Söz konusu kişilere, iki vatandaşlık arasında tercihlerini yapmaları için bir mühlet verilmeli. Bu çağrı, onlara aynı zamanda Almanya'yla entegre olmalarının arzulandığı mesajını gönderecek."

'ABD- BM ilişkileri normale dönecek'

Financial Times'ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın yardımcılarından Mark Malloch Brown'un ABD-Birleşmiş Milletler ilişkilerini sorgulayan bir demeci yer alıyor.

Brown demecinde ABD'de Birleşmiş Milletler karşıtlığının olabilecek en yüksek noktasına ulaştığını, bu aşamadan sonra ilişkilerin normale dönmeye başlamasını beklediklerini söylüyor.

Brown, ABD Başkanı George Bush'un ülkesinin Birleşmiş Milletler Temsilciliği'ne şahin bürokrat John Bolton'u önermesinden kaygı duymadıklarını belirtiyor şöyle konuşuyor:

"Senato'da Bolton'a getirilen eleştiriler, Bush'un ikinci döneminde Birleşmiş Milletler'le ilişkilerde geleneksel çizgiye dönüleceğinin işareti. Yani Birleşmiş Milletler'i tahrip etmeyi amaçlayan değil, örgütün önemli bir uluslararası politika enstrümanı olduğunu kabul etmeyi öngören bir politika."

Yine Financial Times'ta yer alan başka bir habere göre Çin'le Japonya arasında tarih kitapları yüzünden başlayan kriz, Birleşmiş Milletler için öngörülen yapısal reformları tehdit ediyor. Gazeteye göre, Çin'in Japonya'nın Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olmasına karşı çıkması, Almanya'nın adaylığını da engelliyor.

Financial Times'ın ifadesiyle Almanya, Asya'daki krizin rehinesi haline geldi.

Guardian gazetesinden Simon Tisdall, Bush'un tüm Orta Doğu'ya demokrasi getirmeyi öngören projesinin birçok Arap ülkesi için sonuçsuz kaldığını ancak Irak'ta meyvelerini vermeye başladığını öne sürüyor.

Yazar hafta sonunda Şii din adamı Mukteda es Sadr yanlıların düzenlediği işgal karşıtı gösteriyi demokrasi örneği olarak yorumluyor. Yazara göre, Irak'taki muhalifler, daha önce bomba ve silahla yaptıklarını şimdi demokratik yöntemlerle yapmaya başladılar.

Aynı gazetenin yazarlarından Jonathan Steele ise aynı gösteriye atıf yaparak işgal güçlerinin Irak'ta işlerin yolunda gittiği havasını yaymaya başladığını, oysa ülkedeki Amerikan karşıtlığının doruk noktasına çıktığını belirtiyor.

'Türkiye'nin yol haritasına ihtiyacı var'

Financial Times, Türkiye'nin IMF'den alınacak 10 milyar dolarlık krediye ilişkin niyet mektubunun güncellenmesi konusunda anlaşmaya varılmasıyla ilgili haberinde "Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olmasına rağmen, uzmanlar Türkiye'nin hala bir yol haritasına ihtiyacı olduğu görüşündeler. Burada amaç, inişli çıkışlı değil, istikrarlı bir büyümeyi garantilemek" diyor.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik