|
9 Haziran 2009 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere gazetelerinde bu sabah iktidardaki İşçi Partisi'nin Avrupa Parlamentosu seçimlerinde uğradığı hezimet, geniş yer buluyor.
Financial Times, zararın bilançosunu manşet haberi içinde bir ara başlıkla şöyle sıralıyor: "İşçi Partisi, Birinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez Galler'de seçimi kaybetti. 1910'dan bu yana bir seçimde ilk kez oy oranı, yüzde 20'nin altına indi. "Ülkenin güneybatısından ilk kez milletvekili çıkaramadı. Ülkenin iki bölgesinde dört ayrı parti karşısında bozguna uğradı. "İngiltere'de yerel hükümette Liberal Demokratlar'ın ardından üçüncü parti konumuna geriledi ve resmi kayıtlara göre iktidardayken oy payı en çok düşen parti oldu.” Brown'un kaçışı İngiltere gazetelerinin tamamı, Başbakan Gordon Brown’un partisinden gelen eleştiriler karşısında ter dökmesini manşetlerine taşımış. Guardian gazetesi, "Brown’un büyük kaçışı" başlığını kullanırken İngiltere başbakanının seçim felaketine rağmen, dün akşam partisi içindeki tepkilerden bir şekilde sıyrılmayı başardığına dikkat çekiyor. "Kulağı çekilen Gordon Brown, hatalarından ders alma söz verdi. Avrupa parlamentosu seçimlerinde İşçi Partisi'nin yüzde 16'nın altında kalarak üçüncü parti olarak çıkması sonrasında, Brown'ın iktidarı gizli oylamaya sunulmak istendi, ancak partiye sadık çevreler bu girişimi önledi. "Milletvekillerine yaptığı konuşmada mütevazı bir tutum takınan Brown, 'Herkes gibi, benim de güçlü ve zayıf olan yanlarım var... Güçlü olduğum yanlarıma ağırlık verip zayıf yanlarımı da törpüleyeceğim.' diye konuştu." "Daha kötüsü olamazdı" Yazılarında genellikle İşçi Partisi'ne değinen Guardian yazarlarından Polly Toynbee de bugün hayal kırıklığını dile getirenlerden. "İşçi Partisi'nin iktidara geldiği 1997 senesinde kampanya şarkısı 'Things can only get better - İşler ancak daha iyiye gidebilir' idi. "Bugünse İşçi Partisi'nin yüzde 15'lerdeki oy oranı ve İngiltere Bağımsızlık Partisi'nin altında olmasına bakıldığında 'Durum bundan daha kötü olamazdı.' demek lâzım. Galler'i nasıl olur da Muhafazakârlar alır? Ülkenin güneydoğusunda ise oyların sadece yüzde 8'i İşçi Partisi'ne gitti! "You Gov araştırmasına göre İşçi Partisi'nin genel seçimi kazanmak için oy oranını yüzde 20 artırması şart ki bu nerdeyse imkânsız. "Dün gece İşçi Partisi'ndeki gerçekçi kesim bunu söyledi ama geri kalanı, sanki sadık olarak paçalarını kurtaracaklarmış gibi karşı çıktı. "Gordon Brown İşçi Partisi'nin tek sorunu olmakla kalmayıp aynı zamanda partinin kendini yenilemesi önündeki de en büyük engeldir." "Yaşayan ölülerin hükümeti" Times gazetesinden Rachel Slyvester da "Ne bir lider var ne de fikirleri: Parti Cehennemin Kapılarında." başlığını kullanmış yazısı için. "Gordon Brown'ın ne kadar nüfûzu olduğunu yeni kurduğu kabineden bazı bakanlar bile sorguluyor artık, Brown'ın herhangi bir siyasi güzergâhtan yoksun olduğu da ortada. "Bu, yaşayan ölülerin hükümetidir, bir zombi yönetimidir, yıkıma uğramış, bölünmüş ve bir hedeften yoksundur. Başbakan yara aldı ama ölmedi. Görevi başında ama iktidarda değil." Financial Times "Darbe girişimi bozguna uğradı" derken, İşçi Partisi içindeki isyancıların başbakan Brown'ı, sonbahardaki parti kongresi sırasında gönderme umutlarını kaybetmediklerini yazıyor. Başbakan ama kim? Financial Times'a göre Brown'ın yerine genel seçimlere yetişecek şekilde İçişleri Bakanı Alan Johnson getirilebilir. Independent ise manşetten yer verdiği haberde yeni bir anketin sonuçlarını aktarıyor, buna göre İşçi Partisi'nin beklentilerini yeni bir lider değiştirebilir ve