Ticaret atağına kalkan AB Türkiye'yle gümrük birliğini neden güncellemiyor?

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen en son Aralık 2024'te Türkiye'yi ziyaret etmiş ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmüştü

Kaynak, Avrupa Komisyonu

Fotoğraf altı yazısı, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen en son Aralık 2024'te Türkiye'yi ziyaret etmiş ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmüştü
    • Yazan, Güven Özalp
    • Bildirdiği yer, Brüksel
  • Okuma süresi: 5 dk

Avrupa Birliği (AB), çok kısa arayla, müzakereleri yıllardır süren iki dev ticaret anlaşmasını sonuçlandırdı.

Güney Amerika ülkelerinden oluşan Mercosur ve Hindistan ile yapılan serbest ticaret anlaşmaları (STA), AB'nin önemli ticaret ortakları arasında yer alan Türkiye açısından yeni zorluklar yaratma potansiyeli taşıyor.

AB, Türkiye'nin gümrük birliği kaynaklı sıkıntılarının farkında.

Buna rağmen, Türkiye'nin 30 yıldır yürürlükte olan ve artık mevcut sınavlara karşılık vermekte zorlanan gümrük birliğinin güncellenmesi çağrıları karşılık bulmuyor.

Güncelleme sürecinde somut adıma en yakın dönem 2016'ydı.

Ancak aradan geçen 10 yılda bu konuda herhangi bir elle tutulur ilerleme kaydedilemedi.

Türkiye, gümrük birliğinin kapsamının genişletilmesinin ve günün şartlarına uygun hale getirilmesinin zorunlu olduğu görüşünde.

17 Kasım'da Brüksel'de düzenlenen AB-Türkiye İş Zirvesi'nin açılışında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Gümrük birliğinin güncellenmesi, yalnızca ekonomik bütünleşmemizi güçlendirmek için değil aynı zamanda adil, öngörülebilir ve ileriye dönük bir ticaret ortamı sağlamak için her iki taraf için de elzem hale gelmiştir" dedi.

İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da aynı görüşte.

Zeytinoğlu, AB'nin Hindistan'la sonuçlandırdığı serbest ticaret anlaşmasıyla ilgili olarak "Artık güncelleme konusu büyük aciliyet taşıyor" dedi.

"Türkiye'nin AB STA'larına eş zamanlı dahil edilmesi, hizmetler, tarım ve kamu alımlarının kapsama alınması gerekiyor" diye konuşan Zeytinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu olmadan Türkiye her yeni AB STA'sında yapısal kayıp yaşamaya devam eder. Gümrük birliği güncellenmeden AB'nin küresel ticaret ağının genişlemesi, Türkiye için sistematik bir dezavantaj üretir."

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Hindistan ve AB arasında Mutabakat Zaptı değişiminden önce, 27 Ocak 2022 tarihinde Yeni Delhi'de Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Luis Santos da Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile bir araya geldi.

Kaynak, Anadolu via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, AB'nin Hindistan ile imzaladığı serbest ticaret anlaşması üçüncü ülkelerle yaptığı anlaşmalar, Türkiye için sorun oluşturuyor.

Türkiye açısından sıkıntılar neler?

Türkiye açısından en önemli sorun gümrük birliğinin 1990'ların ticaret ve ekonomi gerçeklerine göre tasarlanmış olması. Mevcut çerçeve yeni dinamikleri tam olarak yansıtmıyor.

Hizmet sektörü, tarım, kamu alımları, dijital ticaret, yeşil dönüşüm, uluslararası yatırımlar ve düzenleyici işbirliği mevcut çerçevede yok.

AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA'lar da Türkiye açısından sorun yaratıyor.

Ankara bu anlaşmalara taraf olamıyor.

AB'nin STA imzaladığı ülkelerin malları gümrük birliği nedeniyle Türkiye pazarına avantajlı koşullar ile ulaşırken, Türkiye'den ihraç edilen mallar ilgili ülkelerin pazarlarında aynı imtiyazlara sahip olamıyor.

Tarife dışı engeller de sorun yaratıyor. Bunların başını Türkiye'den AB ülkelerine mal taşıyan kamyonlara getirilen kısıtlamalar ve Türk ekonomik aktörlere uygulanan vizelerle ilgili sıkıntılar çekiyor.

Ambarlı Limanı'ndaki bir konteyner depolama alanı.

Kaynak, Tunahan Turhan/SOPA Images/LightRocket via Getty Images

AB'ye hangi mesajlar veriliyor?

Türkiye, AB'yle temaslarında gümrük birliğinin modernizasyonunun, her iki tarafın rekabet gücüne ve ekonomik güvenliğe katkı sağlayacağını vurguluyor.

Temaslarda, güncellemenin dirençli ve kapsayıcı bir ekonomik ortaklığın inşasında da elzem olduğu vurgusu sürekli tekrarlanıyor.

Artık vakit kaybedilmeden güncelleme müzakerelerine başlanmasını isteyen Türkiye, bunun AB'yle ilişkilerde dinamik bir gündem oluşturulmasına katkı sağlayacağı görüşünde.

