'Kara yağmur': Hava saldırıları Tahran'da benzeri görülmemiş kirliliğe yol açtı

- Yazan, Mark Poynting
- Yazan, Alex Murray
- Yazan, Kayleen Devlin
- Yazan, Barbara Metzler
- Unvan, BBC Verify
- Okuma süresi 5 dk
Uydu görüntüleri, rafinerilere yönelik saldırıların ardından oluşan duman bulutlarının 9 Mart Pazartesi günü Tahran semalarında yayıldığını gösteriyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) petrol tesislerinin hedef alınmasının kentte yaşayanlar için ciddi sağlık riskleri doğurabileceği uyarısında bulundu.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının 28 Şubat'ta başlamasından bu yana, başkent çevresindeki en az dört petrol tesisinin vurulduğu doğrulandı.
Kent sakinleri, yoğun duman ve hava kirliliği nedeniyle güneşin görünmez hale geldiğini ve şehrin bazı bölgelerinde keskin bir yanık kokusu duyulduğunu söylüyor.
Uzmanlar ise atmosfere salınan bazı kirleticilerin boyutunun "benzeri görülmemiş" şekilde fazla olabileceği uyarısında bulunuyor.
Hava kirliliğindeki artışın özellikle başkent çevresindeki hasar gören petrol tesislerinin yakınlarında yoğunlaştığı görülüyor.
Yaklaşık 10 milyon nüfuslu Tahran'ın çevresindeki bölgelerde milyonlarca kişi yaşıyor.

BBC'nin doğrulama servisi BBC Verify tarafından incelenen ve 9 Mart'ta çekilen son uydu görüntüleri, 7 Mart Cumartesi gecesi düzenlendiği bildirilen hava saldırılarının ardından Tahran'daki iki büyük petrol tesisinde yangınların hâlâ sürdüğünü ortaya koyuyor.
Görüntüler ayrıca Tahran'ın kuzeybatısındaki Şehran petrol deposundan ve güneydoğudaki Tahran petrol rafinerisinden yükselen dumanı da gösteriyor.
Cumartesi gecesi saldırının hemen sonrasını gösteren ve teyit edilmiş videolarda, rafineride gökyüzünü aydınlatan dev alev topları görülüyor.

Kaynak, EPA
Devam eden yangınların oluşturduğu yoğun duman ve bulut örtüsü nedeniyle hafta sonu vurulan petrol tesislerindeki hasarın boyutu henüz net biçimde değerlendirilemiyor.
Ancak 9 Mart Pazar sabahı Şehran'da çekilen görüntülerde acil durum ekiplerinin yanmış petrol tankerlerini, kararmış binaları ve hâlâ devam eden yangınları incelediği görülüyor.
BBC Verify saldırılarla ilgili yorum almak için İsrail ordusu ve ABD Savunma Bakanlığı'na (Pentagon) başvurdu.
İsrail ordusu 7 Mart'ta X platformunda yaptığı bir paylaşımda Tahran yakınlarında "yakıt depolarını" vurduğunu söylemişti.
Paylaşımda ayrıca Tahran petrol rafinerisinde meydana gelen hasarı gösterdiği belirtilen bir fotoğraf da vardı.
BBC Verify, tespit ettiğimiz üç diğer noktayla birlikte bu tesisin koordinatlarını yorum almak üzere İsrail ordusu ve Pentagon'a iletti.
Pentagon yanıt vermezken İsrail ordusu ise "bu noktalarda kendi saldırıları olmadığını" söyledi.
Konuyla ilgili açıklık getirilmesi için ek bilgi talep ettik.