bu lider Alan Johnson olabilir. "Com Res'e yaptırılan yeni bir anket, İşçi Partisi'nin genel seçimler öncesinde Brown'ı gönderip yerine Alan Johnson'ı başbakan yapması halinde, ana muhalefetteki Muhafazakar Parti lideri David Cameron'a karşı çoğunluğu sağlayabileceğini ortaya koydu. Anket, lider değişikliğinin İşçi Partisi'nin beklentilerinde yaratacağı değişikliğe ilk kanıtı ortaya koyuyor. Hatta İşçi Partisi, Jack Straw, David Miliband gibi isimlerle Brown'la olacağından daha iyi sonuçlar elde edebilir." Daily Telegraph ise, Gordon Brown'ı devirmeye kimsenin cesaretinin yetmediği yorumunu yapmış. "İşçi Partililer dün ciddiyetlerini gösterebilirlerdi. Ama İşçi Partisi'nin Avrupa'daki korkunç seçim sonuçlarına rağmen, kimse kalkıp da Başbakanı devirmeyi örgütleyecek cesareti gösteremedi. Brown'ın iktidarına yönelik tehdit Cuma sabahı zirve yapmıştı. "James Purnell'in bakanlıktan istifa ederken Brown'a da bu yönde adım atması için çağrıda bulunması, tehlikenin en yüksek olduğu andı. Brown bunu atlatmayı başardı. Eylül'de parti kongresi "Peki bu İşçi Partisi'ni seçimlere Brown taşıyacak anlamına mı geliyor? Orası kesin değil. Ama parti içinde Brown'a en karşı çıkan kesimler bile Başbakanın zaman kazandığını kabul ediyorlar. Tartışmalar, Eylül ayındaki parti konferansında yeniden alevlenecek." Daily Telegraph'a göre konferans sırasında başlayacak bir isyan hareketinin iki avantajı olabilir. "Brown'a sadık çevreler, lider değişikliği için parti konferansının şart olduğunu söylemişlerdi. "Birincisi, Eylül ayında Brown'ı göndermek için gereken ortam hazır olacak. İkincisi, gelecek bahardaki genel seçimlere yakın bir tarih olacak. Ve bu kez Alan Johnson'ın zamanı olabilir." Financial Times ise İşçi Partisi içindeki isyanı, iş dünyasından sorumlu bakan Lord Mandelson'un bastırdığına dikkat çekiyor. "Gordon Brown'ın son zamanlardaki standardına bakıldığına dün başarılı bir gün geçirdiği söylenebilir. Ne de olsa sadece bir bakan istifa etti ve Brown'ı kabadayılık yapmakla da bir kişi suçladı. İstifasını isteyen milletvekili sayısı da bir elin parmaklarını geçmiyordu. "Brown'ı kurtaran aynı zamanda partinin herhangi bir şekilde ilerlemesinde de başrol oynayan isimlerden biri: Peter Mandelson. "Geçen ekim ayında Avrupa Birliği ticaretten sorumlu komisyon üyeliğinden sürülmüştü, ama Mandelson, sekiz ay sonra İşçi Partisi'ni genel seçimlerden ezilmekten kurtarmaya soyunmuş görünüyor." Londra'da ev fiyatları Financial Times gazetesinin haberine göre Londra'da ev fiyatlarında artış bekleniyor. "İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre Londra'da konut piyasası, İngiltere'nin geri kalanıyla kıyaslandığında çok daha hızlı toparlanacak. Emlak şirketleri başkentteki ev fiyatlarının iki yıldır ilk kez artmaya başlayacağı tahmininde bulundu. "Londra'nın İngiltere'de ekonominin kalbi olması dolayısıyla resesyondan da en çok etkilenen yer olması bekleniyordu. Ancak kentteki emlakçıların dörtte biri fiyatların artacağını düşünüyor. Londra dışında ev fiyatlarının artmasının beklendiği diğer bölge ise İskoçya." BBC Türkçe'nin İngiltere gazetelerinden derlediği basın özetini, hafta içi her gün Türkiye saatiyle 08.40'ta NTV ekranından izleyebileceğinizi, ayrıca gün boyunca internet sayfamızda bulabileceğinizi hatırlatalım. Adresimiz: www.bbcturkish.com. | İlgili haberler 8 Haziran 2009 Basın Özeti08 Haziran, 2009 | Basın Özeti 4 Haziran 2009 Basın Özeti04 Haziran, 2009 | Basın Özeti 3 Haziran 2009 Basın Özeti03 Haziran, 2009 | Basın Özeti 2 Haziran 2009 Basın Özeti02 Haziran, 2009 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||