Amerikan kamuoyunda Suriye'ye müdahale endişesi

- Yazan, İlhan Tanır
- Unvan, Gazeteci, Washington
Amerikan halkı bir kez daha haber kanallarında gündemin ilk sırasının bir başka 'uzaktaki' ülke, Suriye ile işgal edildiğini görüyor.
Afganistan ve Irak savaşları öncesi, televizyonlarında gördükleri sert uyarılar, bu kez Obama yönetiminden yetkililer tarafından Suriye için tekrar ediliyor.
Reuters ajansı Suriye'ye yapılabilecek bir müdahaleye karşı Amerikan halkının nabzını, günde ortalama 500 ila 3.000 deneğe sorular sorarak tutmaya çalışıyor.
26 Ağustos itibariyle Suriye'ye bir müdahaleye yeşil ışık yakanların oranı yüzde 29,3'e çıktı.
Bu oran, 19-23 Ağustos günleri arasında Reuters/Ipsos tarafından yapılan ankette sadece yüzde 9 idi.
Yine müdahaleye karşı olanların oranı geçen hafta başında yayımlanan Reuters/Ipsos anketinde yüzde 60 iken, Suriye rejimi tarafından yapıldığı öne sürülen kimyasal silah saldırısı sonrası ise (26 Ağustos itibariyle) yüzde 42,6'ya düşmüş görülüyor.
Amerikalılar savaştan ürküyor
Amerikan halkında genel olarak, Irak ve Afganistan savaşları gibi, yenilgi olarak tarihe geçmiş kötü tecrübelerden sonra bir başka Müslüman ülkeye saldırı ihtimalinden doğan bir ürküntü olduğu açık.
Her ne kadar yetkililer üstüne basarak Amerikan askerinin asla Suriye'ye gönderilmeyeceğini söylese de, Amerikalılar, askeri müdahaleye soğuk yaklaşıyor.
Beyaz Saray'a sadece birkaç blok ötedeki Dupont Circle'da bir kafede çalışan 26 yaşındaki Craig ''Sanırım bir savaşa daha giriyoruz" diyor.
Craig'in bu ifadesi, müdahaleye karşı olan Amerikan halkının ortalama tepkisi olarak görülebilir.
Craig, üniversite son sınıf öğrencisi.
Suriye'deki gelişmeleri geçtiğimiz iki yılda aralıklarla takip etmiş ve sorduğumuzda aklına gelen ilk konu, olası saldırının ABD ekonomisine getireceği yük oluyor.
'Meşruiyet olsa bile destek kuşkulu'
Obama'ya en yakın düşünce kuruluşu olan ve Irak savaşına karşı olmasıyla bilinen Center for American Progress'de uzman olarak çalışan Matthew Duss'a göre, Amerikalıların Suriye ile ilgili gelişmeleri yakından takip etmemeleri olağanüstü birşey değil.
Aksine, Amerikan halkının dış haberleri yakından takip etmesi ender bir durum.
Duss'a göre son kimyasal saldırılardan sonra Esad'a yönelik bir saldırı için meşru zemin doğdu ama bu, Amerikan halkının böyle bir müdahaleyi destekleyeceği anlamına gelmiyor.
Salı günü Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney'in açık bir şekilde ''Hazırlanan planlar, rejim değişikliğine yönelik değil'' demesi, olası saldırıların Esad'ı cezalandırıcı nitelikte olacağı düşüncesini güçlendirdi.
Bu açıdan, olası saldırının Suriye'deki iç savaşı durdurmak bakımından pek bir etkisinin olması beklenmiyor.
'Bedeli getirisinden büyük olabilir'
Matt Duss'a göre müdahalenin "Bedeli getirisinden büyük olabilir. Rusların ABD'ye nasıl bir bedel ödeteceği bilinmiyor. İran'ın ne şekilde karşılık vereceği de bilinmiyor. Olası saldırı, göreve yeni gelen İran Cumhurbaşkanı Ruhani'yi de diplomatik açıdan zor durumda bırakacak. Ayrıca yapılacak müdahalenin Suriyeli muhaliflere de çok büyük bir yarar getirmeyeceği görülüyor."
Yine Duss'a göre ABD, Suriye'yi vurmak yerine İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin, Şam'daki kimyasal saldırıya gösterdiği tepkiyi dikkate alarak, bu tür silahlar kullanılmasına karşı iki ülke arasında bir platform oluşturmak üzere harekete geçebilir, böylece krizi fırsata dönüştürebilir.
BBC Türkçe'ye demeç veren Suriye uzmanı ve New Lebanon köşe yazarı Michael Weiss ise, olası ABD saldırısının Rusya ile illişkileri bozmayacağını, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov'un son zamanlarda verdiği demeçlerle, böyle bir saldırıyı kabullendiğini gösterdiğini ileri sürdü.
'Dengeleri değiştirebilir'
Weiss, Amerika'nın Suriye saldırısı hakkında birbirinden farklı haberler geldiğini ama bazılarının belirttiği gibi Amerikan saldırılarının kimyasal silah hedeflerinin yanında, uçuş pistlerine de yönelmesi halinde bunun Suriye içi dengeler açından önemli bir değişime yol açabileceğini ifade etti.
Weiss ayrıca şunları söyledi: ''Suriye yönetimi, isyancılar gibi sınır komşularından lojistik ve silah yardımı alamıyor. Onun yerine Rusya ve İran'dan silah ve lojistik yardımı alıyor. Amerikan saldırıları eğer gerçekten de havaalanlarını hedef alırsa bu Esad'a büyük bir darbe olur.''
Şu anda Doğu Akdeniz'de Amerika'nın dört savaş gemisi olduğu söyleniyor ve bundan dolayı da Suriye rejiminin Lazkiye limanından yardım alması pek mümkün değil.
Weiss'a göre bu durum, adı konmamış bir "abluka."
Amerika'nın beklenen Suriye saldırısının haftasonundan önce başlayacağını tahmin eden bazı Washington kaynakları, Esad dramatik bir adım atmaz ise böyle bir saldırının artık durdurulamaz olduğundan emin.
Ama saldırının şiddeti, uzunluğu ve hedefleri tartışma konusu olmaya devam ediyor.








