|
2 Haziran 2009 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Financial Times'a göre, kiraya verdiği dairesinin bakım masraflarını devlete fatura ettiği ortaya çıkan Maliye Bakanı Alistair Darling'in koltuğu sallantıda.
Gazeteye göre, Başbakan Gordon Brown, Darling'i görevden alıp almayacağıyla ilgili ısrarlı soruları yanıtlarken bu olasılığı dışlamadı. Kulislerde, Perşembe günü yapılacak belediye ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinden sonra kabinede değişiklik yapması beklenen Brown'ın, Darling'in yerine çocuklardan sorumlu Devlet Bakanı Ed Balls'ı getireceği konuşuluyor. Darling, dün kendi ifadesiyle "yanlışlık sonucu" devlete fatura ettiği 668 sterlin; yani yaklaşık 1,600 lirayı iade etmiş ve özür dilemişti. Fakat Times, bunun yeterli olmadığını Darling'in istifa etmesi gerektiğini yazıyor. 'Skandalda bir bakan daha' Ödenek skandalını açığa çıkaran ve 26 gündür aralıksız her gün farklı milletvekillerinin harcamalarını yayımlayan Daily Telegraph'ın bugünkü manşetinde başka bir kabine üyesi; Ulaştırma Bakanı Geoff Hoon var. Gazeteye göre, Hoon, aynı anda iki konutun masrafları için devletten yüzlerce sterlin para talep etmiş. Independent gazetesi ise ödenek skandalının siyasi faturasının, aylardır kamuoyu yoklamalarında iktidardaki İşçi Partisi'nin önünde görünen ana muhalefet Muhafazakar Parti'ye çıktığını yazıyor. Gazeteye göre, skandalın patlak vermesinden sonra üç büyük partiye destek önemli ölçüde azaldı. Muhafazakar Parti'nin desteği bir ay öncesine kıyasla yüzde 15 oranında azaldı. Skandal, küçük partilere yaradı. 'Avrupalı seçmenler neden kayıtsız?' Financial Times başyazısında 27 ülkede 375 milyon kayıtlı seçmen olmasına karşın Perşembe günü yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerine halkın ilgisiz kalacağını yazıyor. "Seçimlere katılımın 2004 seçimlerindeki oranının da altında olması bekleniyor. Beş yıl önceki seçimlere katılım yüzde 45,6 olmuştu ve bu, Avrupa Parlamentosu seçimleri tarihindeki en düşük katılımdı. Birçok ülkede seçim kampanyalarına Avrupa konularından ziyade iç meseleler damgasını vurdu. İngiltere gibi bazı ülkelerde ise, Avrupa Birliği üyeliğinden derhal vazgeçilmesini isteyen partilerin ağırlıklarını hissettirmeleri bekleniyor. " "Seçmenlerin ilgisizliğini anlamak zor değil. 30 yıl önce Avrupa Parlamentosu'na gidecek milletvekillerini belirleme hakkını elde eden seçmenler, seçtikleri kişilerin kim olduğunu ve ne yaptıklarını hala bilmiyorlar. Birçok ülkede seçmenler, vergi oranları ve kamu harcamaları gibi ceplerini ilgilendiren meselelere odaklanmış durumdalar. Bunlar da ulusal parlamentoların karar verdiği alanlar." "Avrupa Parlamentosu'nun görevi ise daha teknik. Hizmet sektöründeki şirketlere yönelik mevzuat ya da dikey olarak örgütlenen enerji şirketlerinin parçalara ayrılması, iş dünyası için çok önemli ama buna ilişkin tartışmalar seçmenin ilgisini çekmeyebilir." Financial Times, "Ama Avrupa Parlamentosu'nun işlevi çok önemli" diyor: "Faaliyetlerindeki belirsizliğe rağmen Avrupa Parlamentosu'nun önemli ve büyük yetkileri var. Son yasama döneminde parlamento, iklim değişikliğinden birlik içinde hizmet sektöründe sınırların kaldırılmasına, telekomünikasyon yönetmeliğine kadar pek çok alanda Avrupa Birliği'nin politikalarını etkiledi." "Bu yıl içinde Lizbon Antlaşması onaylanırsa Avrupa Parlamentosu'nun yetkileri daha da artacak. Kısacası, Avrupa Parlamentosu kamuoyu desteğini hak eden bir kurum. Eğer parlamento ilgi toplamayı başaramıyorsa tüm ülkelerde hükümetler bunun nedenini araştırmalı, parlamentonun profilini nasıl güçlendirecebileceklerini değerlendirmeli. Parlamento da birbiriyle bağlantısı olmayan sonsuz konuşma dizilerinden oluşan oturumlarına çekidüzen vermeli." 