|
1 Haziran 2009 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Guardian, Başbakan Gordon Brown'ın haftalardır ülke gündeminin ilk sırasında yer alan milletvekili harcamaları skandalının ardından gelen istifa çağrılarına direndiğini yazıyor.
Gazeteye göre, hafta sonunda yayımlanan kamuoyu yoklamaları iktidardaki İşçi Partisi'ni yaklaşık 25 yıl aradan sonra ilk kez üçüncü parti olarak gösteriyor: "10 gündür dikkatleri üzerinde toplamamaya özen gösteren Brown dün BBC'ye mülakatında halkın şikayetlerini ortadan kaldıracak yasal düzenlemelere gideceklerini, siyasette ve BBC dahil vergi mükelleflerinin parasıyla dönen tüm kurumlarda temizlik yapacaklarını söyledi." "Başbakan ayrıca 4 Haziran'da yapılacak belediye ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde alacakları yenilginin ölçüsü ne olursa olsun istifa etmeyeceği mesajını da verdi." Maliye Bakanı Darling'in harcamaları Skandalı açığa çıkaran ve 25 gündür milletvekillerinin harcamalarını yayımlayan Daily Telegraph gazetesinin bugünkü manşetinde ise Maliye Bakanı Alistair Darling var. Gazeteye göre Darling, Haziran 2007'de Başbakan'ın komşusu olarak Downing Street 11 numaradaki Maliye Bakanlığı konutuna taşınmasına rağmen, Londra'da kiraya verdiği dairesinin bakım masrafları için de devletten bin sterlinden fazla para talep etti. Maliye Bakanı dört yıl içinde dört ayrı ev üzerinden ödenek başvurusunda bulunmuş ve kişisel vergi beyanı için muhasebeciye verdiği parayı da devlete fatura etmiş. Daily Telegraph, Liberal Demokrat Parti lideri Nick Clegg'in dün Başbakan'a çağrıda bulunarak Darling'in görevden alınmasını istediğini aktarıyor. 'Halk reform değil seçim istiyor' Gazete bugün ayrıca skandalla ilgili bir kamuoyu araştırmasına da yer veriyor. Buna göre, ankete katılanların çoğunluğu parlamenter sistemde köklü değişiklikler yapılmasından ziyade erken seçim istiyor. Ankete katılan her 10 kişiden altısı, sistemi değil milletvekillerini suçlayarak Başbakan'ın gelecek yılı beklemeden sonbaharda erken seçime gitmesi gerektiğini söylüyor. Ankette görüşleri alınanların üçte ikisi de sorunun İngiltere yasalarından değil, milletvekillerinin dürüst ve işlerinin ehli olmamasından kaynaklandığına inanıyor. Ankete göre, milletvekillerinin yozlaşmış olduğunu düşünenlerin oranı da yüzde 50 civarında. Financial Times gazetesi de harcama skandalının dikkatleri ekonomik sorunlardan uzaklaştırdığı uyarısını manşetine taşımış. Uyarı iş dünyasından geliyor. İngiltere Sanayiciler Konfederasyonu Başkanı Richard Lambert, Financial Times'a demecinde "Halk, çok öfkeli. Bu anlaşılabilir birşey. Ama devletin gelecekteki şekli ve rolü konusunda tüm siyasi partilerin katılımıyla alınması gereken önemli kararlar var. Bu hafta çok önemli seçimler var ve şimdi bunlar tamamen bir kenara bırakılmış durumda" diyor. 'Öfkenizi sandığa yansıtmayın' Independent gazetesi ise başyazısında halkın, milletvekillerine duyduğu öfkeyi Avrupa Parlamentosu seçimlerine yansıtmaması çağrısında bulunuyor: "Seçimlerde hezimetle karşı karşıya olan sadece hükümet değil. Kamuoyu yoklamaları üç ana partinin oylarının gerileyeceğini, İngiltere Bağımsızlık Partisi ve İngiliz Ulusal Partisi'nin desteklerini artıracaklarını gösteriyor. Hatta İngiltere Bağımsızlık Partisi'nin seçimlerden ikinci parti olarak çıkabileceği söyleniyor." "Halkın milletvekillerinin açgözlülüğüne öfkesini anlamak mümkün. Ama halkın Perşembe günü sırf bu öfkesini göstermek için sandığa gitmesi çok yazık olur. Birincisi Avrupa Birliği'nin genişlemesinden çevre düzenlemelerine kadar birçok önemli konuda alınacak kararları etkileme fırsatı heba edilecek." "İkinci nokta da şu: Büyük partilerin protesto edilmesi iyi de, tepki oylarından kim kazançlı çıkacak. Avrupa demokrasisinin kokpitinde alınacak kararlar hepimizin hayatını etkileyecek. Umarız bu hafta İngilizler başlarını harcama skandalından kaldırıp, hepimizi; tüm Avrupalıları bekleyen zorlukları dikkate alarak oy kullanır." 