Gençler CHP’yi 'harekete geçmeye' zorluyor

Kaynak, SINAN ONUS
Twitter ve Facebook üzerinden örgütlenen gönüllüler, oyların güvenliğinden endişe ettikleri için 30 Mart’tan bu yana oy toplama merkezlerinin önünde nöbet tutuyor.
Gönüllüler “Oyumuza sahip çıkmak istiyoruz” diyor.
Çoğunluğu gençlerden oluşan gönüllülerin bir bölümü de dün Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nde sadece Ankara için değil, Türkiye genelinde hatalı oyların tespiti için Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) seçim sonuç sistemi ile CHP seçim takip sistemine giren sonuçları bir bir karşılaştırdı. Sıkıntı olan sandıkların bağlı olduğu il ve ilçeler aranarak uyarıldı.
Gönüllülerin genel merkeze akını, CHP Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş'ın Twitter'dan attığı seçmenlerin ellerindeki belge ve bilgileri paylaşmaları yönündeki “destek çağrısı” mesajıyla başladı.
Geldiler ama…
Yavaş’ın çağrısının ardından yine Twitter üzerinden “kimin attığı bilinmeyen” ikinci bir mesaj gönderildi.
Mesajda “CHP internet sisteminin çöktüğü, bilgisayarı ve mobil interneti olanların genel merkeze gelerek çalışmalara yardım etmesi” talep edildi. Mesajı okuyan ve ağırlıklı olarak gençlerden oluşan gönüllüler, bilgisayarlarını yanlarına alarak genel merkeze koştu.
Günün ilerleyen saatlerinde gelenlerin sayısı arttıkça sıkıntılar da başladı.
CHP böyle bir çağrı yapmadığı için gönüllüler, parti merkezinde beklemek zorunda kaldı. Bu durum yüksek sesle olmasa da tepkilere neden oldu. Bunun üzerine gönüllüler, TSİ 22.30’da konferans salonuna davet edildi.

Kaynak, SINAN ONUS
CHP Genel Başkan Yardımcısı Emrehan Halıcı, gönüllülere teşekkür etti ve kendilerinin böyle bir çağrılarının olmadığını söyledi. Halıcı, gönüllülerin “ne yapacağız” şeklindeki sorularına net yanıt veremeyince de tepkiyle karşılandı.
İlgisizlikten şikayetçiler
Gönüllüler, CHP’den resmi bir çağrı olmadığı halde parti merkezine neden akın ediyor?
Öğrenci olduğunu söyleyen Özden Karabadan, “Oyumuza sahip çıkmaya geldik” diyor. Twitter’dan yardım çağrısını okuduğunu, mobil interneti olan bilgisayarını alarak partiye koştuğunu söylüyor.

Kaynak, SINAN ONUS
Karabadan, “Bodrum kattaki bilgisayar laboratuarına indik. Bana Karabük’ü verdiler. Geçersiz oylarda uyumsuzluk vardı. İl başkanlığını aradık ama kimse telefonlarımıza çıkmadı. Genel merkezde de bu bilgiyi kimseye aktaramadık, çünkü yönlendiren ya da ilgilenen yoktu. CHP, bu ilgiyi beklemiyordu, organizasyonluk bence bundan” diyor.
Gönüllülerin neredeyse tamamı kendi aralarında yaptıkları sohbetlerde bu ilgisizlikten şikâyet ediyor ama bu yönde sorular sorunca partiyi savunmayı da ihmal etmiyorlar. Murat Randa da bunlar arasında yer alıyor. Randa, “Elbette biri ilgilenir. Burası benim evim” diye konuşuyor.
Tuna Öztürk ve Mert Yavuz da “Oyumuza sahip çıkmak için bir umut diye” geldiklerini söylüyor.
Öztürk, parti merkezinde internet bağlantısı ve kafeteryanın açık olmamasından şikâyet ediyor ama “zor günlerden geçtiklerini” vurgulayarak temkinli konuşuyor. “Organizasyon eksikliğine rağmen beklediğimden iyiydi” savunması yapıyor.
Yavuz, kendilerine Ardahan ve ilçe örgütlerinin verildiğini, örgütün tutanakları girmediği için kontrol yapamadıklarını aktarıyor. Öztürk, “Örgütleri aradık ama bazıları ‘işlerimiz var, tutanakları yarın gireceğiz’ diye yanıt verdiler” diye gün boyu yaptıklarını biraz gülerek, biraz kızarak anlatıyor.
“CHP’li değiliz ama geldik”
Sorularımıza yanıt veren bazı gönüllüler, fotoğraf çekilmesine izin veriyor ama “fişlenme korkusu” nedeniyle soyadlarının yazılmamasını rica ediyor. Gamze, Bengüsu ve Gizem de bu gönüllülerden.

Kaynak, SINAN ONUS
Gizem, “Partim yok ama apolitik de değilim. CHP’ye sempati duymuyorum” diye söze başlıyor. 11 yıldır süren olaylar nedeniyle tüm partilere güvenlerini yitirdiklerini aktarıyor. “Yine de topyekûn mücadele için CHP görece daha iyi” diyor.
Bengüsu, koordinasyon eksikliğini kabul ediyor ama “Bizi karşılayan, ilgilenenler de gönüllüler. Bu da tüm olumsuzluklara rağmen gücümüzü gösteriyor. Umut veriyor” diye konuşuyor.
‘Parti yöneticilerinin ilgisizliği sizi rahatsız etmedi mi’ şeklindeki soruma Gamze, “Yaşlılar bir gün gidecek, biz gençler onların yerine geçeceğiz. Bu ülke o zaman bizim olacak. O nedenle bugünden elimizi taşın altına koymalıyız” diyor.
Burak ve Beril ise hem soyadlarının yazılmasını, hem de fotoğraflarının çekilmesini istemiyorlar.
Burak, CHP’li olmadığını özellikle vurguluyor. ‘Niye buradasın o zaman’ diye soruyorum. “Bireysel olarak bir şey yapamazdım. Kendimi partiye zorla müşahit yazdırdım. Ayrancı Meslek Lisesi’nde sandıkları kontrol ettim. İlk kez oy kullanıyorum ve oylarımın çalındığına inanıyorum” diyor.
Beril ise “Onlar geçmese de partiyi biz harekete geçireceğiz. ‘Biz çağırmadık’ deseler de harekete geçene kadar buradan ayrılmayacağız” diye konuşuyor.








