BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 30 Aralık, 2004 - TSİ 00:00
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
'Ulusal birlik tatilde'

Time dergisinin Başkan George W. Bush'u 'yılın adamı' seçmesi boşuna değil.

Time dergisinin George Bush kapağı

2004, Amerika'da başkanlık seçimlerinin yılıydı ve her seçim yılı gibi ülkenin bütün sorunları, özlemleri, arayışları iki aday arasındaki yarışa indirgenmişti.

Yarışın bu kez son ana dek çok çekişmeli devam etmesi de etkili oldu ve Amerikan gündemi, aylarca "Bush mu yoksa Senatör John Kerry mi" sorusuna kilitlendi kaldı.

Sorunun sandıktan çıkan yanıtı, hem de 3 milyon oy kadar farkla kendisinden yana olunca, Başkan Bush da ister istemez 2004'e damgasını vuruverdi.

Ama bu damga, hiç de öyle başarıdan ibaret bir damga değil.

Amerikalılar 2005 yılına, sandıkta tazelenmiş bir öz güven ve birlik duygusuyla girmiyorlar.

Tam tersine, Irak Savaşı ülkeyi kaygılandırmaya, bölmeye ve Bush'a verilen desteği, seçimlerin üzerinden daha iki ay bile geçmemişken, törpülemeye devam ediyor.

Zira 2004, Amerikan tarihindeki yerini sadece Bush'un simasıyla almayacak.

Bu yılı Amerikalılar'ın aklına kazıyan tablolar arasında çırılçıplak soyulup birbirinin üzerine yatırılmış Ebu Gureyb mahkumları da var; Irak'ta kaçırılan yardım görevlilerinin hayatlarının kurtarılması için Amerikan hükümetine yalvardıkları kareler de; Felluce'deki bir camide can çekişen Iraklı'ya ateş eden Amerikan askerinin görüntü kayıtları da...

'Amerikan nabzı hala 11 Eylül'le atıyor'

Amerikalılar 2004 boyunca, gündemini daha ziyade isyancıların belirlediği Irak cephesinden gelen haberleri, ölen Amerikan askeri sayısının 1300'e tırmanmasını ve bu savaş nedeniyle dünyanın dört yanında protesto edilen bir ülkeye dönüşmelerini kafalarında giderek büyüyen soru işaretleriyle izlediler.

Amerikan askerinin camide yaralı bir direnişçiyi öldürmesi

Yıl içinde bir ara Başkan Bush'un Irak politikasına verilen destek yüzde 60'a çıkmışken, yılın son günlerinde bu oranın yüzde 39'a inmesinin anlamı şu: Amerikan halkı, Irak'ta başarılı olacağına, istikrarlı, güvenli ve demokrasi yolunda bir rejim kurup askerini kısa süre içinde evine döndüreceğine artık pek inanmıyor.

Bir yanda Irak ateşi yanmaya devam ederken, öte yanda bir numaralı halk düşmanı saydıkları Usame Bin Ladin'in görüntü ve ses kayıtlarıyla, artan sıklıkta kendilerine hitap etmeye başlaması da ürkütüyor Amerikalılar'ı.

Üzerinden geçen üç yıla rağmen, Amerikan nabzı bir bakıma hala 11 Eylül'le atıyor.

2004'teki seçim kampanyası boyunca öncelikle "Kim bizi teröre karşı daha iyi korur" sorusunu soran Amerikalılar, halen güvende hissetmiyorlar kendilerini.

Amerika'yı Amerika yapan o eski "Bize birşey olmaz" tavrı, o gevşeklik, serbestlik, 11 Eylül'den beri her geçen yıl biraz daha tarihe karışıyor sanki…

Buna karşın Amerika'yı Avrupa genelinden ayıran muhafazakar aile yapısı, ahlak anlayışı ve dindarlık gibi özelliklerin gücünü koruduğu bir kez daha görüldü 2004'te.

Massachusetts eyaleti ile San Francisco belediyesi eşcinsellerin evliliklerine göz yumunca yer yerinden oynadı.

Konu 2 Kasım seçimlerinde oy pusulalarına girdi ve Bush'u Beyaz Sarayda tutan desteğin güçlenmesine yaradı.

Amerikan eşcinselleri 2005'e evlilik hakkından yine mahrum girerken, içlerinden, kuzey sınırını geçip bu hakkın yasal olduğu Kanada'da yaşamayı tercih edenler de az değil.

George Bush ve John Kerry boks eldivenleriyle gösteren bir afiş

Amerikan muhafazakarlığının 2004'te öne çıktığı bir diğer konu kök hücre araştırmalarıydı.

Tartışmanın bir ucunda Alzheimers, Parkinson ve felç hastaları ile embriyonlardan alınan kök hücreler üzerinde araştırma yapılabilmesi için devlet fonu ayrılmasını isteyenler var.

"İnsan hayatı kutsaldır" diyerek embriyonlardan hücre alınmasına karşı çıkanlar ise diğer uçta ve onlar halen son sözü söylemiş durumdalar.

Laboratuvar ortamında yapay döllenmeyle oluşturulmuş, zaten yaşama şansı olmayan embriyonlar, çaresiz hastalıkların yavaş yavaş söndürdüğü hayatlarla girdikleri kutsallık yarışında şimdilik öndeler anlayacağınız.

Aslında bu yarış bile, 2004 Amerikası'nın ana temasına pek uygun. Bu temayı ister adaylar, isterse fikirler ve inançlar arasında olsun 'sürekli bir cepheleşme' diye tanımlamak mümkün.

Bush ve Kerry destekçileri

Yılın en popüler sanat olayı deyince bile akla gelenler bu temayı güçlendiriyor.

Geçtiğimiz aylarda milyonlarca Amerikalı Mel Gibson'ın İsa'nın Çilesi filmi için, milyonlarcası da Michael Moore'un sansürü güç bela aşan Fahrenheit 9 - 11 belgeseli için kuyruğa girdiler girmesine ya, her iki yapıtı canla başla protesto edenlerin sayısı da, tutkunlarının altında kalmadı doğrusu.

Kısacası Amerika, 2004'ü bölünmüşlüğün toplumsal hayata egemen olduğu, ulusal sloganındaki "Çokluktan birlik doğar" ifadesinin tatile çıktığı yıl olarak hatırlasa yeridir.


Gelişmeleri, dünyanın dört bir yanındaki gazetecilerin izlenimleri ile aktardığımız Dünyaya Açılan Pencere programını, her hafta Pazar günleri, TSİ 11.00 ve TSİ 18.00'deki radyo yayınlarımızda dinleyebilirsiniz.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik