|
17 Haziran 2009 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İran'da dördüncü gününü tamamlayan protestolar, bugün pek çok gazetede ilk sayfadan iç sayfalara taşınmış.
Guardian'da ise hala manşette. Gazetenin başlığı "Sessiz kent. Tahran muhalefeti ve medyayı susturmak için harekete geçti." Gazete seçimi izlemeye giden gazetecilere ülkeyi terk etme emri verildiğini, Tahran'da yaşayan yabancı gazetecilerin de ofislerinden çıkmasının yasaklandığını yazıyor. "Rejim bir yandan Cuma günkü seçimle ilgili kısmi ödünler verirken, diğer yandan da örgütlenememiş görünümü veren muhalefeti bir araya getirebilecek isimleri topluyor. Dün gözaltına alınanlar arasında eski reformcu Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin iki üst düzey danışmanı daha vardı. "Protestocuların dün akşam devlet televizyonu önünde yaptıkları gösteri de sessizlik içinde geçti. Son birkaç günde ölenlerin anısına siyah pankartlar taşındı." Guardian'daki yazının devamında İsfahan, Reşt ve Tebriz'de de gösteriler olduğu, ayrıca güvenlik güçlerinin kütüphaneye girerek öğrencilere göz yaşartıcı gazla müdahale ettiği ve en az bir öğrenciyi öldürdüğü Şiraz Üniversitesi'nde de rektörün istifa ettiği bildiriliyor. Bölünen halk Independent gazetesinin muhabiri Robert Fisk ise yasaklara rağmen sokaklara çıkmış ve Tahran'daki küçük bir meydanda, Ahmedinejad ve Musavi taraflarının nasıl karşı karşıya geldiğini anlatıyor. Aralarında yaklaşık 100 metre olan iki grubu, özel kuvvet timlerinin oluşturduğu bir kordonun ayırdığını yazan Fisk, şöyle devam ediyor: "Her iki tarafın da gösterdiği muazzam kararlılık, herhangi bir uzlaşmayı kesinkes reddetmeleri korkutucuydu. Bir taraf Ayetullah Humeyni'nin sözlerine itaat edilmesini, İran-Irak Savaşı'nın hayaletlerine sadık kalınmasını istiyordu. "Öteki taraf ise Pazartesi günü 1 milyon kişinin katıldığı yürüyüşlerinden aldıkları cesaretle, İslami Cumhuriyet sınırları içinde kalarak daha önce hiç tatmadıkları özgürlükleri talep ediyordu." Independent muhabirine göre polis iki taraftan önde gelen birer göstericiyi meydanın ortasına çağırarak barıştırmak istemiş, ancak Musavi taraftarının kucaklaşma çabasını, Ahmedinejad taraftarı kabul etmemiş; bağırarak hakaretler yağdırmış. Twitter dalgası Independent'taki bir başka haber ise, sosyal iletişim sitesi Twitter'ın Tahran'daki gösterilerde oynadığı rol üzerine. Cep telefonu şebekesi çalışmadığı için birbirlerine telefon edemeyen, mesaj gönderemeyen göstericiler, Twitter mesajları ile haberleşiyormuş. Öyle ki Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Twitter yöneticilerine başvurarak dün yapmayı planladıkları ve İran'a hizmeti 1,5 saat durdurabilecek teknik çalışmayı ertelemelerini istemiş. Twitter da kullanıcılarına "sitenin şu anda oynadığı rol nedeniyle çalışmayı ertelediklerini" duyurmuş. 'Bedava çalışın' Daily Telegraph'taki bir haberin başlığı "British Airways havayolları, personelinden bedava çalışmalarını istedi." Buna göre maddi açıdan zor durumda olan şirketin Genel Müdürü Willie Walsh, şirkete yardımcı olmak amacıyla bu ayki 61 bin sterlinlik maaş çekini almayacağını duyurdu. Ve çalışanlarına da iki seçenek sundu: Bedava çalışın ya da ücretsiz izin alın. Ayrıca isteyenler part-time'a geçebilecek ya da uzun dönemli ücretsiz izne çıkabilecek. Daily Telegraph, BA sendikalarının teklife olumsuz yanıt verdiğini ve "Willie Walsh'un maddi imkanları, bedavaya çalışmaya izin verebilir. Bizim üyelerimizin gücü buna yetmez." dediğini bildiriyor. Bir başka sendika da, yöneticilerden böyle bir fedakarlık istemeden önce yüklü ikramiye paketlerinden vazgeçmelerini istemiş. Guardian'ın baş makalelerinden birinde ise BA yönetiminin bu talebi, Sovyetler Birliği'nde Lenin döneminden kalma bir uygulamaya benzetiliyor. Özetle aktaralım: "1 Mayıs 1920'de Lenin, yoldaşlarından bir günlüğüne bedava çalışmalarını istedi. Rus Subbotnikleri diye adlandırılan bir uygulamanın ilk örneğiydi bu. Kabul ettirmesi kolay değildi, ancak en azından büyük devrimci (pek inandırıcı olmasa da) bedava çalışmanın, işçilerin bambaşka bir hayata kavuşacağı yeni bir düzen yaratmak için gerekli olduğunu söyleyebilirdi. "BA personelinden de tam bir ay bedava çalışmaları isteniyor. Ama onlar için bir ütopya olasılığı yok." Guantanamo umudu Financial Times, İtalya'nın Tunus vatandaşı dört Guantanamo tutsağını kabul etme kararının, kampı boşaltmaya çalışan ABD'yi umutlandırdığını yazıyor. Buna göre başta 50 tutsak alması umulan AB ülkeleri, ABD'nin kendisinin hiç tutsak almayacağının anlaşılması üzerine isyan etmişlerdi. Ancak şimdi İtalya'da görülen yumuşama, Avrupa'nın 15–20 tutsağı alması umudunu doğurdu. Bu arada İtalya dışişleri bakanı, aldıkları eski tutsakların yalnızca İtalya'da değil, tüm Schengen ülkelerinde serbestçe dolaşabileceğini söylemiş. Obama-Hamas kanalı Independent gazetesi, eski Amerikalı başkanlardan Jimmy Carter'ın dün Gazze Şeridi'ne yaptığı tartışmalı ziyarete geniş yer ayırıyor. Carter, neredeyse tüm dünyanın dışladığı Hamas yönetimini ziyaret eden en üst düzey Batılı isim olmuştu. Independent, "Carter'ın ziyareti, Başkan Obama'ya Hamas ile özel bir kanal imkanı sundu" diyor. Buna göre bölgedeki Hamas lideri İsmail Hanya ile üç saat görüşen Carter, dönüşünde Obama'ya kapsamlı bir rapor verecek. Independent'a göre Carter dünkü görüşmede üç yıl önce kaçırılan İsrailli asker Gilat Şalit'in ailesinin yazdığı bir mektubu iletti, askerin salıverilmesi olasılığını görüştü ve Batı'nın Hamas ile temaslara yeniden başlamak için öne sürdüğü koşulları tartıştı. 'Yaşlanan futbolcuya para yok' Son bir haber de Guardian gazetesinin spor ekinden. Haberin başlığı "Manchester United 26 yaşından büyük oyuncu transfer etmeyecek." Buna göre kulübün yeni finans kuralları, 26 yaşında ya da bundan büyük olan oyunculara büyük paralar verilmesini yasaklıyor. Sebep, bu futbolcuların şu anda ne kadar iyi olurlarsa olsunlar, kulüpte 5–6 yıl oynadıktan sonra tekrar satılamayacak kadar yaşlanmış olacakları. Guardian bu yeni politikanın Alex Ferguson'ı, büyük hayranlık duyduğu Fransız futbolcu Franck Ribery'yi transfer etmekten alıkoyacağını yazıyor. "Ayrıca AC Milan'dan ayrılan Kaka'ya neden talip olmadıkları da anlaşıldı." diyor. BBC Türkçe'nin İngiltere gazetelerinden derlediği basın özetini, hafta içi her gün Türkiye saatiyle 08.40'ta NTV ekranından izleyebilirsiniz. | İlgili haberler 16 Haziran 2009 Basın Özeti16 Haziran, 2009 | Basın Özeti 15 Haziran 2009 Basın Özeti15 Haziran, 2009 | Basın Özeti 14 Haziran 2009 Basın Özeti14 Haziran, 2009 | Basın Özeti 12 Haziran 2009 Basın Özeti12 Haziran, 2009 | Basın Özeti 11 Haziran 2009 Basın Özeti11 Haziran, 2009 | Basın Özeti 10 Haziran 2009 Basın Özeti10 Haziran, 2009 | Basın Özeti 9 Haziran 2009 Basın Özeti09 Haziran, 2009 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||