Petrol rafinerilerine yönelik saldırılar ciddi hava kirliliğine yol açma potansiyeline sahip. Çünkü bu tesislerde çok çeşitli kimyasal maddeler bulunuyor.
Petrol yeterli oksijen olmadan, yani tam olarak yanmadığında karbondioksit ve su yerine karbon monoksit ve is parçacıkları ortaya çıkabiliyor.
Petrol yangınları ayrıca sülfür ve azot oksitlerin atmosfere salınmasına da neden olabiliyor.
Bu gazlar yağmur suyunda çözündüğünde asit oluşumuna yol açabiliyor. Bunun yanında farklı hidrokarbonlar, metal bileşikleri ve petrol damlacıkları da havaya karışabiliyor.
Hava kirliliği ne kadar ciddi?
Tahran'da yaşayan 20'li yaşlarında bir kadın, petrol tesislerine yönelik saldırıların ardından şehirde "yanık kokusu" duyulduğunu söyledi.
BBC News Farsça'ya konuşan kadın, "Güneşi göremiyorum. Korkunç bir duman var. Hâlâ duruyor. Çok yorgunum" dedi.
Hava kirliliğinin tam düzeyini belirlemek zor. Çünkü yerde yapılan ölçümler bulunmuyor ve uydu verilerini yorumlamak da rüzgar, bulutlar ve diğer etkenler nedeniyle güç.
Ancak hasar gören petrol tesislerinden atmosfere karışmış olması muhtemel kimyasalların çeşitliliği dikkate alındığında, bilim insanları kirliliğin hem zararlı hem de aşırı düzeyde olduğundan şüphe duymuyor.
Ayrıca bunun Pekin ya da Delhi gibi şehirlerde görülen klasik hava kirliliğinden oldukça farklı olduğu belirtiliyor.
Reading Üniversitesi'nden araştırmacı Dr. Akshay Deoras, "İran'da yaşanan durum kesinlikle benzeri görülmemiş bir olay. Çünkü bu kirlilik, füze saldırıları ve petrol rafinerilerine yönelik hava saldırıları sonucunu ortaya çıkıyor" dedi.
Deoras, birçok çatışmanın yüksek düzeyde toz ve parçacık kirliliğine yol açtığını ancak bu olayda ortaya çıkan farklı kimyasalların oluşturduğu karışımın alışıla gelmişin bir hayli dışında olduğunu söyledi.
University College London'da atmosfer kimyası ve hava kalitesi profesörü olan Eloise Marais de bu değerlendirmeye katılıyor.
Marais, bu tür bir kirliliğin normal şartlarda ancak "çok büyük bir endüstriyel kazada, örneğin tüm bir rafinerinin patlaması gibi durumlarda" görülebileceğini belirtti.
'Kara yağmur' nedir?
9 Mart Pazar günü Tahran sakinleri "kara yağmur" şeklinde yağışlar görüldüğünü bildirdi.
Siyah yağmur, havadaki kirleticilerle karışarak koyu renge bürünen yağış için kullanılan resmen literatürde olmayan bir terim.

Kaynak, Getty Images
BBC Verify'a konuşan bilim insanları, yağmurun havadaki kirleticileri yere indirmesinin normal olduğunu ancak kara yağmurun nadir görülen bir durum olduğunu söyledi.
Bunun genellikle yüksek miktarda is ve diğer hava kirleticilerinin bulunduğu durumlarda ortaya çıktığını ifade ettiler.
Dr. Akshay Deoras bu durumu şöyle açıklıyor:
"Yağmur damlaları küçük süngerler ya da mıknatıslar gibi davranarak düşerken havadaki maddeleri topluyor. Bu nedenle kent sakinleri 'kara yağmur' olarak tanımlanan bir yağış gözlemliyor."
Ayrıca bazı daha büyük parçacıkların yağmur olmadan da havadan yere çökmüş olması mümkün.
Sağlık üzerindeki olası etkileri neler?
WHO Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, çatışmanın halk sağlığı üzerindeki etkileri konusunda "büyük endişe" duyduğunu dile getirdi.
Tedros, petrol tesislerine verilen zararın "gıda, su ve havayı kirletme riski taşıdığını; bunun özellikle çocuklar, yaşlılar ve önceden sağlık sorunu bulunan kişiler üzerinde ciddi sağlık etkileri yaratabileceğini" söyledi.
Leicester Üniversitesi'nde çevresel epidemiyoloji profesörü Anna Hansell ise şöyle konuştu:
"Bu kadar yoğun parçacık maruziyeti akciğerler üzerinde hemen etki yaratabilir. Ancak bunun solunum sistemi üzerinde ve kanser riskinin artmasında yıllar sonra ortaya çıkabilecek uzun vadeli etkileri de olabilir."
Silahlı çatışmaların ve askeri faaliyetlerin çevre, insan sağlığı ve geçim kaynakları üzerindeki zararlı etkilerini araştıran İngiltere merkezli Çatışma ve Çevre Gözlemevi'nin (Conflict and Environment Observatory) direktörü Doug Weir ise Tahran'daki durumun alışılmadık olduğuna dikkat çekiyor.
"Bu tür saldırıları daha önce bu kadar yoğun nüfuslu bir bölgede görmemiştik" diyen Weir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çoğu petrol sahası, kırsal bölgelerde yer alır. Ancak Tahran'daki insanlar bu siyah yağmurda yalnızca petrol değil, çok çeşitli maddelere maruz kalıyor."
BBC'nin meteoroloji servisi BBC Weather tahminlerine göre şehirde 10 Mart Salı günü ve 12 Mart Perşembe gününden itibaren yeniden yağmur bekleniyor.
Ayrıca rüzgarın güçlenmesi de öngörülüyor. Bu durum kirleticilerin dağılmasına ve yağmurla birlikte havadan temizlenmesine yardımcı olabilir.
Ancak bu, kirleticilerin riskinin tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor.
Bu maddeler nehirlere ve diğer su yollarına karışabilir. Ayrıca yere çöktükten sonra toprak kuruduğunda rüzgârla yeniden havaya karışarak tekrar solunabilir hâle gelebilir.
Bu habere Ghoncheh Habibiazad, Paul Brown, Rollo Collins, Shayan Sardarizadeh, Farida Elsebai ve Daniel Wainwright katkıda bulundu.