AB'ye çeşitli düzeylerde verilen mesajlarda her iki tarafa da yarar sağlayacak teknik nitelikli bir konunun politize edilmesinden duyulan rahatsızlık da odakta yer alıyor.

BBC Türkçe'nin görüşüne başvurduğu bir Türk yetkili, "Teknik boyutlu sorunlar AB'nin gerekli iradeyi göstermesi halinde hızlı bir şekilde çözülebilir. Maalesef teknik konular güncelleme sürecindeki tek sorun değil. Süreçte bazı AB üyelerinden kaynaklanan siyasi sorunların da aşılması gerekiyor"dedi.

AB kurumlarının güncellemeye bakışı nasıl?

Gümrük birliğinin günün koşullarına göre yeniden tasarlanmasının Türkiye kadar AB'ye de fayda sağlayacağı konusunda birlik kurumlarında ortak mutabakat var.

Güncelleme konusunda en fazla destek başından bu yana AB'nin yürütme organı Avrupa Komisyonu'ndan geliyor.

Türkiye, Komisyon'un güncelleme konusunda elinden gelenin en iyisini yaptığı görüşünde.

AB üyesi ülkelerin büyük bölümü de bu yönde adım atılmasını destekliyor.

Gümrük birliğinin güncellenmesine onay vermesi gereken kurumlar arasında Avrupa Parlamentosu (AP) da var.

AP ilke olarak güncellemenin iyi olacağını düşünen bir tavır içinde. Bununla birlikte desteği şarta bağlı.

Bu durum AP'nin son raporuna da yansıtıldı. Belgede, AP'nin sürecin sonunda onay vermesi için bu tür bir modernizasyonun insan hakları ve temel özgürlükler, uluslararası hukuka saygı ve iyi komşuluk ilişkileri ile ilgili güçlü şartlara dayandırılması gerektiği belirtildi.

Avrupa Parlamentosu toplantı halindeyken.

Kaynak, AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Avrupa Parlamentosu ilke olarak güncellemenin iyi olacağını düşünen bir tavır içinde. Bununla birlikte desteği şarta bağlı.

AB kanadına göre güncellemede üç ana sorun var

AB, ilk aşamada, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrası Türkiye'de demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanlarında yaşanan gerilemeyi gerekçe göstererek güncellemeye yanaşmadı.

Sonraki yıllarda buna Doğu Akdeniz'de yaşanan gerilim de eklendi.

Gelinen aşamada AB kanadı, resmi olarak pek yüksek sesle dillendirmemekle birlikte, üç ana soruna işaret ediyor.

Bunlardan ilki uygulamadaki bazı kısıtlama ve önlemlerden oluşan ticari engeller.

Gerek üst düzeyli ticaret diyaloğu gerekse diğer teknik temaslar sayesinde Türkiye, 29 engelden 15'ini devreden çıkardı.

Avrupa Komisyonu bu alanda hâlâ bazı adımların atılması gerektiği görüşünde.

İkinci sorun olarak ise Türkiye'nin Rusya'yla ilişkisi ve AB'nin bu ülkeye uyguladığı yaptırımlar gösteriliyor.

AB, uzunca bir süre Türkiye'nin Rusya'ya uygulanan yaptırımların etrafından dolaşmadığından emin olmak istedi.

Son dönemde bu konu, Türkiye'nin aldığı bazı önlemlerin de etkisiyle, eskisi kadar ön planda değil.

Üçüncü sorun ise Türkiye'nin AB'yle ilişkilerinde her aşamada karşısına çıkanla aynı: Kıbrıs sorunu.

Kıbrıs sorunu güncelleme için ön şart değildi. Belli bir süredir ise bu konu ön şartmış gibi bir tablo oluşturulmasına yönelik hamlelere rastlanıyor.

Güncelleme süreci başlarsa ne kadar sürer?

AB Konseyi'nin, Avrupa Komisyonu'na gümrük birliğinin güncellenmesi için müzakere yetkisi vermesi sonrasında sürecin belli bir zaman alması kaçınılmaz.

Gerek Türkiye gerekse AB yetkililer sürecin sonuçlandırılmasının bugünden yarına olmayacağına dikkat çekiyor.

BBC Türkçe'nin görüştüğü bir AB yetkilisi konuyla ilgili olarak, "Müzakerelerin ne kadar süreceği konusunda çok net bir takvimden bahsetmek zor. Çok hızlı şekilde sonuçlandırılması pek olası değil" dedi ve ekledi:

"Tüm ihtimaller dikkate alınarak, genel hatlarıyla, 1-3 yıllık bir zaman diliminden bahsedilebilir. Müzakereler sonrası iki ayaklı bir onay süreci de yaşanacak. AB Konseyi üyelerinin yanı sıra AP'nin de onayı gerekiyor. Bunun için de 1-2 yıl öngörülebilir."

AB, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı.

Türkiye de AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı konumunda.

Taraflar arasındaki ticaret hacmi, 2025'te yıllık yüzde 7'ye yakın bir artışla 233 milyar dolara çıkmış ve rekor seviyeye ulaşmıştı.