'Ben Bush Değilim' Independent, ABD Başkanı Barack Obama'nın bu hafta başlayacak Orta Doğu ziyaretleri için "'Ben Bush değilim' turu" başlığını kullanmış. Gazete, İslam dünyasının Obama'nın Perşembe günü Kahire Üniversitesi'nde yapacağı konuşmayı merakla beklediğine dikkat çekiyor: "Kurmayları, Obama'nın konuşmasıyla ilgili olarak büyük beklentilere girilmemesi gerektiği söylüyor ve Başkan'ın somut girişimler yerine İslam dünyasıyla ilişkilerin düzeltilmesi gerektiğine ilişkin genel mesajlar vermekle yetineceğini belirtiyor. Fakat bu, Bush döneminde Irak ve Afganistan'ın işgali ve Ebu Gureyb skandalından sonra Amerika'ya büyük öfke duyan ve gerçek değişim işaretleri arayan Müslümanları düş kırıklığına uğratabilir. " Independent'a göre, Obama'nın Orta Doğu ziyaretinde öne çıkan hedefleri şunlar: "Orta Doğu sorununda iki devletli çözüm çabalarında Arapların desteğini almak. İran'ın nükleer faaliyetleri karşısında ortak tavır belirlemek ve El Kaide ile Taleban'ın oluşturduğu tehdidin göğüslenmesi konusunda görüş birliği sağlamak." Independent yazarı Robert Fisk ise aslında Arapların çoğunun fazla birşey değiştirmeyeceğini bildiği için Obama'nın konuşmasını dünyanın geri kalanından daha az heyacanla beklediği görüşünde. "Obama konuşmasında selefi Bush'un yaptığı gibi, Müslüman dünyasının karşısında olmadıklarını, Arap dünyasında bir dereceye kadar demokrasi istediklerini, Arap ılımlıları sevdiklerini, Irak için ve Afganistan'da yaptıkları hatalar için üzgün olduklarını söyleyecek." "Obama, İslam dünyasına mesaj vermek için Mısır'ı seçti. Muhalif siyasetçileri, insan hakları eylemcilerini, daha doğrusu otoritesine karşı çıkan herkesi, özel ordusu gibi kullandığı gizli servis aracılığıyla hapse attıran 80 yaşındaki mutlak hükümdar Hüsnü Mübarek'in ülkesi olan Mısır. Bu noktada işkenceden hiç bahsetmeyeceğiz. Obama'nın vaazında bu meselenin çok yer alması zayıf olasılık. Şüphesiz Obama yarın Suudi Arabistan Kralı Abdullah'la yapacağı görüşmede ülkedeki kelle uçurma alemlerini gündeme getirmeyecek." Türkiye-Kuzey Irak ilişkileri Times, Kuzey Irak'tan dün Kerkük-Yumurtalık hattına petrol pompalanmasıyla ilgili haberinde şöyle diyor: "Türkiye uzun zamandır Iraklı Kürtlerin petrol zenginliğinin kendi sınırları içindeki Kürtler arasında ayrılıkçı şiddeti kışkırtmasından korkuyordu. Ama, Taktak petrol sahasında projeyi Kanada şirketi Addax ile Türk şirketi Genel Enerji birlikte yürütüyor. Irak ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler son bir yılda muazzam bir şekilde güçlendi. Türkiye'den Kuzey Irak'a ihracat bir yılda yüzde 76 oranında arttı. " 'Mayınlar ve milliyetçi damar' Financial Times, Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi konusunda Meclis'te bir haftadır süren tartışmalardan sonra hükümetin ilgilli tasarıyı gözden geçirme kararı aldığını aktarıyor: "Türkiye medyası konuya, yabancı yatırımcıların gıda tedariki için yoksul ülkelerden toprak alması boyutundan bakıyor. Ama mesele, Türk siyasetinde, Kürt kimliği ve Kıbrıslı Rumlar ve Ermenilerle uzlaşma çabalarını da tehlikeye sokan milliyetçi damarı yansıtıyor." | İlgili haberler 1 Haziran 2009 Basın Özeti01 Haziran, 2009 | Basın Özeti 31 Mayıs 2009 Basın Özeti31 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 29 Mayıs 2009 Basın Özeti29 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 28 Mayıs 2009 Basın Özeti28 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 27 Mayıs 2009 Basın Özeti27 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 26 Mayıs 2009 Basın Özeti26 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 25 Mayıs 2009 Basın Özeti25 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 24 Mayıs 2009 Basın Özeti24 Mayıs, 2009 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||