'Ayakkabı, hazır yemek ve ormansızlaşma' Guardian, Greenpeace-Yeşilbarış örgütünün Brezilya'nın sığır eti ihracatıyla ilgili üç yıllık araştırmasının sonuçlarına yer veriyor. Haberde özetle şöyle deniyor: "İngiliz süpermarketleri, Amazon'da ormansızlaşmadan sorumlu olan çiftliklerin etlerini kullanarak Amazon yağmur ormanlarının hızla yokoluşuna katkıda bulunuyor. Rapora göre, onlarca süpermarket zinciri, yasa dışı olarak ormansızlaştırılan alanlarda kurulu çiftliklerden, hazır yiyecekleri için işlenmiş sığır eti ithal ediyor." "Greenpeace'e göre, Adidas, Nike, Timberland, ve Clarks gibi uluslararası markalar da söz konusu şirketlerden ayakkabıları için deri alıyor. Bir Greenpeace yetkilisi, 'Normalde ayakkabı, çanta ve hazır yiyeceklerle yağmur ormanlarının yok olması ve iklim değişikliği arasında bir bağlantı kurulmuyordu. Sığır eti endüstrisi, dünyada ormansızlaşmada başlı başına en önemli etken. Küresel markalar artık bu konuda tavır almalı.' diyor." Gazeteye göre, dünyanın farklı ülkelerinden temsilciler, bugün Bonn'da küresel ısınmayla mücadele konusundaki yeni anlaşma hazırlıkları çerçevesinde bir araya gelecek. Toplantıda ormanların korunmasına yönelik acil önlemlerin de ele alınması bekleniyor. Dünyadaki sera gazı salımlarının yüzde 17'si, tropikal ormanlarda tarım amaçlı arazi açılmasından kaynaklanıyor. Bu da tüm küresel taşımacılık sisteminden daha fazla bir kirlilik anlamına geliyor. 'CIA'nin El Kaide taktiği' Guardian'a göre, Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü CIA, Pakistan'ın kuzeybatısındaki aşiret kuşağında saklanan El Kaide liderlerini insansız uçaklarla vurabilmek için Pakistanlı aşiret üyelerine elektronik vericiler dağıtmaya başladı. CIA bu çipleri, El Kaide liderlerinin ya da Taleban komutanlarının kaldığı çiftlik evlerinin yakınlarına yerleştirmeleri için aşiret üyelerine para ödüyor. Çipler yerleştirildikten saatler ya da günler sonra insansız uçaklar sinyalin geldiği yeri bombalıyor. Guardian, Pakistan ordusu Svat vadisindeki operasyonunu tamamlamaya hazırlanırken, dikkatlerin şimdiden Veziristan'a kaymaya başladığını vurguluyor. ABD kuzey ve güney Veziristan'da son bir buçuk yıl içinde insansız uçaklarla 50'den fazla saldırı düzenledi. Amerikalı yetkililere göre, bu saldırılarda El Kaide'nin lider kadrosundaki 20 kişiden dokuzu öldürüldü. | İlgili haberler 31 Mayıs 2009 Basın Özeti31 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 29 Mayıs 2009 Basın Özeti29 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 28 Mayıs 2009 Basın Özeti28 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 27 Mayıs 2009 Basın Özeti27 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 26 Mayıs 2009 Basın Özeti26 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 25 Mayıs 2009 Basın Özeti25 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 24 Mayıs 2009 Basın Özeti24 Mayıs, 2009 | Basın Özeti 22 Mayıs 2009 Basın Özeti22 Mayıs, 2009 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||